Yusuf Güney ile keyifli bir söyleşi; Yüzyıllık Mühür, Darbe teşebbüsü...
Yeni albümünüz çok ilgi gördü, şarkılarınız milyonlarca kez tıklandı. Çok emek verdiğiniz albümünüzün bu kadar ilgi görmesi size nasıl hissettiriyor?
Bir insanın çok emek verdiği bir çalışmanın karşılığında güzel sonuçlar alması, beğenilmesi, küçücük bir çocuk bayramda hediye aldığında ne kadar sevinirse, o kadar sevindirici bir şey. Sonuçta bir albüm çok büyük emeklerle hazırlanıyor. Hazırlık süreci var, çalışma süreci var, klip süreci var. Çok ciddi emeklerle albüm hazırlanıyor. Yalnızca şarkı yapılıp stüdyoya girilip bitmiyor. Ben çalışma sürecinin de tamamen içindeyim, söz müzikleri kendim yapıyorum, aranjelere yardım ediyorum, haliyle çok yoğun bir tempo ve emekle albüm hazırlanıyor. Bu yoğun tempo ve çalışmanın ardından, karşılığında böyle güzel bir sonuç alınca, bayramda küçücük bir çocuğa kıyafet alırsın da sevinir ya, öyle seviniyoruz biz de… Ne güzel bir şey yapmışız, sevenlerimiz beğendi diye, çok mutlu oluyoruz, ne mutlu bize diyoruz.

Yüzyıllık Mühür dizinde İbrahim karakterini canlandırdınız. Oyunculuğunuz çok beğenildi. Oyunculuğu sevdiniz mi, devam etmeyi düşünüyor musunuz?
Benim için çok değişik bir tecrübe oldu. Böyle teklifler sıkça gelirdi bana, değerlendirme düşüncesine girmemiştim, öncelikle müzikte bir yerlere gelmem gerektiğini düşünüyordum. Daha hazır hissetmediğim için kabul etmemiştim. Ama bu sene bir yerden başlayalım diye düşündüm. Sürekli devam eden bir dizi değil, her bölüm farklı karakterin ele alındığı bir dizi, dizinin yapımcıları da çok değerli insanlar. En önemlisi de dizinin Çanakkale Zaferi’nin isimsiz kahramanlarının destansı hikayelerinin anlatılması. Tarihimizin en önemli zaferlerinden, Çanakkale Zaferi’ni anlatan bir dizideki karakteri canlandırmak, benim için çok gurur ve onur verici oldu.

Neler kattı size?
Çok ciddi şeyler kattı. Özellikle biz ses sanatçılarının odaklanma problemi vardır. Festivallerde on binlerce kişiye konser veriyoruz, hitap ediyoruz ve gözlerimiz bir yerde odaklanamaz hale geliyor, her yere bakmak, her şeyle ilgilenmek zorundasınız, gözleriniz radar gibi dolanıyor, tüm alana hakim olmak zorundasınız. Dizide ise sadece rol arkadaşlarınız ve kamera var. Odaklanma problemimi ben bu dizi sayesinde çözdüm. Bu dizi için aldığım eğitimde, işin matematiksel kısmını öğrendim.

Ben tarihimizi araştıran ve çok okuyan bir insanım. Milli tarihimiz çok büyük ve parlak zaferlerle dolu. Tarihimizi bilmek, hepimizin boynunun borcudur. Türk milleti olarak kazandığımız en önemli savaşlardan olan Çanakkale Zaferi’nin destansı hikayesinde oynamak, bana o ruhu yeniden yaşattığı için de ayrı bir gurur verdi.
Bundan sonra da oyunculuk tekliflerini değerlendireceğim.

Türkiyedeki sayılı popstarlardansınız, ancak sizi magazinde pek göremiyoruz. Bu sizin bilinçli bir tercihiniz mi?
Bu kesinlikle benim bilinçli bir tercihim. Sevenlerimizin bizi ve yaptığımız işleri takip edebilmesi için, magazin önemli bir mecraa, ancak ben magazinde sadece yaptığım işlerle bulunmaktan yanayım. Mesela, ben 4 senedir lisanslı kaptanım, kendi teknemi kendim kullanırım, teknede yaşarım, bu bence güzel bir magazin haberidir, yine 19-20 yaşından beri İngiltere’de pilotaj eğitimi aldım ve burada da devam ettirdim, ayda bir Hazerfan’a gidip uçuş yaparım, Pazar günleri Belgrad’a gidip doğayla içiçe spor yaparım. Benim için magazin haberi budur. Şu klüpten çıkarken şurada yakalandı tarzı haberler bana göre değil. Gözönünde insanlarız, yaptığımız işler, hal ve hareketlerimiz, konuşma şeklimiz, herşeyimiz çok fazla kayıt altında ve takip ediliyor. Hayranlarıma saygımdan dolayı çok dikkatli olmak zorunda hissediyorum, zaten kişilik olarak da o yaşam tarzı bana uymuyor. Herkesin kendi yaşamıdır, o tarz yaşayanlara da saygı duyuyorum; ancak ben hiçbir zaman öyle yaşamadım, yaşamayacağım. İlle magazine çıkacaksam, bir şey başarmış olup, öyle çıkmayı tercih ediyorum. En ön planda, en gözönünde ben olayım derdinde olmasam da, çok uzun süre bir şey yapmasam da tek bir şarkıyla yine kaldığım yerden devam edebileceğim potansiyele gelmişim çok şükür. Bence bunda magazine çok çıkıp yüzünü eskitmemekten ve medyaya malzeme olmamaktan da kaynaklanıyor.

