AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, suça sürüklenen çocuklara yönelik yasal düzenlemeye ilişkin açıklama yaptı. Buna göre; 15-18 yaş arası suça sürüklenen çocuklara, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilebilecek.
“Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ni Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sunuldu. AK Partili Leyla Şahin Usta düzenlemeye ilişkin açıklama yaptı.
Usta konuşmasında şunları söyledi:
"TCK’da tekerrür hükümlerinin uygulanma yaş sınırları 18’den 15’e düşürülerek caydırıcılığın sağlanması amaçlanmaktadır."
"Çocuk hükümlülerin infazına çocuk kapalı cezaevlerinde başlamasına iyi halli olması halinde çocuk eğitim evlerine ayrılmasına imkan sağlanmaktadır."
"Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında yapılan düzenlemeyle, hapis cezalarının alt ve üst sınırları artırılmaktadır."
AK Partili Usta, "Temmuz ayı sonuna kadar çalışma planımız var temel hedefimiz kapanmadan kanunun geçirilmesi" dedi.
TEKLİFLE 15-18 YAŞ ARASINA HAKİME TAKDİR YETKİSİ VERİLECEK
18 maddelik teklifle "suça sürüklenen çocuk" tanımı yerine "adli süreçteki çocuk" kavramı getirilecek.
Teklifle kasten öldürme ve ağır yaralama suçlarını işleyen 15-18 yaş arasındaki çocuklara hakimin takdir yetkisiyle müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilebilecek. Aynı suçları işleyen 12-15 yaş arasındaki çocuklara da hakimin takdir yetkisiyle daha az ceza indirimi uygulanabilecek.
12-15 yaş grubu çocuklara ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasında 12 yıldan 15 yıla kadar olan üst sınır 15 yıldan 18 yıla, müebbet hapis cezası gerektiren suçlarda 9 yıldan 11 yıla kadar olan hapis cezası 10 yıldan 12 yıla kadar çıkarılacak. 15-18 yaş grubu çocuklarda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlarda 24 yıl olan üst sınırının 27 yıla, müebbet hapis cezası gerektiren suçlarda hapis cezası 15 yıldan 18 yıla kadar yükselecek.
TEKLİFLE 15 YAŞINDAN İTİBAREN "MÜKERRER" SUÇ SAYILACAK
Türk Ceza Kanunu'na göre çocukların tekrar işledikleri suçlar mükerrer sayılmıyor. Meclis'e sunulan teklifle 15 yaşını doldurmuş çocuk hükümlülerin tekrar işlediği suçlar "mükerrer" sayılacak. Bir suçu 2-3 kez işleyen çocuğa daha ağır cezalar verilecek.
ÖNCE KAPALI CEZAEVİNE SONRA EĞİTİMEVİNE GÖNDERİLECEKLER
Teklifle suç işleyen çocuk hükümlüler önce çocuk eğitimevi yerine Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderilecek. Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan sonra eğitimevine geçebilecek.
CEZAEVİNDE GEÇİRDİKLERİ 1 GÜN, 1 GÜN OLARAK SAYILACAK
Çocukların 15 yaşını doldurana kadar ceza infaz kurumunda geçirdikleri 1 günün 2 gün sayılması uygulaması kaldırılacak. Bu çocukları için cezaevinde geçirilen her 1 gün, 1 gün olarak hesaplanacak. Kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu işleyen çocukların ailelerine verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılacak. Ateşli silahı çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişiye 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek.
BAKAN GÜRLEK'TEN MESAJ
Adalet Bakanı Akın Gürlek de Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" X hesabından paylaşım yaptı. Bakan Gürlek şu ifadeleri kullandı:
"Çocuklarımızın adli süreçlerle karşı karşıya kalmasını önlemek, onları her türlü istismar ve tehditten korumak; suç mağduru ailelerimizin adalet beklentisine karşılık vermek devletimizin en temel sorumluluklarındandır.
Bu anlayışla hazırlıklarına katkı sunduğumuz ve AK Parti Grubumuz tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; çocukları koruyan, caydırıcılığı güçlendiren ve kamu vicdanını gözeten önemli düzenlemeler içermektedir.
Teklifle, 12-15 ve 15-18 yaş gruplarındaki çocuklara uygulanacak ceza indirimleri yeniden düzenlenmekte; kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama gibi ağır suçlarda hâkime, fiilin niteliğini gözeterek daha geniş takdir yetkisi tanınmaktadır.
Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerin ihlaline ilişkin cezalar artırılmakta; çocuğun bakım, gözetim ve korunmasına ilişkin sorumluluklarını yerine getirmeyen kişilere yönelik yaptırımlar güçlendirilmektedir.
Çocuklarımızın korunması amacıyla dijital riskler, bağımlılıklar, çevre bilinci, kitap ve kütüphane alışkanlığı ile sosyal hizmetlere yönelik yeni yönlendirme tedbirleri getirilmektedir. Sosyal inceleme raporlarının etkinliği artırılırken koruyucu ve destekleyici tedbirlerde kurumlar arası koordinasyon da güçlendirilmektedir.
Ayrıca çocuk odaklı hukuk anlayışını ve masumiyet karinesini daha güçlü biçimde yansıtmak amacıyla mevzuatımızdaki “suça sürüklenen çocuk” ibaresinin yerine “adli süreçteki çocuk” ifadesinin kullanılması öngörülmektedir.
Amacımız; çocuğu koruyan, suçu önleyen, suç örgütlerinin çocukları istismar etmesine engel olan, ailelerin sorumluluğunu güçlendiren; ağır suçlar karşısında ise kamu vicdanını ve mağdur haklarını gözeten etkili bir adalet sistemi tesis etmektir.
Teklifin hazırlanmasına katkı sunan başta TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu olmak üzere tüm çalışma arkadaşlarımıza, teklifi Meclis gündemine taşıyan AK Parti Grubumuza, ilgili kurumlarımıza, akademisyenlerimize ve uzmanlarımıza teşekkür ediyorum.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde; çocuklarımızın üstün yararını, toplumumuzun huzur ve güvenliğini ve mağdur ailelerimizin adalet beklentisini birlikte gözeten reformlarımızı kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz."
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR DÜZENLEMESİ
MADDE 1- 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna 13 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“MADDE 13/A- Ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
MADDE 2- 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “oniki yıldan onbeş yıla;” ibaresi “onüç yıldan onsekiz yıla;”, “dokuz yıldan onbir yıla” ibaresi “on yıldan oniki yıla”, “yedi yıldan” ibaresi “dokuz yıldan” şeklinde ve üçüncü fıkrasında yer alan “onsekiz yıldan yirmidört yıla;” ibaresi “ondokuz yıldan yirmiyedi yıla;”, “oniki yıldan onbeş yıla” ibaresi “onbeş yıldan onsekiz yıla”, “oniki yıldan fazla” ibaresi “onbeş yıldan fazla” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(4) Somut olayda;
a) Kasta dayalı kusurun ağırlığı,
b) Güdülen amaç ve saik,
c) Suçun işleniş şekli,
d) Daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilmiş olma, hususlarından biri ya da birkaçı göz önünde bulundurularak kasten öldürme (madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87) suçlarını işleyen onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında üçüncü fıkra hükümleri uygulanmayabilir. Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış ceza sorumluluğu bulunan kişiler hakkında ise ikinci fıkra hükümleri yerine üçüncü fıkra hükümleri uygulanabilir.”
MADDE 3- 5237 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “onsekiz yaşını” ibaresi “onbeş yaşını” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 4- 5237 sayılı Kanunun 233 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir yıla” ibaresi “üç aydan iki yıla”, ikinci fıkrasında yer alan “üç aydan bir yıla” ibaresi “altı aydan iki yıla”, üçüncü fıkrasında yer alan “üç aydan bir yıla” ibaresi “bir yıldan üç yıla” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(4) Birinci ve üçüncü fıkralarda tanımlanan fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürme (madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87) suçunu işlemesi halinde şikayet aranmaksızın, faile bu madde uyarınca verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.”
MADDE 5-4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 174 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.
“e) Onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen,”MADDE 6-13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Çocuk tutukluların” ibaresi “Çocuk hükümlülerin veya tutukluların” şeklinde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasında yer alan “çocuklar,” ibaresinden sonra gelmek üzere ‘‘suç türleri,’’ ibaresi eklenmiştir.
MADDE 7-5275 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“(3) Çocuk hükümlülerin çocuk kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine ayrılmalarına 89 uncu madde uyarınca psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, rehberlik uzmanı ve öğretmen gibi en az bir uzman görevlinin de katılımıyla idare ve gözlem kurulu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda karar verilir.
Çocuk eğitimevine ayırmaya ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen çocuk hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri altı ayı geçemez.”
