Adalet Bakanlığı’nın, İcra takiplerinde 6352 değişiklikleri uygulaması açıklaması
İcrada.net ve haber.icrada.net sitelerimizin takipçilerinden olan ve İİK ve çek mağdurları konusunda bir çok sitede yazıları bubizimlelunan Mehmet Celal Toparlaklı, Adalet Bakanlığına gönderdiği sorulara aldığı yanıtı icrada net ile paylaştı.

Bakanlıktan gelen yazıda “İcra takip işlemleri” ile ne kast edilmek olduğu, ne olmadığı açıklanırken hukukçular arasında da polemiklere neden olan eski dosyalara uygulanacak olan haciz işleminde hangi kanuna göre işlem yapılacağı da açıkça ortaya konulmaktadır.

Bakanlık bu konuda “6352 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış bir icra takibinde, kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılan bir haciz işleminde artık yeni hükümler uygulanacaktır“ diyerek son noktayı koyduğunu göstermektedir.

İşte Celal Toparlaklı’ya Adalet Bakanlığından gönderilen cevabi yazının tam metni…

T.C. ADALET BAKANLIĞI

Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü
Sayı : B.03.0.HİG.0.00.00.03-622.01-288-MAİL-2012/4498/24199 31/10/2012
Konu : Talebiniz

Sayın Celal TOPARLAKLI

Bakanlığımıza göndermiş olduğunuz 19/07/2012, 23/07/2012 ve 26/07/2012 tarihli elektronik posta iletileriniz incelendi.

Başvurunuz içeriğinden, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un 38 inci maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa eklenen Geçici 10 uncu madde ile “Bu Kanunun ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten önce başlatılan takip işlemleri hakkında, değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilir.” hükmünün getirildiği, bu kapsamda getirilen düzenlemenin, söz konusu Kanunun Resmi Gazetede yayımı tarihinden önce başlatılan icra takiplerini de kapsayıp kapsamadığı hakkında icra müdürlüklerinin farklı uygulamaları olduğunu belirterek yardım talep ettiğiniz anlaşılmaktadır.

Doktrinde icra takip işlemleri, icra organları olan icra dairesi, icra mahkemesi ve mahkemeler tarafından borçluya karşı yapılan, borçlunun hukukî durumuna zarar vermeye elverişli olan ve cebri icranın alacaklı yararına ilerlemesi amacına yönelmiş bulunan işlemler olarak tanımlanmaktadır. İcra organları tarafından yapılan işlemlerin tamamı icra takip işlemi olmadığı gibi alacaklı, borçlu ve üçüncü kişilerin icra takibine ilişkin olarak yapmış oldukları işlemler de icra takip işlemi değildir.

İcra takip işlemleri; ödeme emri ve icra emri tebliği, itirazın kaldırılması, bütün haciz işlemleri, bütün paraya çevirme işlemleri, borçluya süre verilmesi ve depo kararı gibi işlemlerdir.

Buna karşılık, alacaklının takip talebinde, haciz talebinde veya satış talebinde bulunması ve icra dairesinin bu talepleri alması, ödeme emrine itiraz, istihkak iddiası, paraların paylaştırılması gibi işlemler icra takip işlemleri değildir.

Yasanın amacı göz önünde bulundurulduğunda, kanun koyucunun maddedeki “takip işlemleri” ibaresiyle, icra takibini değil, icra takip işlemlerini kastettiiği değerlendirilmektedir.

Bu bağlamda, 2004 sayılı Kanuna eklenen geçici 10 uncu maddenin uygulanmasıyla ilgili olarak, icra takip işleminin, ilgili maddenin yürürlük tarihinden önce başlaması halinde, icra takibinin başladığı tarih dikkate alınmaksızın, bu takip işlemi hakkında değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilmesi, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra başlatılan icra takip işlemlerinde ise icra takibinin kanundan önce başlatılmış olup olmamasına bakılmaksızın yürürlükte olan yeni hükümlerin uygulanması gerektiği düşünülmektedir.

Dolayısıyla, 6352 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış bir icra takibinde, kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılan bir haciz işleminde artık yeni hükümler uygulanacaktır.

Öte yandan icra ve iflas dairelerinin yaptığı işlemin kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı ilgililerin şikayet konusu işlemleri öğrenmelerinden itibaren yedi gün içerisinde İcra ve İflas Kanununun 16. maddesi uyarınca icra mahkemesine müracaat edebilmeleri imkanı dışında Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/01/2003 tarihli ve Esas:2003/12-17, Karar: 2003/29 sayılı kararıyla kamu düzenini korumak için konulan amir hükme aykırılık durumunda süresiz bir şekilde mahkemeye başvurulabileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır.

Netice olarak, icra müdürlüklerince re’sen dikkate alınması gereken, ihlali durumunda süreli ya da süresiz şikayet yoluna başvurulduğunda yargıya intikal edebilecek, icra hakimliğince değerlendirme yapılıp karar verilebilecek ve dolayısıyla yargı yetkisine giren bu konuda Bakanlığımızca idari yönden yapılacak başkaca bir işlem bulunmamaktadır.

Bilgilerinizi rica ederim.

Nazım KARA
Hâkim

Bakan a.
Genel Müdür Yardımcısı

Sayın Celal TOPARLAKLI’ya bu bilgiyi icrada.net ile paylaştığından dolayı teşekkür ederiz.

http://haber.icrada.net/1941-bakanlik-son-noktayi-koydu–haber.html

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ÖZGÜR ATEŞ 4 yıl önce

babam daha önceleri tarim ilaci almiş 35 tl aradan 2 yil geçmesine rağmen 450 tl olmuş bunuda icra kanaliyla evdeki bazi eşyalari haczedmekle birlikte eşyalari götürmeye kalkiştilar bunun hukukken ev deki eşyalara haczedilemez dediysekte anlatamadik bunnun ne derece doğru e derece yanlış olduğunu bizi aydinlatirsaniz sevinirim