Serbest avukatlıkta sermaye
Serbest avukatlık için başlangıçta gereken sermaye, eğer kendisine ait ofis olarak kullanabileceği bir mülkü yoksa ( ki 23-24 yaşında birinin aileden desteği olmadıkça genellikle böyle bir mülk olmaz), ofis tutmak için gerekli depozito, kira peşinatı, tabela, bilgisayar, faks, yazıcı, büro mobilyaları ve kırtasiye malzemelerinden ibarettir. Eğer daha profesyonel başlangıç yapmak istiyorsa, buna web sitesi, antetli kağıt ve dosyaları eklemek gerekecektir.

Eğer kurulacak ofis lüks bir semtte olmayacaksa, sıfırdan ofis kurmanın maliyeti, maksimum 20.000 TL’dir. Kaliteyi düşürüp maliyeti başlangıçta yarıya bile  indirmek mümkündür. Ancak müvekkillerde iyi bir intibah uyandırabilmek adına kaliteyi çok da düşürmemekte fayda var.

Hukuk fakültesinden yeni mezun olmuş ve hayatı boyunca  hiç çalışmamış biri için bu rakam çok gelebilir. Çoğu zaman, ofis kurmak için gerekli sermaye,  avukatlara, ebeveynleri tarafından sağlanmaktadır. Bir diğer ihtimalse, staj zamanında ve avukat olduktan sonra, kıdem kazanmak için çalışılan hukuk bürosunda, ofis açabilmek için ya da erkek avukatlar için uzun dönem askerlikte birikim yapmaktır.

Okuldan, birlikte çalıştığınız ofisten, sizin gibi ofis açmayı düşünen arkadaşlarınız mevcutsa, ortaklık yaparak masraflar bölüştürülebileceği gibi, işe masraf ortaklığı şeklinde başlamanız da mümkün. Tek başına ofis açabilecek sermayesi bulmayanların faydalanabileceği bir diğer imkan da, kurulu düzen hukuk bürolarına masraf ortağı olmaktır. Masraf ortağı arayan bürolarda genelde, telefonundan internete, sekreterden mutfak malzemelerine kadar herşey hazırdır. Avukata, boş bir oda tahsis edilir. Avukat sadece kendi bilgisayarını ve büro mobilyasını getirir. Bazen büro mobilyasına dahi ihtiyaç kalmaz. Böyle bir başlangıç içinse gerekecek sermaye 5-6 bin lirayı geçmeyecektir.

Görüldüğü üzere, bir avukatın ofis açabilmesi için öyle düşünüldüğü kadar ciddi bir sermayeye ihtiyacı yoktur. Avukatın asıl sermayesi, bilgisidir. Yeri yurdu belli olduktan sonra yapması gereken, bu bilgisini paraya çevirebileceği kaynakları, bilgisine ihtiyaç duyacak müvekkilleri bulmaktır.

Peki hemen iş gelmeye başlar mı?

Avukat işini bilirse, şansı da yaver giderse hemen başlar. Kimileri, mevcut müvekkil çevreleri nedeniyle başlangıç için, çevresi olmayanlardan daha şanslı olabilir. Ancak bu, sıkıntı edilecek bir durum değildir. Anadolu’dan okumak için büyük şehirlere gelen ve tek bir tanıdığı olmadığı halde, büyük şehirde kalmayı seçerek kendi bürosunu açan ve başarılı olan yüzlerce avukat mevcuttur.

İşlerin oturması ve müvekkil sirkülasyonu, en az 6 ay sürer. Bu yüzden avukatın, bu 6 aylık dönemde, ofis giderlerini ve geçimi için gerekli giderleri karşılayabilecek kadar (mümkünse bir yıllık) sermaye sahibi olmasında fayda vardır. Böyle bir sermayesi yoksa, içine gireceği maddi sıkıntı, verimli çalışmasını ve kendisini işine vermesini engeller. Hatta bazı avukatlar, müvekkilden iş için avans olarak aldıkları masrafları, kendi ihtiyaçları için kullanma gafletine düşerler. Masraf da harcandığından, işler yarım kalır, belki de işe hiç başlanamaz. Bunun ciddi anlamda sıkıntıları olacağından, bir avukatın, müvekkilden masraf için aldığı parayı hiçbir zaman kendisine aitmiş gibi görmemesi gerekir.

 Eğer hem evi, hem de ofisi için başlangıçta kira vermek masraflı olacaksa, mümkünse bürosunu home-ofis olarak kullanabileceği gibi, eğer uygunsa, oturduğu evin de bir bölümünü, başlangıç için ofise çevirebilir.

Sermayenin faydasını, bazen müvekkil edinirken de görürsünüz. Örneğin, normal şartlarda %15 vekalet ücretiyle alacağınız bir iş için, haklı olduğu halde dava açmaya yetecek maddi gücü olmayan bir müvekkilin işini, masraf konusunda müvekkile finansör olarak ,%25’i aşmamak şartıyla daha fazla vekalet ücreti talep edebilirsiniz. Ancak bu konuda bir kısım yasaklar bulunduğundan, mevzuatı incelemenizi ve ona göre hareket etmenizi tavsiye ederim.

Görüleceği üzere, demokraside çareler tükenmemekte, serbest avukatlık yapmak isteyenler için bağımsız çalışabilmek adına bir çok alternatif çözüm yolu bulunmaktdır.

En kötü ihtimalle, eğer bağımsız çalışmaya karar verdiyseniz ve hiç sermayeniz yoksa, 36 ay vadeli çekeceğiniz 20 bin lira kredi için aylık ödemeleriniz yaklaşık 600 TL olacaktır.  Kredinin tamamını kullanmayıp, bir kısmını iş olmadığı aylara güvence olarak muhafaza etmek bu aşamada en mantıklı yoldur. Ayda da 600 TL kazanamam diyorsanız eğer, zaten sizde serbest avukatlık için gereken özgüven yok demektir.

O zaman maaşa talim ne diyelim…



hukukitavsiyeler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
orhan 2 yıl önce

bu akılları kim yazıyor kardeşim. serrmayen yoksa kredi çek , müvekkilden masrafları sen yaparak iş al.. Allah akıl fikir versin. ne diyim.

Avatar
Av. Alper 2 yıl önce

serbest avukatlık genelleme kabul etmez. bu yazı ise hem fazlasıyla genelleme içeriyor, hem de kaleme alınış şekli meslektaşa yol göstericilikten uzak, esnaf mantığı bir yaklaşım sergiliyor.

Avatar
akilli Avukat 2 yıl önce

Bu yaziya aldanipta kimsenin serbest avukatlik yapasi gelmesin, kredi cekerek ofis acma hayaline soyunanlar, cok uzun vadeli stresslerle ve icra korkusunu yasayarak avukatlik yapamaslar ve devaminda piyasayi dolandirma cabasi icine girerek tum Avukatlarin adini "yalanci" ve "hirsiza" cikarmakta ve bu orneklerle hergun karsilasmaktayiz...