AK Parti'den HSYK yasası teklifi
Teklifle, noterlerin işlemlerini elektronik ortamda yapabilmeleri için uyum düzenlemesi yapılıyor. Buna göre noterler, elektronik ortamda güvenli elektronik imza kullanılarak da yapılabilecek. Ancak, düzenleme şeklinde yapılması zorunlu tutulan işlemler ile irade beyanlarının alınmasına ilişkin işlemlerde güvenli elektronik imza kullanılabilmesi için ilgililerin noter huzurunda olmaları gerekecek.

 Yargıtay Kanunu'nda yapılan değişiklikle, Yargıtay'da yeteri kadar tetkik hakimi bulunacak. Tetkik hakimleri, meslekte en az 5 yılını fiilen doldurmuş adli yargı hakim ve Cumhuriyet Savcıları arasından HSYK tarafından atanacak.

 Mesleğinde en az 2 yıl fiilen çalışmış avukatların hakimlik ve savcılık adaylığı sınavına girebilmelerine imkan tanınıyor., Bu konuda 5 yıllık fiili çalışma süresi kısaltılıyor. Hakim ve savcı adaylığına atanabilmek için "giriş sınavının yapıldığı tarih itibarıyla 35 yaşını doldurmamış olmak" şartı, "giriş sınavının yapıldığı ocak ayının 1'inci günü itibarıyla 35 yaşını doldurmamış olmak" şeklinde değiştiriliyor.

 Mesleğe kabul edilenlere HSYK tarafından verilen kimlik kartı, tüm resmi ve özel kuruluşlarca resmi kimlik olarak kabul edilecek.

 Teklifle, Adalet Bakanlığı Yurtdışı Teşkilatı kuruluyor. Adalet Bakanlığı teşkilatı; merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatı ile bağlı kuruluşlardan meydana gelecek. Yurt dışı teşkilatında yer alan Adalet Müşavirliği kadrolarına, hakimlik ve savcılık mesleğinde fiilen en az 5 yıl görev yapmış ve üstün başarısı ile yurt dışı hizmetlerinde yararlı olacağı anlaşılmış bulunanlar arasından atama yapılacak. Misyon şefleri; adalet müşavirlerinin sicil amiri olmayacak. Yurt dışı sürekli görev süresi 3 yıl olacak. Bu süre hizmetin gerektirdiği hallerde Adalet Bakanı'nın onayıyla bir yıla kadar uzatılabilecek. Görev süresi sona erenler tekrar atanabilecek.

 Türkiye'deki veya Yükseköğretim Kurulu tarafından denkliği kabul edilen yurt dışındaki üniversitelerin lisans düzeyinde eğitimini başarıyla bitirenlerden ilgili ülke vatandaşlığına sahip olanlar ile süresiz oturma ve çalışma izni bulunanlar, Bakanlıkça mahallinden sözleşmeli statüde istihdam edilebilecek. Hakimler ve Savcılar Kanunu uyarınca dış temsilciliklerde görevlendirilmiş olup halen bu görevde bulunanlar, Adalet Müşavirliği kadrolarına atanmış sayılacak.

TEHDİDİN CEZASI ARTIRILIYOR

 Teklifle, Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nda (CMK) önemli değişiklikler yapılıyor. Hürriyete karşı suçlar bölümündeki "tehdit" maddesi yeniden düzenleniyor.

 Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, hürriyetine, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit eden kişi mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılacak.

 Tehdidin; kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle ve kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle yapılması halinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilecek.

 Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "şüpheli veya sanıkla ilgili arama" maddesinde yapılan değişiklikle, "yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda somut delillere dayalı kuvvetli şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir" ifadesindeki "somut delillere dayalı kuvvetli" ibaresi, "makul" olarak değiştiriliyor.

EL KOYMANIN KAPSAMI GENİŞLETİLİYOR

 Taşınmazlara, hak ve alacaklara el koymanın kapsamı genişletiliyor. TCK'da "Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar" başlığında sayılan "silahlı örgüt" veya "örgüte silah sağlama" suçundan elkoyma kararı verilirken; "Anayasayı ihlal", "yasama organına karşı suç", "hükümete karşı suç", "Hükümete karşı silahlı isyan", "silahlı örgüt", "silah sağlama" ve "suç için anlaşma" soruşturmalarında el koyma kararı verilebilecek.

 Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada iletişimin tespitine ağır ceza mahkemeleri yerine sulh ceza hakimlikleri veya yargılamayı yapan mahkemelerce karar verilecek.

Şüpheli ve sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespiti, soruşturma aşamasında hakim; kovuşturma aşamasında mahkeme kararına istinaden yapılacak. Kararda, yüklenen suçun türü, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, telefon numarası veya iletişim bağlantısını tespite imkan veren kodu ve tedbirin süresi belirtilecek.

 Devletin güvenliğine karşı ve anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlarda; "dinleme ve kayda alma", "gizli soruşturmacı görevlendirme", "teknik araçla izleme" mümkün olabilecek.

MÜDAFİNİN DOSYAYI İNCELEME YETKİSİ

Müdafinin dosya içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek alması, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hakim kararıyla bu yetkisi kısıtlanabilecek.

 Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında, kısıtlama uygulanmayacak.

 Müdafi, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilecek; bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilecek.

 Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda, Cumhuriyet savcısı soruşturmanın yapıldığı yer sulh ceza hakiminden de karar alabilecek.

