Abdülkadir Aksu: CHP\'nin önerisi \'şark kurnazlığı\'

Abdülkadir Aksu, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi.

TBMM Anayasa Komisyonunda görüşülmeye başlanan Anayasa değişikliği teklifine değinen Aksu, \"Son sekiz yılda görmeye alışık olduğumuz manzara bir kez daha kendisini tekrar ediyor. İktidar partisi, bir adım atmak istiyor, karşısındaki muhalefet de \'ne gereği vardı, böyle iyiydik\' diyerek onu engellemeye çalışıyor. Modern demokrasilerde muhalefet, halkın teveccühünü alıp iktidara gelebilmek için iktidardan daha ileri olduğunu ispatlamaya çalışır ve çıtayı daima daha yükseğe taşımak için çaba gösterirken bizde başta CHP olmak üzere muhalefet; statükoyu şiar edinir ve \'aman ha, kıpırdama, ona dokunma, buna yaklaşma, şunun yanından bile geçme, mümkünse otur, iş yapma\' havasındadır\" dedi.

\"Dünyanın tersini yapmayı yöntem olarak görürler. Karşı olmayı özgünlük olarak görürler. Neyin karşısında olduklarını bilirler ama neyin yanında olduklarını bir türlü söylemezler. En büyük faaliyetleri, iktidarın icraatlarına engel olmaktır. Seçimde halkın karşısına gelecekte yapacaklarıyla değil, geçmişte yaptırmadıklarıyla çıkmayı tercih ederler\" diyen Aksu, \"Bir türlü Mersin\'e gitmezler, hep tersinedirler. Milletin önüne seçenek koymaktan ziyade, olanı karalamayı iş zannederler. Tutarlı olmak gibi bir kaygıları yoktur. Dün söyledikleriyle bugün yaptıklarıyla uyumlu olması gibi bir hassasiyetleri de maalesef yoktur. Dün \'bu Meclis Anayasa değişikliği yapamaz\' derken, Bugün \'şunları yapabilir ama şunları asla yapamaz\' diyebilirler. Anayasa\'nın değiştirilemez maddelerine, kendi çaplarında hayali eklemeler yaparlar\" ifadelerini kullandı.

\"Sorunlar etrafında değil, çözümler etrafında bir araya gelelim\"

Muhalefet partilerinin, Anayasa\'nın işlerine gelen maddelerine dokunulmazlık atfettiklerini ve demokrasinin gireceği ve giremeyeceği alanlar olduğuna inandıklarını kaydeden Aksu, CHP\'nin hala tek parti döneminin nostaljisi içinde \"memlekete ne gelecekse onu da biz getiririz, bir gün memlekete demokrasi gerekirse onu da biz getiririz\" yaklaşımı içinde olduğunu öne sürdü.

Abdülkadir Aksu, \"Onlara göre AK Parti çizmeyi aşmıştır. AK Parti çizmeyi aşmıştır çünkü tek başına iktidara gelmiştir, üstelik bunu da tekrarlamıştır. Onlara göre AK Parti, artık çok olmaya başlamıştır. Türkiye\'yi Avrupa Birliğine üye yapma yolunda köklü adımlar atmıştır ve müzakere sürecini başlatmıştır. Türkiye, AK Parti ile AB yolunda ilerlerken bu yetmezmiş gibi bir de komşularıyla ve bölgesiyle ilişkilerini geliştirmektedir. Çevresiyle \'sıfır sorun\' politikası izlemektedir. Muhalefetimiz, \'Hiç öyle şey olur mu? İllaki sorun olsun, illaki etrafında kenetlenilecek bir sorun olsun\' demektedir. Biz de diyoruz ki sorunlar etrafında değil, çözümler etrafında bir araya gelelim\" dedi.

