Sultanahmet'teki 56 yıllık arşiv Çağlayan'a taşınıyor


Dosya arşivi, Sultanahmet Adliyesi'nin hemen arkasındaki Pargalı İbrahim Paşa Sarayı'nda bulunuyor. İçeri girer girmez üst üste istiflenmiş dosyalar dikkat çekiyor. Arşiv için sadece bir personel hizmet veriyor. Tamamen amatör ruhla yapılan arşiv sistemine sahip adliyede dava dosyaları demirden yapılmış raflarda muhafaza ediliyor. Eskiye ait bir dosyayı araştırıyorsanız bulmanız kolay değil. Yıllardır bekleyen kimi dosyaların sararmış sayfaları dikkat çekiyor. Küflenen dosyalar arasında fare ölülerine bile rastlanıyor. Havasız kalan dosyaların kokusu ise hayvan ölüsü kadar keskin ve bunaltıcı. Yasa gereği belki de tarihe ışık tutacak birçok dosyanın bulunduğu arşivde en son olarak 1992'de imha işlemi yapıldığı ifade ediliyor.

Çoğu icra dosyası olan dava dosyaları, hükmü kalmadığı için yakılıyor. Yakılmayı bekleyen birçok dosya raflarda beklemeye devam ediyor. 27 Mayıs darbesi sonrası idam edilen müteveffa Başbakan Adnan Menderes'e ait plak ve kitapların da bulunduğu dosya, evrak ve dokümanlar ise muhafaza edilecek yer olmadığından dolayı hükmü kalmadığı için imha işlemine tabi tutulacak. Bediüzzaman Said Nursi'nin o dönemde yasaklanan birçok kitabı ve İskilipli Atıf Hoca'nın 'Frenk Mukallitliği ve İslam' adındaki eseri de tozlu arşive konulmuş. Çürümüş dava dosyalarının içinde 1939, 1940 yazılı evraklara rastlanabiliyor.

HUKUK TARİHİNE SAHİP ÇIKILMALI

Arşivde yer alan dava dosyalarının yakılarak imha edilmesini eleştiren Avukat Cüneyt Toraman, söz konusu dosyaların milletin hafızası olduğuna dikkat çekiyor. Teknoloji sayesinde üç milyon dosyanın bir hard diske çok rahat bir şekilde arşivlenebileceğini vurgulayan Toraman, "Türkiye Cumhuriyeti, hukuk tarihine, arşivlerine sahip çıkmalı. Yarın bir gün bu belgeleri İngiltere'den Amerika'dan sormayacağız." şeklinde konuşuyor.

Eski Ankara Barosu Başkanı Sadık Erdoğan da Türkiye'de mahkemelerde davaların uzama sebeplerinden bir tanesinin de gelen evrakların uzun süre muhafaza edilememesi olduğunun altını çiziyor. Erdoğan, bazı olayların çok sonra aydınlatılabileceğini belirterek 27 Mayıs darbesini örnek olarak gösteriyor. Tarihçi yazar Erhan Afyoncu ise tarihî yerlerin korunması gerektiğine dikkat çekerek, Türkiye'deki en büyük problemlerden birinin arşivciliğin sistematik bir şekilde yapılmaması olduğunu belirtti. Afyoncu, İbrahim Paşa Sarayı'nın bu hale getirilmesinden üzüntü duyduğunu belirtti.



Zaman

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
vatandaşş 6 yıl önce

Bu görüntüler ne böyle. içler acısı.
Adalet Bakalnlığı bu işe el atmalı. böyle bir arşivcilik olur mu tez kadrolar oluşturulmalı. modern arşivler olmalı.
giren kendi kaybolur orda yaav.
vatandaş olarak çok üzüldüm.

Avatar
Esin aksoy 6 yıl önce

oranın görevlisi bir kişi ise yanmış.
hastalık hapar belki de kapmıştır.
toz, kir pis. ıııy iğrenç...