Avukat Yılmaz: Müvekkilim kulüp, zarar görmüştür
Özel yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, savcılık mütalaasına karşı beyanda bulunan avukat Nusret Yılmaz, Trabzonspor ile ilgili suçlamalara itibar edilmemesi gerektiğini ifade ederek, bu suçlamalara dayanak olarak rakip takımlardaki Trabzonlu futbolcuların gösterilmesinin Türk futbolunun geleceği açısından sakıncalı olduğunu savundu. 

Futbolun renk, dil, din ve ırk ile ilgili olmadığını, futbolun bir haysiyet ve ''adamlık'' meselesi olduğunu vurgulayan Yılmaz, bir meslektaşının kendisine hediye ettiği, 1922'de basılmış bir kitapta, futbolun kuralları ile taktiklerinin anlatıldığını ve Trabzonspor'dan da bahsedildiğini anlattı. 

Mahkeme heyetine kitaptan bir bölüm okuyan Yılmaz, ''Rahmetli Kazım Koyuncu'nun dediği gibi; 'Trabzonluluk bir direniştir', Trabzonsporluluk bir ruhtur, Trabzonsporluluk yediği ekmeğe ihanet etmemeyi gerektirir'' diye konuştu. 

Yılmaz'ın, Trabzonspor'da forma giymiş eski ve yeni futbolcularla, Trabzon doğumlu futbolcuların isimlerini tek tek sayması üzerine, salondaki bazı izleyiciler bu durumu protesto etti. 

-''Üzerimize düşeni yapmak amacıyla buraya geldik''- 

Yılmaz, Trabzonspor'un başarılı sezonlarını ve futbolcularıyla ilgili maç anılarını anlatarak, şöyle devam etti: 

''Bu iddialar bir kenti ve bir camiayı zedelemiştir. Sorumluluk sahibi insanların beyanlarına dikkat etmesi gerekmektedir. Trabzonspor, bu soruşturma ve dava sürecini sükunetle karşılamıştır. Üzerimize düşeni yapmak amacıyla buraya geldik. Burada, bulunduğumuz süreçte, maddi gerçeğin ortaya çıkmasına katkı vermeye çalıştık. Biz futbolun sahada oynanan bir oyun olduğunu, sahnelenen bir oyun olmadığını düşünüyoruz. Bu yargılama aşamasında, bazı spor kulüplerinin totem ve uğurla yönetildiğine şahit olduk. Bunu da kabul etmek mümkün değildir. Sanıkların bazıları, 'Bir kişi ile teşvik ve şike mümkün müdür?' diye sorup, bu şekilde savunma yaptı. Bu müsabakalara yönelik birkaç koldan faaliyet gösterildi. Bu savunmalara itibar edilmemelidir. Müvekkilim kulüp, zarar görmüştür. Bu neticeler dikkate alınarak, aleyhe işlem gerçekleştiren sanıkların teşdiden cezalandırılmasını istiyoruz. Fırsat eşitliği, temizlik ve adalet istiyoruz.'' 

UEFA'nın, Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'ne katılmasına ilişkin kararının bazı sanıklar tarafından savunma amaçlı kullanıldığını ifade eden Yılmaz, UEFA'nın, hiçbir kararında, hakem ve gözlemci raporlarına itibar etmediğini ve kurullarının hazırladığı raporlara göre karar verdiğini, UEFA'nın gönderdiği yazıda; ''Fenerbahçe Spor Kulübü tarafından gönderilen belgelerin incelemelerinin devam ettiği, şimdilik kaydıyla Şampiyonlar Ligi'ne çağrıldığı''nın belirtildiğini ve bu nedenle sanıkların bu hususu savunmalarında kullanmamaları gerektiğini dile getirdi. 

-Mosturoğlu'nun Trabzonspor Kulübü avukatına itirazı- 

Nusret Yılmaz'ın bu beyanlarına, duruşma salonundaki bazı sanıklar itiraz etti. 

Söz alan tutuksuz sanıklardan Fenerbahçe Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu, Yılmaz'ın belirttiği hususların gerçek dışı olduğunu ifade ederek, ''Öncelikle biz, 'Trabzonspor kulübü odaklı' sözünü kullanmadık. Bu tabir, iddiaları sulandırır. Trabzonspor avukatının, 'sözde Aziz Yıldırım suç örgütü' beyanlarını da iddia makamı kullanmıştır. Avukat, 'UEFA, hakem ve gözlemci raporu olmaksızın karar verir' dedi. Oysa aksine UEFA, bu raporlara dayanarak karar verir. Aksine bir örnek varsa onu göstersin'' diye konuştu. 

Hakem ve gözlemci raporlarının birincil derecede delil niteliğinde olduğunu ve dünyanın hiçbir yerinde hakem gözlem raporlarına dayanmayan şike kararı bulunmadığını iddia eden Mosturoğlu, ''Söz konusu kararda, İngilizce 'At the moment' denilerek, 'Şimdilik' kelimesi kullanıldı. Onun anlamı, 'şu an itibarıyla' demektir. Meslektaşım, büyük ihtimal İngilizce bilmiyor'' ifadelerini kullandı. 

Mosturoğlu, geçen sezon Trabzonspor'un, Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) kararıyla Şampiyonlar Ligi'ne katıldığını, bu yıl da Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'ne gitmesi kararını UEFA'nın verdiğini aktararak, bu kararlar arasında büyük fark olduğunu söyledi. 