\"Onlara göre kınanacak işler yapıyoruz. Eşsiz bir muhalefetimiz var; darbeyi yapanlara, yapmaya çalışanlara değil, darbeyi engelleyenlere çatıyorlar. Türkiye\'yi on yılda bir darbe yapılan bir ülke olmaktan çıkarmak başlı başına bir eleştiri sebebi olabiliyor. Ekonomisi her beş senede bir kriz geçiren bir ülke olmaktan Türkiye\'yi kurtarmak bir takdir sebebi olmuyor, tam tersine \'IMF\'ye muhtaç değiliz\' dediğimiz için eleştiriliyoruz. Evet haddimizi aşıyoruz\" diyen Aksu, \"İçine kapanık, kendi kısır gündemine kilitlenen bir ülke olmak yerine dışa açılıp, dünyayla meşgul oluyoruz. Orta Asya ile Orta Doğu ile Atlantik ötesiyle ilgilenmek gibi bir hata yapıyoruz. Nevi şahsına münhasır muhalefetimize göre bizim suçumuz; sıradan olmamak, değişimci olmaktır\" şeklinde konuştu.

Hüsrev Kutlu\'nun kişisel görüşü

Muhalefete göre, darbe sonucu yapılan anayasaların iyi, halkın temsilcilerinin yaptıklarının ise kötü olduğunu belirten Aksu, muhalefetin \"darbeciler Anayasa yapabilir ama milletvekilleri yapamaz\" yönünde bir yaklaşım gösterdiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

\"Samimiyetle ifade ediyorum ki bu içler acısı durum bizi derinden üzmektedir. Demokrasiyi yaşatmanın yolu, demokratlıktan geçer. Demokratlık söylevle lafla olmaz, duruşla olur. Rahat zamanlardan ziyade, kritik zamanlarda alınan tutumlar anlamlıdır. Demokrat olunup olunmadığı hava günlük güneşlikken değil, yağmur yağdığında belli olur. Şu bir gerçektir ki CHP demokrasi sınavından bir kez daha çakmıştır. Buradan ana muhalefete bir hatırlatmada bulunmak istiyorum; Atatürk, ambleminizdeki o altı oku demokrasiyi kurmak ve yaşatmak için koymuştu.

Oysa bugün CHP\'yi yönetenler o oklarla demokrasiyi vurmaya soyunuyorlar. Meclisi işlevsizleştirmeye çalışıyorlar. Partilerin yaşamasını, engellemeye çabalıyorlar. Demokrat olmadan Cumhuriyetçi olduğunu iddia etmek, harfleri bilmeden yazarlık yapmaya benzer. Muhalefette kalmanın sebebini kendilerinde değil de millette arayanlar, girdikleri her seçimde hüsrana uğramaya mahkumdur. AK Parti olarak ülkemizi ve aziz milletimizi her alanda, hak ettiği yaşam kalitesine kavuşturma mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir.\"

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Abdülkadir Aksu, \"Bugün bir gazetede milletvekiliniz Hüsrev Kutlu\'nun bir açıklaması yayımlandı.

CHP Genel Başkanı Baykal\'ın Anayasa değişikliği teklifindeki üç maddenin birleştirilebileceği yönündeki önerisi vardı. Hüsrev Kutlu da bu önerinin makul olduğunu söyledi. Bu konudaki düşüncenizi alabilir miyiz?\" sorusuna, \"Şimdi tabii bu milletvekili arkadaşımızın kendi şahsi görüşüdür. Biz parti olarak o görüşte olmadığımızı ve hatta bu önerinin bir \'şark kurnazlığı\' olduğunu da ifade etmiştik. Bizim maksadımız üzüm yemek diyoruz, bağcı dövmek değil. Onların maksadı da bağcı dövmek. Onun için bunu biz bu şekilde değerlendiriyoruz. Bu teklifi yapan partinin, yani \'ayıralım, ayrı ayrı referanduma gitsin\' diyenlerin geçmişte buna şiddetle itiraz ettiklerini de biliyoruz. 1987 yılında rahmetli Özal bir Anayasa değişikliği teklifi gündeme getirdi ve \'ayıralım maddeleri\' önerisine şiddetle karşı çıkılmıştı\" yanıtını verdi.

Cnn Türk


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.