Avukatın vekalet ücreti alacağı ne zaman muaccel olur?
Ücret alacağının doğması ile ücret alacağının muaccel hale gelmesi birbirinden farklı durumlardır. Avukatlık sözleşmesinin kurulması ile ücret alacağı doğar ancak muaccel hale gelmeden istenemez . Alacağın istenebilir olmasında ifa zamanı önem taşır. İfa zamanı iki yönlü bir deyim olup, bir taraftan alacağın ne zaman muaccel olduğunu, diğer taraftan da ne zaman ifa kabiliyetine sahip olacağını ifade eder. Muacceliyet, alacaklının edimi isteyebileceği ve borçlunun da bu isteme uyarak, edimi yerine getirmekle yükümlü olduğu andan itibaren gerçekleşir. İfa kabiliyeti ise, borçlunun edimi, kabul etmekle yükümlü olduğu anda gerçekleşen bir durumdur .

Avukatlık ücretinin ne zaman muaccel olduğunu düzenleyen bir yasa hükmü bulunmamaktadır. Ancak, Av.K.’nın 171/1 maddesi uyarınca avukatın işi sonuna kadar takip zorunluluğu kuralı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2. maddesinde yer alan, ücretin, kesin hüküm elde edinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin karşılığı olduğu kuralı karşısında, avukatlık ücretinin avukat ile iş sahibi arasında aksine sözleşme yok ise, üstlenilen işin bitmesi ile muaccel olduğunun kabulü gerekir.

Ücretin, kural olarak işin bitmesinden sonra muaccel olacağı hususu, avukatlık hizmetinin niteliğinden de çıkan bir sonuçtur. Zira, avukat ile iş sahibi arasındaki ilişki temelde bir vekalet ilişkisidir ve üstlenilen işin bitimi ile ücrete hak kazanılacağının kabulü bu ilişkinin doğal sonucudur .

Kural bu olmakla birlikte, taraflar arasında yapılan sözleşmede, ücretin ne zaman isteneceği konusunda özel düzenleme yapılmış olabilir ve bu yönde sözleşme yapmayı yasaklayan bir yasa hükmü yoktur. Taraflar tüm ücretin peşin olarak ödeneceğini kararlaştırabilecekleri gibi, ücreti taksitlere de bölebilirler. Bu taksitlendirmede ödeme günleri belirli tarihler olarak kararlaştınlabileceği gibi, çeşitli olayların gerçekleşmesi halinde taksitin muaccel olacağı da kararlaştırılabilir. Örneğin; ücretin her ayın yirmisinde olmak üzere üç eşit taksitte ödeneceği kararlaştırıldığında, taksitler her ayın yirmisinde muaccel hale gelir. Bunun yanında, ücretin birinci taksitinin ilk duruşma günü, ikinci taksitinin hüküm verilince, üçüncü taksidinin ise hükmün kesinleşmesiyle ödeneceğinin kararlaştırılması durumunda, taksitler belirtilen olayların gerçekleşmesi ile yani duruşma günü gelince, hüküm verilince ve hüküm kesinleşince muaccel hale gelir.

Avukat ile iş sahibi arasındaki anlaşma ile taksitlerin birinin zamanında ödenmemesi durumunda kalan bütün taksitlerin muaccel olacağına ilişkin sözleşme yapılabilir ve böyle bir durumunda bir taksit ödenmediğinde kalan bütün taksitler muaccel hale gelir. Kanunda ve meslek kurallarında böyle bir sözleşmeyi yasaklayan bir hüküm bulunmamaktadır.

Avukat haklı olarak istifa etmiş ya da haksız yere azledilmiş ise, istifa beyanının iş sahibine ya da azil beyanının avukata ulaşması ile Av.K. m. 174 e göre alınacak ücret muaccel hale gelir. Zira, azil ve istifa karşı tarafa ulaşması ile hüküm ifade eder.

Belirtildiği gibi, taraflar aralarında yapacakları sözleşme ile ücretin ödenme gününü kararlaştırabilirler ve böyle bir durumda ücret belirtilen günde muaccel hale gelir. Ancak taraflar böyle bir belirlemeye gitmemişlerse, bu durumda ücret işin bitmesi ile muaccel hale gelir. Avukatın ücret alacağı, işin sonucundan bağımsız olarak, onun emeğinin karşılığı olduğundan ücretin istenebilir hale gelmesi için, işin, iş sahibinin lehine bitmesi gerekmez.

Avukatın haksız olarak azli veya haklı olarak istifası halinde avukat; iş sahibi ile aralarındaki sözleşme gereği hesaplanacak ücret ile karşı yana yargılama gideri olarak yüklenmesi gereken ve iş sahibi ile aralarında aksine sözleşme yok ise avukata ait olan ücretin toplamından oluşan tam ücreti almaya hak kazanır.

İş sahibi ile aralarındaki sözleşme uyarınca alacağı ücret avukatın azledildiğine ilişkin beyanın avukat ulaşması ile, avukatın haklı olarak istifası halinde de istifa beyanının iş sahibine ulaşması ile birlikte ücretin bu kısmı muaccel olur.

Avukatın alması gereken ücretin ikinci kısmı olan karşı yana yargılama gideri olarak yüklenecek ve kural olarak avukata ait olacak ücretin ne zaman muaccel ola-cağı hususu tartışmalıdır. Yukarıda açıkladığımız üzere avukatın haksız olarak azli veya haklı olarak istifası anında avukatın ücretinin tümünün muaccel olması gerekir. Avukat, iş sahibinin açtığı dava veya takibi veya iş sahibinin davalı veya borçlu olduğu dava veya takibi kazanmış gibi karşı yana yüklenmesi gereken ücreti ala-bilmelidir. Aksi durumda, avukatın belki de uzun yıllar sürecek, üstelik taraf durumunda olmadığı için seyrini bilmediği ve seyrine müdahale edemediği bir dava veya takibin sonucunda iş sahibinin kazancının ne olacağın takip etmek zorunda kalacaktır. Hatta bu durum da yetmeyecek avukatın bu ücretini müvekkilinden isteyebilmesi için müvekkilinin bu ücreti karşı yanda almasını da beklemesi gerekecektir. Bu yöntemin Avukatlık Kanunu hükümlerine uygun olmadığı düşüncesindeyiz.

Ancak Yargıtay istikrarlı olarak aksi düşüncededir. Yargıtay yerleşik içtihatlarında; avukatın karşı yana yükletilmesi gereken vekalet ücretinin tahsil edilmesini beklemesi gerektiği kabul edilmiştir .
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
anonim 9 ay önce

bu içtihadın dayanağı nedir yahu. Avukatmıyız, hafiyemiyiz muhasebecimiyiz ,kardeşim anlamadım.