Ünlü olmadan önce Londra’da yaşıyordunuz. Bazen hiç bu işlere girmeseydim diyor musunuz? Hayat size bazen çok zor geliyor mu?
Demiyorum, çünkü zorlukları da olsa, sıkıntıları da olsa, stresleri de olsa, olumsuz çok fazla şey de olsa, moral bozucu şeyler de yaşayıp çıkmaza da girsem, yaşadığım hayattan çok mutluyum. O yüzden keşke olmasaydı hiç demiyorum. Arada açmaza girsem de, sabırlı olmaya çalışıp, sıkıntılarımı kendim çözüyorum. Kendimden başka kimseyle paylaşmıyorum. 
Köklerim sağlam, temellerim sağlam, ailem her zaman yanımda, birbirimize çok bağlıyız, sürekli görüşüyoruz, hiçbir zaman kopukluk yaşamadık. 

Yemek yapmaya ilginiz ne zaman başladı? Kurslara gittiniz mi? En sevdiğiniz mutfak?
Yemek yapmaya ilgim 18 yaşında başladı. İtalyan mutfağını hep çok merak ederdim, işi öğrenmek için İngiltere’deki bir İtalyan restoranında bulaşıkçılık yapmaya başladım. Kurslara gitmedim, alaylıyım. 15 senedir yemek yapıyorum. İtalyan restoranında bir süre bulaşıkçı olarak çalıştıktan sonra, kendimi bayağı geliştirip şef oldum, 1-1,5 yıl şeflik yaptım. Ciddi bir gurmelik var. 
Dışarda yemek yemem ben mesela. Evde yapılır, evde yenir. Ancak yanımda biri varsa, biriyle dışarda yemem gerekiyorsa dışarda yerim. Eve yemek sipariş vermem mesela, o yüzden mutfağım hep doludur. 

Tatillerinizde yurtiçini mi yoksa yurtdışını mı tercih ediyorsunuz?
İngiltere’ye ailemi ziyaret etmeye gidiyorum, oradan araçla gelirken çok ilginç bir güzergâhım var. İngiltere’den bir haftada geliyorum. Londra’dan çıkarım, Dover diye bir liman şehri vardır, oradan Manş Denizi’nin altından arabayla trene binerim, denizin altından trenle geçtikten sonra Fransa kıyı şehirlerini gezerim, Cannes’dan Monte Carlo’ya geçerim, oradan İspanya’ya gidip, İspanya’yı altüst ettikten sonra Portekiz’e geçerim. Oradan gemiye biner, Casablanca’ya giderim. Böyle gezip Türkiye’ye dönerim. Sonra Türkiye tatilim başlar. Önce Bozcaada’ya giderim, birkaç gün orada kalırım. Çadırda kalırım, camping yaparım. Kumsalın üzerine çadırımı kurarım, ocağım, tüpüm herşeyim vardır orada. Konserler için kıyı şehirlerine gittiğimizde o da bir nevi tatil oluyor. Ben konserlerime bir gün önceden giderim, daha iyi hazırlanırım bu şekilde.

Bu sene ülkemizde genel bir sıkıntı olduğu için, ben de tatil yapamadım.

Ülkemizde yaşanan olaylar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Ülkemiz için çok ümitliyim. Çok zor dönemlerden geçtik. Birkaç ay daha belki zorluk çekeceğiz, ancak herşey çok güzel olacak, gidişat da onu gösteriyor. Darbe teşebbüsünü en ciddi yaşayanlardan biriyim. Evim Kuleli Askeri Lisesi’ne yakın, en büyük olaylardan birisi burada oldu biliyorsunuz, ortada ciddi bir şekilde organize edilmiş bir durum vardı, Allah bir daha yaşatmasın. Hayatta korkmam ancak hayatımda ilk kez bu kadar korktum, kendim için değil, ülkem için, milletim için gerçekten çok korktum. O kaosun içinden ülkemizin bu kadar az zararla çıkması mucizevi bir şeydir. Milletçe kenetlendiğimiz zaman önümüzde hiçbir şeyin duramayacağını gösterdi bu olay. Milletçe Kurtuluş Savaşı ruhu havasına girdik ve tüm dünya ülkemizin yıkılmayacağını görmüş oldu, dünya birleşmemizi istemiyor, çünkü birleştiğimiz zaman nasıl bir güç olduğumuz bu olayla da daha net anlaşıldı. Çok şükür bu durumun içinden kolay çıkmadık, maddi ve manevi zararlar gördük, onca insanımız şehit oldu, ancak inşallah atlatacağız, atlatıyoruz.

