1- Şirketin Vergi Borcu ve Bu Borçtan Şirket Ortağının Sorumluluğu :
            
Şirket tüzel kişiliğinin ödenmeyen vergi borçlarından şirket ortak ve müdürlerinin sorumluluğu derece derece, 6183 sayılı yasada düzenlenmiştir. Şirket tüzel kişiliğinin ödenmeyen vergi borçlarından, öncelikle şirket tüzel kişiliği sorumludur. Başka bir deyimle, borç şirketin borcu olup, ortakların sorumluluğu daha sonraki safhalarda ancak şirketin toplam borcu içindeki ortağın şirketteki ortaklık payına göre ayrıca tartışılabilir (1).
            
Birinci planda, şirket borcundan, şirket tüzel kişiliğinin mükellefiyeti söz konusudur. Şirketin mal varlığı, iş bu konu borcunu ödenebilecek düzeyde olmaması halinde ise, şirket müdürü bu defa ikinci planda sorumlu olacaktır (2). Şirket mal varlığından tahsil olanağı kalmayan ve şirket müdürlerinden de tahsil olanağı kalmayan borçlardan, şirket ortakları şirket içindeki payları nispetinde sorumludurlar (3).

2- Şirket Ortağının Kişisel Banka Hesabına Bloke Konulması   :

Uygulamada; şirket borcu nedeniyle, mal varlığı araştırılmasına gidilmeden doğrudan şirket ortağı veya müdürünün banka hesaplarına blokaj konulması hukuken tartışmalı bir konudur (4). Uygulamada, vergi dairesi şirket müdürlerinin, şirket ortaklarının hesaplarına genel bir “borç listesi ile” haciz koymaktadırlar. Bu genel borç döküm listesinde, o vergi dairesinin faaliyet alanındaki tüm borçlu mükellefler, o ilin içindeki tüm bankaların, merkezlerine yollanmaktadır. Banka bölge müdürlükleri de, kendileri ve bağlı olan tüm şubelere (il-ilçe) bu borçlular listesini yollayıp, tebliğ etmektedir (5). Sonuçta, o anda bankada, borçlu bireysel kişinin veya tüzel kişiliğin borcu var ise, bu meblağ bloke edilerek, bekletilmektedir (6). Özetle, borçlu şirket bu parayı çekememekte veya şirket ortağının şahsi hesabına bu blokaj konulmuş ise bu para şirket ortağına banka tarafından ödenmemektedir. Bu paranın ödenebilmesi için banka, vergi dairesinden ilişiksiz yazısı getirilmesini şirket ortağından istemektedir. Bu uygulama hukuken tartışmaya açık bir konu olup, esasen hukuken geçerli bir mevduat haczi veya bloke etme işlemi değildir. Benzeri bir uygulamayı yurt dışı yasağı uygulamasında da yaşanabilinmektedir (7).

3- Şirketten Ayrılan Eski Ortak Hk. Uygulamanın Yurt Dışı Yasağı ve Kişisel Hesaplara Konulan Blokajların Hukuksal Durumu :
            
Yüksek Mahkeme Danıştay, vermiş olduğu pek çok kararında, Limited Şirketteki paylarını bütün hak, alacak ve borçları ile birlikte devreden ortağa şirket borcu nedeniyle ödeme emri tebliğ edilemeyeceğine karar vermiştir (8). Yine, İzmir, 4.Mahkemesinin vermiş olduğu bir kararda da, ortaya konulan yurt dışı yasağını iptal etmiştir (9). Bu durumda, pay devri yaparak, bu pay devrini de, Ticaret Siciline bilgi amaçlı olarak bildirmiş ortak için şirket borcu nedeniyle hiçbir ödeme emri düzenlenemez (10). Yargı kararları da, bu yönde müstakar hale gelmiş bulunmaktadır.

4- Sonuç ve Özet:
            
a) Şirket borcu nedeniyle, şirket ortakları, şirket müdürleri nezdinde, doğrudan haciz koyma, mevduat, banka hesaplarına bloke koyma, şirket ortağının özel otosuna haciz koyma vs.uygulamalar hukuka uyarlı değildir. Öncelikle, şirket borcunun ortaklar veya müdürler açısından ferdileştirilmesi gerekir. İşte bu ferdileştirme işlemleri yapılmadan, doğrudan ortaklara haciz, banka hesaplarına bloke konulamaz. Şirket borcundan dolayı, ortaklara veya müdürlere ödeme emri tanzim ve tebliğ edilmeden yapılan bütün işlemler hatalıdır. 

b) Keza, 6183 Sayılı yasanın 35.md.göre de, şirket borçlarından dolayı sorumluluklar, ortakların koydukları sermaye payı ve taahhüt ettikleri sermaye miktarı da önem taşımaktadır. Ancak, daha önce şirket müdürünün durumunda önem taşır. Şirket borcunun, bireyselleştirilerek, öncelikle şirket müdürüne ödeme emri yollanmadan, şirket müdürünün banka hesaplarına blokaj konulamaz.
            
c) Bir başka önemli husus ise, konulan hacizlerin tekrar çözülmesi sırasında ise, ilgili vergi dairesine borç ödenmesine rağmen hacizler çözülmemekte, o mükellefin başka başkaca vergi dairelerinde borcu olup/olmadığı, ortağı olduğu şirketlerin vergi borcu var mı…? gibi araştırmalar yapılması sonucuna göre, hacizlerin çözülüp/çözülmeyeceğine karar verilebilmektedir (11).
 
