Yargı, 'Muhteşem Yüzyıl' kararını çoktan vermiş!
“BİZ öyle bir Kanuni tanımadık. 30 yılı at sırtında geçti. Dizilerdeki gibi sarayda geçmedi. Ben o yönetmeni de TV sahiplerini de kınıyorum. İlgilileri uyarmamıza rağmen yargının da gerekli kararı vermesini bekliyoruz.” Muhteşem Yüzyıl tartışması Başbakan Erdoğan’ın bu sözleriyle patladı. Ancak diziyle ilgili geçen yıl savcılığın zaten harekete geçtiği, soruşturma başlattığı ve sonunda takipsizlik kararı verdiği ortaya çıktı. Süreç dizinin ilk 4 bölümünün yayınlanmasının ardından gelen tepkiler üzerine başladı. Ocak 2011’de 5 vatandaş, ayrı ayrı dilekçe vererek Kanuni başta olmak üzere ‘ecdadımıza hakaret’ , ‘özel hayatlarına tecavüz”, ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ iddialarıyla suç duyurusunda bulundu. Şikâyetçiler, hayatını kaybeden senarist Meral Okay ile dizi yapımcılarının cezalandırılmasını istedi. Basın savcılığı da soruşturma başlattı.

‘ZAAFLARI DA ELE ALINABİLİR’
Soruşturma sonunda Mart 2011’de takipsizlik kararı verildi. Savcılık kararında, “Kişilerin tarihteki rolleri değerlendirilirken başarılarının ardında yatan diğer etkenleri, insani özellikleri ve hatta zaaflarının da ele alınması gereğinin Türkiye’de henüz yaygınlaşmadığı, bu nedenle bazı kesimlerce tepki ve şikâyete konu olmuşsa da atılı suçların oluşmadığı anlaşılmıştır” denildi. 

‘TARİHİ DİZİDE KURGU OLUR’
Kararda iki bilirkişiden alınan rapora da yer verildi. Takipsizlik kararının temelini oluşturan bilirkişi raporunda, “tarihi filmlerde kaynaklardan yararlanıldığı ancak belgesel niteliği taşımadıkları, dizi mantığıyla hazırlandıklarından hayali diyaloglarla ve kurgularla süslendiği, tarihi bire bir yansıtmalarının beklenemeyeceği” ifade edildi. 

‘BELGESEL DEĞİL TARİHİ DİZİ’ 
Takipsizlik kararında Muhteşem Yüzyıl’ın bir belgesel değil, tarihi dizi olduğu, kurgudan ibaret olduğu anlatıldı. Raporda, dizide Kanuni’nin sadece hareminden değil, savaştaki zekâsı ve dehasından da bahsedildiği yani yüceltilmek istendiği de vurgulandı.

‘Erdoğan Büyük Osmanlı hayali peşinde’

ALMAN Die Welt Gazetesi, “büyük Osmanlı hayali kuran” Başbakan Erdoğan’ın tarihi boyutları düşündüğünü, eskiden Türkler tarafından fethedilen yerlerin, yeniden “fethedilmesini” istediğini, ancak Kanuni Sultan Süleyman ile ilgili bir TV dizisinin bu düşüncesine uymadığını yazdı. 

NEO-OSMANLI POLİTİKASI
Alman gazetesi dizi ile ilgili şunları yazdı: “Yaklaşık 3 yıldan bu yana Batı medyası Türkiye’nin dış politikasının Neo-Osmanlı tarzında olduğunu ve eski Osmanlı Devleti’ni modern bir tarzda kurmak istediğini dile getiriyor. Erdoğan, daha önce direkt olarak, Türkiye’nin, bir zamanlar Osmanlı Devleti’ne ait olan bölgelere angaje olduğunu söylemişti.” Erdoğan’ın tarihi olayları sık sık tekrarladığını belirten ve bu söylemlerinden örnekler veren gazete “Muhteşem Yüzyıl” dizisiyle ilgili ise şu ifadelere yer verdi: 

‘SEKSİST BİR SULTAN İSTEMİYOR’ 
“Dizi başladığından bu yana Türkiye’de bazı kesimler tarafından çok sert protestolara ve eleştirilere neden oldu. Özellikle de saraydaki harem ve iktidar oyunları bu kesimleri rahatsız etti. Erdoğan da kahramanlıktan uzak ve “seksist” bir Sultan istemiyor. Erdoğan, diziyle ilgili yetkilileri göreve çağırırken, ülkede de büyük bir tartışma başlattı. 

‘OSMANLI ESPRİSİ YAPMAYIN’
Şimdi Almanlar Otto von Bismark’ın hikâyesinin nasıl filme alınacağını dikkate almalılar mı? Fransızlar 14. Louis’in nasıl sinemaya uyarlandığına bakıp gücenmeliler mi, yine İngilizler de Aslan Yürekli Richard’la ilgili senaryolara incinmeliler mi? Ancak Erdoğan tüm bunları ciddiye alıyor, yani siz siz olun ileride sakın Osmanlı esprisi yapmayın. Ayrıca, Sultan 2. Abdülhamid’in (1842-1918) çok büyük bir burnu vardır. O zamanlar gazetelerde burun kelimesi yazılmıyordu. Belki de Erdoğan bir kere de kendi burnuna dokunmalı.” 

