İDARİ YARGIDA İTİRAZIN İPTALİ BİÇİMİNDE DAVA YOLU DÜZENLENMEDİĞİ
T.C.
YARGITAY
4. HUKUK DAİRESİ
E. 2017/520
K. 2017/1459
T. 7.3.2017

• BELEDİYE TARAFINDAN KESİLEN EMLAK VERGİSİNİN İADE EDİLMEMESİ NEDENİYLE İCRA TAKİBİ
(İtirazın İptali - İdari Yargı Yerinde "İtirazın İptali" Biçiminde Bir Dava Yolu Düzenlenmediğinden Adli Yargı Yerinde Yargı Yolu Bakımından Görevsizlik Kararı da Verilemeyeceği/İstem İdari Yargı Yerinde Davaya Konu Edilip Oradan Bu Konuda Bir Karar Alınmadan İcra Takibi Yapılmasına ve İcra Takibine İtiraz Üzerine Adli Yargı Yerinden İtirazın İptalinin İstenmesine Yasal Olanak Bulunmadığından İstemin Dinlenilebilir Olmadığı)

• İDARİ YARGIDA İTİRAZIN İPTALİ BİÇİMİNDE DAVA YOLU DÜZENLENMEDİĞİ (Belediye Tarafından Kesilen Emlak Vergisinin İade Edilmemesi Nedeniyle Başlatılan İcra Takibi/İtirazın İptali - İstem İdari Yargı Yerinde Davaya Konu Edilip Oradan Bu Konuda Bir Karar Alınmadan İcra Takibi Yapılmasına ve İcra Takibine İtiraz Üzerine Adli Yargı Yerinden İtirazın İptalinin İstenmesine Yasal Olanak Bulunmadığından İstemin Dinlenilebilir Olmadığı)
1319/m.37

ÖZET : Davacı, sahibi olduğu taşınmaza dava dışı İSKİ tarafından kamulaştırmasız el atılması sonucunda lehine tazminata hükmedildiğini, bu tazminattan davalı Belediyenin yasaya aykırı olarak emlak vergisi tahsil ettiğini, kesilen verginin kendisine iade edilmediğini, bu sebeple davalı hakkında icra takibi başlattığını, itiraz üzerine takibin durduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve lehine icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini istemiştir. İdari yargı yerinde "itirazın iptali" biçiminde bir dava yolu düzenlenmediğinden, adli yargı yerinde yargı yolu bakımından görevsizlik kararı da verilemez. Bu durumda, istem idari yargı yerinde davaya konu edilip oradan bu konuda bir karar alınmadan icra takibi yapılmasına ve icra takibine itiraz üzerine adli yargı yerinden itirazın iptalinin istenmesine yasal olanak bulunmadığından, davacı vekilinin istemi dinlenilebilir nitelikte değildir.

DAVA : Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06/01/2016 gününde verilen dilekçeyle itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın yargı yolu sebebiyle usulden reddine dair verilen 11/01/2016 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın yargı yolu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, sahibi olduğu 4 parsel sayılı taşınmaza dava dışı İSKİ tarafından kamulaştırmasız el atılması sonucunda lehine tazminata hükmedildiğini, bu tazminattan davalı Belediyenin yasaya aykırı olarak 2.092,94 TL tutarında emlak vergisi tahsil ettiğini, kesilen verginin kendisine iade edilmediğini, bu sebeple davalı hakkında icra takibi başlattığını, itiraz üzerine takibin durduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve lehine icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, 1319 Sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 37. maddesi gereğince, emlak vergilerinin tahsili ve tahakkukunun 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine tabi olduğu, bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda yargılama yapma görevinin 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na göre vergi mahkemelerine ait olduğu gerekçesi ile davanın yargı yolu sebebiyle reddine karar verilmiştir.

Davalı, bir kamu kurumu olup, eylem ve işlemleri kamusal nitelik taşımaktadır. Davaya konu alacağın, davalı tarafından tahsil edilen emlak vergisinin iadesine yönelik olduğu anlaşıldığına göre; istemin idare hukuku kuralları çerçevesinde ve idari yargı yerinde değerlendirilmesi gerekmektedir. İtirazın iptali davası sırasında, icra takibinin temelini oluşturan ve aslı da idari eylem olan alacağın varlığının ve kapsamının hukuk mahkemesi tarafından çözümlenmesi kabul edilemez.

Diğer yandan, idari yargı yerinde "itirazın iptali" biçiminde bir dava yolu düzenlenmediğinden, adli yargı yerinde yargı yolu bakımından görevsizlik kararı da verilemez. Bu durumda, istem idari yargı yerinde davaya konu edilip oradan bu konuda bir karar alınmadan icra takibi yapılmasına ve icra takibine itiraz üzerine adli yargı yerinden itirazın iptalinin istenmesine yasal olanak bulunmadığından, davacı vekilinin istemi dinlenilebilir nitelikte değildir.

Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarda gösterilen sebeple BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 07.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


kazancı.com.tr
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.