ADLİ YIL AÇILIŞ TÖRENİ KALDIRILIYOR

 Yargıtay Kanunu'nda öngörülen "Adli Yılın Açılışı"na ilişkin düzenleme yürürlükten kaldırılıyor. Maddede, "Her adli yıl Ankara'da bir törenle açılır. Yargıtay Birinci Başkanı bir konuşma yapar. Açılış konuşmasının metni ve tören gündemi üzerinde daha önceden Başkanlar Kurulunun düşüncesi alınır" düzenlemesi yer alıyordu.

 Hakim ve savcı adaylığı dönemi sonunda yapılan yazılı sınavda başarılı olduğu halde Kurul tarafından mesleğe kabul edilmeyenler, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 60 gün içinde, mesleğe kabul edilmeleri talebiyle Kurulun ilgili dairesine başvurabilecek.

 HSYK 1. Dairesi'nin; Türkiye Adalet Akademisi tarafından yapılan planlamaya ve alınan taleplere uygun olarak eğitim programlarına katılmaya izin verme yetkisi de yürürlükten kaldırılıyor.

 Teklifle, Adalet Bakanlığı'na yurtdışı teşkilatı için Adalet Müşaviri olarak 30 kadro tahsis ediliyor.

HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR

KANUN TEKLİFİ

MADDE 1- 18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 4/a maddesinin ikinci fıkrasına "son hal kağıdında" ibaresinden sonra gelmek üzere henüz hal kağıdı düzenlenmemiş ise Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenen son teftiş raporunda" ibaresi eklenmiştir.

MADDE 2- 1512 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Boşalan, açılan veya dördüncü sınıftan üçüncü sınıfa geçirilen noterlikler, Resmi Gazete'de ilan olunur."

MADDE 3- 1512 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "son" ibaresi "Resmi Gazete'de" şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 4- 1512 sayılı Kanunun 27 nci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Atama yapılırken, aynı sınıftan noterlerin meslekteki kıdemleri esas alınır. Kıdemde eşitlik halinde Adalet Bakanlığınca verilen noterlik belge sıra numarası önce olan tercih edilir."

MADDE 5- 1512 sayılı Kanunun 59 uncu maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "Hasta noterler Cumhuriyet savcılığı kanalı ile Hükümet tabiplerinden veya Devlet hastanesi doktorlarından" ibaresi, "Noterler, hastalıkları nedeniyle" şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 6- 1512 sayılı Kanunun 193 üncü maddesinde yer alan "116" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve 198/A" ibaresi eklenmiştir.

MADDE 7- 1512 sayılı Kanunun 198 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

"Elektronik işlemler:

MADDE 198/A- Bu kanunda öngörülen işlemler, elektronik ortamda güvenli elektronik imza kullanılarak da yapılabilir. Ancak, düzenleme şeklinde yapılması zorunlu tutulan işlemler ile irade beyanlarının alınmasına ilişkin işlemlerde güvenli elektronik imza kullanılabilmesi için ilgililerin noter huzurunda olmaları gerekir.

Elektronik ortamda güvenli elektronik imza kullanılarak noter huzurunda veya huzurda olmadan yapılabilecek noterlik işlemleri ile 15/1/2004 tarihli ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununda tanımlanan zaman damgası kullanılmasının zorunlu olduğu noterlik işlemleri yönetmelikle düzenlenir. Belirlenen bu noterlik işlemlerine ilişkin tüm bilgi ve belgeler güvenli elektronik imzayla elektronik ortamda işlenebilir, saklanabilir ve gerektiğinde ilgili diğer kişi veya kurumlara elektronik ortamda gönderilebilir. Ayrıca 61 inci maddede düzenlenen tespit işleri güvenli elektronik imza ile elektronik ortamda da yapılabileceği gibi aynı usulle elektronik ortamdaki durum, görüntü, işlem veya benzeri her

türlü verinin tespiti de yapılabilir.

Noterler tarafından yapılan tüm işlemlere dair bilgi ve belgeler Türkiye Noterler Birliğinin Bilişim Sisteminde kaydedilir ve saklanır. Bu bilgi ve belgeler, mevzuat çerçevesinde yetkili kişi ve kurumlarla paylaşılabilir. Bu şekilde bilgi ve belgelerin saklanması ve paylaşılması 55 inci maddedeki evrak ve defterlerin gizliliği hükümlerine aykırılık teşkil etmez. Güvenli elektronik imza ile imzalanmış belgelerde kanunlarda belirtilen mühürleme işlemi uygulanmaz ve ayrıca suret aranmaz. Güvenli elektronik imza ile oluşturulan belge, talep edilmedikçe ayrıca fiziki olarak düzenlenmez. Elektronik ortamdan fiziki örnek çıkartılması gereken hallerde belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek noterlikçe imzalanır ve mühürlenir. Güvenli elektronik imza ile imzalanmış belgenin elle atılan imzalı suretiyle çelişmesi halinde, noterlerin kullandığı bilişim sisteminde kayıtlı olan güvenli elektronik imzalı belge esas alınır.

Noterlik işlemlerinin elektronik ortamda yapılması sırasında işlenen kişisel verilerin korunması ve bilgi güvenliğinin sağlanması için gerekli tedbirler alınır.

Elektronik ortamda yapılacak noterlik işlemlerine ilişkin ücretler, 112 nci maddeye göre düzenlenecek tarifede gösterilir.

