BUTLAN DAVASI

Abone Ol

Açılan bir dava nedeni ile gündeme gelen “butlan” kelimesinin Türk Dil Kurumu sözlüğündeki karşılığı “atıl olma” yani “yok sayılma” olarak gösterilmektedir.
Hukuki bir deyim olarak “bir işlem veya olayın geçerli olması için taşıması zorunlu olan koşulların bulunmaması nedeni ile hukuken geçersiz olduğunu” ifade etmektedir.

Butlan; hukuk da çok kullanılan bir dava şekli değildir ve bu isimde bir dava da yoktur. Açılan bir davada, dava konusuna ve istenen şeye gerekçe olarak gösterilen nedenlerden biridir.

Örneğin Türk Medeni Kanunu’nda batıl-geçersiz olan evlenmeler başlığı altında düzenlenen madde de “Evlenmenin mutlak butlan ile geçersiz olması halleri arasında; eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması, akıl hastası ve sürekli bir şekilde ayırt etme gücünden yoksun bulunması” gibi nedenler gösterilmektedir.

Butlan, iki ayrı temele dayanır.

Mutlak Butlan; bir hukuki işlemin kamu düzeni ve genel ahlaka aykırı olması nedeni ile tümden geçersiz olmasıdır.

Nısbi Butlan: bir hukuki işlemin, belirli kişilerin bireysel durum ve eylemlerini korumak amacı ile sınırlı olarak geçersiz olmasıdır.

AÇILAN İLK DAVA VE İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

CHP. nin 2023 yılında yapılan kurultayının iptali için açılan ilk dava, çok sayıda kişi ve belirli sayıdaki vekilleri tarafından, altı adet değişik Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmıştır. Ayrıca son açılan Asliye Hukuk Mahkemesindeki davaya “Birleşen” adı altında 2 kişi, “Fer’i Müdahil” adı altında 45 kişi ve vekilleri katılmıştır. Çok sayıdaki dava, davacı ve müdahillerin çoğunun Avukatlığını tek bir Avukat ile diğer davacıların vekilliğini belli sayıda Avukat üstlenmiştir.

AÇILAN İLK DAVA VE DAVANIN KONUSU

2025 yılı sonunda açılan davanın konusunu “4-5 Kasım 2023 Tarihlerinde Gerçekleştirilen CHP Demokrasi ve Birlik Kurultayı’nın iptali” oluşturmaktadır.
Değişik mahkemelerde açılan davaların birleştirilerek görüldüğü Ankara 42 Asliye Hukuk Mahkemesinde 2025/66, 2026/428 sayılı davada verilen kararda “Taraflar arasındaki Genel Kurul Kararlarının iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda, asıl davada hiçbir hukuki gerekçenin ileri sürülemediği ve hiçbir delilin ortaya konulamadığı, davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davalarda ise aktif husumet ehliyetinin yokluğu nedeni ile DAVALARIN REDDİ’NE” karar verilmiştir.

BİR ÜST DERECE OLAN İSTİNAF MAHKEMESİNDE

İlk derece Mahkemesinin bu kararı üzerine, davacı ve müdahiller, kararın bozulması için bir üst mahkeme olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesine (BAM) başvurmuşlardır. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinde Esas No:2026/32, Karar No.2026/658 ile görülmüştür.

Esas ve karar numaralarında görüleceği üzere, dava yaklaşık olarak 5 ay gibi kısa bir sürede karara bağlanmıştır.

Son günlerde kamuoyunda çok tartışılan, gündemi işgal eden ve gelecek günlere ve siyasete de damgasını vuracak olan “Mutlak Butlan Davası” olarak adlandırılan davanın konusu, son mahkeme kararında “DERNEK (GENEL KURUL KARARLARININ İPTALİ İSTEMLİ)” olarak yer almaktadır. Bu tanımlamanın yanlış ve noksan olduğu açıktır.

