Uygulamada kambiyo takiplerinde borca itirazın incelenmesi
İmzaya itiraz dışındaki diğer bütün itirazlar, borca itiraz olarak kabul edilmektedir. Borcun ödendiği, zamanaşımına uğradığı, ertelendiği, böyle bir borcun hiç varolmadığı, icra müdürlüğünün yetkisiz olduğu gibi…

Kambiyo takiplerinde borca itiraz süresi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gündür. Adi ilamsız takiplerden farklı olarak, kambiyo takiplerinde, icra müdürlüğüne verilecek bir itiraz dilekçesi ile takibi durdurmak mümkün değildir. Kambiyo takiplerinde itiraz, icra hukuk mahkemesine yapılmalıdır. İcra Müdürlüğüne yapılacak itiraz, süresinde olsa da hiçbir sonuç doğurmaz.

Beş günlük itiraz süresi, özellikle borçlu açısından oldukça önemlidir. Örneğin adına düzenlenmiş fakat kendi imzasını taşımayan bir senedin aleyhine takibe konulması halinde, 5 günlük itiraz süresini kaçıran borçlu, ancak genel mahkemelerde menfi tespit davası açarak borçlu olmaktan kurtulabilir.  İcra hukuk mahkemesine açılacak dava (yapılacak itiraz) maktu harca tabi iken, menfi tespit davası, nisbi harca tabidir. Takip tutarı ne kadar yüksekse, o kadar yüksek dava masrafı olacaktır. Menfi tespit davası açılması, icra takibini de durdurmaz. Alacaklı her türlü haciz işlemini icra müdürlüğünden talep edebilir. Ticaret Mahkemesi, takibin durdurulmasına karar veremez. Borçlu bu durumda, sadece ve sadece, icra dosya alacağının tamamını icra veznesine yatırıp, mahkemenin uygun göreceği teminatı da (Uygulamada genellikle %15) ticaret mahkemesine yatırmak suretiyle, dava sonuçlanıncaya kadar icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda tedbir talep edebilir. Mahkeme, tedbir kararı vermek zorunda da değildir.  Bu hususta takdir hakkı mahkemenindir.

Borçlu, imzaya veya borca itiraz hususunda 5 günlük süreyi kaçırmışsa, tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı incelenmeli, tebligat usulüne uygun değilse, borca itiraz dilekçesiyle birlikte tebligatın usulsüzlüğü de icra hukuk mahkemesinde dile getirilmelidir. Mahkemenin ilk yapacağı iş, itirazın 5 günlük süresinde yapılıp yapılmadığını incelemek olacaktır. Eğer itiraz süresinde değilse, bu kez tebligatın usulsüzlüğü iddiası olup olmadığına bakacak,  eğer varsa, önce tebligatın usulsüz olup olmadığı konusunu inceleyecek, usulüne uygun olduğuna kanaat getirirse, süresinde açılmadığından bahisle davayı reddedecektir. Tebligat usulsüzse ve borçlunun öğrendiğini beyan ettiği tarihe göre itiraz süresindeyse, bu kez mahkeme incelemeye geçecektir.

Uygulamada, 5 günlük itiraz süresi geçtikten sonra, usulsüz tebligata ve borca itiraza ilişkin açılan davalarda, hakim eğer esasa girip davaya devam ediyorsa, bu durum, tebligatı usulsüz kabul edeceğinin zımmen göstergesidir. Ancak her hakimin uygulaması böyle değildir.

5 günlük itiraz süresini kaçırmışsa ve tebligat de usulüne uygunda, borçlunun faydalanabileceği bir diğer imkan, gecikmiş itiraz yoludur.

Borçlu, borca itiraz ederken, sebep bildirmek zorunda değildir. Sadece “Borcum yoktur” beyanı da itiraz niteliğindedir. Ancak bu şekilde yapılacak bir itiraz, borçlu açısından sıkıntı yaratabilir.Şöyle ki;

İtiraz dilekçesinde sebep göstermeyen borçlu, icra hukuk mahkemesinde, takibe konu kambiyo senedi metninden anlaşılan itiraz sebeplerinden başka sebebe dayanamaz. İstisnası, borçlunun, ilk duruşmada zamanaşımı itirazında bulunmasıdır.

İtiraz dilekçesinde, zamanaşımı iddiasında bulunmayan borçlu, icra mahkemesindeki ilk duruşmada zamanaşımı iddiasında bulunabilir. İlk duruşma geçtikten sonra bunu ileri sürmezse, alacaklının muvafakati olmadıkça  itirazını genişletemeyeceğinden, zamanaşımı itirazında bulunma hakkını kaybeder.

Borçlu, alacaklının muvafakati olmadıkça, itiraz dilekçesinde bildirmediği ve senet metninden anlaşılmayan (imzaya itiraz, takas itirazı , yetki itirazı vs) ileri süremeyecektir.

İcra mahkemesi, borca itiraz hakkındaki incelemesini mutlaka duruşmalı olarak yapar. İcra hakiminin, evrak üzerinden duruşmasız karar vermesi mümkün değildir.

İcra dosyası vekil vasıtası ile takip ediliyorsa, icra hukuk mahkemesi, dava dilekçesini ve duruşma gününü içerir tensip zaptını alacaklı vekiline tebliğe çıkartmak zorundadır. Uygulamada mahkemelerce, sadece tensip zaptı gönderilmekte, itiraz dilekçesi, tebligata eklenmemektedir. İtiraz dilekçesini, kaleme gidip almak gerekmektedir.

Alacaklının duruşmaya gelmemesi halinde,  – duruşma davetiyesinde ihtar edilmiş olması şartıyla -İcra mahkemesi hakimi, icra takibinin geçici olarak durdurulmasına karar verir.

Geçici durdurma kararının ardından, alacaklı taraf, durdurma kararından itibaren en geç 6 ay içinde icra mahkemesine müracaatla, borçlunun ibraz ettiği belgedeki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasında bulunur ve bu iddiasını ispat ederse, mahkemece takibin devamına karar verilir.

Borçlunun duruşmaya gelmemesi halinde, alacaklı takip etmezse, dosya işlemden kaldırılır. Eğer alacaklı, duruşmaya devam edilmesini isterse, mahkemece, borçlunun yokluğunda borca itirazın incelenmesine devam olunur.

Kambiyo takibinde, yetki itirazı varsa ve borçlu veya vekili duruşmaya gelmezse, mahkeme, borca itirazdan farklı olarak, yetki itirazını taraflar gelmese de incelemek ve bu hususta karar vermek zorundadır.

Borca itirazda, her iki tarafın da gelmemesi durumunda, mahkemece dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.


Yazar: Av. Ahmet Erkan / hukukitavsiyeler.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.