İkinci fıkra uyarınca elektronik ortamda yapılabilecek bir noterlik işleminin bir belgeye dayanması halinde; belge sureti, taraflar, vekilleri veya temsilcileri tarafından güvenli elektronik imza ile imzalanarak elektronik ortamda notere gönderilebilir. Ancak belge aslının fiziki olarak ibrazının zorunlu olduğu hallerde, elektronik ortamda yapılan başvuru sonrasında belge aslı yönetmelikte belirlenen süre içinde notere ibraz edilir.

Birlik, noter odaları ve noterlik personeli ile noterlere dağıtılacak nitelikli elektronik sertifikalar, Türkiye Noterler Birliği tarafından temin edilerek dağıtılır.

Noterlik işlemlerinin elektronik ortamda yapılmasına, saklanmasına ve paylaşılmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte düzenlenir.

Yabancı memleketlerde, noterlik işlemlerinin elektronik ortamda yapılması için sağlanması gerekli olan teknik ve idari şartlara dair usul ve esaslar yönetmelikte düzenlenir.

Bu madde kapsamında hazırlanacak yönetmelik, Dışişleri Bakanlığı, Türkiye Noterler Birliği ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun görüşleri alınarak, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılır."

MADDE 8- 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 45 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

"h. İdari yargıda beş yıl süreyle görev yapmış hakim veya savcılar ile Cumhurbaşkanı tarafından seçilmiş Danıştay üyelerinden hukuk fakültesi mezunu olmayanlar, talepleri halinde Yükseköğretim Kurulu tarafından, mevcut kontenjanlara ilave olarak hukuk fakültelerine sınavsız olarak yerleştirilir. Bu bendin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu tarafından birlikte belirlenir."

MADDE 9- 4/2/1983 tarihli ve 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 36 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirmiştir.

" Yargıtayda yeteri kadar tetkik hakimi bulunur. Tetkik hakimleri meslekte en az beş yılını fiilen doldurmuş adli yargı hakim ve Cumhuriyet savcıları arasından Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca atanır."

MADDE 10- 24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiş; (k) bendinde yer alan "beş" ibaresi "iki" ve "tarih" ibaresi "yılın Ocak ayının birinci günü" şeklinde

değiştirilmiştir.

"Giriş sınavının yapıldığı yılın Ocak ayının birinci günü itibariyle otuzbeş yaşını doldurmamış olmak."

MADDE 11- 2802 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Mesleğe kabul edilenlere Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca verilen kimlik kartı, tüm resmi ve özel kuruluşlarca resmi kimlik olarak kabul edilir."

MADDE 12- 2802 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına "Adalet Müfettişlerine," ibaresinden sonra gelmek üzere "Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Müfettişlerine ve Bakanlık iç Denetçilerine" ibaresi, beşinci fıkrasına "ödeme yapılanlara;" ibaresinden sonra gelmek üzere "yabancı dil tazminatı hariç," ibaresi ve maddeye beşinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş; mevcut altıncı fıkrada yer alan "vergiye" ibaresi "vergi ve kesintiye" şeklinde değiştirilmiştir.

"Yargıtay Birinci Başkanı, Danıştay Başkanı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay Başsavcısı, Yargıtay Birinci Başkanvekilleri, Danıştay Başkanvekilleri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay ve Danıştay daire başkanları, Adalet Bakanlığı Müsteşarı, Yargıtay ve Danıştay üyeleri, birinci sınıf hakim ve savcılar, birinci sınıfa ayrılmış hakim ve savcılar ve diğer hakim ve savcılara 15.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ek tazminat ödenir. Bu Kanuna tabi olan hakim ve savcılardan Anayasa Mahkemesinde görev yapanlara ödenen aylık ek ödenek ve Uyuşmazlık Mahkemesinde görev yapanlara ödenen ödenek ile bu fıkrada belirlenen ek tazminattan yalnızca biri ve yüksek olanı ödenir."

MADDE 13- 2802 sayılı Kanuna 112 nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

"Silah Edinme:

MADDE 112/A - Hakim ve savcılar, Emniyet Genel Müdürlüğünce, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun ek 8 inci maddesi uyarınca temin edilen yerli veya ithal tabancaları, bedeli mukabilinde, zati silah olarak satın alabilirler. Bu silahlar ile ilgili muameleler her türlü vergi, resim, harç ve resmi kuruluşlara ait ardiye ücretinden muaftır."

MADDE 14- 2802 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

"GEÇİCİ MADDE 19- Adli yargı hakim ve Cumhuriyet savcıları ile idari yargı hakim ve savcıları hakkında 14/2/2005 tarihinden 1/9/2013 tarihine kadar işlenmiş fiillerden dolayı verilmiş olan uyarma, aylıktan kesme, kınama ve kademe ilerlemesini durdurma cezaları bütün sonuçları ile affedilmiştir.

Af kapsamına giren disiplin cezalarının verilmesini gerektiren fiillerden dolayı, ilgililer hakkında disiplin inceleme, soruşturma ve kovuşturması yapılmaz; devam etmekte olan disiplin inceleme, soruşturma ve kovuşturmaları işlemden kaldırılır; kesinleşmiş olan disiplin cezaları uygulanmaz.

14/2/2005 tarihinden 1/9/2013 tarihine kadar işlenen ve Kanunun 67 nci maddesi ile (e) ve (f) bentleri hariç 68 inci maddesi uyarınca verilip kesinleşmiş bulunan disiplin cezaları, hakkında ceza tertip olunanın, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış gün

içinde başvurusu üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunca incelenir.

