'Yargı politize olmuş durumda'
Rüşvet ve yolsuzluk soruşturması siyaset gibi yargıyı da karıştırdı. 2. dalga yolsuzluk soruşturmasını yürüten savcı Muammer Akkaş, dosyanın elinden alınmasının ardından ağır suçlamalarda bulundu ve engellendiğini söyledi. Akkaş’a sert tepki gösteren Başsavcı Turan Çolakkadı ise Akkaş’ı soruşturmanın gizliliğini ihlal etmekle suçladı. Diğer yandan soruşturmanın kamuoyuna yansımasının hemen ardından hükümetin değiştirdiği Adli Kolluk Yönetmeliği ile ilgili tartışmalar da sürüyor. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 'Yeni Adli Kolluk Yönetmeliği'nin Anayasa'ya aykırı olduğu ve yönetenlerin yargı tarafından denetlenmesinin hukukun gereği olduğu açıklamasında bulundu. Bu açıklamaya da hükümet kanadından sert tepki geldi. Gelişmeleri DW Türkçe'ye değerlendiren Şeffaflık Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Oya Özarslan, “Görüntünün çok doğru ve iyi bir görüntü olduğunu düşünmüyorum. Atamalar yapıldı, birçok insan görevinden alındı, Adli Kolluk Yönetmeliği değiştirildi ve yürütmenin bilgisine ve onayına tabi kılındı.

Yargının talebi yerine getirilmedi. Yeni atanan polis kolluklarının savcının gözaltına kararına direndiği haberlerini okuduk. Eğer bu doğruysa çok vahim bir süreç” şeklinde konuştu.

“İstifalar geç geldi”

Türkiye'de kurumlar ikiye bölünmüş izlenimi verirken on bakanın değiştiği kabine revizyonunun zamanlaması ve soruşturmalarda adı geçen bakanların istifasının geç gelmiş olması eleştirilere yol açtı. Şeffaflık Derneği Başkanı Oya Özarslan, istifaların zamanlamasına ilişkin olarak “geç ve yetersiz “ değerlendirmesinde bulundu. Özarslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “10 gün boyunca bakanlar oradaki olası herhangi bir müdahale ya da olası bir etki yargılama sürecine, böyle bir imkâna sahip olabilirler. Kamu gücünü kullanıyorlar çünkü. Özellikle de İçişleri Bakanı… Yargıda ve polis kuvvetleri üzerinde belli değişiklikler söz konusu oldu. Bir miktar da kendisini ilgilendirebilecek izlenimini veren bazı olaylarda onlara doğrudan etkili olabilecek bir süreçte o görevlileri görevden aldı. Bu çok problemli bir şey.”

Türkiye'de yolsuzluk dosyalarının genelde siyasi müdahaleler yapmak için araç olarak kullanıldığına dikkat çeken Şeffaflık Derneği Başkanı Özarslan, kamu vicdanının tatmin edilmesi için adil bir yargı süreci işlemesinin önemini vurguladı. Özarslan, yaşanan bazı gelişmelerin yargı bağımsızlığına gölge düşürdüğünü dile getirdi:

“Yargıya müdahale görüntüsü verecek, hem birtakım yasal değişiklikler hem de birtakım idari işlemler yapıldı. Bu son derece yanlış. Adalet önünde herkes eşittir ve kimse de bundan muaf değildir.”

“Yargı politize olmuş durumda”

Düşünce kuruluşu Avrupa İstikrar İnisiyatifi (ESI) uzmanlarından İstanbul'da görev yapan siyasi analist Ekrem Eddy Güzeldere de yargı sürecinin işleyişine ilişkin endişeleri olduğunu söyleyerek şu yorumda bulundu: “Türkiye'de yargı yıllardır bağımsız değil, politize olmuş durumda; hükümetin ya da diğer güç odaklarının menfaatleri doğrultusunda istismar ediliyor. Yargı içinde AKP'ye ve Gülen Cemaati çevrelerine yakın duranlar var. Son yıllardaki büyük davalara bakınca Türkiye'den adil ve bağımsız bir yargılama beklemek çok güç, yakın gelecekte de bu mümkün olmayacaktır.”


© Deutsche Welle Türkçe
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.