“(4) Aşağıdaki hâllerde çocuk hükümlüler hakkında verilen cezalar doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilir:
a) Terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olanlar.
b) Taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm olanlar.
(5) Doğrudan çocuk eğitimevine alınanlar dahil olmak üzere bu kurumlarda bulunan
çocuk hükümlülerden;
a) Firar edenler veya başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı verilenler idare ve gözlem kurulu kararıyla,
b) Kapalı ceza infaz kurumuna iade veya odaya kapatma disiplin cezası alıp, bu cezası kesinleşmiş olanlar veya asayiş ve düzenin sağlanması amacıyla disiplin cezası kesinleşmemiş olsa bile eylemi kurum düzeni ya da kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar idare ve gözlem kurulu kararıyla, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilirler.
(6) Çocuk hükümlülerin, suç ve ceza türlerine göre, çocuk eğitimevlerine ayrılıp ayrılmamalarına, çocuk eğitimevlerinde geçirecekleri sürelere, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınmalarına, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınanların çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir.”
MADDE 8-5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(5) Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (madde 81, 82 ve 83), cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102 ve 103), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188) ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu (madde 220) hariç olmak üzere, koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır.”
MADDE 9-30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununa 43/B maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“Amaç dışı bıçak taşıma
MADDE 43/C – (1) Her ne ad altında olursa olsun, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamı dışında kalan her tür bıçak ile diğer kesici, delici veya bereleyici aletlerin;
a) 11/9/1981 tarihli ve 2521 sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanuna göre ruhsatlandırılan yerler ile ilgili yönetmeliğe göre ruhsatlandırılan işyerleri dışında satışı ve sergilenmesi,
b) Onsekiz yaşından küçük çocuklara satılması ve çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması, yasaktır.
(2) Bu maddenin birinci fıkrasında sayılan yasaklara uymayanlara beşbin Türk Lirası, kabahate konu bıçak veya aletlerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde ise onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca bu kabahatin işlendiğini öğrenen işletici veya sorumlunun yetkili makamlara bildirim yapmaması halinde beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
(3) Bu maddenin birinci fıkrasında sayılan kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.
(4) Bu maddenin birinci fıkrasında sayılan kabahat dolayısıyla idarî para cezasına ve elkoymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine mülkî amir tarafından karar verilir.
(5) Bu maddenin birinci fıkrasındaki kabahati işlediği sırada onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında çocuğun üstün yararı gözetilerek, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu hükümleri uyarınca koruyucu ve destekleyici tedbirlere karar verilmesi amacıyla mülki amir tarafından çocuk hâkiminden tedbir talebinde bulunulur.
(6) Bu madde hükmü internet satışları ve mesafeli satışlar için de uygulanır.
(7) Bir sanat veya mesleğin icrası için gerekli bıçak, şiş ve benzerlerinin icra yerinde ve icra eden kişilerce kullanılması, bulundurulması ve taşınması bu madde hükümlerine tabi değildir.”
MADDE 10-3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“Yönlendirme tedbirleri
MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 5 inci maddesinde düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yanında bu maddede düzenlenen yönlendirme tedbirleri, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.
(2) Yönlendirme tedbirleri olarak;
a) Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri: Spor kulüpleri, gençlik merkezleri, spor tesisleri ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere çocukların 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev almalarına,
b) Dijital risklerden korunma tedbiri: Kullandığı telefon cihazı, telefon hattı veya her türlü bilgisayar, tablet ve benzeri dijital cihazın bildirilerek cihazın tedbir kararından sonraki hareketlerini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından 3 aydan az 2 yıldan fazla olmamak üzere çeşitli takip yazılımlarıyla ilgili kurum denetimine açmaya, riskli olarak tanımlı bazı mecralar, uygulamalar ve dijital platformlarına erişimin engellenmesine,
c) Kitap ve kütüphane tedbiri: Kütüphane ve okuma salonu gibi yerlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev almaya veya bu kuruluşların yetkililerince belirlenen eserleri okumaya,
d) Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri: Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar park, bahçe, sahil gibi belirlenecek bir bölgede çevre temizliğiyapmaya, belirlenecek bitkilerin bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine katılmaya,
e) Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılık tedbiri: Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafından yerine getirilmek üzere çocukların sağlıkları için tehlike oluşturan bağımlılıklarının tedavi ve rehabilitasyonu için belirlenecek programları tamamlamaya, hükmedilir.