Yapılan inceleme sonunda Genel Kurul, başvurunun reddine karar verebileceği gibi önceki kararın kaldırılmasına veya eyleme uyan alt bir disiplin cezasına karar verebilir. Genel Kurul tarafından verilen bu kararlara karşı, Başkan veya hakkında ceza tertip olunan, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde, Genel Kuruldan yeniden inceleme talebinde bulunabilir. Yeniden inceleme talebi üzerine verilen kararlar kesindir.

Disiplin cezaları affedilenlerin sicil dosyalarındaki bu disiplin cezalarına dair kayıtlar, ilgililerin müracaatı aranmaksızın hükümsüz kalır ve dosyalarından çıkarılır.

Disiplin cezalarının affı, ilgililere geçmiş süreler için özlük hakları ve parasal yönden herhangi bir talep hakkı vermez."

MADDE 15- 29/3/1984 tarihli ve Adalet Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Adalet Bakanlığı teşkilatı, merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatı ile bağlı kuruluşlardan meydana gelir."

MADDE 16- 2992 sayılı Kanunun Üçüncü Kısmının başlığı "Taşra ve Yurt Dışı Teşkilatı ile Bağlı Kuruluşlar" şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 17- 2992 sayılı Kanunun 25 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

"Yurt Dışı Teşkilatı

MADDE 25/A- Bakanlık, 13/12/1983 tarihli ve 189 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Yurtdışı Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararname esaslarına uygun olarak yurt dışı teşkilatı kurmaya yetkilidir.

Yurt dışı teşkilatında yer alan Adalet Müşavirliği kadrolarına, hakimlik ve savcılık mesleğinde fiilen en az beş yıl görev yapmış ve üstün başarısı ile yurt dışı hizmetlerinde yararlı olacağı anlaşılmış bulunanlar arasından atama yapılır.

Misyon şefleri; adalet müşavirlerinin sicil amiri değildir.

Yurt dışı sürekli görev süresi üç yıldır. Bu süre hizmetin gerektirdiği hallerde Bakanın onayıyla bir yıla kadar uzatılabilir. Görev süresi sona erenler tekrar atanabilir.

Türkiye'deki veya Yükseköğretim Kurulu tarafından denkliği kabul edilen yurt dışındaki üniversitelerin lisans düzeyinde eğitimini başarıyla bitirenlerden ilgili ülke vatandaşlığına sahip olanlar ile süresiz oturma ve çalışma izni bulunanlar, Bakanlıkça mahallinden sözleşmeli statüde istihdam edilebilir. Bunlara, ilgili ülkede sürekli görevle bulunan ve 9 uncu derecenin 1 inci kademesinden aylık alan bekar meslek memuruna ödenmekte olan yurt dışı aylığının yüzde seksenini geçmemek üzere Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilecek tutarda ödeme yapılır. Bu kapsamda istihdam edilecek personelin sayısı, nitelikleri, seçim usul ve esasları, görev yerleri ve süreleri, izinleri, görevlerinin sona erdirilmesi ve verilecek iş sonu tazminatı ile bu fıkranın uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Adalet Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir."

MADDE 18- 2992 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

"GEÇİCİ MADDE 9- 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 50 nci maddesi uyarınca dış temsilciliklerde görevlendirilmiş olup halen bu görevde bulunanlar, bu kanunla düzenlenen adalet müşavirliği kadrolarına atanmış sayılır."

MADDE 19- 23/7/2003 tarihli ve 4954 sayılı Türkiye Adalet Akademisi Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aşağıdaki cümle eklenmiştir.

"Bu bende göre görevlendirilenler, ders verdikleri günlerde izinli sayılırlar."

MADDE 20- 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 106 ncı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasına (d) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bentler eklenmiştir.

"(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, hürriyetine, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit eden kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır."

"e) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,

f) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,"

MADDE 21- 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 116 ncı maddesinde yer alan "somut delillere dayalı kuvvetli" ibaresi "makul" şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 22- 5271 sayılı Kanunun 128 inci maddesinin ikinci fıkrasının (17) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"17. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 311, 312,

313.314.315.316) ,"

MADDE 23- 5271 sayılı Kanunun 135 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alem "tespit edilebilir," ibaresi yürürlükten kaldırılmış, beşinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve diğer fıkra numaraları buna göre teselsül ettirilmiş, sekizinci fıkrasının (14) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, bu bentten sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve diğer alt bent buna göre teselsül ettirilmiştir.

"(6) Şüpheli ve sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespiti, soruşturma aşamasında hakim, kovuşturma aşamasında mahkeme kararına istinaden yapılır. Kararda, yüklenen suçun türü, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, telefon numarası veya iletişim bağlantısını tespite imkan veren kodu ve tedbirin süresi belirtilir."

"14. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 305, 306, 307, 308),

15. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 311, 312,

313.314.315.316) ,"

MADDE 24- 5271 sayılı Kanunun 139 uncu maddesinin yedinci fıkrasının (3) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve bu bentten sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiştir.

"3. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 305, 306, 307, 308),

4. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 311, 312, 313,

314,315,316),

MADDE 25- 5271 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (11) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, bu bentten sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve diğer bent buna göre teselsül ettirilmiştir.

