“Özal meselesi kapatılmamalı“
Kurtulmuş, konferans ve AK Parti il danışma meclis toplantısına katılmak üzere geldiği Kastamonu'da, İlim Yayma Cemiyeti Kastamonu Şubesi tarafından, cemiyetin yurdunda düzenlenen kahvaltı sonrası İsmail Bey Külliyesi'ni ziyaret etti. Ziyaret sırasında, külliyedeki vatandaşların getirdiği dedesi Numan Kurtulmuş tarafından yazılan iki kitabı imzalayan Kurtulmuş'a, ayrıca bir sahaf tarafından dedesinin yazdığı imzalı 1945 basım iki kitap hediye edildi. AK Parti il başkanlığını ziyareti sırasında binanın 5. katına çıkmak için asansöre binen Kurtulmuş, arızalanan asansörde kısa süre mahsur kaldı. Kurtulmuş ve beraberindekiler, 3-4 dakika kaldıkları asansörden yapılan müdahaleyle kurtarıldı. Kurtulmuş, kalan 2 katı daha sonra yürüyerek çıktı. Eski Türkiye'ye ait yapılar sona erdirilmeli. Kurtulmuş, ziyaret sırasında partililere yaptığı konuşmada, Türkiye ve dünyanın önemli bir süreçten geçtiğini belirterek, Türkiye'nin artık bölgesinde ciddi bir güç olmasının ötesinde yavaş yavaş dünyanın önemli güçlerinden birisi haline gelme istikametinde ilerlediğini söyledi. Türkiye'nin mevcut gücünü daha yukarılara çıkarabilmesi için hem bundan sonraki süreçlerde siyasi, ekonomik istikrarın korunması, hem de atılması gereken büyük adımların, reformların gerçekleştirilmesinin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, şöyle konuştu: 'Öncelikle Türkiye, eski Türkiye'nin bütün kirli, pasaklı, pis işlerinde kurtulmalıdır. Dolayısıyla Türkiye'nin geçmişinde bu halka karşı bir takım tuzaklar kuran, bu halkın iradesini, milletin iradesini baskı altına almak isteyen bütün o eski Türkiye'ye ait olan yapıların sona erdirilmesi gerekiyor' Türkiye'nin geçmiş dönemlerinde yapılan yanlışlıkların hepsinin gün yüzüne çıkartılması ve faillerinin hesap vermesi gerektiğine işaret eden Kurtulmuş, 'Türkiye'de 12 Eylüllerin, 28 Şubatların ve hatta daha öncesine giderek, Türkiye'de bu 66 yıllık çok partili siyasi hayatımızda 5 sefer askeri müdahalelerle, ihtilallerle bu memlekete, halkına her türlü cezayı, cefayı reva görenlerin gerçekten tarih önünde ciddi şekilde, mahkemelerin önünde bu hesabı vermesi lazım' ifadesini kullandı. Bu yapıldığı zaman gelecek nesillerin iki de bir dönüp, geriye bakmayacaklarını belirten Kurtulmuş, şöyle devam etti:'1960'da ne oldu, 1971'de ne oldu, 1980'de ne oldu, 28 Şubat'ta ne oldu, 2007'nin 27 Nisan muhtırasında ne oldu? Bu millet bir daha bunları düşünmesin. Bu ülkenin çocuklarının Sivas, Çorum, Maraş, Gazi olaylarının bir daha tertiplenmemesi için geçmişin hesabını görmek durumundayız. 28 Şubat'ı bu ülkeye reva görenler, 28 Şubat'ta yapmadıkları eziyet ve işkence kalmayanların, mutlaka mahkemeler karşısında bir hesabı olması lazım'

