Üniversitede Kürt Dili ve Edebiyatı bölümüne YÖK'ten onay

Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Kadri Yıldırım, düzenlediği basın toplantasında üniversite bünyesinde Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü’nün açıldığını söyledi. Prof.Dr.Yıldırım, 2009 yılında Edebiyat Fakültesi bünyesinde lisans düzeyinde bir Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü’nün açılması için taleplerinin olduğunu belirterek, "Bu talep uygun görülmeyince 2010 yılında Yaşayan Diller Enstitüsü adıyla kurulan enstitümüz bünyesinde Kürt Dili ve Edebiyatı Analim Dalı’nın açılmasına ilişkin üniversitemizin ikinci bir talebi olduysa da bu isim yerine Kürt Dili ve Kültürü Anabilim Dalı kurulması kararı çıktı. Karar ile birlikte bu ana bilim dalında verilen izinle 20 yüksek lisans öğrencisi aldık. Bu öğrencilerle bu eğitim halen verimli bir şekilde devam etmektedir" dedi.

KAPIDAN KOVDULAR BACADAN GİRDİK

Prof.Dr. Yıldırım ancak, ’Kapıdan kovulsak bacadan gireriz’ ısrarı ile işin peşini bırakmaya niyetli olmayan üniversitelerinin, 11 Ocak 2011 tarihinde yine lisans düzeyinde 4 yıllık bir Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümünün açılmasına ilişkin taleplerini yinelediklerini ifade etti. Yıldırım, "Bu kez yoğun bir kulis ve etkin bir teşebüs olgusu ile işin takipçisi olan rektörümüz Prof.Dr. Serdar Bedii Omay’ın üstün gayretleri netice verdi. Böyleyece YÖK Yürütme Kurulu’nun 26 Ocak 2011 tarihli toplantısında hayalini kurduğumuz bu bölümün açılması sağlandı. YÖK ve ÖSYM gibi ilgili mercilerimiz tarafından uygun görüldüğü taktirde üniversitemize bağlı Yaşayan Diller Enstitüsü bünyesinde yer alan Kürt Dili ve Kültürü Anabilim Dalı’nda görevli öğretim üyelerimizin Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde de görevlendirilmesi sağlanarak 2011-2012 eğitim öğretim yılında bu bölümü ilk etapta 30 öğrenci alınması düşünülmekte ve bu yöndeki müracaatlırımızı başlatmış bulunmaktayız" dedi.

KÜRTÇE EĞİTİMİN ÜLKEYİ BÖLMESİNE EN KÜÇÜK BİR ETKİSİ YOK
Toplantının sonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Prof.Dr. Yıldırım, Kürtçe eğitim verilmesi halinde ülkenin bölünebileceği ilişkin endişe taşıyanlara da cevap verdi. Prof.Dr. Yıldırım, "Resmi anlamda resmi bir kurumda verdiğimiz Kürtçe yüksek lisans derslerinden Türkiye hiç bir zarar görmedi" dedi. Prof.Dr. Yıldırım, şöyle dedi:

"Bir dilin asimile edilmesi ve yasaklanmasının neye mal olduğunu hepimiz gördük ve görüyoruz. Bu bölümlerin açılması ile bu enstitütlerin acılması ile bu dil yok kabul edilmekten var olduğu kabulüne yönelik olduğu ortaya çıktı. Devletin resmi mercileri artık buna onay vermiş oldular. Tabii hala Kürt dili ile yapılacak olan eğitimin ülkenin birlik ve beraberliğine zarar mı getireceği, yoksa yarar mı getireceği tartışılmakta. Buna karşı çıkanlar Kürt dilinin üniversitelerde veya genel manada eğitim dili olarak kullanılmasının ülkeyi bölebileceğine ilişkin endişeler taşımakta. 

Oysa biz bu bir yıllık kısa bir süre içinde geçirmiş olduğumuz ensitütü tecrübesinden de yola çıkarak emin bir şekilde diyebilirim ki bu dilin eğitimde kullanılmasının ülkeyi bölmeye parçalamaya ilişkin en küçük bir etkisi yoktur. Bilakis farklı kökenlere mensup vatandaşlarımızı insanlarımızı daha da birbirine bağlamaya birbirileri ile kenetlemeye yönlendirecektir diye düşünüyorum. Resmi anlamda resmi bir kurumda verdiğimiz Kürtçe yüksek lisans derslerinden Türkiye hiç bir zarar görmedi. Bilakis her kesimden takdri edici tutumlar davranışlar sözkonusu olmuştur."

BU BÖLÜM KÜRTÇE IÇIN BIR DÖNÜM NOKTASI
Yaşayan Diller Enstitüsü öğretim görevlisi Yrd.Doç.Dr. Abdurrahman Adak ise lisans düzeyinde eğitim verilecek Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü’nün hazırlıklarını bir yıldan beri tamamladıklarını ve bu bölümde okutulacak müfredattan tutun ders kitaplarına kadar herşeyin hazır olduğunu söyledi. Yrd.Doç.Dr. Adak, YÖK’ün bu kararının hem üniversiteleri için hem de Kürt dili ve Edebaiyatı için bir dönüm noktası olacağına inandığını söyledi. (DHA)


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.