"11. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 305, 306, 307, 308),

12. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 311, 312,

313,314,315,316),"

MADDE 26- 5271 sayılı Kanunun 153 üncü maddesinin yürürlükten kaldırılan iki, üç ve dördüncü fıkraları aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

"(2) Müdafiin dosya içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek alması, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine, hakim kararıyla bu yetkisi kısıtlanabilir.

(3) Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında, ikinci fıkra hükmü uygulanmaz.

(4) Müdafi, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir; bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilir."

MADDE 27- 5271 sayılı Kanunun 162 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"(2) Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı soruşturmanın yapıldığı yer sulh ceza hakiminden de karar alabilir."

MADDE 28- 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

"GEÇİCİ MADDE 9- (1) 1/9/2019 tarihine kadar, asliye ceza mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmaz ve katılma hususunda Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaz. Ancak, verilen hükümler ile tutuklamaya veya salıverilmeye ilişkin kararlara karşı Cumhuriyet savcısının kanun yoluna başvurabilmesi amacıyla dosya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir."

MADDE 29- 11/12/2010 tarihli ve 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasına (g) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve diğer bent buna göre teselsül ettirilmiştir.

"ğ) Türkiye Adalet Akademisi tarafından meslek içi eğitim programlarına katılmasına karar verilen hakim ve savcılara ilişkin iş ve işlemleri yürütmek."

MADDE 30- 6087 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi ile geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrası ve 2797 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 31- 6087 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir

GEÇİCİ MADDE 6- (1) Hakim ve savcı adaylığı dönemi sonunda yapılan yazılı sınavda başarılı olduğu halde Kurul tarafından mesleğe kabul edilmeyenler, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış gün içinde, mesleğe kabul edilmeleri talebiyle, Kurulun ilgili dairesine başvurabilirler.

MADDE 32- 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu, 2914 Sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet Memurları ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı ve Kıdem Aylığı ile Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelin 5 inci sırasına "Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkan Yardımcısı" ibaresinden sonra gelmek üzere ", Adalet Bakanlığı Bakanlık Yüksek Müşavirleri" ibaresi eklenmiştir.

MADDE 33- Ekli (1) sayılı listede yer alan kadrolar ihdas edilerek 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (II) sayılı cetvelin Adalet Bakanlığına ait bölümüne eklenmiştir.

MADDE 34- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 35- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

(1) SAYILI LİSTE (II) SAYILI CETVEL

KURUMU

: ADALET BAKANLIĞI

TEŞKİLATI

: YURT DIŞI

İHDAS EDİLEN KADROLARIN (MESLEK MENSUPLARI)

UNVANI

DFRFCFSt SERBEST DERECESİ kadro ADEDİ

TOPLAM

Adalet Müşaviri

2

10

10

Adalet Müşaviri

4

10

10

Adalet Müşaviri

5

10

10

TOPLAM

30

30

Teklifle, yargının sorunlarının çözümü amacıyla hakim ve savcıların özlük haklarında bir takım iyileştirmeler yapılmaktadır. Noterlik Kanununun bazı hükümleri

güncellenmektedir. Ceza uygulamasında ortaya çıkan sorunların çözümü amacıyla bazı koruma tedbirleri ile usule ilişkin hükümlerde değişiklik öngörülmektedir.

İdari yargıda görev yapan hakim ve savcılardan hukuk fakültesi mezunu olmayanların, belirli bir süre mesleği icra etmeleri şartıyla sınavsız olarak hukuk fakültelerine kayıt yaptırabilmelerine imkan sağlanmaktadır.

Hakim ve savcılar hakkında bazı disiplin cezalan bakımından af getirilmektedir

Öte yandan Türkiye Adalet Akademisi tarafından yürütülen eğitim faaliyetlerinin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla ilgili kanunlarda değişiklikler

yapılmaktadır.

Adalet Bakanlığının yurt dışı teşkilatının kurulabilmesi için 189 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen yetkinin alınabilmesi için düzenleme yapılmaktadır.

MADDE 1- Maddeyle, Noterlik Kanununun 4/a maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Noterin ikinci ve üçüncü sınıftaki asgari hizmet süresi dört yıldır. Noterin sınıfının yükseltilebilmesi için, bu süre içinde Adalet müfettişi tarafından, ilgili noter hakkında olumlu hal kağıdı düzenlenmiş olması da gerekmektedir. Uygulamada her noter hakkında süresi içinde hal kağıdı düzenlenememektedir. Bunun sonucu olarak bazı noterler süresini doldurmasına rağmen, hakkında hal kağıdı bulunmadığından sınıfı yükseltilememektedir. Bununla birlikte noterler görev yaptıkları yerin bağlı bulunduğu Cumhuriyet savcısı tarafından her yıl teftiş edilmektedir. Yapılan değişiklikle, hakkında hal kağıdı düzenlenememiş noterlerin sınıfının yükseltilmesi konusunda, Cumhuriyet savcısı tarafından tanzim edilen son teftiş raporunun esas alınması öngörülmekte ve yaşanan mağduriyetlerin bu şekilde giderilmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 2- Maddeyle, Noterlik Kanununun 22 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Boşalan, açılan veya dördüncü sınıftan üçüncü sınıfa geçirilen noterliklerin, noterin bulunduğu yerde, İstanbul, Ankara ve Adalet Bakanlığınca uygun görülecek diğer yerlerde çıkan birer gazetede ilanına yönelik uygulamadan vazgeçilmekte, söz konusu ilanın sadece Resmi Gazete'de yapılması hükme bağlanmaktadır. Böylece gereksiz masraf ve zaman kaybının önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

MADDE 3- Teklifle Noterlik Kanununun 22 nci maddesinde yapılan değişikliğe uyum sağlanması amacıyla, aynı Kanunun 24 üncü maddesinde de değişiklik yapılmaktadır.

