Cebri İcra Satışlarında Aleniyet İlkesinin Ekonomik Boyutu: 2026 Yılı Parasal Limitlerinin Hukuki Temelleri ve Uygulanabilirliği Üzerine Bir İnceleme

Abone Ol

Giriş

Türk İcra ve İflas Hukuku'nun en hassas noktalarından biri, mahcuz malların satışı aşamasında alacaklının tahsilat hakkı ile borçlunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulacak dengenin niteliğidir. Uzun yıllar icra uygulaması içinde gözlemlediğim kadarıyla, bu denge sadece normatif bir düzenleme meselesi değildir; aynı zamanda ekonomik gerçekliklerle hukuki ilkelerin uyumlandırılması meselesidir.

27 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan "İcra ve İflas Kanunu Uyarınca Yapılacak Satışların İlanlarına İlişkin Parasal Limitlerin Güncellenmesi Hakkında Tebliğ", bu uyumlandırmanın güncel bir örneğidir. Söz konusu tebliğ ile getirilen parasal limitler, 7343 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ve 7418 sayılı Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un ruhuna uygun olarak, icra sistemini ekonomik dalgalanmalara karşı dirençli kılmayı hedeflemektedir.

Satış ilanı rejimindeki bu dönüşüm, geleneksel yöntemlerden dijitalleşmeye geçişin yalnızca teknik bir değişimi değildir. Usul ekonomisi ilkesinin uygulanması, mülkiyetin korunması, aleniyet ilkesinin sürekliliği ve hukuk güvenliğinin sağlanması gibi birçok temel ilkenin eş zamanlı olarak gözetilmesi gereken bir süreçtir. Bu makalede, söz konusu limitlerin hukuki temellerini, uygulamadaki yansımalarını ve geleceğe yönelik olası sorunları, kıdemli bir icra uygulamacısının perspektifinden ele almayı amaçlamaktayım.

Elektronik Satış Paradigmasının Hukuki Temelleri

7343 sayılı Kanun'un 30 Kasım 2021 tarihinde yürürlüğe girmesiyle, Türk icra sisteminde köklü bir değişim yaşanmıştır. Fiziki ihale döneminin sona ermesi ve elektronik satış (E-Satış) döneminin başlaması, sadece bir usul değişikliği değildir; aynı zamanda satışın mahiyetine ilişkin yeni bir anlayışın tezahürüdür.

Uygulamada gözlemlediğim kadarıyla, bu reform öncesinde icra daireleri, tellaliye giderleri, salon tahsisi, güvenlik masrafları ve diğer pek çok mütemmim cüz ile karşı karşıya kalıyordu. Satış giderleri, çoğu zaman satıştan elde edilecek geliri aşıyor, borçlu aleyhine zarar-ı fahiş sonuçları doğuyordu. Elektronik satış portalının devreye girmesiyle birlikte, bu masraflar büyük ölçüde ortadan kalkmıştır. Ancak bu kazanç, ilanların hangi mecralarda yapılacağı sorusunu daha da önemli kılmıştır.

İİK'nın 114. maddesinde yapılan değişiklikler, ilanın yapılacağı gün ve saatin, artırmaya başlangıç tarihinden en az on beş gün önce duyurulmasını zorunlu kılmıştır. Bu on beş günlük süre, potansiyel alıcıların malı incelemesi, hukuki durumunu araştırması, teminat yatırması ve gerekli hazırlıkları yapması için tanınmış bir "hazırlık süresi" niteliğindedir. Elektronik portalda yapılan ilan, artırmanın bitimine kadar erişime açık tutulur ve bu da aleniyetin sürekliliğini sağlar.

Reformun temel amacı, ihale ortamındaki usulsüz yapıları ortadan kaldırmak ve şeffaflığı maksimize etmektir. İhale çeteleri, gizli anlaşmalar ve benzer usulsüzlüklerin elektronik ortamda neredeyse imkânsız hale gelmesi, bu reformun en önemli kazanımıdır. Ancak bu kazanımı korumak için, ilanların erişilebilirliği sorusu sürekli olarak gözden geçirilmelidir.

