16 ayda biten dava 8 aydır mahkeme kaleminde


Yargıda, Hizbullah sanıklarının tahliyesiyle tekrar gündeme gelen "sistemin yavaş işlemesi" sorunu, Engin Çeber davasında da şikayet konusu oldu. Engin Çeber'in Metris Cezaevi'nde dövülerek öldürülmesiyle ilgili dava 16 ayda sonuçlandırıldı ancak aradan 8 ay geçmesine rağmen bir türlü Yargıtay'a gönderilemedi. Çeber ailesinin avukatı önümüzdeki süreçte tutkulu sanıkların tahliyesinin gündeme gelebileceği endişesi taşıdıklarını söyledi. Engin Çeber, 28 Eylül 2008'de Sarıyer'de gözaltına alındı ve Metris Cezaevi'nde dövüldükten sonra hayatını kaybetti. Dönemin Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, işkence iddiaları nedeniyle özür diledi. Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı da 3 cezaevi müdürü, 39 gardiyan, 13 polis, 1 doktor, 4 asker hakkında "işkence ile adam öldürmek, eziyet, görevi ihmal, resmi belgede sahtecilik, suçu bildirmemek" suçlarından dava açtı. Yargılama 21 Ocak 2009'da başladı ve 16 ay sonra, 31 Mayıs 2010'da tamamlandı. Bakırköy 14'üncü Ağır Ceza Mahkemesi; 60 sanıktan cezaevi müdürü Fuat Karaosmanoğlu ile gardiyanlar Nihat Kızılkaya, Selahattin Apaydın ve Sami Ergazi'ye müebbet hapis cezası verdi. Sanıklardan Abdülmüttalip Bozyel ve Mehmet Pek üçer kez 2 yıl 6 ay hapis, Yemliha Söylemez 3 yıl 1 ay 15 gün, Aliye Uçak 2 yıl 6 ay, Yavuz Uzun ve Murat Çese 3'er kez 2 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Mahkeme 11 gardiyana da 5 ay hapis cezası vererek, haklarındaki hükmün açıklanmasını geri bıraktı. Müebbet hapis cezası alan Karaosmanoğlu, Kızılkaya, Apaydın ve Ergazi'nin tutukluluklarının devamına karar verildi. Ancak Çeber ailesinin avukatları, mahkeme kalemine gittiklerinde mahkumiyetine karar verilen 10 sanık hakkındaki dosyanın hâlâ Yargıtay'a gönderilmediğini fark etti. Ailenin avukatı Taylan Tanay, mahkeme heyetindeki hakimler Recep Kahraman, Kerim Kanlı ve Bülent Dalkıran'ı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na şikayet etti. Tanay, Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı'na da "görevi kötüye kullanma, görevi ihmal, suçluyu kayırma" iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. SABAH'a konuşan Avukat Taylan Tanay, "Mahkeme 16 ay gibi kısa sürede kararını verdi. Mahkemenin dosyayı temyiz incelemesi için Yargıtay'a göndermek yerinde elinde tutmasının hiç bir hukuki dayanağı yok. Bu, açıkça ihmaldir" dedi.

"DOSYA YARGITAY'DA İKİ YIL BEKLEYEBİLİR"
Hizbullah sanıklarının da tahliye edilmesini sağlayan CMK'nın 102'nci maddesini hatırlatan Çeber ailesinin avukatı Taylan Tanay, şöyle konuştu: "Çeber davasında mahkûmiyet kararı verilen sanıklar için de 5 yıl tutukluluk süresi var. Sanıklar yaklaşık 3 yıldır cezaevinde. Yargıtay süreci yıllar alabilir. Yani Çeber dosyası Yargıtay'a bugün gönderilse bile yargı süreci en az 2 yıl gecikir. Bu da sanıkların tahliye edilmesine neden olur. Hatta bazı sanıklar için suç zaman aşımına bile uğrayabilir. Hâkimlerin bunu bilmemesi mümkün değil."



Sabah


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.