Bilindiği üzere, 28.03.2007 gün ve 26476 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak,  aynı tarihte yürürlüğe giren 5604 sayılı kanunla, vergi mükellef ve sorumlularının vergi kanunları karşısındaki kimi görev ve mükellefiyetleri ile ilgili olarak, “Mali Tatil” uygulaması ihdas edilerek; “Çalışmaya Ara Verme Zamanı” ve “Adli Tatil” için, 2577 sayılı İYUK ile  Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda yer alan düzenlemelerin bir benzeri, bu  tatil için de  yapılmıştır.[1]
 
Mali tatil ile ilgili 5604 sayılı yasanın 1. maddesinin 1. fıkrasına göre,  her yılın Temmuz ayının birinden yirmisine kadar (yirmisi dahil)  olan süre,  mali tatil olarak kabul edilmiştir. Maddenin 7. fıkrasındaki düzenlemeden, bu tatilin,  yalnızca genel  bütçeye giren vergi, resim ve harç  türleri, vergi  cezaları ve gecikme  faizleri ile ilgili olarak uygulanması olanaklı  bulunmaktadır.  Genel bütçeye girmeyen, il özel idareleri  ile belediyelerce tarh  ve tahsil edilen  vergi, resim ve harçlarla  ilgili olarak, bu tatil uygulanmaz. Genel bütçeye  giren vergi, resim ve harçlardan gümrük idareleri tarafından (4458 sayılı  Gümrük Kanunu  hükümlerine göre) tarh ve tahsil edilenler de, bu tatilin kapsamı dışındadır. Buna göre, mali  tatilin uygulama alanı, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı birimlerce tarh ve tahsil edilen vergi, resim, harç,  vergi  cezası   ve gecikme faizleri ile mahduttur. [2]
 
Öte yandan, mali tatilin, 6183 sayılı  AATUHK’da öngörülen idari dava  açma sürelerine ve vergi ile ilgili olmayan işlemlere ilişkin  dava açma sürelerine de etkisi bulunmamaktadır. Mali   tatile karşın, anılan kanunda öngörülen idari dava açma süreleri işlemeye devam edecektir. [3]  Örneğin,   1 temmuz 2016 tarihinde  kendisine ödeme emri tebliğ edilen vergi mükellefi bu ödeme emrine karşı dava açması gerekirse 7 gün içerisinde dava açması zorunludur.  Ancak  mali tatilde temyiz süreleri etkilenmez. Örneğin, 1-20 temmuz tarihleri arasında kendisine vergi mahkemesi kararı tebliğ edilen kişi bu  karara karşı Danıştay’da 30 günlük temyiz başvurusu  yine  etkilenmez. 30 gün içerisinde mutlak surette temyiz için Danıştay’a başvurulmalıdır. [4]
 
Yine yasanın yani 5604 sayılı yasanın 2. fıkrasında yazılı sürelerin son gününün mali tatile rastlaması durumunda;  bu süreler, mali tatilin son gününü (20 temmuz gününü) izleyen tarihten itibaren 7  gün  uzamış sayılır. Bu fıkrada sayılan süreler arasında, idari dava açma süreleri yoktur. Bununla birlikte; uygulamada, kimi kararlarda, dava açma sürelerinin bu fıkra hükmü uygulanarak hesaplandığı görülmektedir.[5]
 
Dava açma süreleriyle ilgili hüküm, maddenin 3. fıkrasında düzenlenmiştir. Bu fıkraya göre ise; vergiyle ilgili işlemlere ilişkin dava açma süreleri mali tatil süresince çalışmaz.  Bu fıkranın uygulamasında bir önceki fıkranın düzenlemesinden  farklı olarak,  dava açma süresinin stop etmesi için son günün mali tatile rastlamış olması zorunlu değildir.  Mali tatilin ilk gününden önce işlemeye başlayan dava açma süresi, tatilin ilk gününde kaçıncı günde ise, o günde kalır ve işlemez. İşlemesi duran  dava açma süresi,  mali tatilin bitiminden yani 21 temmuzdan itibaren kaldığı yerden işlemeye  başlayarak  sona erinceye kadar devam eder.[6]
 
Özet olarak,  bir vergi mükellefine tebliğ edilen vergi  ceza ihbarnamelerin tebliğ  tarihi mali tatile rastlaması durumunda  (örneğin 10 temmuz 2016 tarihinde tebliğ edildiği  varsayalım) dava açma süreleri vergi mahkemesinde  30 gün olduğundan  sürenin ilk gününün başlayacağı  tarih 21 temmuz olacağı şeklinde anlaşılmalıdır.  Böylece, 21 temmuzdan itibaren dava açma süresi  dolayısıyla adli  tatilde devreye gireceğinden dolayı dava açma süresi 11 eylül 2016 tarihine kadar  uzamış sayılacaktır. [7]
           
------------------------------
[1] ALPASLAN Mustafa – KAYA Eda, “Mali Tatil, Her Yıl 1-20 Temmuz Olup, Beyan, Bildirim ve Ödemeler  20 Temmuzdan İtibaren 7 Gün Uzamaktadır”  1 Temmuz 2010, Maliye Postası Dergisi internet sitesi.
 
[2] CANDAN Turgut, Vergi Suçları ve Cezaları, Güncelleştirilmiş 3. Baskı, Ankara, Mayıs 2010, Maliye ve Hukuk Yayınları, s.579.
 
[3] CANDAN Turgut, age. s.579.
 
[4] Dnş. 3. D., 30.09.2009 gün ve E:2009/4122-K:2009/2814 sayılı kararları.
 
[5] Dnş. 9. D., 02.04.2008 gün ve E:2007/5064-K:2008/1654 sayılı kararda: “dava konusu ihbarnamenin 15/6/2007 gününde tebliğ edilmiş olması sebebiyle, dava açma süresinin son günü olan 16/7/2007  tarihinin mali tatile rastladığı; dava açma süresinin  bu nedenle 27/7/2007 gününe kadar uzadığı; dolayısıyla 20/7/2007 gününde açılan davanın süresinde olduğu hk” karar  verilmiştir.  Yine, Dnş.4.D., 31.03.2007 gün ve E:2007/5694-K:2007/1234 sayılı kararları da aynı yönde verilmiş kararlardır.
 
[6] Dnş. 4. D., 20.10.2009 gün ve E:2007/5873-K:2009/5026 sayılı kararda; “29.06.2007 tarihinde  tebliğ olunan ihbarname ile başlayan 30   günlük  dava açma süresinin, 5604 sayılı kanunun 1. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 3.7.2007 gününde durarak, tatilin sona erdiği tarihi izleyen 21.7.2007 gününde işlemeye devam edeceği; 31.07.2007 gününde açılan davanın süresinde olduğu hk” karar  verilmiştir. Dnş.7.D., 20.05.2009 gün ve E:2008/1480-K:2009/2464 sayılı kararları da aynı görüşü içermektedir.
 
[7] Bilindiği gibi,  20.07…… itibaren 5 eylüle kadar adli tatildir.  Bu  sürelerde  dava açma, itiraz ve temyiz süreleri uzamaktadır.  Dolayısıyla dava açma süresi mali tatilden  adli tatile köprü kurduğundan örneğimizde  dava açma süresinin son günü 11 eylül olacaktır.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.