Ergenekon'un kasası ortaya çıktı!
Ergenekon’un kasası olmakla suçlanan Türk Metal Sendikası eski Başkanı Mustafa Özbek’in darbenin ardından Kara Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na 1,5 milyon lira aktardığı ortaya çıktı. O yıl TBMM’nin tüm harcaması 1,2 milyon liraydı. Ergenekon’un kasası olmakla suçlanan Türk Metal Sendikası eski Genel Başkanı Mustafa Özbek’in 1980 darbesinin ardından Kara Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na 1,5 milyon lira para aktardığı ortaya çıktı. Darbe Komisyonu’na gelen belgeler, Ergenekon örgütüne üye olmak ve örgütün finansörlüğünü yapmak iddialarıyla halen yargılanması devam eden Özbek’in, parayı darbe sonrası 1980 yılı içerisinde bağış adı altında Türk Metal Sendikası’nın kasasından ödediği belirlendi. 1980 yılında TBMM’nin 1,29 milyon, Orman Bakanlığı’nın 1,44, Çalışma Bakanlığı’nın 1,59 milyon lira harcaması olduğu düşünülünce bağışın büyüklüğü görülüyor.

MALVARLIĞINA EL KONULMAYAN SENDİKA: 

TÜRK-İŞ Darbe Komisyonu’na gelen belgeler, 1980 darbesinde sendikaların darbeye zemin hazırlama adına yaptıkları faaliyetler ile darbe döneminde yaşanan ekonomik ilişkileri gün yüzüne çıkardı. 1980 darbesinin hemen ardından MGK kararları ile bütün sendikaların faaliyetleri durdurulup, mal varlıklarına el konulurken bu durumdan etkilenmeyen tek sendikanın Türk-İş ve ona bağlı sendikalar olmasına dikkat çekildi.

TEKSİF’TEN 958 BİN LİRA 

Darbeden dört ay sonra Ocak 1981’de Türkiye Tekstil, Örme ve Giyim Sanayi İşçileri Sendikası (TEKSİF) Bünyan Şubesi’nin Türk Hava Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı’na 650 bin 450 lira, Karaman Şubesi’nin Kara Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na Şubat 1981’de 307 bin 500 lira bağış yaptığı tespit edildi. Yapılan bu bağıştan bir süre sonra, dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı ve Türk Hava Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya’nın, Teksif Bünyan Şubesi Başkanı Necati Zor’a bir teşekkür mesajı gönderdiği deşifre edildi.

12 EYLÜL DARBESİ SENDİKACILARA DERSMİŞ 

Komisyon raporunda 12 Eylül darbesi sonrasındaki dönemde Genel Başkanlığını İbrahim Denizcier’in yaptığı Türk-İş’in darbeyi gerekli gören tavrı eleştirildi. Bu çerçevede başta en yetkili organlar olmak üzere yönetimin pek çok düzeyinde darbeye duyulan sempatinin ifade edilmesine dikkat çekildi. Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri Kaya Özdemir’in “12 Eylül lüzumluydu, gerekliydi ve zamanında gerçekleştirildi. Türk milletinin bağrından çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerinin gerçekleştirdiği 12 Eylül hareketi sorumsuz politikacılara olduğu kadar, sınır tanımayan, ölçü kavramını bilmeyen, davranışlarını Türkiye’nin gerçeklerine göre ayarlayamayan sendikacılara da bir derstir” ifadeleri buna örnek olarak gösterildi. MGK’nın 12.9.1980 tarih ve 17103 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7 numaralı bildirisi ile “Kamu düzeni ve genel asayiş gereği olarak DİSK, MİSK, HAK-İŞ ve bunlara bağlı sendikaların faaliyetleri durduruldu. Bankalardaki mevduatları bloke edildi. Sıkı yönetim komutanlığı sendikaların genel merkezlerindeki her türlü evrak ve kıymetli eşyaya el koydu.

15 milyon iş günü kaybı

Raporda, darbe öncesi dönemde yapılan grevlerle ülkenin uğratıldığı zarara da dikkat çekildi. 1977-1980 döneminde grev sayılarında önemli birartışyaşandığı belirtildi. 1977 ile 1980 arasında yapılan toplam 759 grevde 15 milyon 3 bin 75 işgünü kaybı yaşandığı vurgulandı. 1977yılında 13 lokavtta 126 bin 467 işgünü kaybı yaşanırken, 1980 yılında 21 lokavtta 682 bin 843 işgünü kaybı yaşandığı kaydedildi. 1980 yılının çalışma ilişkileri açısından işçi-işveren kesimlerinin sorunlarının çözülemediği ve çalışma hayatındaki tansiyonun giderek yükseldiği bir yıl olduğu tespiti yapıldı.

1 Mayıs önemli milat

Raporda, 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda Taksim’de meydana gelen olayların, 12 Eylül’e giden süreçte önemli bir milat olduğu vurgulandı. Bu olayın hem yitirilen yaşamlar hem de bu olaylar bahanesiyle sendikal faaliyetlere yapılacak olumsuz müdahaleler ile çalışma hayatında önemli kayıpların başlangıcı olduğu belirtildi. 24 Ocak Kararları sonrasında grev ve lokavtların ertelendiğine dikkat çekilerek, Yüksek Hakem Kurulu’nun uygulamaları ve toplu işsözleşmeleri uygulamalarının demokrasiden uzak olduğuna vurgu yapıldı. 2821 sayılı Sendikalar Kanunuve 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu’nun bu dönemde çıkarıldığına işaret edildi.

ÇALIŞMA HAYATI FANUSA ALINDI 

Raporda şu görüşlere yer verildi: “12 Eylül sonrası dönem çalışma hayatı ve endüstriyel ilişkilerin 24 Ocak kararlarıışığında dar bir fanusa alınarak kontrol altında tutulduğu bir dönem olmuştur. Bu yönüyle bu alana maliyeti oldukça önemlidir. İşveren kesiminin uygulanan politikalar itibarıyla genelde darbe yönetimiyle sorun yaşamadığı ve işçilere göre daha az mağduriyet yaşadığı ifade edilebilir.” Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan Mustafa Özbek, 8 Ekim 2010’da tahliye olmuştu. Özbek, cezaevi çıkışında davul zurna ile karşılanmıştı.

Bugün

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.