Trabzonspor'un, Şampiyonlar Ligi'ne gönderilmesi kararını, masumiyet karinesi olarak gösterdiğini ve Fenerbahçe ile ilgili UEFA'nın son verdiği kararın hayli hayli masumiyet karinesi gibi gösterilebileceğini savunan Mosturoğlu, ''Trabzonspor geçen sene Şampiyonlar Ligi'ne katıldığı için maddi kazanç temin etmiştir. Normalde şampiyon olmadığı için kazanç temin etmemesi gerekirdi. Bu yüzden avukatının iddia ettiği gibi Trabzonspor bu süreçten maddi zararla çıkmamış, aksine maddi kazanç sağlamıştır'' şeklinde konuştu. 


-Fenerbahçe avukatından Trabzonsporlular'a cezalandırma talebi- 

Duruşmada söz alan müdahil Fenerbahçe Spor Kulübü avukatı Ece Uysaler de iddianame ve mütalaada birbirine benzer olaylara ilişkin hukuki nitelendirmelerde açık farklılıklar bulunduğunu belirterek, kimi maçlarda teşvik primi verildiği iddialarına ilişkin Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener, kardeşi Sani Şener, Trabzonsporlu yönetici Nevzat Şakar ve dönemin stat sorumlusu Zeki Mazlum'un 6222 sayılı yasaya göre cezalandırılmasını talep etti. 

Suçlamalara konu örgütün tanımlara uymadığını ve süreklilik arz etmediğini savunan Uysaler, ''Trabzonspor odaklı yapılanmada cebir ve tehdit içermesine rağmen, bu konuda ceza istenmemesi hukuka aykırıdır. Bu nedenle Trabzonspor için ek iddianame hazırlanması için dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesini talep ediyorum'' dedi. 

Söz alan Aziz Yıldırım'ın avukatlarından Şeref Dede ise Trabzonspor avukatının iddialarının ''hukuku zorlamak'' olduğunu savunarak, TFF'nin yaptığı ''yargılamada'' müvekkili Yıldırım ile ilgili maddi gerçeğin ortaya çıktığını söyledi. 

Şeref Dede, konuşmasını şöyle sürdürdü: 

''6222 sayılı yasa yürürlüğe girmeden önce de şike idari yönden araştırılıp, federasyon tarafından yaptırımlar uygulanmaktaydı. Halen de uygulanmaktadır. Mevcut bir vakayla ilgili kurullar kararlarını verip, bunun üzerine hakim kurula da gittiğinde, hakim kurulunun verdiği kararların bir yargı kararı olduğu ve kesin hüküm teşkil ettiği hususu Anayasa'da da mevcuttur. Bu yüzden uyulması da zorunludur. Nitekim etik kurulunun hazırladığı rapora dayanarak PFDK kararını vermiş, disiplin kurulunun verdiği karar, itiraz üzerine tahkim kuruluna gitmiş ve tahkim kurulu da Fenerbahçe'nin şike yapmadığını, Aziz Yıldırım'ın da şike eyleminde bulunmadığını karara bağlamıştır. Bu karar; kesin ve nihai karardır. Öncelikle CAS vermiş olduğu kararında, futbolda dürüstlük ve sportmenlik ilkelerini ihlal ettiklerini ispatlama görevinin, UEFA'nın görevi olduğuna hükmetti. TFF'nin mevzuatı UEFA'nın mevzuatıyla uyumlu. Maddi hakikati tespit eden hükümleri, mahkemenizi bağlar.'' 

-Trabzonspor Kulübü Başkanı Şener- 

Duruşmada mütalaaya karşı beyanları sorulan tutuksuz sanık Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini belirterek, avukatının ayrıntılı açıklamalarda bulunduğunu söyledi. 

Sadri Şener, şunları kaydetti: 

''Ankaragücü maçına ilişkin görüştüğüm kişilerin ikisi de Fenerbahçeli'dir. Hamdi Akın, Fenerbahçe'nin ikinci başkanlığını yapmıştır. Melih Gökçek de yine Fenerbahçeli'dir. Dolayısıyla Fenerbahçeli olan kişilerle teşvik anlaşmasına gitmem komik olur, mümkün değildir. Yine Sivasspor-Fenerbahçe maçına ilişkin sanık Zeki Mazlum ile bir telefon görüşmesi dışında herhangi bir beyanım yoktur. Sanık Zeki Mazlum ile kulüpten olan alacaklarına yönelik bir görüşme yapmışızdır. Ayrıca benim dışımdaki üçüncü kişilerin bu maça ilişkin görüşmelerinde ne Sadri kelimesi, ne de başkan kelimesi geçmemektedir. Bu nedenle beraatımı talep ediyorum.'' 

Beyanda bulunan müdahil Bucaspor'un avukatı da Sivasspor'un ligde kalmasının sağlandığını ve Bucaspor'un ligden düşmesine neden olunduğunu ileri sürerek, suçlamalarla ilgili sanıkların cezalandırılmasını talep etti. 

Bazı sanıkların avukatı Ali Rıza Dizdar da müdahillerin ceza istemelerini, hukuk ve müvekkilleri adına kabul edemediğini belirterek, müdahil avukatlarının taleplerinin reddedilmesini istedi. 

Sanık avukatlarından Ayhan Sağıroğlu'nun, Trabzonspor avukatının beyanlarına karşı, ''İzmir'de doğmam, Güneydoğulu olmam gerçeğini değiştirmez'' demesi üzerine araya giren mahkeme heyeti başkanı Mehmet Ekinci, ''Böyle ilkel şeyleri terk edin. Meslekte bu işler olmaz. Hangi çağda yaşıyoruz? Bunları geçelim artık'' uyarısında bulundu. 

Duruşmaya, eski CHP Milletvekili Mehmet Sevigen ile Türkiye Kulüpler Birliği Başkanı Halil Ünal ile bazı spor kulübü yöneticileri katıldı. 

Duruşma, avukatların beyanlarıyla devam ediyor.



AA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.