(3) Bu tedbirlerin yerine getirilmesinde 45 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları uygulanır.
(4) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”
MADDE 11- 5395 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“(4) Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen ve herhangi bir suretle Sağlık Bakanlığına veya üniversitelere bağlı yataklı sağlık kurumlarına gelen veya getirilen çocuk hakkında, tedaviye ihtiyaç bulunduğunun ilgili uzman tabip tarafından tespit edilmesi hâlinde, acil korunma kararı alınması amacıyla yirmi dört saat içinde rapor düzenlenir. Sağlık kurumu, uzman hekim raporunun düzenlendiği tarihten itibaren en geç yirmi dört saat içinde çocuk hâkimine başvurur. Başvurudan itibaren en geç kırk sekiz saat içinde ilgili dal uzman hekiminin yer aldığı üç uzman hekimden oluşan resmî sağlık kurulu tarafından düzenlenen rapor mahkemeye sunulur.
(5) Hâkim, başvuru ve sağlık kurulu raporunu değerlendirerek talep hakkında en geç kırk sekiz saat içinde karar verir. Çocuğun sağlık kuruluşuna gelmesi veya getirilmesinden hâkim kararının sağlık kuruluşuna tebliğine kadar geçen sürede, çocuğa gerekli görülen tıbbî müdahale ve tedavi uygulanır. Bu süreçte ihtiyaç duyulması hâlinde kolluktan yardım istenebilir. Kolluk, bu kapsamda yapılan talepleri, kanunla kendisine tanınan yetkiler çerçevesinde yerine getirir.
(6) Hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek çocuğun bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve gerekli görmesi hâlinde kişisel ilişkinin kurulmasına veya sınırlandırılmasına karar verebilir. Hâkim, sağlık kurulu raporunu dikkate alarak acil korunma kararının kaldırılmasına, devamına veya çocuğun durumuna uygun başka bir koruyucu ve destekleyici tedbire karar verir.”
MADDE 12- 5395 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(4) Çocuk hakkında kamu davası açılması halinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine bildirilir.”
MADDE 13-5395 sayılı Kanunun 23 üncü maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“(2) Adli süreçteki çocuklar hakkında yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde bu Kanunun 5/A maddesinde düzenlenen yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı da denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanır. Bu fıkra uyarınca hükmedilecek yükümlülükler 5/A maddesinde belirtilen kurumlar tarafından yerine getirilir.
(3) Adli süreçteki çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için suçun konusunu oluşturan malın değerinin az olması halinde zararın giderilmesi şartı aranmayabilir.”
MADDE 14-5395 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(3) Onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunludur. Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından onbeş yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilir.”
MADDE 15-5395 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“(3) Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin ilgili kurum veya kuruluş tarafından yerinegetirilmesi sırasında gerekmesi halinde kolluktan yardım istenebilir.”
“(4) Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumların koordinasyonu merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından; il ve ilçelerde kurumların koordinasyonu ile takip vali ve kaymakam tarafından sağlanır. Bu amaçla il ve ilçelerde sekretarya hizmetleri aile ve sosyal hizmetler il müdürlükleri tarafından yürütülür.
Hâkim veya mahkeme tarafından verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararları, yerine getirilmek üzere ilgili kurum veya kuruluşa gönderilir.
(5) Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, fiil suç teşkil etse dahi ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre çocuk hâkimi kararıyla üç günden on güne kadar tazyik hapsi ile cezalandırılır. Bu kararlara karşı 14 üncü madde uyarınca itiraz yoluna gidilebilir. Tazyik hapsine ilişkin kararlar, kesinleşmesini müteakip Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yerine getirilir. Bu kararlar çocuk hâkimi tarafından ilgili kuruma bildirilir.”
MADDE 16-(1) 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (17) numaralı alt bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiştir.
(2) 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiştir.
(3) 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun;
a) 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”,
b) 2 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”,
c) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”,
ç) 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “hakkında adli süreç yürütülen”,
d) 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”,
e) 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “hakkında adli süreç yürütülen”,
f) 20 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”,
g) 24 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”,
ğ) 26 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adlisüreçteki”,
h) 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “Suça sürüklenen”
ibaresi “Adli süreçteki”, (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”,
ı) 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”,
i) 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”,
j) 37 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”,
k) 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde yer alan “Suça sürüklenmesi” ibaresi “Hakkında adli süreç yürütülmesi”,
şeklinde değiştirilmiştir.