Bir mahkumun son mektubu
"Senden mektup aldığıma çok şaşırdım. Durumumu bilen birileri olduğundan hiç haberim yoktu. Bu kadar uzun zamanda cevap verdiğim için özür dilerim, önce pul bulmam gerekiyordu... Hastalanmadan önce örgü örüp tığ işi yaparak kışın birazcık para kazanıyordum. En azından temizlik malzemesi filan alabiliyordum... 28 Eylül’de tekrar mahkemeye çıkacağım. Henüz ceza almadım... Gelecekte beni neler bekliyor bilmiyorum ama bir gün Güney Afrika ’ya dönmeyi umut ediyorum ve bunun için dua ediyorum.”

58 yaşındaki lenf kanseri hastası Güney Afrikalı Magdelena De Winnaar bu satırları yazdıktan 1 ay sonra bilmediği bir ülkenin cezaevinde hayata veda etti. Winnar, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’ne (CİSST) bir mektup daha yazmış ve derneğin sağlık durumuyla ilgili sorularını yanıtlamıştı. Winnar’ın yollayamadığı bu mektubu, Bakırköy Cezaevi’ndeki koğuş arkadaşları kişisel eşyaları arasında buldu ve derneğe ölüm haberini iletti.
CİSST’ten sosyolog Zeynep Alpar, Magdelana De Winnar’a cezaevindeki hasta tutuklu ve hükümlülerin tedaviye düzgün erişebilmesi ya da tedavilerini dışarıda sürdürebilmesi için İstanbul Tabip Odası ile birlikte başlattıkları proje kapsamında mektuplaşıyordu. Dernek Ümraniye Cezaevi’ndeki Şevket Öznur’a da mektup yollayıp sağlığını sormuştu. Mektup ‘vefat etmiştir’ notuyla iade edildi. 
Magdelena De Winnar ve Şevket Öznur, cezaevlerindeki 300 ağır hastadan sadece ikisiydi. Neredeyse her hafta cezaevlerinden kötü haberlerin geldiğini söyleyen CİSST, bir yandan bu durumun aciliyetini duyurmak için mektupları http://hapistesaglik.wordpress.com sitesinde paylaşırken bir yandan da çözüm önerileri geliştiriyor. 

Magdelena De Winnar, 27 Temmuz 
“Hapishaneye 1 yıl 3 ay önce geldim. İki ay sonra doktora gittim, kulağımın arkasında küçük bir kitle, kolumun altında da iki kitle buldum. Doktor mamagrrafi için hastaneye gönderdi. İki ay bekledim sonra tekrar cezaevi doktoruna gittim çünkü koltukaltımdaki kitlelerin sayısı 6’ya çıktı, başka testler için gönderildim. Yine aylarca haber gelmedi. Sonra şubat ya da martta tekrar gittim çünkü boynumun arkası ağrıyordu. Doktor ağrı kesici ve krem verdi. (..) Bir sabah koğuştaki kızlar benim hastaneye götürülmemi istediler. Hastane beni hemen yatırdı çünkü artık nefes alamıyordum...İki gün sonra doktor lenf kanseri olduğumu söyledi. ”


Radikal
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
can 4 yıl önce

avukatlara burda çok iş düşüyor müvekilinin sağlığında sorumlu olması gerekiyor benim kanımca