“12. Yargı Paketi” ile gelen sadece hesap kullandırma halinde yapılacak indirim hakkındaki düşüncelerim ve izlenecek yol

Abone Ol

Nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin yargılamalarda özellikle son 10 yıllık dönemde “ben sadece banka hesabımı kullandırdım” diyen ve ne ile karşı karşıya olduğunu ancak ifade verince fark eden çok fazla kişi vardı.

Bununla birlikte, özellikle okuma oranı, istihdam ve refah seviyesi düşük bölgelerde her ne için olursa olsun banka hesabını kiralayan ve belli aralıklarla, konuyla ilgilenmeyip, doğrudan düzenli ödemeler alan kötü niyetli kişiler de vardı.

2 durum için de örnek vermek gerekirse, özellikle öğrenci bölgelerinde, ailesinin veya akrabasının para göndereceğini ama hesaplarında haciz olduğunu söyleyen arkadaşına iyi niyetli bir şekilde yardımcı olan kişiler de mevcutken aynı zamanda dolandırıcı çetelere, düzenli gelir sahibi olmak için, hesaplarını bilerek ve isteyerek kiralayan kişiler de vardı.

“12. Yargı Paketi” ile gelen 1/2 indirim aynı zamanda kesinleşmiş ve infazı başlamış dosyaları da kapsamaktadır. Fakat her dolandırıcılık dosyası için gelmiş bir düzenleme değildir. Gelen değişiklik; banka hesabı, kripto hesabı, benzer ödeme araçları ve kredi kartı kullandırmaya yönelik olup salt olarak hesap kullandıran sanıkları kapsamaktadır.

Burada yapılması gereken uyarlama yargılaması ile sanık lehine gelen değişikliğin uygulanmasını talep etmektir. Uyarlama yargılamasında sunulacak savunmada dosya görülürken infazın durdurulmasını talep etmek de kanaatimce yerinde olacaktır. Zira dosya muhteviyatının gelen değişikliğe uygun olması halinde ciddi bir hüküm değişikliği gerçekleşecek olup zararın giderilmiş olmasına ve adli sicil kaydına da bağlı olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması hali veya bir başka ihtimalde çok daha az ceza alıp infazın çekildiği süreye bağlı olarak denetimli serbestlik aşamasına geçilmesine imkan sağlanmış oldu.

Mevcut soruşturması veya davası devam edenlerin şöyle bir sorusu var: “Ben hesap mağduruyum sadece hesabımı kullandırdım. Olayla hiçbir ilgim yok. Yine de ceza alacağım ama 1/2 indirim mi yapılacak?”

Öncelikle temel açıklama getirelim; dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin hileli davranışlarla mağduru hataya düşürmesi ve bu yanıltma sonucunda haksız bir menfaat temin etmesi gerekmektedir. Dolayısıyla suçun manevi unsuru da kasttır. Oysa iyi niyetli bir şekilde hesabını kullandıran kişilerin dolandırıcılık suçunu (TCK 158/f) işleme kastı yoktur. Bu kişiler sadece yardım etme gayesinde olmuş suç işleme iradesi göstermemişlerdir. Bu durumdaki kişiler salt olarak hesap kullandırmış olduğunu yargı önünde ispatlarsa haklarında bence de beraat kararı verilmelidir. Zira Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2013/5022 E., 2013/17611 K. sayılı ilamda, hesabını müzisyen arkadaşlarına kullandıran ve dolandırıcılık eyleminden haberi olmadığını beyan eden sanık hakkında ve Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/31879 E., 2021/1347 K. sayılı ilamında hesabını eşine kullandıran sanık hakkında, suça ilişkin hileli davranış tespiti yapılamaması, suçun kasten işlenebilir bir suç olması ve iştirakin kanıtlanamaması gerekçeleri şüpheden sanık yararlanır ilkesi de göz önüne alınarak ile beraat kararı verilmesi gerektiğine dair bozma/onama kararları verilmiştir.

Mahkeme buna rağmen mahkumiyet sonucuna ulaşırsa, bu kez 12. Yargı Paketi ile getirilen ve şartları oluştuğu takdirde uygulanacak olan 1/2 oranındaki indirim ayrıca değerlendirilmelidir.

Kısacası; öncelikli hedef indirim almak değil, kastın bulunmadığını ortaya koyarak beraat kararı almaktır. İndirim ise ancak mahkumiyet ihtimalinde ikinci aşamada gündeme gelecek bir hukuki güvencedir.

Gelen düzenlemenin hukuki niteliği hakkında;

Ben açıkçası önce usul diyen biri olarak gelen değişikliği “kanunu bilmemek mazeret sayılmaz” (Ignorantia juris non excusat) ilkesine aykırı bulmaktayım. Fakat aynı zamanda gerçekten de iyi niyeti suistimal edilmiş çok fazla kişi olduğunu da bizzat bilmekteyim. Özellikle örf adet gereği yardımlaşmaya önem veren ülkelerde bazen suç işleme kastı olmasa da ilişkilerde sınır çekmemenin sonucu yargılanmak olabilmektedir. İyi niyetli kullandıranlar için gelen bu değişiklikten kötü niyetli kullandıranlar da faydalanmış oldu.

Bu nedenlerle bu değişiklikle ilgili net bir görüş belirtmek yerine “tartışmaya açık” demeyi tercih ediyorum.