'Bazı dairelerde 5 yıllık dosya birikti'

TBMM Genel Kurulunda, milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Ergin Ceza ve Tevkif Evlerinin dış güvenliğinin jandarmadan alınmasına ilişkin tasarının TBMM Adalet Komisyonu gündeminde beklediğini söyledi.

''Anayasa değişikliğini yaparken, 12 Eylül darbecilerinden hesap soracağınızı söylemiştiniz. Bu konuda yapılan başvuru ne kadar?'' sorusu üzerine Ergin, şu ana kadar, bu konuda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığındaki müşteki sayısının 680 civarında olduğunu, bu şikayetlerin de 272 dosyada toplandığını ifade etti. Sadullah Ergin, ''Ankara Başsavcılığı bununla ilgili çalışmalarını yaptı, görev yetki ile ilgili değerlendirmelerini yaptıktan sonra kararlarını açıklayacak'' dedi.

Bakan Ergin, Habur'dan gelen 34 kişinin yargılamalarının yapıldığı mekanda Türk Bayrağı'nın indirilmesinin söz konusu olmadığını söyleyerek, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu seçimlerinde aday olmak isteyen hakimlere, ''aday olmayın, biz sizi farklı şekilde değerlendiririz'' demediklerini ifade etti.

''Yargıtay ve Danıştay'da üye artışı yapılacaksa, bu durum istinaf mahkemelerinin kurulması ile çelişmeyecek mi?'' sorusuna yanıt verirken Ergin, yüksek yargıda yığılma ve yargılamaların gecikmesinden kaynaklanan sorunun, yargıyı bloke etme noktasına getirdiğini kaydetti.

Yargıtay'ın daire artırımı talepleri olduğunu dile getiren Ergin, şöyle konuştu:

''9 bölgede istinaf mahkemelerinin kurulması çalışmalarında son aşamaya gelindi. İstinaf mahkemeleri, Danıştay ve Yargıtay'a alternatif değildir.

Bugün itibariyle Yargıtay'a gelen dosyaların tamamı kesilse, bazı dairelerde 5 yıl süreyle el vurulamayacak dosyaların biriktiği bir gerçektir. Bir çok dosyanın zaman aşımına uğrama riski ile karşı karşıyayız. Yargıtay'da her yıl ortalama zaman aşımına uğrayan dosya sayısında yüzde 30'luk bir artış olmakta. 2007'de Yargıtay'da zaman aşımına uğrayan dosya sayısı 9 bin 111, 2008'de 12 bin 354, 2009'da 14 bin 809, 2010'da -tahmini olarak- 19 bin 251. 2014 yılında da yaklaşık 55 bin dosyanın zaman aşımına uğrama tehlikesi vardır.''

Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, ihracatın ithalatı karşılama oranının artırılması konusunda yoğun gayret gösterdiklerini belirterek, ''Bunun için enerji çeşitliliğimizi artırmalıyız ve dış kaynaklara bağımlılığı azaltmalıyız'' dedi.

Zafer Çağlayan ise uzak doğu ülkelerine olan ihracatı artırma gayretlerinin de arttığını söyledi.

Çin'e 2010'da yapılan ihracatın, 2009 ihracatının yüzde 50 üzerine çıktığını belirten Çağlayan, ''Afrika'da çok ciddi potansiyelimiz olduğunu görüyoruz. Gerek fuarlar, gerek sektörel alım heyetleri olmak üzere, çalışmalarımız var'' diye konuştu.

Bakan Çağlayan, hizmet ihracatının Türkiye için önemine işaret ederek, ''Türkiye 2009'da, dünyadaki 3,3 trilyon dolarlık hizmet ticareti içinde yüzde 1 pay alarak, 33 milyar dolar hizmet ihracatı gerçekleştirdi. Buna karşın hizmet ithalatı ise sadece 16,5 milyar dolardır'' dedi.

Daha sonra, Adalet Bakanlığı, Ceza ve İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, Türkiye Adalet Akademisi Başkanlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı ile İhracatı Geliştirme Etüd Merkezinin 2011 yılı bütçeleri kabul edildi.

TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil, birleşimi yarın saat 11.00'de toplanmak üzere kapattı.
 




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Awedat 7 yıl önce

Adaletin zirvesi :((
Acilen İstinaf mahkemeleri devreye sokulmalı. Yargıtay'da acilen genişletilmeli... Avrupa'nın, Dünyanın En büyük adalet saraylarını inşaa ederken, Yargıtay'ımızın hali traji komik... Adalet saraylarını büyütmek yetmiyor. Uyuşmazlığı sürdürmek genlerimizde olduğuna ve genlerimizde de mutasyon yapamayacağımıza göre Yüksek yargıya giden dosya sayımız azalmayacak artarak devam edecektir. Niçin bu mevzuuya çözüm bulunmuyor? Nerede ve nasıl tıkanıyoruz? İnsanların hak aradığı merciide haklarının zayii olması acınası bir durum...