Mahkeme, Diyanetteki şefin zorunlu atamasını iptal etti
T.C.
 
KASTAMONU İDARE MAHKEMESİ
 
ESAS NO : 2013/91

 


YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI
 
İSTEYEN (DAVACI)________________ : Satılmış ATAKUL
 
VEKİLİ__________________________ : Av. Hamit KOCABEY
 
İzmir Caddesi - Fevzi Çakmak 1. Sok. 7/5 Kızılay Merkez/ANKARA
 
KARSI TARAF (DAVALI)____________ : Diyanet İsleri Başkanlığı /ANKARA
 
VEKİLİ__________________________ : Hukuk Müşaviri-Mustafa DAVARCI (aynı adreste),
 
İSTEMİN ÖZETİ___________________ : Çankırı İl Müftülüğü emrinde İdari ve Mali İşler Kısım Şefi olarak görev yapan davacının Kastamonu İli Cide İlçe Müftülüğüne Şef olarak atanmasına ilişkin davalı idarenin 18.12,2012 gün ve 4591 sayılı işleminin; hukuka aykırı olduğu, zira atama döneminin 1 Haziran-1 Temmuz arasında yapılması zorunluluğuna uyulmadığı, ayrıca görev yaptığı yerde 5 yıllık çalışma şartını doldurmadığı, yapılan atama ile aile bütünlüğünün sarsıldığı, kış ortasında zorunlu atamayı gerektirir hiç bir nedenin olmadığı, babasının bakıma muhtaç biri olduğu ve başkaca bakacak yakının bulunmadığı ileri sürülerek iptali istemiyle açılan davada yürütmenin durdurulması istenilmektedir.
 
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacının bulunduğu yerden Cide İlçe Müftülüğü ‘ne şef olarak atanmasına ilişkin işlemin 657 sayılı Kanunun 76. maddesi ve Diyanet İşleri Başkanlığı Personel Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 16.maddesi uyarınca, kamu yaran ve hizmet gerekleri doğrultusunda yapıldığı, yapılan atamanın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
 
TÜRK MİLLETİ ADINA
 
Karar veren Kastamonu İdare Mahkemesince işin gereği görüşüldü:
 
Dava, Çankırı İl Müftülüğü emrinde İdari ve Mali İşler Kısım Şefi olarak görev yapan davacının Kastamonu ili Cide İlçe Müftülüğüne Şef olarak atanmasına ilişkin davalı idarenin 18.12.2012 gün ve 4591 sayılı işleminin işlemin istemiyle açılmıştır.
 
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Yürütmenin Durdurulması" başlıklı 27. maddesinin 2. fıkrasında, idari mahkemelerin, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilecekleri hükme bağlanmıştır.
 
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun "Memurların kurumlarınca Görevlerinin ve Yerlerinin değiştirilmesi" başlıklı 76. maddesi 1. fıkrasında “kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst kurum içinde aynı veya başka yerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler. Memurlar istekleri ile kurumlarından kazanılmış hak derecelerinin en çok üç dere altında aynı veya başka yerlerdeki kadrolara atanabilirler." hükmü yer almıştır.
 
25/10/2011 tarih ve 28095 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 9. maddesinde gruplandırma, sınıflandırma, grup ve sınıf hizmetlerine tabi unvanların belirlendiği, anılan yönetmeliğin 10. maddesinde grub ve sınıfların hizmet sürelerinin belirlendiği, "Taşra Teşkilatında Şeflerin Hizmet Süresi" başlıklı 16. maddesinde, taşra teşkilatında görev yapan şeflerin bulundukları yerde hizmet sürelerinin beş yıl olduğu, bu sürenin bir yıl uzatılabileceği, 20. maddesinde istek üzerine yer değiştirme usul ve esaslarının belirtildiği, buna göre istek üzerine yer değişikliği; 1-mazeret sebebiyle, 2-süre sebebiyle. 3- karşılıklı yer değiştirme talepleri üzerine yapılacağı, mazeret sebebi ile yer değişikliğinin ise a) Sağlık durumu, b) Eş durumu, c) Genel hayatı etkileyen doğal afetlere maruz kalanların durumu, d) Eğitim durumu olarak belirlendiği, maddenin “Süre sebebiyle yer değiştirme " başlıklı kısmında ise süreye ilişkin usul ve esasların belirlendiği, buna göre atandığı il veya ilçede bir yılını tamamlayanların il içi, üç yılını tamamlayanların il dışı yer değiştirme talebinde bulunabileceğinin belirlendiği görülmektedir.
 
