Hiç dava kaybetmeyen avukat var mıdır?
Hiç dava kaybetmedim diyen bir avukat, ya yalan söylüyordur, yada mesleğe yeni başlamış ve aldığı dava sayısı birkaç tanedir. Aksi ihtimalde, bir avukatın dava kaybetmemesi, hukuk sistemimizi de gözönünde bulundurduğunuzda sıfır ihtimaldir. Peki seçerek iş alıyorsa, kesin kazanılacak davalardan başka dosya almıyorsa yine de mümkün olamaz mı?

Bizce olamaz. Çünkü davanın seyrini etkileyen ve avukatın müdahale edemeyeceği bazı etkenler de söz konusudur. Her meslekte rekabet elbette ki mevcuttur. Ancak avukatlıkta, kendi meslektaşınızla karşı karşıyasınızdır. Hanginizin eli daha güçlüyse, hanginiz mevzuata daha hakimse, istisnalar hariç, davayı kazanan, o taraf olacaktır.

Yeni bir iş alacağınızda, ihtilafın türüne ve müvekkilinizin size sunabileceği delillere göre, bir davanın kazanılıp kazanılamayacağı konusunda fikir sahibi olmanız mümkündür. Ancak karşı tarafın elindekileri göremediğinizden, davanın olası sonucu hakkında “net” bir ifade kullanmak, bir avukat için yapılabilecek en büyük hatalardandır.

Bazı avukatlar, dava dilekçeleriyle birlikte, ellerindeki tüm delilleri de dosyaya sunmaktadırlar. Elinizdeki bütün kartları açmanız, karşı tarafın, bunun için tedbirler almasını kolaylaştıracağından, biz bu şekilde hareket etmeyi çok da doğru bulmuyoruz. Karşı tarafın cevap dilekçesini sunmasına müteakip, cevap dilekçesinde iddia edilen hususları çürütebilecek delilleriniz varsa, bu durum, karşı tarafın cevap dilekçesini hakimin gözünde değerden düşürecek ve sizin adınıza artı değer oluşturacaktır.

Müvekkiller, haklı olduklarını düşündükleri işlerde, usul hukukunu bilmediklerinden, haklılıklarının ortaya çıkacağından neredeyse emin olurlar. Ancak, özellikle hukuk davalarında haklı olmak yetmez. Haklılığınızı ispat için somut delillere de ihtiyacınız vardır. Hakim, tarafların delilleriyle ve talepleriyle bağlıdır. İstisnai haller hariç bunu dışına çıkması, resen araştırma yapması mümkün değildir. Bu tür müvekkillerin davaları kaybedilirse, haklı iken haksız çıkarmış olduğunuzu düşünüp, kabahati avukatta görürler. Kazanıldığında ise zaten olması gereken sonuç alınmıştır ve “avukat yapması gerekeni yaptı sadece” derler.

Bir avukat, eldeki verilerle, davanın kazanılıp kazanılmayacağını öngörebilmelidir. ancak müvekkiller bazen, avukatları eksik bilgilendirdiklerinden, duruşma sürecinde, hiç hesapta olmayan karşı deliller de ortaya çıkabilir. Bu da, beklenen, umulan sonucun alınmasını zora sokar. O yüzden davayı açmadan, cevap dilekçesini hazırlamadan önce, karşı tarafın elinde neler olabileceği hususunun da müvekkille detaylı bir şekilde analizinin yapılması şarttır.Bazı durumlarda da, iş avukata geldiğinde, derhal işlem başlatılsa olumlu netice alınamayacakken, yapılacak bazı müdahaleler ve alınacak tedbirlerle, işi lehe sonuçlanabilecek şekilde hazır hale getirilebilir.


Örneğin, ticari defterlerini usulüne uygun olarak tutmamış bir müvekkiliniz, kesmiş olduğu fatura bedelini karşı taraftan kısmen veya tamamen alamamışsa ve bunun için size müracaat etmişse, fatura alacağından mütevellit başlatılacak bir icra takibine olası bir itiraz üzerine takibin durması söz konusu olacağından, itirazın iptali davasında usulüne uygun tutulmayan ticari defterleri delil olarak kullanılamayacaktır. Bu durumda, karşı tarafın ticari defterlerine de delil olarak dayanmak mümkündür. Ancak karşı taraf, icra takibi üzerine, söz konusu faturayı defterlerine işlemeyebilir. Böyle bir durumda, kesilen faturanın, (Bir sonraki ayın sonuna kadar) vergi dairesine bildirileceği tarihin dolmasını  beklemek ve ardından mümkünse, karşı tarafın BA formlarını inceleyip, faturayı defterlerine işleyip işlemediğini görmek, size belki bir ay kaybettirecektir. Ancak alacağın varlığını ispat hususunda elinizi fazlasıyla güçlendirecektir.
Öyle zamanlar da olur ki, rakip avukatın tecrübesizliğinden, bilgisizliğinden, yapacağı hatadan faydalanarak kaybedilecek bir davayı kendi lehinize çevirebilirsiniz. Zaten bunu becerebiliyorsanız, iyi bir avukatsınızdır.

Bu işte kazanmak da var, kaybetmek de. Dava kaybedildiğinde, eğer siz üzerinize düşeni sonuna kadar yaptığınıza inanıyorsanız mesele yok.  Ancak karşı tarafın dosyayı daha iyi takip etmesi, sizin hatalarınızdan, savunmanızdan faydalanması suretiyle dava kaybedilmişse, hesap vermeniz gereken müvekkilinizle ve vicdanınızla başbaşa kalırsınız.


(Yazar: Av. Ahmet Erkan - Hukuki Tavsiyeler)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.