Bundan sonraki süreci Adalet Komisyonu yönetecek. Tasarının hazırlanmasında görev alan hukukçulardan biri olan Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhammet Özekes, arabuluculuk yönteminin birçok açıdan adli yargıdan daha avantajlı olduğunu belirterek, "Arabuluculukta sonucu taraflar belirler, geleceğe bakılır, daha az masraflıdır, çok daha hızlı karar verilir, güvenilirlik ve gizlilik ön plandadır, psikolojik risk azdır." dedi.

Tasarıyla ilgili eleştirilerin çoğunlukla bilgisizlik veya ideolojik yaklaşımlardan kaynaklandığını söyleyen Özekes, avukatların mesleğinin önleneceği, alternatif bir yargı sistemi olacağı iddialarının gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Arabuluculuk Kanun Tasarısı'nın hazırlık aşamasında yaşadıkları zorluklara değinerek, yapılan eleştirilere şöyle cevap verdi: "Son yıllarda Türk hukukunda üzerinde bu kadar durulan, tartışılan ve hem de bu kadar yanlış anlaşılan hukuki bir konu yok diyebiliriz. Tasarı okunmadan, müessese anlaşılmadan görüş bildiriliyor. Komisyonda bulunduğumuzdan, gittiğimiz her yerde eleştirilerle karşılaşıyoruz. 'Hocam, avukatların tekerine çomak sokacaksınız.' deniyor. 'Nasıl yaptıysanız siz de bu işin içinde yer alarak kandırılmışsınız.' deniyor. 'Bir menfaatin peşindesiniz.' deniyor. Devletin bölüneceğinden irticanın getirileceğine kadar nerdeyse bu tasarı her şeyi yapabilecek sanılmaya başladı. Bu eleştirilerin bilgisizlikten kaynaklandığına inanıyoruz."

HUKUKTA ARABULUCULUK NE GETİRİYOR?

Hukukta arabulucunun, uyuşmazlıklarını çözmek isteyen tarafların birarada kalmasına, kendi menfaatlerini görmelerine, sağlıklı bir çözüm üretmelerine yardımcı üçüncü kişi olduğunu belirten Prof. Dr. Muhammet Özekes, "Arabulucu, yargılamadaki hakim gibi karar verici bir kişi değildir. Yargılama yapan kişi değildir. Arabulucu karar vermez, sadece tarafların karar vermesine yardımcı olur. Eğer taraflar istemiyorsa arabuluculuk yapılamaz. Siz istemezseniz, arabulucu arabuluculuk yapamaz ama yargılamada öyle değildir. Dilekçenizi verdikten sonra o dava kendi kaderini tayin eder. Yargılama usulünü, mahkemeyi, hakimi belirlemeyezsiniz. Taraflardan biri sonuna kadar davasında ısrar ederse hakim de bir karar verir. Yargılamada, 'Ben masadan kalktım.' deme lüksünüz yok, oysa arabuluculukta böyle bir şansınız var." diye konuştu.

AVUKATLAR: “ARABULUCULUĞUN HUKUKÇU OLMAYAN KİŞİLERCE YAPILMASINA KARŞIYIZ!!!“


Arabuluculuk için tarafların, uyuşmazlığı barışçı yoldan çözme konusunda ortak irade ortaya koyması gerektiğinin altını çizen Özekes, "Arabuluculukta tarafların kendi çözümlerini üretme esası var. Oysa davada hakim karar verir, bir kazanan bir kaybeden vardır. Arabuluculukta ise 'kazan-kazan' formülüne dikkat edilir ve her iki tarafın menfaatleri gözetilerek ortak bir karara varılır. Arabuluculukta farklı çözüm yolları kullanabilirsiniz ancak yargılamada böyle bir şansınız yoktur. Yargılama yazılı olarak yapılır ve hakim kanuna göre kararını verir. Arabuluculukta ise istediğiniz her yerde toplanırsınız, farklı imkanları tek tek masaya getirip konuşabilirsiniz. Tarafların çözümü esastır, oysa mahkemede hakimin verdiği karar esastır." dedi.

'KAZAN-KAZAN' VURGUSU

Arabuluculukta taraflar arasında esas olan amacın "kazan-kazan" sonucuna ulaşmak olduğunu dile getiren Dekan Özekes, "Arabuluculukta iletişim ve karşılıklı diyaloğun ayakta tutulması esastır, arabulucu da bunu sağlar. Tarafların masada kalmasını, tıkandıkları anda konuşmaları için gerekli ortamı sağlamayı amaçlar. Arabuluculukta gizlilik ve güvenilirlik esastır. Oysa mahkemede bir uyuşmazlığı çözerken özellikle gizlilik kararı alınmamışsa herkes özel hayatınızı öğrenebilir. Arabuluculuk daha kısa sürer. Dava veya tahkim aylarca sürerken arabuluculuk yöntemiyle bir anlaşmazlığın bir günde veya 5-10 saat içinde çözüme kavuşturulması esastır. Arabuluculukta zaten bir uyuşmazlığı belirli bir saatte çözemezseniz ve yargıya gitmesi gerekir." şeklinde konuştu. Arabuluculuğun yargılamaya göre daha ucuz olduğunu da aktaran Özekes, "Dava açarken harç yatırmak, gider yatırmak zorundasınız ama arabuluculukta bir arabulucu bulacaksınız ve uluslararası standartta ortalama saatlik 100 dolar ödeyeceksiniz. Bir uyuşmazlık ortalama en fazla 10 saatte çözülse toplam bin dolarla uyuşmazlığınızı gidereceksiniz, bu da ciddi bir rakam değil." dedi.