MADDE 4- Maddeyle, Noterlik Kanununun 27 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Maddenin mevcut ikinci fıkrasına göre, atama yapılırken noterlerin kıdemlerinde eşitlik olması halinde çok sayıda kriter dikkate alınmaktadır. Yapılan değişiklikle, atama yapılırken noterlerin kıdemlerinde eşitlik olması halinde Adalet Bakanlığınca verilen noterlik belge sıra numarası önce olanın tercih edilmesi sağlanmaktadır. Böylece atamalar daha kolay ve kısa bir süre içinde yapılabilecektir.

MADDE 5- Maddeyle, Noterlik Kanununun 59 uncu maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Buna göre, noterlerin doktora, Cumhuriyet savcılığı kanalıyla gidebilmeleri zorunluluğu kaldırılarak, diğer kamu görevlileri ile aynı uygulamaya tabi tutulmaları amaçlanmaktadır.

MADDE 6- Maddeyle noterlerin işlemlerini elektronik ortamda yapabilmeleri için uyum düzenlemesi yapılmaktadır.

MADDE 7- Maddeyle, noterler tarafından yürütülecek elektronik işlemlere ilişkin çerçeve düzenleme yapılmaktadır.

MADDE 8- Anayasanın 125 inci maddesi gereğince idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açık olup, idari uyuşmazlıkları çözmekle görevli olan idari yargı hakim ve savcıları; hukuk fakültesinden veya hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat ve maliye alanlarında eğitim veren en az dört yıllık yükseköğrenim kurumlarından mezun olan adaylar arasından, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan ve anayasa hukuku, idare hukuku, hukuk yargılama usulü, borçlar hukuku, medeni hukuk, ceza hukuku ve vergi hukukunun yanı sıra maliye ve ekonomi

konularını da kapsayan alan bilgisi sorularından oluşan yazılı yarışma sınavıyla seçilmektedirler.

Anılan sınavda başarılı olan adaylar mülakat sınavına tabi tutulmaktadırlar. Bu şekilde sınırlı sayıda seçilen idari hakim adayları, iki yıllık hakim adaylığı sürecinde Türkiye Adalet Akademisinde teorik, idari mahkemelerde ve Danıştayda uygulamaya yönelik meslek öncesi eğitimlerini tamamladıktan sonra, tekrar yazılı yeterlik sınavına alınmakta, bu sınavda da başarılı olmaları halinde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından mesleğe kabulleri yapılmaktadır.

Tüm dünyada yaşanan gelişmelere paralel olarak yenilenen toplumsal dinamiklerin gereklerine uygun ve evrensel standartlarda bir adalet sistemi kurulması ve geliştirilmesi nihai amaçtır. Bu kapsamda halen idari yargı alanında hakimlik ve savcılık yapmakta olup, esasen hukuk fakültesinde verilen teorik bilgilere ilaveten uygulamaya yönelik birikime de sahip oldukları halde hukuk fakültesi diploması bulunmayanların, belirli bir süre görev yapmış olmak şartıyla, devlet ve vakıf üniversitelerinin hukuk fakültelerine sınavsız kayıt yaptırarak, devam zorunluluğu olmaksızın, belirlenecek fark derslerden sınava girmek suretiyle hukuk fakültesi diploması alabilmeleri amacıyla bu düzenleme yapılmaktadır. Bu imkan Danıştay üyeleri için de getirilmektedir.

MADDE 9- Maddeyle, Yargıtay tetkik hakimlerinin atanmalarına ilişkin usul değiştirilmekte ve Danıştay tetkik hakimlerinin atanmasına ilişkin usul benimsenerek iki yüksek mahkeme arasında uyum sağlanmaktadır.

MADDE 10- Maddeyle, hakim ve savcı adaylığına atanabilmek için "giriş sınavının yapıldığı tarih itibariyle otuzbeş yaşını doldurmamış olmak" şartı, "giriş sınavının yapıldığı yılın Ocak ayının birinci günü itibariyle otuzbeş yaşını doldurmamış olmak" şeklinde değiştirilmek suretiyle adaylar lehine düzenleme yapılmaktadır. Avukatlık mesleğinden adaylığa geçmek için de aynı düzenleme kabul edilmektedir.

Diğer yandan, mesleğinde en az iki yıl fiilen çalışmış avukatların hakimlik ve savcılık adaylığı sınavına girebilmelerine imkan tanınarak, beş yıllık fiili çalışma süresi kısaltılmaktadır.

MADDE 11- Maddeyle, hakim ve savcılara verilen kimlik kartının resmi kimlik statüsüne sahip olması sağlanmaktadır.

MADDE 12- Maddeyle, Yargıtay Birinci Başkanı, Danıştay Başkam, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay Başsavcısı, Yargıtay Birinci Başkanvekilleri, Danıştay Başkanvekilleri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay ve Danıştay daire başkanları, Adalet Bakanlığı Müsteşarı, Yargıtay ve Danıştay üyeleri ile diğer tüm hakim ve savcılara ek tazminat verilmesi amaçlanmaktadır.