‘KANUNİ’NİN YAKINI DEĞİLSENİZ ŞIKÂYETÇİ OLAMAZSINIZ’
Kararda şikâyetçilerin dolaylı ya da doğrudan mağdur konumunda olmadıkları, Kanuni Sultan Süleyman’ın ikinci dereceden yakınları olmadıklarından şikâyette bulunma haklarının da olmadığı vurgulandı.

‘Diziyi izleyen türbeye gidip Hürrem’e beddua ediyor’

Diziye ilginç bir tepki de İstanbul Kültür ve Turizm Müdürü Doç. Dr. Ahmet Emre Bilgili’den geldi. Bilgili, Muhteşem Yüzyıl dizisinin, vatandaşların tarihi karakterlere bakışını nasıl etkilediğini farklı bir örnekle şöyle açıklamaya çalıştı: “Süleymaniye Camii avlusundaki Kanuni ve Hürrem Sultan’a ait türbeler tadilatta. Bir vatandaş tüm güvenlik önlemlerini aşarak türbelere ulaşmış. Gidip Kanuni’nin türbesinde dua etmiş, hemen yanındakinin Hürrem’in türbesi olduğunu öğrenince beddua edip gitmiş. Hürrem Sultan bizim dizide tanıdığımız gibi değildir. Ben böyle inanıyorum. Bu dizilerin negatif bir etkisi.”

‘Sümbül Ağa hadım ama eşcinsel gibi de gösteriliyor’

Pamukkale Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Ünal, dizide Osmanlı tarihindeki şahsiyetlerin karikatürize edildiğini belirterek, tarihi gerçeklerin ters yüz edildiğini savundu. Haremin çok önemli bir okul olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ünal, “Osmanlı kadını tipi, haremin ürünüdür. Dizideki Hürrem Sultan ve diğer kadınlar ise böyle bir tipi yansıtmıyor. Darüssa’ade ağaları da, hadım olmakla beraber son derece dindar, salâbet sahibi ve çok nüfuzlu şahsiyetlerdir. İmparatorluktaki en büyük vakıflar olan Mekke ve Medine vakıflarının nazırıdır ama dizideki Sümbül Ağa sadece hadım değil, aynı zamanda eşcinselmiş gibi yansıtılıyor. Harem kadınlarının giyimi dekolte. Yok böyle bir şey” diye konuştu. 

‘HÜRREM’DEN ŞİKÂYETÇİYİM’ 

RTÜK’e gelen vatandaş şikâyetlerinden örnekler:

- Kanuni’yi kadın düşkünü gösteriyor. Yayından kaldırılsın. 
- Değerlerimiz aşağılanıyor, kaldırın. 
- Cinsel içerikli sahnelerinden şikâyetçiyim. 
- Aile kavramını bozan müstehcen sahneler var. 
- Padişahlarımız mor renkli mendil atıyor. İstediği kadını alıyor. Araştırdım. Böyle bir şey yok. 
- Ailemle izlerken utanç duydum. 
- Dizide Hürrem Sultan’ı canlandıran karakter son derece müstehcen giyiniyor. 

19 BİN 257 ŞİKÂYET 

2012 yılının 9 aylık döneminde bazı diziler için vatandaşlardan gelen şikâyet sayıları şöyle: 

- Behzat Ç.: 2977 
- Muhteşem Yüzyıl: 2726 
- Yer Gök Aşk: 1022 
- Adını Feriha Koydum: 736 
- Kurtlar Vadisi Pusu : 662 

Şehzade Osmanoğlu: Üzülüyoruz 

50 yıl süren sürgünün 1975 yılında sona ermesinden sonra Türkiye’de doğan ilk Osmanlı şehzadesi olan Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu, “Dizide ecdadımız sürekli haremdeymiş gibi gösteriliyor. Bu durum bizi çok üzüyor” dedi. Sultan 2. Abdülhamid’in 4. kuşak torunu ve hayattaki 25 Osmanlı şehzadesinden biri olan Şehzade Kayıhan Osmanoğlu, büyük dedesinin Çemberlitaş’ta bulunan türbesini ziyaret etti. 



GAZETE HABERTÜRK / Özden ATİK 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
AVUKAT NURULLAH AKSARI 5 yıl önce

bir film çekmeyi beceremezsiniz çekeni çekemezsiniz devlet kültür bakanlığı ne iş yapar eleştirmeyi bilen devlet kendi televizyonunda bir belgesel çeksede bir belgesel hiç olmazsa seyretsek yok eleştir babam eleştir