'Arabuluculuk, mahkemelerin iş yükünü mü yoksa yargıya olan güveni mi azaltacaktır?'




Cihan
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Fatih OLCAY 6 yıl önce

2- ) çok daha önemlisi; aslında sanki devletin egemenlik alanının belirlenmesinde ve egemenliğinin kullanım aracı olarak çok gerilerde imiş gibi görünmekle birlikte, aksine tam da egemenliğin nihai adresi ve aracı olan ve yukarıda belirttiğim özellikleri ile egemenliğin kullanımının fiili ve moral aracı olan, avukati, yargici, savcisi, yazi işleri ve icra personeli v.d. tüm yan unsurlari ile birlikte, yargi kurumunu devre dişi birakmada ön araç olarak kullanilmaya kalkilan bu kurumla, aslinda devletin egemenlik araçlarindan da kendi̇ kendine vazgeçmesi ve merkezi ulus devletin, bu yönüyle de tasfiyesi öngörülmektedir.

Avatar
Hukukçu 6 yıl önce

sadece hukuk fakültesi mezunları arabulucu olabilmelidir.

Avatar
Sıradan avukat 6 yıl önce

çok merak ediyorum özekes hoca hayatında hiç dava açmış mıdır? dava nasıl açılır ve nasıl sona erer bir fikri var mıdır? ayrıca yargıyı hızlandıcağı iddiasıyla hazırladığı hmk neye yol açtı farkında mı? sırf karşılıklı dilekçe teatisi davacı tarafa kaç aya malolmaktadır?
görünen o ki akademi kürsülerinden görünen hayat ile gerçekte yaşananlar pek de örtüşmemektedir.
biz kendisine akademik rüyalarından uyanmasını ve gerçekliği farketmesini tavsiye ediyoruz

Avatar
Fatih OLCAY 6 yıl önce

değerli meslektaşlarım; bu konu ile ilgili olarak, antalya barosu avukatlarından bir grup, facebook'ta "eyvallah etmeyen avukatlar" adı ile bir grup kurdu ve ilk eylemliliği de bu konu üzerine oldu; ciddi bir faksmardıman faaliyeti başlatıldı. ancak, arbulucunun şu mu bu mu olacağından ziyade bu arabuluculuk kurumunun, bizatihi garabet bir kurum olduğunun anlaşılması ve külliyen reddedilmesi gerekiyor; çünkü,
1- ) öncelikle, geç işlese ve aksaklıkları olsa da, bir kurumsal ve bürokratik yapı olarak, sav-savunma-hüküm diyalektiğine vücut veren eğitimli, hak ve yetkileri ile birlikte sorumlulukları da olan meslek mensupları ile(yargıç, savcı, avukat, giderek yazı işleri personeli ve icra ekibi) yüz yillar öncesi̇nden geli̇p, bu güne uzanan yargi kurumu, devre dışı bırakılarak, yurttaşların hak talepleri, bu görev, sorumluluk, denetlenebilirlik ve hesap sorulabilirlik niteliklerinden neredeyse tamamen arındırılmış bir ikili ekibin eline teslim edilmektedir.

Avatar
Fatih OLCAY 6 yıl önce

3-) uzlaşma kültürünün gelişimine hiçbir medeni ve hukuki itirazımız olmamakla birlikte, bunun neden meslek erbabı ve bir hukukçu meslek örgütüne bağlı olarak faaliyet gösteren avukatlar aracılığıyla yaptırılmadığı; ve yine ulaşılan uzlaşma metninin neden mevcut yargi organinin önemli bir ayaği olan hüküm tahtindaki yargiçlarca sadece ve sadece şeklen denetlenmesinin öngörüldüğü, bir diğer ciddi tartışma ve kuşku konusudur.
4- ) yine son olarak; olay gazetesindeki bir habere dikkat çekiyorum: daha 2008'de taslak hâlinde mec -lise sunulmuş iken bu hâliyle birdenbire geri çe-kilmiş olan bu yasanın çıkıp çıkmayacağı bile belli değilken, hakim eskisi bir zat ile, avukatlıkla pek de ilgisi olmadığı açık olan ve avukatlığı sadece sıfat olarak kullandığını sandığım bir eski bakan dışında, avukat olmayı bırakın, aralarında bir tek hukukçunun bile bulunmadığı bir meslekler aşuresi- nin, bu yasaya böyle sahi̇p çikip, dere görmeden dernek kurmuş olmalaridir.

Avatar
Fatih OLCAY 6 yıl önce

bu arada; hazirlanmasindaki̇ katkisi ve ağirliği i̇nkâr eddi̇lemeycek olan prof. dr. muhammet özekes'in, hmk'da tüm varsayılan masrafların peşinen ödenmemesi hâlinde davanın peşinene ve usulden reddedileceği hükmünü getirirken; arabuluculuk yasasını, ucuz hak arama yolunu getireceği gerekçesiyle pazarlamaya çalışmasını pek manidar bulduğumu belirtmeliyim. yine bu garabet kurumla ilgili yaptığı tüm güzellemelerin, hukuki olmaktan çok uzak olduğu tartışmasız olmakla ve erbabınca bilinmekle birlikte, bunun muhammet bey'in akademik ve bilimsel ahlakına da pek uymadığını, üzüntüyle ve hayretle belirtmek gereğini duyuyorum. bıraksaydı; politikacılar işin bu kötü kısmını üstlenselerdi de, kendisini bu lekeye bulaştırmasaydı..