Bağlantılı Suçların İstinaf İncelemesi ile Ortaya Çıkan Dosyanın Bölünme Riski ve İstinafta Bozma Kolaylığı ile Duruşma Açma Zorluğu Meselesi

Abone Ol

İstinaf kanun yoluyla ilgili iki soruna ve nasıl çözülebileceğine değinmek istiyoruz; ilki bağlantılı suçlar, diğeri de istinaf incelemesinin duruşmalı yapılması.

1- Bağlantılı Suçların İstinaf İncelemesinde Yaşanan Kanun Yolu Sorunu, Yasa Değişikliği Yapılarak Çözülmelidir:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.8 ila m.11’de “Bağlantılı Davalar” başlığı altında; bir veya birden fazla sanığın birden fazla suçtan veya birden fazla sanığın bir suçtan dolayı aynı mahkeme tarafından aynı dosyadan yargılanması şartlarının düzenlendiği,

“Bağlantı kavramı” başlıklı m.8’de; “(1) Bir kişi, birden fazla suçtan sanık olur veya bir suçta her ne sıfatla olursa olsun birden fazla sanık bulunursa bağlantı var sayılır.

(2) Suçun işlenmesinden sonra suçluyu kayırma, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme fiilleri de bağlantılı suç sayılır.”

Hükümlerine yer verilerek, bağlantılı suçların ve davaların tanımlandığı görülmektedir.

İlk derece mahkemesinin; bir veya birden fazla sanığı birden fazla suçtan birlikte, yani bağlantılı davada yargıladığı, verdiği hüküm sonrasında başlayan istinaf ve temyiz kanun yollarında bazı sorunlar yaşandığı,

Bu karmaşıklığa ve farklı sonuçlardan kaynaklanan gecikmeler ile adaletsizliğe çözüm bulunabilmesi için yasal değişikliğe gidilmesinin isabetli olacağı,

İlk derece mahkemesinin sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanığın mahkumiyetine karar verdiği, dosyanın istinafa gittiği, bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin istinaf başvurusunu esastan reddetmesi ile sahtecilik suçundan verilmiş 3 yıl hapis cezasının kesinleştiği, dolandırıcılık suçundan verilen cezaların bir kısmının bozulduğu, dosyanın bozulan kısmının ilk derece mahkemesine geri gönderildiği, dolandırıcılık suçunun diğer kısmı ile ilgili istinaf başvurusun reddi kararına konu cezanın beş yıldan fazla hapis olması sebebiyle de dosyanın bu yönden temyiz incelemesi için Yargıtay’a gönderildiği, yasal nedenlerle dosyanın kül halinde Yargıtay’a gitmediği, oysa suçlar arasında bağlantı bulunduğu, dosyanın kül halinde Yargıtay’a gitmesinin gerektiği,

Gecikmelerin, farklı kararların ve adaletsizliklerin önüne geçilebilmesi için; tüm kararları temyiz etmek suretiyle dosyanın bir bütün olarak Yargıtay’a gitmesinin sağlanması yolu denenmekle birlikte, yasal düzenlemenin buna izin vermediği, bazı dosyalarda bu yönde fiili uygulamalara rastlandığı, fakat bu konuda yeknesaklığın sağlanamadığı, kanun koyucunun bağlantılı suçların aynı mahkemede birlikte görülmesini hedeflediği, bunun için CMK m.8 ila m.11’i düzenlediği ve bu sebeple de dosyanın tümü ile temyiz incelemesine gitmesinin uygun olacağı,

Bu nedenlerle; istinaf aşamasında bağlantılı suçlarda yaşanan sorunun çözülmesi ve dava dosyasının temyiz incelemesi için kül halinde Yargıtay’a gönderilebilmesi amacıyla, bir an evvel 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda değişikliğe gidilmesi lüzumu,

İzahtan varestedir.