İlan Mecralarının Genişlemesi ve 7418 Sayılı Kanun'un Rolü

18 Ekim 2022 tarihinde kabul edilen 7418 sayılı Kanun, basın hukukunda olduğu kadar icra hukukunda da önemli değişiklikler getirmiştir. Bu kanun, "internet haber siteleri"ni resmî ilan yayınlama hakkına sahip süreli yayınlar kapsamına dahil etmiştir. Uygulamada, bu değişiklik icra satış ilanlarının sadece kâğıt baskılı gazetelerde değil, yüksek trafikli haber portallarında da yayımlanmasının önünü açmıştır.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir husus vardır: Her internet haber sitesinin icra ilanı yayınlama yetkisi bulunmamaktadır. Bir sitenin bu hakka sahip olabilmesi için Basın İlan Kurumu (BİK) tarafından belirlenen kriterleri karşılaması gerekir. İçerik sürekliliği, personel istihdamı, trafik verileri ve benzeri unsurlar, BİK'in denetim mekanizmasının temelini oluşturur. İcra müdürü, ilan kararını verirken BİK'in güncel listelerini esas almak zorundadır. Aksi takdirde, resmî ilan yayınlama hakkı olmayan bir mecradaki ilan, "hiç ilan edilmemiş" hükmünde sayılarak ihalenin feshi sebebi olabilir. Bu, uygulamada sık karşılaştığımız bir sorundur.

İnternet haber sitelerinde yayımlanan ilanların bir diğer avantajı, metindeki hataların düzeltilmesinde sağlanan esnekliktir. İİK m. 114/7 uyarınca, ilan metnindeki maddi hatalar, ihale tarihi değiştirilmeksizin sadece elektronik satış portalında düzeltilebilir. Bu, hem zaman kaybını önler hem de ilan maliyetlerinin katlanmasına engel olur. Uygulamada, bu hükmün varlığı, icra müdürlerine ve tarafların avukatlarına önemli bir rahatlık sağlamıştır.

2026 Yılı Parasal Limitlerinin Karşılaştırmalı Analizi

27 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan Tebliğ ile 1 Şubat 2026'dan itibaren geçerli olacak parasal limitler, önceki dönemle karşılaştırıldığında yaklaşık yüzde 136 oranında bir artış göstermektedir. Bu artış, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan 2025 yılı Aralık ayı yıllık Üretici Fiyat Endeksi oranlarının doğrudan bir yansımasıdır.

İlan Mecrası ve Kapsamı

Önceki Parasal Limitler (TL)

1 Şubat 2026 İtibarıyla Uygulanacak Limitler (TL)

:---

:---

:---

Gazete veya internet haber sitesi ilanı yapılıp yapılmayacağına icra dairesince karar verilecek sınır

Muhammen bedeli 500.000 TL'ye kadar olanlar için

Muhammen bedeli 1.180.000 TL'ye kadar olanlar için

Satışın yapılacağı yerdeki yerel gazete veya yerel internet haber sitesinde ilan zorunluluğu

Muhammen bedeli 500.000 TL ile 2.000.000 TL arasında olanlar için

Muhammen bedeli 1.180.000 TL ile 4.740.000 TL arasında olanlar için

Yurt genelinde dağıtılan veya yüksek tirajlı (günlük 50.000'den fazla) gazete/internet sitesinde ilan zorunluluğu

Muhammen bedeli 2.000.000 TL ve üzerinde olanlar için

Muhammen bedeli 4.740.000 TL ve üzerinde olanlar için

Bu limitlerin artırılmasının ratio legis'i, çok açıktır. Parasal limitlerin bu denli yüksek oranda güncellenmesi, sadece enflasyonist bir zorunluluk değildir; aynı zamanda mülkiyet hakkının özüne dokunulmasını engellemeye yönelik bir koruma mekanizmasıdır.

