'Yumuşak Makine' AYM'ye gidiyor
Sel Yayıncılık Yumuşak Makine davasını Anayasa Mahkemesi’ne götüreceğini duyurdu.

Sel Yayıncılık’tan yapılan açıklamada, kitapların edebi niteliği olup olmadığına yalnızca okurun karar verebileceği bir kez daha vurgulandı ve “Dosyayı ifade özgürlüğü, çalışma hürriyeti ve adil yargılanma haklarımızın ihlal edildiğinin tespiti ve bundan dolayı taleplerimizin karşılanmasına karar verilmesi talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne taşıyoruz" denildi.

“Dünya edebiyatının parçası sayılan bir kitabın Türkçe çevirisini mahkemelerde ‘edebi mi değil mi’ tartışmasına sıkıştırmak, yayıncısı ve çevirmenini ‘müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden kişi’ olarak üç yıla kadar hapis cezası ile yargılamak zaten yeterince akıl dışıydı" denilen açıklamada, şunlar vurgulandı:

“Ancak edebi niteliğinin sorgulandığı ve istenilen bilirkişi raporuyla da kanıtlandığı anda da aynı gün yürürlüğe giren bir geçici yasa maddesiyle ‘kovuşturmanın ertelenmesi’ni kabul etmiyoruz. Yayın programımız, çizgimiz, yayınlamak istediğimiz yazarlar ve kitaplar konusunda bizi şekillendirebilecek, eleştirebilecek, yönlendirebilecek tek mekanizma okurlarımızdır.”

Müstehcenlik davası

William S. Burroughs’un Yumuşak Makine (Soft Machine) adlı kitabı 2011’de yayımlandı. Kitap hakkında Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu’nun verdiği rapora dayandırılarak “müstehcenlik” davası açılmıştı. Sel Yayıncılık yargılama sürecinde, konunun uzmanı akademisyenler ve ceza hukukçularından oluşan bir heyetin "edebi eser" olduğu yönündeki bilirkişi raporunu mahkemeye sundu.

Yerel mahkeme ise aynı gün yürürlüğe giren “31.12.2012 tarihine kadar, basın yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenen ve adli para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren suçlar hakkında 05.07.2011 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 Sayılı Yasa'nın geçici 1. Maddesinin 1. Fıkrasını” uygulama kararı verdi.

Böylece dava sonucunda kovuşturmanın ertelenmesine karar verildi.

Temyiz başvurusu

Sel Yayıncılık üç yıllık bir denetimi de beraberinde getiren bu “erteleme” kararını “sansür ve otosansür mekanizmalarının devreye sokulmasını amaçladığı, yayın faaliyetinin buna göre şekillendirilmesine hizmet ettiği, baskı altında tutarak her alanda olduğu gibi yayıncılıkta da uslandırma çabasını içerdiği ve toplum mühendisliği projesinin bir başka ayağı” olarak değerlendirdiğini bildirdi.

Erteleme kararı üzerine temyiz başvurusunda bulundu, ancak bu talep Yargıtay ve sonrasında İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.