KARARLAR

BOŞANMA - KUSURUN HATALI BELİRLENMESİ - MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT

Kabul Edilen ve Gerçekleşen Kusurlu Davranışlara Göre Evlilik Birliğinin Sarsılmasına Sebebiyet Veren Olaylarda Erkeğin Ağır Kadının Az Kusurlu Olduğunun Kabulü Gerektiği - Mahkemece Tarafların Sosyal ve Ekonomik Durumları Tazminata Esas Olan Fiilin Ağırlığı İle 4721 SK 4. Maddesiyle 6098 Sayılı TBK 50. ve 51. Maddelerinde Düzenlenen "Hakkaniyet Kuralları" da Dikkate Alınarak Davalı-Karşı Davacı Kadın Yararına Uygun Miktarda Maddî ve Manevî Tazminata Hükmedilmesi Gerektiği

Abone Ol

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2024/10521
K. 2025/7055
T. 10.9.2025

BOŞANMA ( Kabul Edilen ve Gerçekleşen Kusurlu Davranışlara Göre Evlilik Birliğinin Sarsılmasına Sebebiyet Veren Olaylarda Erkeğin Ağır Kadının Az Kusurlu Olduğunun Kabulü Gerektiği - Mahkemece Tarafların Sosyal ve Ekonomik Durumları Tazminata Esas Olan Fiilin Ağırlığı İle 4721 SK 4. Maddesiyle 6098 Sayılı TBK 50. ve 51. Maddelerinde Düzenlenen "Hakkaniyet Kuralları" da Dikkate Alınarak Davalı-Karşı Davacı Kadın Yararına Uygun Miktarda Maddî ve Manevî Tazminata Hükmedilmesi Gerektiği )

KUSURUN HATALI BELİRLENMESİ ( Tarafların Evlilik Birliğinin Sarsılmasında Eşit Kusurlu Oldukları Yönündeki Değerlendirmenin Dosya Kapsamına Aykırı Olduğu/Erkeğin Kadına Göre Daha Ağır Kusurlu Olduğunun Kabulü Gerektiği )

MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT ( Kadının Ağır veya Eşit Kusurlu Olmadığı Durumda Tazminat Talebinin Reddinin Hatalı Olduğu/Tarafların Sosyal ve Ekonomik Durumları ile Hakkaniyet Kuralları Gözetilerek Kadın Yarına Tazminata Hükmedilmesi Gerektiği )

4721/m.174

6098/m.50

ÖZET: 1-Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar birliğin sarsılmasında tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre evlilik birliğinin sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken, hatalı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

2-4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı- karşı davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği ve erkeğin gerçekleşen kusurlu davranışlarının kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmıştır. O halde Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 Sayılı Kanun'un 4. maddesiyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. ve 51. maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak davalı- karşı davacı kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu isteğin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü, velayet, reddedilen tazminat talepleri, tedbir nafakası ve yoksulluk nafakası yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, reddedilen tazminat talepleri, yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR : 1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine göre davacı- davalı erkek vekilinin tüm, davalı -davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.İlk Derece Mahkemesince taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda birliğin sarsılmasına sebep olan olaylarda kadının tam kusurlu olduğu belirtilerek kadının davasının reddine, erkeğin davsının ise kabulüyle tarafların boşanmalarına ve fer'îlere karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin "ayrılık döneminde çocukları arayıp sormadığı, ihtiyaçları ile ilgilenmediği, çocukları görmeye gelmediği, kadının ailesine rencide edici sözler söylediği", kadının ise erkeğe "hakaret ettiği" vakıalarının sabit olduğu, gerçekleşen bu kusurlu davranışlara göre ise tarafların birliğin sarsılmasında eşit kusurlu oldukları kabul edilerek istinaf başvurusu kısmen kabul edilmiş, kabul edilen yönlerden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden kısmen esas hakkında hüküm tesis edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar birliğin sarsılmasında tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre evlilik birliğinin sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

3.4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı- karşı davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği ve erkeğin gerçekleşen kusurlu davranışlarının kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmıştır. O halde Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 Sayılı Kanun'un 4. maddesiyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. ve 51. maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak davalı- karşı davacı kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde isteğin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve kadının reddedilen maddî ve manevî tazminat talebi yönlerinden kadın yararına BOZULMASINA

2.Davacı- davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 Sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'ye yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ..'ya iadesine

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

kazanci.com