Eğer limitler düşük tutulsaydı, muhammen bedeli gerçekte düşük olan birçok mal için ulusal gazete ilan zorunluluğu doğacak, bu da satış masraflarının malın değerini aşmasına neden olacaktı. Uygulamada sık karşılaştığımız bu durum, borçlu aleyhine ciddi şekilde matrah azalmasına yol açmaktadır. Tersi durumda, limitlerin güncellenmemesi, değerli malların (örneğin İstanbul'daki lüks bir konutun veya endüstriyel bir tesisinin) sadece yerel mecralarda ilan edilmesine yol açarak alıcı kitlesini daraltacak ve malın değerinin altında satılmasına zemin hazırlayacaktır. Bu da zarar-ı fahiş sonuçları doğurur. Bu nedenle, 4.740.000 TL sınırı, güncel gayrimenkul piyasası göz önüne alındığında, ulusal rekabetin hangi noktada başlaması gerektiğine dair makul bir eşik olarak değerlendirilebilir.

İcra Müdürünün Takdir Yetkisi ve Menfaatler Dengesi

Tebliğ'e göre, muhammen bedeli 1.180.000 TL'ye kadar olan mallar için ilan yapılıp yapılmayacağı icra müdürünün takdirine bırakılmıştır. Ancak bu takdir yetkisi, keyfiyetten uzak, hukuki gerekçelere dayalı olmalıdır. Uygulamada, icra müdürlerinin bu takdir yetkisini kullanırken göz önünde bulundurması gereken kriterler vardır.

Birincisi, alacaklının menfaatidir. İlan masraflarının satış bedelinden mahsup edileceği düşünülürse, gereksiz ilan alacaklının tahsil edeceği miktarı azaltabilir. Ancak bu, ilanın yapılmaması anlamına gelmemelidir. Çünkü ilan yapılmadığı takdirde, malın düşük fiyata satılması riski ortaya çıkar ve bu da alacaklıyı daha fazla zarara uğratabilir.

İkincisi, borçlunun menfaatidir. İlanın yapılmaması, malın düşük fiyata satılmasına neden olursa, borçlu borcundan kurtulamaz ve hatta ek zararlar yaşayabilir. Mülkiyet hakkının korunması ilkesi, bu noktada devreye girer.

Üçüncüsü, malın niteliğidir. Antika bir eser veya spesifik bir sanayi makinesi 1.180.000 TL'nin altında olsa bile, sadece elektronik portal ilanı yeterli olmayabilir. Bu durumlarda müdürün takdir yetkisini "ilan yapılması" yönünde kullanması hukuk devleti ilkesine daha uygundur.

Uygulamada, icra müdürünün takdir yetkisini hatalı kullanması durumunda, bunun bir "memur işlemi şikayeti"ne konu olabileceğini ve satışın sıhhatini etkileyebileceğini gözlemledim. Bu nedenle, müdürlerin bu yetkiyi kullanırken titiz davranması, hukuki belirliliği sağlamak açısından hayati önem taşımaktadır.

Rızai Satış Müessesesi: İlan Rejiminin Alternatifi

7343 sayılı Kanun ile getirilen en özgün müesseselerden biri olan "rızai satış", ilan rejimindeki katı kurallara bir alternatif sunmaktadır. Borçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde satış yetkisi talep edebilir. Uygulamada, bu müessese, özellikle değerli malların satışında borçluya önemli bir fırsat sunmaktadır.

Rızai satışta, cebri icranın getirdiği ağır ilan maliyetleri ve sürece dair katı ilan süreleri söz konusu değildir. Rızai satışta bedel, malın muhammen kıymetinin yüzde doksanına karşılık gelen miktarı ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu miktara ilave olarak bu aşamaya kadar bu mahcuz için yapılan takip masrafları toplamından az olamaz. Borçlu, kendi bulduğu alıcıya, malın muhammen kıymetinin en az yüzde 90'ı üzerinden satış yapabilir. Bu süreçte KDV alınmaz, çünkü müzayede mahalli dışında yapılmaktadır. İşlem, 15 günlük satış yetki süresi içinde tamamlanır. Borçlunun malı "hacizden satıldı" algısı yerine rızai bir devirle satılmış olması, borçlunun itibarı açısından da büyük önem taşımaktadır.

Uygulamada gözlemlediğim kadarıyla, bu müessese 2026 limitlerinin çok üzerindeki mallar için bile borçluya "kendi ilanını kendi yapma" imkânı tanımaktadır. Sosyal medya, emlak portalları ve benzeri mecralarda alıcı bulma olanağı, cebri icranın ilan rejimindeki eksikliklerini tamamlayan bir supap görevi görmektedir.

