İlk kez hâkim karşısına çıktılar...
SIRTIMDAN BIÇAKLADILAR
Çapkın’ın avukatının kapalı duruşmada delil dinletilmesine ilişkin talebi mahkeme tarafından reddedildi.

Hürriyet'ten Ayşegül Usta'nın haberine göre; Talebin reddedilmesinin ardından savunmasına geçen Hüseyin Çapkın, Bylock kullanma, Bank Asya’ya para aktarmak, çocuklarını cemaat okullarında okutmak gibi FETÖ’yle hiçbir ilişkisi olmadığının ortaya çıktığını söyleyerek, “15 Temmuz’da görüldü ki en tepedeki generaller yılarca yanlarında çalıştırdığı yaverler, subaylar tarafından silahla zor kullanarak derdest edildiler. Tıpkı beni de sırtımdan bıçaklayan FETÖ’cü polis müdürleri gibi… Ben bunları neden tespit edemedim diye suçlanıyorum hem de en ağır şekilde. ‘FETÖ’cü Nazmi Ardıç ve diğer emniyet müdürlerinin benim hakkımdaki ifadesi tam anlamıyla örgüt stratejisi kapsamında gerçekleşmiştir’ dedi.

17 Aralık’ta 4 devasa operasyonun aynı torbaya konulup yapıldığını söyleyen Hüseyin Çapkın, “Şimdiye kadar böyle bir şey hiç olmamış ve emniyet müdürüne haber verilmemiş. Kendilerine sorduğunuzda ‘mevzuat öyleydi, savcı öyle talimat verdi’ diyorlar. Çünkü kendilerinden olmadığımızı biliyorlar. İçişleri Bakanı Muammer Güler ile çok eskiden tanışırım. Çocukları elimde büyüdü. Bir yanlışını görürsem çocukları çağırır tokatlarım. Telefonlarımızı mutlaka dinledikleri için bunları biliyorlardı. O nedenle operasyonun bilgisini vermediler.

ZARRAB’IN PEŞİNE TAKTIM
17 Aralık öncesiydi. İçişleri Bakanı Muammer Güler aradı. ‘Rıza Sarraf denilen iş adamının kendisini arayarak, etrafında kılıksız şahıslar gördüğünü, hayati tehlike derecesinde korktuğunu’ söylediğini aktararak araştırmamı istedi. Ben de İstihbarat Şube Müdürü Ahmet Arıbal’a söyledim. O da ekipleriyle Sarraf’ın gittiği yerlerde araştırma yaptı. Meğer Mali Şube de Sarraf’ı takip ediyor ve operasyona hazırlık yapıyorlarmış. Mali şube, İstihbarat şubesindeki polisleri görünce düşman görmüş gibi olmuşlar. Sonra da bu kripto operasyonları bozulacak endişesi ile operasyonu erken yapmaya karar verdiler. Operasyon olduğunda İçişleri Bakanı Muammer Güler beni aradı. Ben de şaşkınım bilgim yok dedim. Nazmi Ardıç’ı aradım ‘Bizim operasyonumuz’ dedi. Bağırdım çağırdım, yanıma gelmelerini söyledim. İkisine ‘Bu durum sizi yakacak’ dediğimde, Nazmi Ardıç, ‘Her şeyi göze aldık’ dedi. Saygılı da başını salladı. Her şeyi göze alarak, amirlerinden habersiz savcılarla birlikte dar bir kadro ile bunu yaptıkları ortaya çıktı. Tarihte ilk kez poliste paralel bir yapılanmayla yüz yüze geldiğimizi anladık. Daha sonra tüm Türkiye’de karşılaştık.

MİT’ÇİLERİN DİNLENMESİ
Başbakan (Tayyip Erdoğan) ikinci ameliyatına gireceği gün Erol Demirhan ile Yurt Atayün ellerinde bir kararla geldiler. MİT krizinden bir gün önceydi. Kararda Hakan Fidan’ın da aralarında bulunduğu üst düzey MİT görevlilerinin telefonlarının dinlenmesi isteniyordu. Bunu görünce delirdim.. Çıldırdım... ‘Siz iki kurumu birbirine mi düşüreceksiniz. Bu aklı savcıya siz mi verdiniz’ diye bağırdım. Sonra da ‘savcıya gidip nasıl aldıysanız o şekilde bu kararı kaldırın’ dedim. Ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Kısıklı da görüştüm. Konuyu anlattım. Dinleme kararını gösterdim, şaşırdı. ‘İdris’e söyleyin (Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin) üçünü de yani Ali Fuat Yılmazer, Yurt Atayün ve Erol Demirhan’ı görevden alsınlar’ dedi. Ancak o dönem FETÖ ile mücadele sert olmadığı için bu üç müdür de Ankara’da farklı görevlere getirildi.”

VALİYLE 3 YILDA 7 KEZ KONUŞTUM
Çapkın, Hüseyin Avni Mutlu vali iken 3 yıl emniyet müdürü olarak çalıştığını belirterek, “Üç yıl içinde yedi telefon görüşmesi tespit edilmiş, bence az bile yapmışız benim ihmalimin olduğunu düşünüyorum. Ben mülkiyeli değilim ki, mülkiye yapılanması içinde olayım. Çocukluğumdan beri polisim. FETÖ parlatması bir kaymakam hiç olmadım” dedi. .
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.