Özal'ın ölümü

Son dönemdeki faili meçhullerin mutlaka aydınlatılması gerektiğine işaret eden Kurtulmuş, şöyle konuştu: 'Muhsin Yazıcıoğlu'nun kazası mı suikastı mı? Rahmetli Turgut Özal zehirlendi mi zehirlenmedi mi? Türkiye'de Hrant Dink cinayetinden, Uğur Mumcu cinayetine kadar, Muammer Aksoy cinayetine kadar bütün bu faili meçhullerden kurtulabilmesi lazım. Çok açık söylüyorum, Türkiye'nin bunlardan kurtulabilmesinin en önemli göstergelerinden birisi, merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın zehirlenip zehirlenmediğinin ortaya çıkarılmasından geçiyor. Eğer Türkiye Turgut Özal davasını çözemezse, hiçbir faili meçhul cinayetini aydınlatamaz. Dolayısıyla bu rapor böyledir. Soruşturma devam etmeli. Üzerinde hiçbir tereddüt kalmayacak şekilde Turgut Özal'ın ölümü ortaya konulmalıdır' Diğer tüm faili meçhullerden farklı olarak, Turgut Özal'ın zehirlenip zehirlenmediğinin önemli olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, şöyle devam etti: 'Adli Tıp raporunu açıkladı. Vücutta zehir olduğu aşikar. Dolayısıyla bu zehir nasıl verildi, kimler tarafından verildi, ne şekilde verildi bunların açığa çıkması lazım. Görevde bulunan bir Cumhurbaşkanı, bu ülkenin en üst pozisyonunda bulunan bir insan dahi görevi sırasında zehirlenebiliyorsa, bu memlekette hiçbir kimse emniyet içerisinde olmaz demektir. Oturamaz demektir. Bunun ortadan kaldırılabilmesi ve bütün faili meçhul cinayetlerin aydınlatılabilmesi için Özal meselesinin, Özal'ın zehirlenip zehirlenmediğinin bütün aydınlığı ile ortaya çıkması gerekiyor. Bu konu asla kapatılmamalıdır.'

Önce 12 Eylül'ün Anayasası'ndan kurtulmalı

Kurtulmuş, eski Türkiye'den kurtulmanın, sadece faili meçhul cinayetleri aydınlatmaktan ibaret olmadığını ifade ederek, eski Türkiye'den kurtulmanın, yeni Türkiye'yi inşa edecek bir sistemi ortaya koymaktan geçtiğini belirtti. Bunun yolunun da 12 Eylül'ün ortaya koyduğu bütün antidemokratik yapılardan kurtulmaktan geçtiğini savunan Kurtulmuş, şunları kaydetti: 'Önce 12 Eylül'ün Anayasası'ndan kurtulunmalı. Yani 12 Eylül'ün bütün antidemokratik yapılarından kurtulmak gerekiyor. Bundan da inşallah bu ülke en kısa zamanda kurtulacaktır. Bizim üzerimize düşen borçsa, bu milletin istediği istikamette yeni bir Anayasa yapılması için var gücümüzle mücadele etmektir. Türkiye'nin büyük bir dünya devleti olabilmesi, büyük bir gücü olabilmesinin yolu, Türkiye'de birlik ve dirliğin olmasından geçiyor' 

AK Parti hükümetlerinin borcu

Kurtulmuş, Türkiye'nin bugün hayal bile edilemeyecek bir noktaya geldiğini ancak bunun yeterli olmadığını belirterek, şimdiye kadar yapılanların, yapılması gerekenlerin yanında ancak bir kısmı, bir miktarı olduğunu söyledi. 'Bundan sonra hem Türkiye'deki sistemin demokratikleşmesi, hem içeride barışın sağlanması, hem de bütün toplumsal kesimlerin ekonomik bakımdan gelişmesinin sağlanması, AK Parti hükümetlerinin borcudur' diyen Kurtulmuş, bunları yaparak, Türkiye'yi sadece bir bölge gücü değil, 21. yüzyılın büyük bir dünya devleti, büyük bir dünya gücü haline getirmek için mücadele edeceklerini ifade etti. Ziyaret sırasında Kurtulmuş'a, İl Başkanı Metin Çelik ve Merkez İlçe Başkanı Feridun Öztürk tarafından ahşaptan yapılmış çeşitli hediyeler verildi.

Yeni Şafak

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.