2- İstinafta Duruşmalı İnceleme Esas, Dosya Üzerinden Esasa İlişkin İnceleme İstisna Olmalıdır:

Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin verdiği bozma ve duruşma açılması kararlarında da sorunlar yaşandığı, bu konuda yasal değişikliklere gidildiği, fakat sorunu çözmeye yetmediği, uygulamada “bozma duruşma” sorunun devam ettiği,

Son zamanlarda Yargıtay tarafından verilen kararlarda, bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerinin bozma kararları vermek yerine, usule uygun duruşma açmak suretiyle tarafların, hem mahkemeye erişim hakkının gözetilmesi ve hem de bozma kararlarının yol açtığı mağduriyetlerin giderilmesini amaçladığı,

Ancak CMK m.280/1-e’de yapılan son değişiklikle eskiye dönülerek, BAM ceza dairelerinin bozma kararı verebilme yetkisinin tekrar genişletildiği, esasen yetki daraltmasından sonra da BAM ceza dairelerinin net bir bozma nedeni belirtmeden CMK m.280/1-e’ye atıf yapmak suretiyle, yani ayrıca somut bozma nedeni belirtmeksizin bozma kararları verdiğinin görüldüğü, çünkü bozma kararı sonrası ilk derece mahkemesinin “yargı bağımsızlığı” ilkesi gereğince karar serbestliği olsa da, CMK m.307/4 uyarınca temyiz bozma kararına karşı kararı bozulan mahkemece direnilebildiği halde, CMK m.284/1’de istinaf bozma kararlarına karşı direnme yasağının öngörüldüğü, kararı kesin olarak bozan BAM ceza dairesinin dosyayı, ya aynı ilk derece mahkemesine ya da yargı çevresinde uygun göreceği bir mahkemeye tekrar görülmek üzere yollama yetkisine sahip olduğu, geçmiş uygulamada direnme yasağında bazı sorunlar yaşandığından, CMK m.280/1-e’de değişikliğe gidilse bile, sorunun çözülmediği,

Yargıtay’ın temyiz incelemelerinde istinaf kanun yolunda “bozma veya duruşma açılması” ile ilgili kararlar vermeye başladığı, son Yargıtay kararlarının istinaf kanun yolunda duruşma açılması usulünü yasal düzenlemeye uygun kriterlere bağlanmasını sağlayacağı ve bu konuda yaşanan sorunun çözülmesini sağlayacağı,

Böylece; maddi vaka ve hukukilik denetimi yapmakla görevli bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin, dosya üzerinden yapılan incelemelerle esastan ret kararları vermek yerine, mahkemeye erişim hakkı da dikkate alınarak, mümkün olduğu kadar duruşma açmak ve ancak CMK m.289’da gösterilen hukuka kesin aykırılık hallerinden en az birisinin varlığı tespit edildiğinde bozma kararı vermek suretiyle istinaf kanun yolunun etkinliğini sağlamalarının gerektiği, bazı dosyalar yönünden verilen cezaya veya suçun niteliğine göre duruşma açılması zorunluluğu getiren yasal düzenlemeye gidilebileceği, temyiz incelemelerinde CMK m.299/1 değişikliği öncesinde talebe bağlı olarak uygulanan zorunlu duruşma açma usulünün istinafta benimsenebileceği,

Ek olarak; bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bazı dosyalar üzerinden inceleme yaparak, yani duruşma açmadan kararları değiştirmesinin isabetli olacağı, esasen CMK m.280/1-a’nın buna izin verdiği, fakat Yargıtay’ın dosya üzerinden yapılan inceleme ile istinaf kanun yolunda karar değiştirilmesine olumsuz baktığı, oysa bunun yasal açıdan mümkün olduğu,

Elbette duruşma açmak suretiyle davayı görmenin zor olduğu ve mahkemelerin iş yükünü artırdığı, fakat başka türlü de maddi vaka değerlendirmesinin yeterince yapılamayacağı, tarafların beyanları alınmak ve diyecekleri tespit edilmek suretiyle duruşmalı inceleme yapmanın isabetli olacağı, daha önce ortaya koyulmayan deliller dışında kalan ve ilk derece mahkemesinde CMK m.206’ya ve m.207’ye göre ortaya koyulan delillerin gerekmedikçe istinaf aşamasında açılan duruşmada ortaya koyulmayacağı, duruşmalı incelemenin iki dereceli yargılama usulüne de uygun düştüğü,

Hususları dikkate alınmalıdır.

(Bu makale, sayın Prof. Dr. Ersan ŞEN tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)