MAKALE

ANAYASA MAHKEMESİ'NİN KANUNİ FAİZİN İPTALİ KARARI

Abone Ol

Anayasa Mahkemesi 1 Aralık 2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan; kanuni faiz düzenlemesi hakkında emsal olabilecek nitelikte önemli bir karar verdi.

Mahkeme 3095 sayılı Kanunun 1. Maddesinde yer alan Cumhurbaşkanının kanuni faizleri yıllık yüzde 24'e kadar artırabileceği hükmünü sözleşmeden kaynaklanmayan alacak ilişkileri yönünden iptal etti. Mahkemenin ilgili iptal hükmü resmi gazetede yayınlanmasından itibaren 9 ay sonra 01.09.2026 tarihinde yürürlüğe girecek.

Bu süreçte iptal edilen ilgili hükmün TBMM tarafından yapılacak yeni bir düzenleme ile yerinin doldurulması beklenecek. Anayasa Mahkemesinin faiz hakkındaki kararı ile birlikte artık geçmişte kanuni faiz yürütülen sözleşmeden kaynaklanmayan sebepsiz zenginleşme, haksız fiilden kaynaklı tazminat davaları ile devletin sorumluluğundan doğan tam yargı davalarında kanuni faiz düzenlemesi 01.09.2026 tarihinden sonra açılacak olan davalarda kanuni faiz uygulaması son bulmuş olacak. Mahkeme iptal hükmünün gerekçesinde son derece isabetli bir yaklaşım olarak mevcut %24 kanuni faiz oranının ülkenin enflasyon verilerinin çok altında kaldığını vurguladı.

Bakıldığında; vatandaşın sözleşme dışı uyuşmazlıktan kaynaklı uğramış olduğu zarar ve bu zararın tahsili süreci düşünüldüğünde bu süreçte yürütülecek kanuni faiz oranı ile enflasyon arasında oluşan makasın kapatılması gerekmektedir. Nitekim hissedilen enflasyonun uzağında kalan TÜİK'in dahi açıkladığı 2025 yılı enflasyon verisi yüzde 35, yani kanuni faizin 11 puan üzerinde kalmıştır.

Anayasamızın Sosyal Hukuk Devleti İlkesi sadece teoride kalmamalı, sözleşme dışı zarara uğrayan birey yüksek enflasyon oranlarına karşı korunmalıdır.

Yine bakıldığında sözleşme dışı borç ilişkilerine uygulanacak faiz oranının enflasyon verisine eşitlenmesi ya da en azından enflasyon verisine yaklaştırılması uzun soluklu yargılamalar karşısında da şüphesiz zarar gören davacı bireyi koruyacaktır. Öte yandan sözleşme dışı doğan zararlardan anlaşılması gereken kişinin iradesi dışında mal varlığında oluşan zarardır.

Kişinin iradesi dışında malvarlığında oluşan zararlarını kanuni faizle sınırlı olarak talep etmesi; ülkenin ekonomik şartları, tahsil sürecinde paranın değerinde yaşanan düşüşler göz önünde bulundurulduğunda hukuka ve hakkaniyet ilkelerine aykırıdır.

Kanaatimizce sözleşme dışı zarara uğrayan birey açısından en adil çözüm; birey nezdinde oluşan zararlara bankalara uygulanan 1 yıllık mevduat faizinin uygulanmasıdır.

İlgili kanuni düzenlemeye ancak bu şekilde bir faiz düzenlemesi gelirse sözleşme dışı zarara uğrayan birey bakımından zararın karşılığı paranın geri ödenmesi sırasında uygun ve adil bir giderimden söz edilebilecektir.

Nasıl bir düzenleme ikame edileceğini 9 aylık süreç içerisinde TBMM'den çıkacak yasal düzenleme ile birlikte öğreneceğiz.

Av. Melih KARAYOL

>> Faiz Miktarının Sözleşmeyle Tespit Edilmediği Durumlarda Uygulanacak Kanuni Faiz Oranına Dair Düzenlemeler İçeren Kurala İlişkin İtiraz Başvurusu Hakkında Karar