Öte yandan anılan yönetmeliğin " Yer Değiştirme Zamanı" başlıklı 21. maddesinde, " İl müftü yardımcısı, ilçe müftüsü, dini yüksek ihtisas merkezi müdürü, eğitim merkezi müdürü, vaiz, şube müdürü, eğitim görevlisi, uzman, murakıp, savman ve şeflerin hizmet gereği mazeret ve karşılıklı yer değiştirme dışında istekleri üzerine görev veya yer değiştirme taleplerini Başkanlığa; Kur`an kursu öğreticilerinin ise il müftülüklerine, her yıl 1 Mart -31 Mart tarihleri arası ulaştırmaları şartıyla 1 Haziran- 1 Temmuz arasında yer değişiklikleri yapılır. Diğer görevliler için bu şart aranmaz." hükmü yer almaktadır.
 
Yukarıda belirtilen yönetmelik hükümleri doğrultusunda; Diyanet İşleri Başkanlığı personelinin istek üzerine atama talebinde bulunabilmesi için sağlık, eş, genel hayatı etkileyen doğal afetlere maruz kalma ve eğitim durumu gibi mazeretler sunulmak suretiyle veya görev yaptığı yerdeki asgari ve/veya azami hizmet süresinin doldurması sonrası veya karşılıklı yer değiştirme talepleri olanların atama taleplerinde bulunabileceklerdir. Bununla birlikte yönetmeliğin 21.maddesinde belirlenen il müftü yardımcısı, ilçe müftüsü, dini yüksek ihtisas merkezi müdürü, eğitim merkezi müdürü, vaiz, şube müdürü, eğitim görevlisi, uzman, murakıp, sayman ve şeflerin istekleri üzerine atamaları 1 Haziran- 1 Temmuz arasında yapılabilecektir.
 
Dava dosyasının incelenmesinden, Çankırı İl Müftülüğü emrinde İdari ve Mali İşler Kısım Şefi olarak görev yapmakta olana davacının Diyanet işleri Başkanlığı Personel Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği`nin 16.maddesi uyarınca Kastamonu İli Cide İlçe Müftülüğü`ne şef olarak 18.12.2012 gün ve 4591 sayılı kararname ile atanması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
 
Yukarıda anılan yasa hükmü ile yasa koyucunun; idarelerce memurlarını; yer ve görev değişikliği ile atamak konusunda "takdir hakkı" tanıdığı ve bu takdir hakkının tanıdığı "yetki" ile yönetimin memurlarını ve yer ve görev değişikliği atayabilecekleri açıktır, ancak yerleşik ve genel kabul görmüş yargısal içtihatlarda da kabul edildiği gibi, anılan yasa hükümlerini öngördüğü atamada "takdir hakkının`" tanıdığı yetkinin; mutlak ve sınırsız olmadığı, özelikle işlemin "sebep" ve "amaç" unsurları yönünden hukuksal denetimin idari yargı yerlerince yapılabileceği açıktır.
 
Davacının bulunduğu hizmet biriminde yönetmeliğin 16. maddesi uyarınca azami çalışma süresini tamamlamış olması nedeniyle davalı idarece 15.10.2012 tarihli duyuru ile nakle zorlandığı görülmektedir.
 
Bu durumda, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği`nin 21. maddesi uyarınca bulunduğu yerde hizmet süresini bitirenlerin atamaları 1 Haziran-1 Temmuz arasında yapılacağı hükmüne rağmen, bu atama dönemi dışında davacının Cide İlçe Müftülüğüne atanmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
 
Hukuka aykırılığı tespit edilen bu atama işlemi sonrası, davacının bulunduğu yerden başka bir yerleşim yerine atanması nedeniyle aile bütünlüğü ve sosyo -ekonomik durumundaki olumsuz etkilenmeler dikkate alındığında dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
 
Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 Sayılı Kanunun 27.maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına, kararın tebliğini izleyen 7 gün içerisinde Zonguldak Bölge idare Mahkemesi`ne itiraz yolu açık olmak üzere 04/04/2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
 
Başkan Üye Üye
 
AHMET DEMİR BEKİR DURAN HAYRİ BAHÇEKAPILI
 
94878 97746 118413
 


AZLIK OYU:
 
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun "Yürütmenin Durdurulması" başlıklı 27. maddesinde belirtilen koşulların dava dosyasında birlikte gerçekleşmediği görüldüğünden yürütmenin durdurulması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
 

UYE
 
HAYRİ BAHÇE KAPILI
 
118413


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.