'Kılıçdaroğlu- Sarraf davası'nda gerekçeli karar açıklandı
İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce tamamlanan gerekçeli kararda, kamuoyunda 17 Aralık soruşturması olarak bilinen ve aralarında davacı Rıza Sarraf'ın da bulunduğu şüphelilerin gözaltına alınmalarından serbest bırakılmalarına kadar olan yargı sürecine yer verildi. Rıza Sarraf hakkında 16 Ekim 2014'te takipsizlik kararı verildiği ve soruşturma sırasında da yayın yasağı kararı bulunduğu hatırlatıldı. Kararda, davalı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 22 Nisan 2014'teki TBMM grup toplantısında, devam eden 17 Aralık soruşturması sırasında, kamu davası açılmamışken ve yayın yasağı bulunduğu sırada söz konusu konuşmayı yaptığı belirtildi.

DAVACIYI SUÇLU İLAN ETTİ

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasında, yolsuzluklardan sorumlu tuttuğu hükümet hakkında eleştiride bulunduğu gibi hükümetin bazı bakanlarıyla davacı arasında rüşvet ilişkisinin olduğu ve davacının sahtekar olduğunu söylediği ifade edildi. Kararda, “Davalı Kılıçdaroğlu'nun konumu gereği hükümete karşı sert siyasi eleştiri yapması, bu konuda kamuoyunu aydınlatma yükümlülüğünün bulunduğu kabul edilebilirse de, davalı tarafından siyasi bir kimliği bulunmayan davacının ismi açıkça zikredilerek gizlilik kararı bulunan soruşturmayla ilgili konuşmasındaki 'rüşvet veren', 'soyguncu' ve 'sahtekar' nitelemesiyle soruşturma kapsamında olan kişilerin ve bu arada davacının da suçlu olduğu ilan ettiği" ifade edildi.

MASUMİYET KARİNESİNE GÖNDERME YAPILDI
Kararda, masumiyet (suçsuzluk) karinesinin Anayasa'nın 38/4. ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/2. maddesindeki "Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır" ve Anayasa'nın 15/2. maddesindeki "Mahkeme kararıyla saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz" düzenlemelerine gönderme yapıldı.

AMAÇ TOPLUMSAL BARIŞI KORUMAK
Masumiyet karinesinin adil yargılanma hakkının en önemli unsurlarından biri olduğu belirtilen kararda, demokratik bir rejimle yönetilen tüm ülkelerin hukuk sistemlerinde pozitif hukuk ve uygulamalarında masumiyet karinesinin uyulması gereken temel bir hak olarak ortaya çıktığı kaydedildi. Kararda, “ilkenin amacı bir yargılama makamı kararı dışında suçluluğun belirlenmesi tehlikesine karşı güvence sağlamak ve toplumsal barışı bu şekilde korumaktır" denildi.

“MASUMİYET KARİNESİ ZEDELENDİ"
Kararda, "varlığı henüz yargı kararıyla belirlenmemiş bir örgütle ilgili soruşturmanın devam ederken" davalı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasını yaptığı belirtilerek “Davacı henüz sanık sıfatı dahi almamışken hakkında davaya konu konuşmada 'rüşvet veren', 'devleti soyan' olarak nitelendirme, 'sahtekar' sözcüğü kullanılması davacının adil yargılanma hakkını ve masumiyet karinesini zedelediği gibi küçük düşürücü sözlerin hukuka aykırılık ve kişilik haklarına saldırı oluşturması nedeniyle manevi tazminatın koşullarının oluştuğu kabul edilmiştir" denildi.
Tazminat talebinin kısmen kabul edildiği anlatılan kararda, saldırı teşkil eden sözler ve olayın özelliği, tarafların sıfatı ve sosyal ekonomik durumlarına göre davalı Kılıçdaroğlu'nun 5 bin TL manevi tazminata hükmedildiği ifade edildi.

100 BİN TL'LİK DAVA AÇMIŞTI
Rıza Sarraf avukatları aracılığıyla CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun 22 Nisan 2014'teki grup toplantısında yaptığı konuşmada kendisine yönelik "sahtekar, rüşvetçi ve soyguncu" kelimelerini sarf ettiği iddiasıyla Kılıçdaroğlu'na kişilik haklarına saldırıda bulunduğu ve hakaret ettiği gerekçesiyle 100 bin TL manevi tazminat davası açmıştı.

Özden ATİK/İSTANBUL, (DHA)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.