SUÇLAMALAR

Davacılar başvuru dilekçelerinde, gene ilk savunma ve suçlamalarını yaparak; “Davalı CHP ve yetkililerinin; seçim sonucunun değiştirilmesi için delegelere baskı yaptıkları, bavullarla getirilen dolarların pazarlıklar sonucunda otellerde delegelere dağıtıldığı, iphone telefonlar ile ipad tabletlerin verildiğinin öğrenildiğini, daha ötesi oy karşılığı olarak evler, arabalar verildiği ve yine bazı delegelere iş imkanı sağlamak sözü verilerek seçim sonucunun değiştirildiğini, oy sayımı sırasında hukuka aykırı şekilde hileli işlemler yapıldığını, yine birçok delegeye siyasi görev olarak sözler verildiğinin basına yansıyan haberlerle de sabit hale geldiği” şeklinde ağır suçlamalarda bulunmuşlardır.

Bu suçlamaları yapanlar, 2023 yılında yapılan kongrede tanık oldukları suçları, aradan 2 sene geçtikten sonra söylemektedirler.

Bu ağır suçlamaların belli ve sabit deliller olmaksızın “… duyumlara dayandığı, …söylendiği, öğrenildiği, basına yansıyan haberler arasında yer aldığı…” şeklinde sabit olmayan ve kanıtlanamayan ifadelerin ayrıca değerlendirilerek, seneler sonra suçlamayı yapanlar hakkında, hukuki ve cezai durumun araştırılmasını ve üzerinde durulmasını gerektiren ayrı bir konuyu oluşturmaktadır.

Ayrıca iptali istenen Genel Kurul 2023 yılında yapılmış, aradan geçen süre içinde adli bir başvuru ve işlem yapılmamış ama adı geçen davacılar, bu suçlamalara dayanan davalarını 2 sene sonra 2025 yılında açmışlardır.

ÜST DERECE İSTİNAF MAHKEMESİ KARARI

Davayı gören üst derece Bölge Adliye Mahkeme 36. Hukuk Dairesi: “Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesinin KARARININ KALDIRILMASINA, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultayının mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) nedeniyle malul olduğunun TESPİTİ ile yapıldığı tarihten itibaren İPTALİNE” karar vermiştir,

Ayrıca 3 sene önce yapılan kongreyi geçersiz olarak kabul ettiği için: “CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultayının mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) nedeni ile iptaline karar verildiğinden bu tarihten sonra yapılan tüm Olağan ve Olağanüstü Kurultayların ve bu kurultaylarda alınan tüm kararların İPTALİNE, 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultaydan ÖNCEKİ DURUMA DÖNÜLMESİNE, kurultay tarihinden önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının görevlerine AYNEN DEVAM ETMELERİNE, 21/05/2026 tarihinde, oy birliği ile” karar vermiştir.

İptal edilen bu seçim ve tüm işlemlerin Yüksek Seçim Kurulu tarafından yapıldığı, denetlendiği ve seçim sonuçlarının tasdik edilerek onay belgelerinin verildiği unutulmamalıdır.

Karar duruşmasının yapıldığı 21.5.2026 günü karar verildikten sonra 20 sayfadan oluşan gerekçeli karar yayınlanmış, aynı gün kararın uygulanması için İcra Müdürlüklerine iletilmiş ve 10 günlük bayram tatili öncesi bütün işlemler tamamlanmıştır.

ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR

Adli süreç ve karar hakkında bilginiz olması için; yapılan işlemler, alınan kararlar tarafsız ve özet olarak sunulmak istenmiştir.

Türkiye’de siyaset ve siyasiler haklı olarak çok eleştirilmektedir ve genel olarak duyulan güvenin azaldığı bilinmektedir.

Ama adalete her zaman güven ve saygı duymak isteriz. Çünkü bilindiği üzere “Adalet Mülkün yani Ülkenin Temelidir.” Ülkenin devam etmesi için bu temelin sağlam olması gerekir.

Avukat Ahmet Erdem AKYÜZ
Hukukun Egemenliği Derneği
Kurucu ve Onursal Genel Başkanı