Bilimsel tezine göre suçsuz!

     İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinde ''terör örgütüne üye olmak'' suçuna ilişkin davanın duruşmasının tamamlanmasının ardından görülen ''Hrant Dink'i öldürmek'' ve ''ruhsatsız silah taşımak'' suçlarına ilişkin davanın duruşmasına, ''suça sürüklenen çocuk'' tutuklu Ogün Samast ile taraf avukatları katıldı.
     Duruşmada söz alan müdahil avukatlarından Fethiye Çetin, bir önceki duruşmada Samast'ın avukatı Levent Yıldırım'ın görüntülerin net olmadığını, müvekkilinin de seçilemediğinin belirttiğini hatırlatarak, dosyada bu görüntülerdeki kişinin Ogün Samast olduğuna dair bilirkişi raporu bulunduğunu kaydetti.
     Yıldırım'ın görüntülerdeki 2 kişinin inşaatta çalıştığını söylediğini hatırlatan Çetin, dosyada böyle bir tespit bulunmadığını, inşaatın sahibi ve bekçisinin bu kişileri tanımadıklarını söylediklerini öne sürdü.
     Söz alan Yıldırım da görüntülerdeki kişinin Ogün Samast olduğuna dair bilirkişi raporuna daha önce İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde itiraz ettiklerini ve yeni bir rapor istediklerini belirterek, bu taleplerinin kabul edilmediğini söyledi.
     Yıldırım, bu konudaki taleplerini bu mahkemede tekrarladıklarını bildirdi.
     Görüntülerdeki kişinin kendisi olup olmadığı sorulan Samast, ''Bana benzemiyor'' dedi.
     Savunması sorulan avukat Levent Yıldırım, önce müvekkilinin savunma yapacağını söyledi.
    
     -SAMAST'TAN USUL İTİRAZI-
    
     Söz alan Ogün Samast, biri 8 sayfa, diğeri 4 sayfa olmak üzere hazırladığı 2 dilekçeyi okuyarak mahkemeye sundu.
     Savcının mütalaasının Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğunu ve usulen hatalı bulduğunu savunan Samast, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bazı kararlarından örnekler verdi.
     Samast, şunları söyledi:
     ''Dünya üzerinde kullanılan 5 model eşliğinde sunacağım savunma tezim ile bu olaydaki hata ve kusurumun yüzde 21 olduğu, yüzde 79 diğer etkenlerin hatalı ve kusurlu olduğunu ispat eden tezimin Anayasa'nın 38. madde 14. ilke uyarınca bilirkişiye gönderilip onaylanmasını Anayasal hakkım uyarınca talep ediyorum. Bu talebimin neticesinin de tarafıma Anayasa 141. maddesi uyarınca gerekçeli olarak sunulmasını arz ederim. Bu tezimin incelenmeden mütalaa hazırlanması usule aykırıdır ve AİHM Delcourt, Guincho, Wemhoff davaları ile bu maddeyi içtihatlandırmıştır. Bu Anayasal maddeler eşliğinde sunacağım son savunma tezim ile ilk baştan beri söylediğim kurban olduğum, medya ile yanlış yönlendirildiğim, baskı ve ağır tahrik altında suça sürüklendiğimi içtihatlar ve delilleri ile siz heyetime arz edeceğim.''
     Mütalaadaki usul hatalarının düzeltilmemesi halinde Yargıtayda bozma nedeni olabileceğini belirten Samast, hukuk tarihine 18. yüzyılın ikinci yarısında giren ve Türkiye'nin de taraf olduğu ceza muhakemesi yargılama usul kurallarına göre ''hakikati araştırma safhasında'' bulunulduğunu söyledi.
     Samast, şöyle devam etti:
     ''Anayasa 38. ve 141. maddeler ışığındaki taleplerim incelenmeden, karar verilmeden yapılacak yargılama 1945 Birleşmiş Milletler Kanunu, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, AHİM kararları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Anayasa'ya aykırı olacaktır ve 18. yüzyılda geçerli olan 'Suçlunun cezalandırılması safhasındaki engizisyon mahkemesi yargılamaları, Berlin, Moskova, Vladivostok, Irak, İran ve Bosna'daki yargılamalar gibi hukuka aykırı olacaktır. Bu da Şem-u Ruşen'in dediği gibi bilinç taşeronlarının ekmeğine yağ sürecektir. Ama siz hünerli ve heybetli fenomen yargı mensuplarımızın böyle bir karar vermeyeceği aşikardır. Hukuk fenomelojisinin kurucusu Şem-u Ruşen, fenomen yargı mensuplarını şöyle tarif eder; 'Kumdan kurgulu temelleri yıkan mümkünün sanatcısı'. Siz mümkünün sanatçıları olan yüce heyetimizin 'Bilinç taşeronluğunu kural haline getirip, yasanın hem lafzını, hem ruhunu alaya alarak tüm bu yasal süreci karikatüre edenlerin önüne set çekeceğinize sonsuz inanç içerisindeyim.
     Onlara göre dosya, bana göre ömrümdü. Uçurumun kenarında gözümün son gördüğüydü. Heybetli ve hünerliydi cübbeleri içinde. Heybetine sunduğum benim ömrümdü''
     Samast, usul hataları düzeltildikten sonra son savunmasını sunacağını kaydetti.
     Samast'ın avukatı Levent Yıldırım da savunmasını hazırlamak üzere verilen sürenin yeterli olmadığını belirterek, bu nedenle daha sonra savunma yapacağını bildirdi.
     Yıldırım, ayrıca müvekkilinin tahliyesini istedi.
     Samast'ın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti, avukat Yıldırım'a gelecek celseye kadar savunmasını hazırlaması için son kez süre verilmesine hükmetti.
     Hrant Dink'in 19 Ocak 2007 tarihinde gazete binasının önünde silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesiyle ilgili hazırlanan iddianamede, Samast'ın olay tarihinde yaşının 18'den küçük olduğu gözönüne alınarak ''Hrant Dink'i öldürmek'' ve ''ruhsatsız silah taşımak'' suçlarından 18,5 ile 25,5 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması öngörülüyor.

İSTANBUL (A.A)


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.