Şok sözler! "Darbe oldu! Sırada..."
Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen davanın 18'inci celsesine, tutuklu ve tutuksuz  sanıklar, müştekiler ve tarafların avukatları katıldı.

Duruşmada, Genelkurmay Başkanlığı Destek Grup Komutanlığında darbe gecesi takviye nöbetçi subayı olarak görev yapan eski Üsteğmen Barış Erdemir,  savunma yaptı.

Karargah içinde ölen bir vatandaşı, bir grup asker ile battaniye içinde taşırken görüntüleri kameralara yansıyan Erdemir, o gece nöbetçi olduğu  için Genelkurmay Karargahı'nda bulunduğunu anlattı.

Çatışma seslerinin ardından bulundukları zemin kat ile birinci kat  arasında yaralı bir sivil şahıs gördüğünü belirten Erdemir, "Yaralıya yardımcı  olmaya çalışırken kim olduğunu sordum, 'ne olur bana yardım et' diyebiliyordu.  İlk yardım yapmaya çalıştım, tıbbi müdahale gerektiğini görünce revire götürmek  istedim." dedi.

Ambulansın, bulundukları bölgeye giremeyeceğinin söylenmesi üzerine,  koridorda karşılaştığı ve yanında Subay Temel Askerlik ve Subaylık Anlayışı  Kazandırma (SUTASAK) öğrencileri bulunan üsteğmenden yardım istediğini aktaran  Erdemir, üsteğmenin 3 kursiyeri yardım için görevlendirdiğini, yaralıyı birlikte  revire götürdüklerini söyledi.

"Tek kareyle karar verilemez" savunması
Görüntülerin anlattıklarını doğrulayacağını savunan Erdemir, "Şahıs,  ölü olsaydı neden ambulans isteyip kendimi riske atayım. Ülkemizde basit bir  futbol maçında bir pozisyon bile sabahlara kadar incelenirken böyle bir davada  nasıl tek bir kareye bakılarak karar verilebilir. İnsan hayatı ve onuru bir  futbol maçından daha mı önemsiz?" ifadelerini kullandı.

Yaralıyı revire bıraktıktan sonra kimin hangi tarafta olduğunu ayırt edemediği için harekat merkezine döndüğünü ifade eden Erdemir, "Güvenlik odasında bekletilirken Osman (Kardal) albay, Erhan (Metin) binbaşı gelip gidiyordu. Osman albay, Serkan (Kılıç) binbaşıya silahlarının yanında olup olmadığını sordu. Osman albaya 'Silahı kime karşı kullanacaksınız?' dedim, 'Kim gelirse.' dedi. 'Bu işin sonu ne olacak?' dedim. 'Darbe oldu. Sırada Tayyip var, Tayyip'i yakalayacaklar, sonra yargılayacaklar.' dedi." diye konuştu.

Bu andan sonra hedefinin, askerinin güvenliğini sağlamak olduğunu  ileri süren Erdemir, emrindeki teğmen ve astsubayla odasına geçtiğini, buradan  ayrılmadığını, televizyondan haberleri takip ettiğini söyledi.
Erdemir, sabah saatlerinde yanındakilerle muhafız taburunun arkasına  gittiklerini, buradan dışarı çıktıklarını ve Polis Akademisi önünde gözaltına  alındıklarını anlattı.

Sorular
Mahkeme Başkanı Oğuz Dik'in darbe teşebbüsü olduğunu anladıktan sonra  ne yaptığını sorduğu Erdemir, kalkışma haberini duyduktan sonra harekat  merkezinde bunun düzeltilmeye çalışıldığını düşündüğünü, bu merkezin kapalı  çalıştığını, içeridekilerin ihanet içinde mi olduklarını yoksa vatan için mi  çalıştıklarını bilemeyeceğini kaydetti.

Duruşma Savcısı Aytekin Cenikli'nin sorusu üzerine de Erdemir,  kimsenin derdest edildiğini görmediğini, söz konusu saatlerde zemin katta  bulunduğunu söyledi.

Başkan Dik'in, yaralıyı revire çıkardıktan sonra fırsatı varken neden  oradan ayrılmadığını sorması üzerine Erdemir, Osman Kardal'ın darbeyle ilgili  konuşmasının yaralıyı çıkarıp döndükten sonra gerçekleştiğini, ayrıca komutası  altındaki askerlerden sorumlu olduğu için dönmesi gerektiğini ifade etti.

Başbakanlık avukatı Süleyman Ayhan'ın, kimsenin giriş çıkış  yapmayacağının belirtilmesinin ardından harekat merkezine kimlerin geldiğini  sorması üzerine Erdemir, Tümgeneral Baki Kavun'un geldiğini, Yüzbaşı Ali Emre  Eral ile görüştüğünü, Eral'ın, Genelkurmay Başkanının emri olduğunu, kimsenin  giremeyeceğini söylemesinin ardından Kavun'un geri döndüğünü anlattı. Erdemir,  ismini bilmediği kişilerin de giriş çıkış yaptığını söyledi.

Osman Kardal'ın sözlerini duyduktan sonra bulunduğu yeri terk etme  teşebbüsünde bulunup bulunmadığı sorulan Erdemir, karşısında 3'ü silahlı 4 kişi  bulunduğunu, kısa sürede karar verip uygulamasının mümkün olmadığını savundu.
Söz alan Osman Kardal ise yaralının saat 03.28'de taşındığını,  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasının 00.24'te gerçekleştiğini  belirterek, "Benim darbeyi desteklediğimi kimse iddia etmiyor. Cumhurbaşkanının  konuşmasından sonra benim böyle bir açıklama yapmam, hayatın olağan akışına  aykırı. Siz nasıl böyle bir ifade kullanırsınız?" dedi.

Vatan
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.