“Yargıtay'ın kararını kadul edemem“


Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin, 13 yaşındaki bir kız çocuğunun, 'sanıklarla kendi rızasıyla birlikte olduğu' doğrultusundaki yerel mahkeme kararını onamasını kabul edilemez ve kaygı verici bulduğunu açıkladı. Konu ile ilgili yazılı açıklama yapan Şahin, bu davada verilen kararın, TCK'nın 103. maddesinde düzenlenen "çocukların cinsel istismarı" maddesine ve suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı önceki TCK'nın 414. maddesine uygun olmadığını söyledi. Şahin, "Oldukça açık olan maddenin uygulamada hiçbir boşluğa mahal vermemesi için, bakanlığımız bir değişiklik önerisi hazırlıyor. Değişikliğe göre 103. maddenin (1). paragrafının, 'a' bendine 'çocuğun rızası olup olmadığına bakılmaksızın' ibaresi eklenmesi öngörülüyor." dedi. Yasanın, 15 yaşını tamamlamamış çocukları, fiilin anlam ve sonucunu anlamayacak çocuk kategorisine koyduğunu hatırlatan Şahin şunları söyledi: "Çünkü çocuk rızanın da sonuçlarını anlayamayacak bir kategoride kabul edilmektedir."

Mardin'de 2002 yılında 13 yaşındaki N.Ç.'nin fuhuşa sürüklendiği, kendisini satan kadınlar tarafından aralarında asker, memur, korucu, muhtar gibi birçok devlet görevlisinin bulunduğu 26 erkekle ilişkiye girmeye zorlandığı ortaya çıkmıştı. Mahkeme sanıklar hakkında "reşit olmayan kişiyi zorla alıkoyma" suçlamasını "rızasını alarak alıkoymaya" dönüştürdü ve sanıkların cezalarını düşürdü. Yargıtay 14. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin "N.Ç.'nin sanıklarla rızasıyla birlikte olduğu" yönündeki kararını onamıştı.

Yargıtay'dan yorumlara cevap

KADIN DERNEKLERİ: Adli yetkililer daha vicdani kararlar vermeli

Yargıtay'ın 13 yaşındaki N.Ç.'ye tecavüz edilmesi ile ilgili davada, yerel mahkemenin "rızasıyla birlikte olduğu" yönündeki kararını onamasına kadın derneklerinden tepki yağıyor. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, kanun yapıcıların ötesinde öncelikle kanun uygulayıcılarının vicdani olarak kararlar alması gerektiğini belirtti. Aileyi Koruma Derneği (AKODER) üyelerinden Gülenay Pınarbaşı da, "Herkes kendi kızını düşünsün suçlu da olsa, rızasıyla da olsa, 13 yaşındaki bir kız çocuğunun başına gelen bu olayda bu karar alınmamalıydı. Bu tür kararlar alınırken vicdani olarak ele alınmalı." diye konuştu. Başkent Kadın Platformu'ndan Nesrin Semiz ise hakimlerin kendilerini vicdani bir hesaba çekmeleri gerektiği vurguladı. "Nihayetinde N.Ç. 13 yaşında bir çocuktur. Kararı verenler kendi çocuklarının rızasıyla bu işi yaptıklarını duysalardı ne düşünürlerdi?" diyen Semiz, kararın saçma bir gerekçeye dayandırıldığını söyledi.


Zaman

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.