Avukatlara, zamanı verimli kullanmak üzerine tavsiyeler
Kimi avukatlar da, çok fazla iş yoğunluğu olmadığı halde, işlerini yetiştiremez ve zamanın yetersizliğinden yakınırlar.

Mevcut işler için zamanı yetiremezken, işlerin artması durumunda altından kesinlikle kalkamayacaklarını düşünüp, iş almaktan bu nedenle imtina edenler dahi  yok değildir…

Hayatta herkese eşit olarak sunulan tek şey “zaman” dır. En çok kazanan avukatın da, en başarılı olanın da, en az kazananın da bir gün için kendisine sunulan zaman 24 saattir.

Kimi avukatlar, 50 tane icra dosyasının altından kalkamazken, kimileri binlerce dosyayı hiç bir işlemi aksatmadan takip edebilirler.

Her iki tarafın da zaman anlamında eşit imkanlara sahip olduğunu düşündüğümüzde, zamanı verimli kullanmanın, ortaya çıkacak sonucu ne derece değiştirdiği açıkça ortadadır.

Ötelenen, sonraya bırakılan bütün işler (yazılması gereken bir cevap dilekçesi, başlatılması gereken bir icra takibi, aranması gereken bir müvekkil vs…) belirli bir düzende, sistemli olarak çalışmazsanız, kafanızı meşgul eder, önünüzdeki işe konsantre olmanızı engeller. Sizde gereksiz yere stres oluşmasına sebebiyet verir. Bundan kurtulmak ve iş hayatınızı düzene sokmak, düşünüldüğü kadar zor değildir aslında.

Zamanı verimli kullanmayı bilmeyen bir avukatın başarılı olması hayalden öte geçmez.

Eski Amerikan Başkanlarından biri olan Eisenhower tarafından geliştirilen stratejik karar verme yöntemlerinden olan “Eisenhower Modeli” , zamanı verimli kullanma açısından avukatlarca kullanılanilecek basit ama oldukça etkili yöntemlerden biridir. Eisenhower’a göre:  “Çok acil kararlar nadiren çok önemlidirler.”

Yapılması gereken işleri, 4 gruba ayırmak mümkündür;

1- Acil ve önemli işler

2- Önemli ama acil olmayan işler

3- Acil olan ancak önemli olmayan işler.

4- Aciliyeti bulunmayan ve önemli olmayan işler

İş listenizin birinci sırasında, acil ve önemli işler yeralmalıdır. Önemli bir dava dosyasında, cevap dilekçesi yazma işi,  eğer son gün ise, hem acil, hem de önemli işlere örnek verilebilir. Acil ve önemli işler için kendinize vermeniz gereken komut: “Hemen Yap!” olmalıdır.

Bir işin önemli olması, acil olduğu anlamına gelmez. Yeterli araştırma ve hazırlık yapılmadan, sırf önemli diye bir işe öncelik verirseniz, bu durum telafisi mümkün olmayan zararlar görmenize neden olabilir. İki haftalık cevap süreniz olmasına rağmen, sırf önemli diye, yeterli araştırmayı yapmadan yazıp vereceğiniz bir cevap dilekçesi ile,  önemli bir detayı atlayabilirsiniz. Böyle bir durumda, söz konusu iş, önemli ama acil olmayan iş listesine eklenecektir. Önemli ama acil olmayan işler, o an için acil olmamakla birlikte, ileride aciliyet kazanacaklarından, bu tür işler için ne zaman yapılacağına dair tarih belirlemeniz uygun olacaktır. Böylelikle acil hale gelmeden, önemli işlerinizi de tamamlamış olursunuz. Bu tür işler için komutunuz : “Ne zaman yapılacağına karar ver!”dir.

Acil olan ancak önemli olmayan işlerde, işin belirli bir süre içinde yapılması gerekir. Ancak yapılmaması yada yanlış yapılması, size telafi edilemeyecek büyüklükte bir zarar vermez. Örneğin takibi tarafınızca yürütülen ve alacak miktarı düşük olan bir icra dosyasının bir yıl içinde işlem yapılmaması halinde takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılması durumunda acil ancak önemli olmayan bir işten bahsedilebilir. Acildir çünkü dosya işlemden kaldırılacaktır. Önemli değildir çünkü harçsız veya çok cüzi bir harçla yenilenmesi  yani telafi edilmesi mümkündür. Bu tarz işler için Eisenhower modelinde öngörülen çözüm yöntemi, “İşi başkasına devretmek”tir.

En sonra bırakmanız gereken işler, acil olmayan ve önemsiz işlerdir. Zaman sınırlaması bulunmuyorsa, yapılmaması halinde de sizin için bir önem arzetmiyorsa, bu tip görevleri ya sonraya bırakmalı, yada iş listenizden tamamen silmelisiniz.


Yazar: Av. Ahmet Erkan/hukukitavsiyeler.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.