Özal'a suikast davasında Ersöz'e beraat
4.Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada esas hakkındaki görüşünü bildiren savcı, sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli, kesin delil bulunmadığından beraatına karar verilmesini talep etti.

Ersöz ve avukatı da beraat talepli savunma yaptı. Mahkeme, daha sonra Ersöz'ün beraatına karar verildiğini açıkladı.

Ersöz hakkındaki suçlama

Davanın iddianamesinde 'şüpheli' Ersöz’ün açık kimliği tespit edilemeyen Yarbay Savaş Korkmaz ile birlikte Özal’ı zehirleyerek öldürttüğü, bu yolla atılı suçu işlediği iddia edildi. Bu kapsamda Ersöz’ün ağırlaştırılmış müebbet istemiyle cezalandırılması istenmişti.

Ersöz iddianamede 765 sayılı TCK'nın "Cumhurbaşkanına suikaste" ilişkin 156. maddesi ile suçlanıyor. Maddede "Reisicumhur hakkında suikastte bulunanlarla buna teşebbüs edenler, fiilleri teşebbüsü tam derecesinde ise ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasıyla, nakıs ise müebbet ağır hapis ile cezalandırılır" deniyordu.

Ersöz, dava sürecinde suçlamaları reddetti. Ersöz'ün avukatı, Turgut Özal'ın eşi Semra Özal'ın dinlenmesini talep etti, iddiaların soyut olduğunu savundu, müvekkilinin beraatini istedi.

‘Özal öldürüldü’

Zirve davası sanığı ve gizli tanık eski Uzman Çavuş İlker Çınar, 5 Şubat 2012 tarihinde Malatya savcısına ifade verdi. Ulusal Stratejiler ve Hareket Dairesi’ne (TUSHAD) bağlı Beyaz Kuvvetler’in Özal’ı öldürdüğünü iddia etti. Çınar ifadesinde TUSHAD’ın bir Ergenekon yapılanması olduğunu ve kendisinin de TUSHAD’a bağlı çalışan Beyaz Kuvvetler’de görev yaptığını söyledi:

“Eşref Bitlis ve Turgut Özal’a suikast yapıldığını burada öğrendim. Kalp krizine yol açacak ilaçlardan olan ve her Beyaz Kuvvet mensubunun da bildiği ve bulundurduğu Polonyum 210 ve Amerikyum 241 isimli radyoaktif ilaçlar Turgut Özal’a verilmişti. Bakın 240 bile demiyorum. 241 diyorum. Bu kadar eminim. Özal, bu ilaçlar nedeniyle kalp krizinin meydana gelmesi sonucu vefat etmiştir. Bu ilaçların kanda yapılan kontrollerinde tespitinin zor olduğunu biliyorum. Ayrıca her Beyaz Kuvvet görevlisinde zihin kontrolünü sağlayan LSD isimli haplar da bulunmaktadır.”

Mezarın açılmasına karar verildi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özal’ın zehirlendiği iddiaları üzerine, 17 Eylül 2012 tarihinde mezarının açılarak inceleme yapılmasına karar verdi. Verilen karar sonrası İstanbul Başsavcılığına talimat gönderilerek gerekli incelemelerin yapılması istendi.

Soruşturma kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Oktay Erdoğan ve Adli Tıp Kurumu ekibi 2 Ekim 2012’de Özal’ın İstanbul’da bulunan anıt mezarını açtı. Özal’ın naaşı incelenmek üzere Adli Tıp’a gönderildi.

Adli Tıp, incelemeleri sonrası  8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölümüyle ilgili raporunu tamamlayarak, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi. Raporda Özal'ın vücudunda 4 çeşit zehir bulunduğu, ancak ölüm nedeninin bu zehirler nedeniyle olup olmadığı konusunda tam bir kanaate varılamadığı bildirildi.


Kaynak: Al Jazeera
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.