(Bu köşe yazısı, sayın Av. N. Gaye ALPASLAN tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)

------------------------------------
(1) 6183 Sayılı AATUHK.md.
(2) 6183 s.k.md.35
(3) 6183 s.k.md.35
(4) 2004 yılında, şirket borcundan dolayı şirket ortağının banka hesabına bloke konulmuş, 2006 yılı kasım ayında, bu hesaba gelen havale, eski tarihli bloke yazısına dayalı olarak mükellefe ödenmemiştir. Daha sonra, bu haciz kaldırılmamış, sürekli hesap üzerinde blokaj işlemi tutulmuştur. Borç, 2004 yılının temmuz ayında ödendiği ispatlandıktan sonra ise blokaj çözülebilmiştir.
(5) Vergi daireleri işlem yönergesine bu işleme mevduat araştırma işlemi denilmektedir. Başka bir deyimle malvarlığı araştırması işlemi de denilebilmektedir.
(6) Şirket ortağına, şirket borcu hk.ödeme emri tebliğ edilmeden doğrudan haciz işlemi yapılamaz. Borç, 6183 sayılı yasanın 35.md.göre ferdileştirilmeli, ödeme emri tebliğ edilmeli ve borç kesinleştirilmelidir. Aksi takdirde, bloke işlemi hükümsüz olacaktır. Ayrıntılı araştırma yapacaklar için bkz.Mustafa SAKAL-Mustafa ALPASLAN, “Şirketten Ayrılan Ortaklara Yapılan Tebligatların Hukuksal Durumu”, Diyalog Drgisi, Ekim-2006,s.96
(7) Benzeri bir olay nedeniyle, hakkında yurt dışı yasağı konulan ve şirketten ayrılan ortak için yurt dışı yasağı kaldırılmıştır. İşlem iptal edilmiştir. İzmir 4.Vergi Mahkemesinin 14/10/2005 gün ve E:2005/401 K:2005/1135 kararı. Yurt dışı yasağı uygulamasında görevli mahkemeler, İdare Mahkemeleri olup, davalı idare ise, İl Valilik Makamı dır. Aynı konuda geniş açıklamalar için bkz.Mustafa SAKAL-Mustafa ALPASLAN İzmir Barosu Dergisi, Yıl:2006/10. “Vergi Borcundan Kaynaklanan Yurt Dışı Yasağında Davalı İdare:Valilik” s.69
(8) Mustafa SAKAL-Mustafa ALPASLAN, Oluş Mali Hukuk Bürosu, Sirküler, 15.08.2006 gün ve V/27 Kesinleşmemiş Vergi Borcu İçin İhtiyati Haciz Uygulanabilir mi? Mustafa SAKAL-Mustafa ALPASLAN, “Vergiden Borçlu Mükellefin Yurt Dışı Yasağını Kaldıran Mahkeme Kararı Üzerine Düşünceler”, Mali Pusula, Şubat, 2006, Yıl:2 s.14
(9) İzmir, 4.İdare Mahkemesi, E:2005/401-K:2005/1135 sayılı kararları ile, ortağın şirketteki payını devretmesi halinde, yeni giren ortakların iş bu borçtan sorumlu olacaklarına karar vermiştir.
(10) Dnş.4.D.7.4.2004 gün ve E:2002/4463-K:2004/682, Mustafa SAKAL-Mustafa ALPASLAN, “Hisselerini Devreden Ltd.Şti.Ortağı Devirden Önceki Şirket Borcundan Dolayı Sorumlu Olamaz” Diyalog Dergisi, Şubat-2005 s.202
(11) Mustafa SAKAL-Mustafa ALPASLAN “Gelir İdaresince Yapılan Mal Varlığı Araştırmaları ve Hacizlerin Çözümünde Hukuksal Hatalar”, Mali Pusula Dergisi, Yıl:2 Kasım-2006, s:23,sh:11
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Üzeyir Kara 2 yıl önce

Makalenin 3.Bölümünde İzmir Vergi Mahkemesi kararına atfen hisse devri yapan ortağa kamu borcundan dolayı yurtdışı yasağı konulamayacağını ifade etmişsiniz. Bu hüküm Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden var olan borçlar için hiçbir şekilde yurt dışı yasağı konulamaz.