Öte yandan, 2802 sayılı Kanuna tabi olup Anayasa Mahkemesinde ve Uyuşmazlık Mahkemesinde raportör olarak görev yapan hakim ve savcılar bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesinde görev yapanlara 6216 sayılı Kanunun 69 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca "ek ödenek", Uyuşmazlık Mahkemesinde görev yapanlara 2247 sayılı Kanunun 38 inci maddesi uyarınca "ödenek" adı altında aylık ödeme yapılmaktadır. Anılan ödemeler ile maddeyle getirilen ek tazminattan yalnızca birinin ve yüksek olanının ödenmesi öngörülmektedir.

MADDE 13- Hakim ve savcılar icra ettikleri görevin niteliği itibariyle pek çok tehdit ve tehlikeye açıktır. Nitekim, bazı hakim ve savcıların görevleri nedeniyle silahlı saldırıya maruz kalarak yaralandıkları hatta hayatlarını kaybettikleri vakidir. Bu sebeple hakim ve savcılara yapılabilecek bu tür saldırıları caydırabilmek ve onların kişisel güvenliklerini temin etmek amacıyla bedelleri kendilerince ödenen silahları edinebilmeleri önem arz etmektedir. Daha önce Adalet Bakanlığınca yapılan girişimler sonucu o dönem görev yapan bazı hakim ve savcıların yerli ve ithal silah satın alabilmeleri sağlanmıştır. Ancak mesleğe daha sonra başlayanlar bu imkandan yararlanamamıştır. Maddeyle, hakim ve savcıların daha uygun şartlarla şahsi silah edinebilmelerine imkan sağlanmaktadır.

MADDE 14- Maddeyle, hakim ve savcılar hakkında, belirtilen tarihler arasında işlenmiş eylemler sebebiyle verilen uyarma, aylıktan kesme, kınama ve kademe ilerlemesini durdurma cezaları için disiplin affı getirilmektedir. Derece yükselmesini durdurma ve kanunda nitelenen bazı haller hariç olmak üzere yer değiştirme cezası alanlar için ise, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kuruluna başvuru imkanı tanınmaktadır. 2010 Anayasa değişikliğiyle meslekten ihraç cezaları için yargı yolu açıldığından bu ceza, madde kapsamına alınmamıştır.

MADDE 15- Maddeyle, Adalet Bakanlığının yurt dışı teşkilatı kurulmaktadır.

MADDE 16- Maddeyle 2992 sayılı Kanunun Üçüncü Kısmının bağlığı değiştirilerek yurt dışı teşkilatı bu kısma dahil edilmektedir.

MADDE 17- Maddeyle, 189 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Adalet Bakanlığı yurt dışı teşkilatının kurulması için yetki alınmaktadır.

MADDE 18- Maddeyle, 2992 sayılı Kanuna eklenen geçici maddeyle, halen dış temsilciliklerde görevli olanların bu kanunla kurulan yurt dışı teşkilatı için adalet müşaviri olarak atanmaları sağlanmaktadır.

MADDE 19- Bazı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar Türkiye Adalet Akademisinde yürütülen adaylık ve hizmet içi eğitimlerde ders vermekle görevlendirilmektedir. Uygulamada ders vermekle görevlendirilenlerin, görev yaptığı kamu kurum ve kuruluşundaki pozisyonu itibariyle derslere iştirak edemediği görülmüştür. Maddeyle, Türkiye Adalet Akademisinde yapılan eğitimin önemi dikkate alınarak ders vermekle görevlendirilenlerin asli görevleri gerekçe gösterilerek eğitim faaliyetlerinin aksatılmaması ve ders verenlerin derse hazırlık ve motivasyonlarının sağlanması amacıyla ders vermekle görevlendirilenlerin ders verdikleri günlerde izinli sayılmaları sağlanmaktadır.

MADDE 20- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, tehdit suçuyla korunan değerleri esas alarak yapılan ayrımdan vazgeçilerek, hakimin maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırlarını gözeterek olay adaletini sağlaması amaçlanmaktadır. Diğer taraftan ikinci fıkraya, suçun iki yeni nitelikli halini içeren (e) ve (f) bentleri eklenmektedir.

MADDE 21- Maddenin mevcut halinde yer alan "somut delillere dayalı kuvvetli şüphe" ibaresi, uygulamada ortaya çıkardığı güçlükler yanında kurumun amacını ve işlerliğini zayıflatması nedeniyle "makul şüphe" şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 22- Maddede sayılan katalog suçlar listesi yeniden düzenlenmektedir.

MADDE 23- Maddede yapılan değişiklikle soruşturma ve kovuşturma aşamasında iletişimin tespitine ilişkin karar ayrı bir fıkrada düzenlenmiş ve bu kararların ağır ceza mahkemeleri yerine sulh ceza hakimliklerinden veya yargılama yapan mahkemelerce alınabilmesi sağlanmaktadır.

MADDE 24- Maddede sayılan katalog suçlar listesi yeniden düzenlenmektedir.

MADDE 25- Maddede sayılan katalog suçlar listesi yeniden düzenlenmektedir.