Ben o geceden itibaren en az 25 şehrimizde demokrasi mitingine katıldım, halkımıza destek oldum, çoğu yere haber vermeden, kendi aracımla gittim ve halkımızın nasıl kenetlendiğine ve gözlerindeki parıltıya da çok yakından şahit oldum. Ülkemizin hiçbir ülkeye benzemediğine, nasıl bir güç olduğuna da tüm dünya şahit oldu.



Hayatınızın büyük bölümünü teknede geçiriyorsunuz. Tekneyle uzaklara açıldınız mı? 
Güneye inip tüm kıyı şehirlerini teknemle gezdim. Birkaç yıl içinde güzel bir dünya turu yapmayı planlıyorum. Okyanusu aşmadığım sürece Allahın izniyle gider döneriz 

Hayvanları çok seviyorsunuz…
İki tane köpeğim var, biri kız bir erkek. İkisi de aynı cins, Japon Akita cinsi, birbirine eşler. Bir ay sonra dişi olan doğum yapacak. İnanılmaz zeki hayvanlar. Ben sokak kedilerini ve sokak köpeklerini de çok seviyor ve besliyorum. Yılan yavrusunu, fare yavrusunu bile sever misin? Ben seviyorum  Yolda küçücük bir yılan yavrusu buldum mesela, çok güzel suratı var, bebek gibi suratı var, elime alıp sevip oynadım, çok sevdim. 

Hiç hukuki sorununuz oldu mu? Hukuki sorununuz olmaması için önleyici tedbirler alıyor musunuz? İngiltere’de profesyonel çalışma hayatınız olmuş, orada hukuki bir sorunla karşılaştınız mı?
Hukuki sorunum oldu. İnternette hakkımda yalan haberler ve yorumlar yapılmıştı, onları kaldırtmak için hukuki yola başvurdum, kısa sürede çözüldü. Önleyici tedbirler almaya çalışıyoruz, ama her zaman mümkün olmuyor, bazı şeyleri öngöremeyebiliyoruz. Londra’da ise hukuki bir sorun yaşamadım.

Sizinle sohbet etmek çok güzeldi. Bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.
Özellikle yargı mensuplarımızın, avukatlarımızın takip ettiği bir platform olan HUKUKİ HABER'de yer alacak olmak benim için onur verici oldu. Çok teşekkür ederim. Çok zor süreçlerden geçtiğimiz şu dönemde, tüm yargı mensuplarımıza işlerinde kolaylıklar dilerim.

Av. Rana KONAL/hukukihaber.net
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Rahime Güner 12 ay önce

Rana cığım çok güzel bir röpörtaj olmuş kutlarım seni.Böyle donanımlı, duyarlı, hassas, sanatçılarla sohbet etmek insanı daha da mutlu kılar, ayrıca çok ta beğenirim Yusuf Güney i taa ilk şarkılarından bu yana, ayrıca sana da işinde sonsuz başarılar diliyorum, kutluyorum seni herşey istediğinden de güzel olsun...

Avatar
Atike Kurt 12 ay önce

Ranacığım, röportajı baştan sona zevle okudum harika bir röportaj olmuş. Seni içtenlikle tebrik ediyorum ve başarılar diliyorum.

Avatar
Atike Kurt 12 ay önce

Yusif Guney'i cok severim, hayatin cemberinden gecmis, hayati cok iyi bilen biri. Röportaj icin cok iyi bir secim ve seni de cok tebrik ederim canim.

Avatar
Aysegül Agaoglu 12 ay önce

Rana hanim, isinizdeki basarilarinizin yani sira donanimli ve düzgün sanatci Yusuf Guney ile guzel bir soylesi yapmissiniz, tebrikler.

Avatar
Esmen yöndem 12 ay önce

Rana hanım,başarılarınızın devamını diliyorum

Avatar
Hanife Kalaycı 12 ay önce

Rana hanım işinizdeki özverili çalışmanızın ve başarılarınızın devamını diliyorum okuması çok keyifli bir söyleşi olmuş.

Avatar
Sevgi Yucel 12 ay önce

Internette Hukuki Haberi takip ederken gordum roportajinizi..Basarili avukatimla basarili sanatci biraraya gelince guzel bir soylesi olmus..zevkle okudum..

Avatar
Cansin Yilmaz 12 ay önce

Ulkemizin boyle sanatcilara ihtiyaci var...