Askeri yargı yasasına çarpıcı yorum

Yargıtay Onursal Başkanı ve star gazetesi yazarı Sami Selçuk, gündemdeki askeri yargı yasası düzenlemesini yorumladı. Akşam gazetesine konuşan Selçuk, geçtiğimiz Perşembe gecesi TBMM\'den geçem değişikliğim öz ve içerik açısından doğru olduğunu vurguladı. Selçuk, Askeri Yargıtay\'ın da kapatılması gerektiğini söyledi.

İşte, Sami Selçuk\'un o röportajı:

Askeri yargıcın karar verirken \'Acaba komutanım ne der\' diye düşünmesi bile, bağımsızlığı zedeler. AİHM de bunu kabul etti. Askeri yargının yetkileri daha da sınırlandırılmalıdır

- Günlerdir Türkiye, geceyarısı Meclis\'ten geçen düzenlemeyi tartışıyor. Siz tecrübeli bir hukukçu olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu düzenleme öz ve içerik açısından doğrudur. Çünkü askeri yargı aslında özel bir yargıdır. Bu yargı, hemen hemen Avrupa ülkelerinin hepsinde var. Ancak yetki alanları bizdeki kadar geniş değil. Bu bir. İkincisi de Askeri Yargıtay, bizim de mensup olduğumuz kara Avrupası sisteminde olmaz. Olması da olanaksız. Çünkü \'Yargıtay\'ın tekliği / biricikliği ilkesi\'yle ve varlık nedeniyle bağdaşmaz. Ancak bu düzenlemenin bu sırada yapılması ne kadar etik? Bu tartışma götürür. Çünkü çok önceleri yapılmalıydı. Yani 2004\'te Türk Ceza Yasası ve Ceza Yargılaması Yasası düzenlenirken yapılmalıydı. Şimdi bir yargılama sürerken ya da olası bir yargılamayı gözetmek suretiyle -şu belge tartışması ile ilgili olarak- yapılmasını etik bulmuyorum.

- Meclis\'te yeterince tartışılmadan kabul edilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu son derece önemli, kamuoyunu ilgilendiren bir düzenlemedir. Öyleyse gerekli hazırlıklar yapılmadan, yalnızca iktidar partisine değil, muhalefet partilerine mensup milletvekilleri, bağımsızlar dahil onlara gerekli araştırma ve hazırlık yapma olanakları sağlanmadan hızlı bir biçimde çıkartılmasını doğru bulmadım.

ASKERİ YARGITAY KAPATILMALI

- Askeri yargının bağımsız olamayacağı yönünde görüşler var. Siz ne düşünüyorsunuz?

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, \'askeri yargıçların bağımsız olabileceği\' konusundaki görüşü olumlu karşılamamıştır. Komutanlar hiçbir telkinde bulunmamış olsalar bile –ki buna ben de inanıyorum- komutanlarına bağımlı oldukları için askeri yargıçlarımızın hiçbir zaman mutlak şekilde bağımsız oldukları düşünülemez. Niye? Çünkü ucu açık bağımsızlık olmaz. Askeri yargıcın karar verirken \'Acaba komutanım ne der\' diye düşünmesi bile, bağımsızlığı zedeler. Üstelik yargıcın sicil amiri komutanıdır. Yargıç da olsa askeri yargıç ona bağımlıdır. Bu bakımdan askeri yargının hiçbir zaman, hiçbir ülkede bağımsız olduğu söylenememiştir. Bu sadece Türkiye\'ye özgü değildir. AİHM de askeri yargıçların bağımsız olmadığını kabul etti, bunu tartışmaya gerek yok. Bence askeri yargının yetkileri daha da sınırlandırılmalıdır. Ben Türk Ceza Yasası\'nda geçen suçların Askeri Ceza Yasası\'ndan çıkartılmasından yanayım. Salt askerlik suçlarıyla ilgili olarak düzenlemeler yapılmalı ve bu mahkemeler yalnızca bunlara bakmalı. Sözgelimi, bakıyorsunuz rüşvet var, zimmet var, hırsızlık var. Bunlar sivil yargıda olur. Artık Türkiye bunu kabul etmeli ve bir an önce de askeri yargının görev alanı sınırlandırılmalı, sırf askeri suçlara bakmalı. Askeri Yargıtay kesinlikle kaldırılmalı. Böylece ülkede hukukta tek yorum ve uygulama sağlanır. Çünkü kimileyin Askeri Yargıtay ile Yargıtay kararları çelişiyor. Kökten yanlış bir sistem bu.

Türkiye\'de 5 kişiden 10\'u yargıç!

- Siyasilerin yargı üzerinden karşılıklı atışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yargıçların yerine geçerek hükümler kuran çok insan var Türkiye\'de. Ben Aziz Nesin\'den esinlenerek bir şey söylüyorum. Rahmetli \'Üç kişiden beş kişi ozandır, Türkiye\'de\' demişti. Ben bu oranı biraz yükselterek \'Türkiye\'de beş kişiden 10 kişi yargıçtır\' diyorum. Üstelik tepe noktalara gelmiş insanlar bunu daha çok yapıyor! Herkesin ağırbaşlı ve sabırlı olarak sonucu beklemesi gerekir.

Anayasa Mahkemesi bu konuyu çözer

- Anayasa\'nın 145. maddesi ve Askeri Usul Yasası\'nda da bir düzenleme yapılması gerekmiyor mu? İki mahkeme arasında bir görev çatışması doğmayacak mı?

Hayır, sanmıyorum. Olasılıkla Anayasa Mahkemesi bu konuyu çözecektir. Düzenlemenin, maddi meşruluğunu yitirmiş, yanlış 1982 Anayasası\'nın yanlış olan 145. maddesi ile uyumlu olduğunu kesinkes söyleyemem. Bu nedenle düzenlemeyi Sayın Cumhurbaşkanı yeniden görüşülmek üzere geri gönderebilir. Ancak insan hak ve özgürlükleriyle ilgili konulardaki düzenlemelerde kanımca anayasal hükümlere göre Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümleri önceliklidir. Yapılan bu değişiklik, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve AİHM kararları doğrultusundadır.

Genelkurmay\'dan görüş alınmalıydı

- Yasa çıkmadan önce asker kanadı kendisini ilgilendiren düzenleme konusunda görüş bildirme şansına sahip olamadı...

Sanıyorum öyle. Kıyamet de bundan kopuyor. Bunlar düşünülmeli, Askeri Yargıtay\'dan da, Genelkurmay\'dan da görüş alınmalıydı. Düzenleme bu yönleriyle sıkıntı yaratıyor. Ağırbaşlılıkla, eski deyişle \'teenniyle\' davranılmalıydı.

Akşam

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.