MADDE 26- Ceza muhakemesi hukukuna hakim olan ilkelerden biri de kamuya açıklık ilkesidir. Ancak, bu ilke, kovuşturma evresine ilişkin olup, soruşturma evresinde ise gizlilik ilkesi esastır. Soruşturma evresinin gizli biçimde cereyan etmesi gerekmektedir. Ceza Muhakemesi Kanununun 157 nci maddesinde soruşturma evresindeki usül işlemlerinin gizli olduğu hükme bağlanmış ve Türk Ceza Kanununun 285 inci maddesinde de gizliliğin ihlali suç olarak düzenlenmiştir.

Ceza Muhakemesi Kanununun 157 nci maddesindeki soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizliliği şüphelinin suçlu sayılmama karinesinden yararlanma hakkı yanında, soruşturma işlemlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesine de hizmet etmektedir.

Maddeyle, yürütülen soruşturmalarda müdafiin dosya içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek alması, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine, sulh ceza hakiminin kararıyla bu yetkinin kısıtlanabilmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır.

MADDE 27- Maddeye eklenen fıkrayla, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlarla sınırlı olarak, Cumhuriyet savcılarının soruşturmanın yapıldığı yer sulh ceza hakiminden de karar alabilmesi öngörülmektedir.

MADDE 28- Maddeyle, Cumhuriyet savcılarının soruşturma işlemlerini daha etkin ve süratli bir şekilde yerine getirebilmelerini temin etmek amacıyla asliye ceza mahkemelerindeki duruşmalara, 1/9/2019 tarihine kadar katılmamaları hükme bağlanmaktadır. Ayrıca, katılma hususunda Cumhuriyet savcısının görüşünün alınmaması ve Cumhuriyet savcısının asliye ceza mahkemesince verilen hükümler ile tutuklamaya veya salıverilmeye ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurabilmesi öngörülmektedir.

6545 sayılı Kanunla, sulh ceza mahkemelerinin kapatılarak yargılama işlemlerinin asliye ceza mahkemeleri tarafından yürütüleceğine ilişkin hüküm sonrasında artan asliye ceza mahkemesi sayısının Cumhuriyet savcısı ihtiyacını artırması nedeniyle böyle bir düzenlemeye ihtiyaç duyulmuştur. Öte yandan, bölge adliye mahkemelerinin yakın zamanda faaliyete geçirilmesi planlandığından, ortaya çıkacak Cumhuriyet savcısı ihtiyacının karşılanması da amaçlanmaktadır.

MADDE 29- 6524 sayılı Kanunla 2802 sayılı Kanunun 119 uncu maddesinde yapılan değişiklikle, hakim ve savcıların meslek içi eğitimlerinin yürütülmesi görev ve yetkisi, eğitim faaliyetlerinin tek elden yürütülmesi amacıyla Türkiye Adalet Akademisine verilmiştir. Maddeyle, meslek içi eğitime alınacak hakim ve savcıları belirleme yetkisinin Akademiye ait olduğu vurgulanmakta ve Akademi tarafından bu kapsamda alman kararların uygulanabilmesi için yapılması gereken tebligat ve yazışma gibi iş ve işlemlerin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Sekreterliği tarafından yürütüleceği hükme bağlanmaktadır.

MADDE 30- 6524 sayılı Kanunla 2802 sayılı Kanunun 119 uncu maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, hakim ve savcıların meslek içi eğitim faaliyetleri, Türkiye Adalet Akademisi tarafından yürütülmektedir. Değişiklik, hakim ve savcıların meslek içi eğitiminin tek elden ve etkin bir şekilde yürütülmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaca ulaşmak için eğitime katılacaklar konusunda karar verme yetkisinin Akademide bulunması zorunludur. 6087 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendindeki düzenleme sebebiyle uygulamada doğması muhtemel uyuşmazlıkların önüne geçilmesi amacıyla anılan alt bent yürürlükten kaldırılmaktadır.

Ayrıca maddeyle, 2802 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında teklifle yapılması öngörülen düzenlemenin sonucu olarak, aynı konuyu düzenleyen 6087 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrası yürürlükten kaldırılmaktadır.

Öte yandan Yargıtay Kanununun 59 uncu maddesi de yürürlükten kaldırılmaktadır.

MADDE 31- Maddeyle, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından mesleğe kabul edilmeyen hakim adayları için Kurula başvuru imkanı getirilmektedir.

MADDE 32- Adalet Bakanlığı Bakanlık Yüksek Müşaviri unvanına 657 sayılı Kanunun eki cetvellerde yer verildiği halde, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen (II) sayılı cetvelde yer verilmemiştir. Adalet Bakanlığı Bakanlık Yüksek Müşaviri 5300 ek göstergeli bir kadrodur. 5300 ek göstergeli diğer unvanlar 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (II) sayılı cetvelin 5 inci sırasında yer alırken aynı ek göstergeye sahip olan Adalet Bakanlığı Bakanlık Yüksek Müşavirlerinin bu cetvele eklenmemiş olması nedeniyle anılan kadrolarda bulunan personelin mali hakları konusunda hukuki bir boşluk ortaya çıkmıştır. Maddeyle bu sorunun giderilmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 33- Maddeyle Adalet Bakanlığı yurt dışı teşkilatına ilişkin kadrolar ihdas edilerek 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki cetvele ilave edilmektedir.

MADDE 34- Yürürlük maddesidir.

MADDE 35- Yürütme maddesidir.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
vatandaş 3 yıl önce

denetimli serbestlik 5 yıla çıkarılsın veya devlete karşı ışlenen suçlar af edi̇lsi̇n