Şaka gibi icra kararı!

Adana'da 3 yıl önce sürekli uyuma ve kusma rahatsızlığı nedeniyle Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'ne götürülen 3 yaşındaki Rabia Bayar, hastanede tedavi gördükten 6 gün sonra hayatını kaybetti. Sağlık güvencesi olmayan aile 2 gün sonra Yeşilkart çıkartmasına rağmen, hastanın yatışı sırasında senet imzalayan amcaya 16 bin 104 lira icra geldi.

Fatma (29), Abdulkadir Bayar (31) çiftinin 5 çocuğundan biri olan 3 yaşındaki Rabia Bayar, 21 Haziran 2008'de sürekli uyuma ve kusma rahatsızlığıyla nedeniyle annesi ve amcası Mehmet Bayar (39) tarafından Adana Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Burada muayene edilen minik Rabia, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'ne sevk edildi.

Ailenin sağlık güvencesi olmadığı için hastane görevlileri senet hazırladı. Amca Mehmet Bayar da, yeğeninin tedavi olabilmesi için senedi imzaladı. Böylece çocuğun tedavisine başlandı. Aile çıkarılan masrafları ödeyecek maddi duruma olmadığı için 24 Haziran 2008'de Yeşilkart çıkartarak Rabia'nın tedavisini bunun üzerinden yaptırmaya başladı. 21 Haziran günü hastaneye yatırılan Rabia tedavilere cevap vermeyerek 27 Haziran 2008 tarihinde hayatını kaybetti.

Bayar ailesi, minik Rabia'yı hastanenin morgundan alıp toprağa verdi.
Bayar ailesi, Rabia'nın ölümünün acısını unutmaya çalışırken 23 Şubat 2011'de gönderilen icra tebligatı ile ikinci kez yıkıldı. Yeğeninin tedavi edilmesi için senet imzalayan amca Mehmet Bayar'a 16 bin 104 liralık icra geldi. Tebligatta borcun 3 gün içinde ödenmemesi halinde haciz işlemlerinin başlatılacağı belirtildi. Borcun 10 gün içinde ödenmemesi halinde ise hapis cezası verileceği belirtildi. Bayar ailesi, minik Rabia'nın ölümüne ağlarken Yeşilkartları olmasına rağmen gelen hacizle ikinci kez yıkıldı.

Anne Fatma Bayar, kızının 3 yaşından sonra sürekli uyumaya ve daha sonra kusmaya başladığını bu nedenle Adana Devlet Hastanesi'ne götürdüklerini söyledi. Kızının Adana Devlet Hastanesi'nden Çukurova Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi çocuk bölümüne sevk edildiğini belirterek, "Hastanede bana hiçbir şey demediler 5 kez kan tahlili yaptılar. Ama çocuğumun hiç gözü açılmadı" dedi.

Sağlık güvencelerinin ilk başta olmadığını ancak çocuğu hastaneye yatırdıktan sonra Yeşilkart çıkarttıklarını söyleyen Fatma Bayar, "İlk başta senet yapmışlardı ama biz Yeşilkart çıkarttık. Yinede bize borç çıktı. Anlamadığım şu senetleri neden iptal etmiyorlar ben 3 gün boyunca Yeşilkartla muayene oluyorum. Benim 16 bin lira verecek param yok. Evimin durumu ortada, Eşim bisiklet tamirciliği yapıyor. Ben asla o parayı bulamam yetkililerden yardım bekliyorum. Benim 4 tane daha çocuğum var 3'ü okuyor bu parayı asla ödeyemem" diye konuştu.

Amca Mehmet Bayar ise Rabia'yı hastaneye götürdüklerinde, her hangi bir sağlık güvencesi olmadığı için kendisine senet imzalatıldığını belirterek, "Ancak 2 gün sonra Yeşilkart çıkardık. Yeşilkartı götürüp yetkililere gösterdik ancak 3 yıl sonra bize 16 bin lira borç geldi. Yeğenim 5 gün içinde öldü ama buna rağmen 16 bin liralık borcu 3 gün içerisinde ödeyemezsem haciz gelecek. Benim bir güvencem yok tarlada çalışıyorum, at arabam var onunla nafakamı kazanıyorum. Bu parayı ödeyecek durumum yok.

Gelirlerse benim bir at arabam var onu alırlar. Başbakana sesleniyorum benim parayı ödeyecek durumum yok buna bir çare bulsunlar. Çocuğun cenazesini alırken şu kadar borcunuz var şu kadar sürede ödemeniz gerekiyor diye bize bilgi vermediler. 3 yıl sonra 16 bin lira borcunuz var diye icra gönderdiler" dedi.

Çukurova Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi yönetimi ise hastanın 6 gün hastanede yattığını bu süreçte sağlık güvencesi olmadığı için senet imzalatıldığı ancak 3 yıl içinde ailenin ödeme yapmadığı için icra gönderildiğini kaydetti.

Bu arada, Sosyal Güvenlik Kurumu Adana İl Müdürü Muhammet Gerçek, hastanenin ailenin sosyal güvencesi olmadığı için senet imzalattığını, ailenin 3 yıl içinde borcu ödemediği içinde icra yoluna gittiğini belirterek, "Aile Yeşilkart çıkarttığını iddia ediyor. Aile çıkarttığı Yeşilkart ile birlikte Yüreğir Yeşil Kart Bürosu'na başvurması halinde borç kaymakamlık tarafından ödenir. Ailenin yapması gereken hemen Yeşilkart bürosuna başvurması gerekiyor" diye konuştu.

Gerçek, 2008 yılında yürürlüğe giren Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kapsamında 18 yaşından küçük çocukların devlet güvencesinde olduğunu anımsatarak, "Bütün çocuklar 18 yaşına kadar devlet güvencesinde. Ancak ailenin bunda sorumluluğu var. Çocuklar devlet güvencesinde diye sigorta yaptırmama lüksü yok. Aile SGK'lara gelip bize durumunu bildirmesi gerekiyor. Ailenin imkanı varsa sigortaya kaydettir diyoruz. Eğer Yeşilkart çıkarma durumu varsa git Yeşilkart çıkar diyoruz. Bu son olayda da aile gelip fakir olduğunu tescil etseydi çocuğun bütün masrafları devlet tarafından karşılanırdı" şeklinde konuştu.



AA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.