Savcı, bavuldaki belgeleri veren subayın peşinde
Ergenekon’da kumpas iddiasıyla ilgili çalışmalara başlayan savcı Mesut Erdinç Bayhan’ın yanı sıra  Balyoz davasıyla ilgili de savcı Gökalp Kürkçü benzeri bir çalışma yürütüyor.  Kürkçü,  Mehmet Baransu’ya belge dolu bavulları teslim eden meçhul subayı mercek altına alırken avukatların üzerinde durduğu 10 çelişkiyi de inceliyor.

20 Ocak 2010 tarihli Taraf gazetesinde Mehmet Baransu, Yıldıray Oğur ve Yasemin Çongar imzalı bir  haber yayımlandı. Haberde 2003 tarihli “Balyoz Harekât Planı” başlıklı belgelerden bahsedildi. İddialara göre plan, dönemin 1.  Ordu Komutanı Çetin Doğan’ın liderliğindeki  cunta tarafından hazırlandı. Taraf gazetesinin ilgili haberi üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatmış ve soruşturma sonucu açılan davaya 19 Haziran 2010’ da İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanmıştı. Gazeteci Mehmet Baransu, elindeki bavul dolusu belgeleri savcılığa teslim etmişti.

Mahkeme 21 Eylül 2012’de Çetin Doğan, Özden Örnek ve İbrahim Fırtına’nın da aralarında bulunduğu 365 sanıktan 325’ini “Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini, cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum etmiş ancak “eksik teşebbüs” nedeniyle çeşitli cezai indirimlere gitmişti.

Çolakkadı sormamıştı

Gazeteci Baransu, kendisine teslim edilen bavullarla ilgili yazdığı kitabında “Beş bin sayfayı aşan belge 1. Ordu Komutanlığı’nda darbe toplantısının yapıldığı tarihlerde görevli olup, daha sonra emekliye ayrılan bir subay tarafından bana ulaştırılmıştı. Belgeleri dört CD halinde tutanak karşılığında Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı’ya teslim ettim. Çolakkadı haber kaynağımla ilgili herhangi bir şey sormadı” demişti.

Dijitallere inceleme

Balyoz Davası sanık avukatları ise dava boyunca meçhul subayın ve dijitallerdeki çelişkilerin araştırılması gerektiğini mahkemeden talep etse de bu talep hiçbir zaman kabul edilmedi. Ancak Balyoz ve  Ergenekon operasyonlarında görev alan polis şeflerinin hükümeti devirmek iddiasıyla tutuklanmasının ardından Balyoz sanık avukatları bu iddiaları yeniden gündeme getirerek soruşturma talep etti. Talepler kabul edilince de bu iddiaların araştırılması için savcı Gökalp Kürkçü görevlendirildi. İlk iş olarak şikayetçi Bayoz sanıklarını dinlemeye başlayan Kürkçü, soruşturmayı daha da derinleştirerek Baransu’ya bu belgeleri teslim eden meçhul subayın peşine düştü. Konuyla ilgili Mehmet Baransu’nun da ifadesine başvurması beklenen savcı Kürkçü, bir yandan da sahte olduğu iddia edilen dijital dokümanları yeni bilirkişilere inceletecek.

VATAN’a konuşan sanık avukatlarından Hüseyin Ersöz, “İnceleme sonucunda komplonun ortaya çıkacağını düşünüyoruz” dedi.

Hem sanık hem de müşteki!

Emekli Orgeneral Çetin Doğan, “Balyoz’da kumpas” iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında dün Savcı Gökalp Kürkçü’ye müşteki sıfatıyla ifade verdi.  Çetin Doğan ifadesinde “Yurt Atayün tarafından gerçeğin üzeri örtülmek istenmiştir, 1. Tübitak Raporu’nda da gerçekleri çarpıttı” dedi. Yargılanmalarının kumpas olduğunu anlatan Doğan, “2003 yılında oluşturulduğu söylenen Balyoz Harekat Planı içinde dost unsurlardan biri olarak belirtilen 2006 yılında kurulan TGB’nin yer alması kurulan kumpasın delilidir” diye konuştu.

‘Delil karartıldı’

Doğan, askeri savcılığın yaptırdığı bilirkişi incelemesini de hatırlatarak, “Sahte dökümanların 1. Ordu Komutanlığında oluşturulmadığı tespiti yer almaktadır. Rapor polislere teslim edilmiştir ancak soruşturma dosyasına girmemiştir. Lehe olan delil karartılmıştır” iddiasında bulundu.

Araştırılması istenen 8 çelişki

1-  Kardak’a çıkmış SAT komandosu Albay Ali Türkşen’in bilgisayarına kaydettiği iddia edilen belgelerin oluşturulma tarihi ve saatinde çelişki var. Çünkü  TRT, o gün, o saatte, albayla ‘Silahlı Kuvvetler Saati’ türünden bir televizyon programı yapıyor ve onu denizin altına dalış yaparken kameraya çekiyor.

2- 2003’te TCG  Alanya gemisine bir görevlendirme yapıldığı söyleniyor. O tarihte gemi henüz inşa edilmemiş. İnşa tarihi 2005.

3- Balyoz Planında, el konulacak ilaç şirketlerinin listesi var. Listede ‘Yeni Recordati’ diye bir firmanın adı geçiyor. Fakat o tarihte öyle bir firma yok. O firmanın 2003’teki adı ‘Yeni İlaç’. ‘Yeni Recordati’ oluşu 2009.

4- CD’lerdeki word belgeleri 2003 tarihli. Dolayısıyla, 2003’ün teknolojisine uygun olması gerekiyor. Ama belgelerde kullanılmış olan ‘calibri’ ve ‘cambria’ gibi bazı yazı fontları Microsoft tarafından ofis 2007 için geliştirildi. Bu da, darbe belgelerinin 2003’ten sonraki bir tarihte yazıldığının bir başka kanıtı.

5- Darbe belgeleri arasında toplantı tutanakları var ancak Aksaz’da yapılan toplantıya katılımcı olarak gösterilen subayların biri o tarihte Haifa’da, diğeri  Gemlik’te, diğeri İzmir’de.

6- Belgelerin içinde,  jandarma personelinin kriptolu cep telefonu kullandığı belirtiliyor. Ancak o telefonların jandarmada kullanılmaya başlama tarihi 2008. 2003’te öyle bir telefon yok.

7- 11. ve 17. CD’lerin üzerinde Süha Tanyeri’ye ait olduğu iddia edilen el yazıları var. O harflerin Süha Tanyeri’nin el yazısı ajandasından kopyalandığını avukatlar iddia ediyor. Bununla ilgili  ABD’den ve Türkiye’den iki rapor alındı.

8- Donanma Komutanlığı’nda ele geçirilen harddiskte bir makbuz var. Makbuzun bilgisayara taranma tarihi 2003 olarak görünüyor. Fakat makbuzun 2008’e ait  bireysel emeklilik ödeme dekontu olduğu görülüyor.


ÇAĞDAŞ ULUS / VATAN
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.