İhalenin Feshi Davalarında İlan Usulsüzlükleri

Yargıtay içtihatları çerçevesinde, satış ilanındaki usulsüzlükler ihalenin feshi taleplerinin omurgasını oluşturur. İİK m. 134 uyarınca ihalenin feshi istenebilmesi için, usulsüzlüğün "ihale sonucuna etkili olması" (nispi fesih sebebi) veya "kamu düzenini ilgilendirmesi" (mutlak fesih sebebi) gerekir.

Mutlak fesih sebebi olarak ilan eksikliği, önemli bir konudur. Eğer malın bedeli 4.740.000 TL'nin üzerinde olduğu halde yerel bir gazetede ilan edilmişse, bu durum kanunun emredici hükmüne aykırılık teşkil eder. Yargıtay, bu gibi durumlarda zarar unsurunun oluşup oluşmadığına bakmaksızın ihalenin feshine karar verebilmektedir.

Zira kanun koyucu, belirli bir değerin üzerindeki mallar için ulusal düzeyde rekabeti kamu düzeninden saymıştır. Uygulamada, bu ilke titizlikle uygulanmalıdır.

İlan tebligatı ve öğrenme tarihi de önemli bir husustur. Satış ilanının borçluya, alacaklıya ve tapu sicilindeki diğer ilgililere tebliğ edilmemesi, süregelen bir fesih sebebidir. Ancak 7343 sayılı Kanun sonrası, elektronik satış portalındaki duyuruların tebligat yerine geçip geçmeyeceğine dair tartışmalar sürmektedir. Mevcut uygulamada, asıl olan ilgililere fiziki veya elektronik tebligatın (UETS üzerinden) yapılmasıdır. Şikâyet süresi, usulsüzlüğü öğrenme tarihinden itibaren başlar; ancak her halükârda ihale tarihinden itibaren bir yılı geçemez.

Sistemin Olumlu Yönleri ve Gelişime Açık Alanları

2026 yılı limit güncellemeleri ve mevcut ilan rejimi, uygulamacı perspektifle incelendiğinde, birçok olumlu yönü beraberinde getirmektedir.

Ekonomik gerçekçilik, bu düzenlemelerin en önemli özelliğidir. Üretici Fiyat Endeksi bazlı güncelleme, hukukun iktisadi hayatın gerisinde kalmasını engelmektedir. Uygulamada, bu tür enflasyonist dönemlerde limitler güncellenmediği takdirde, sistemin işlevselliğini kaybettiğini gözlemledim.

Dijital aleniyet, bir diğer olumlu yöndür. İnternet haber sitelerinin sürece dahil edilmesi, geleneksel gazetelerin ulaşamadığı genç ve teknoloji odaklı yatırımcı kitlesini sisteme dahil etmiştir. Uygulamada, bu mecralar aracılığıyla yapılan ilanlar, daha geniş bir alıcı kitlesine ulaşmaktadır.

Maliyet azaltımı, sistem açısından önemli bir kazanımdır. E-Satış portalı, tellaliye ve salon tahsisi gibi masrafları sıfırlayarak alacaklının tahsilat oranını yükseltmiştir.

Ancak, gelişime açık alanlar da mevcuttur. Teknolojik altyapının güvencesi, elektronik satış sisteminin kesintisiz ve güvenli işleyişi, ihalelerin sıhhati için hayati önem taşımaktadır. Olası teknik aksaklıklar veya mücbir sebep hallerine ilişkin mevzuat hükümlerinin, sürecin nasıl yönetileceği konusunda daha fazla açıklık getirmesi, hukuki öngörülebilirliği artıracaktır.

İlan mecralarının etkinliği de gözden geçirilmelidir. Basın İlan Kurumu'nun denetimi olsa dahi, düşük trafiğe sahip ancak resmî ilan hakkı almış sitelerde yapılan ilanların gerçek bir aleniyet sağlayıp sağlamadığı, uygulamada dikkatle izlenmelidir. İlanın, lafzının yanı sıra ruhuna da uygun olarak, mümkün olan en geniş alıcı kitlesine ulaşma hedefini gerçekleştirmesi esastır.

Yerel basının rolü de yeniden değerlendirilmelidir. Yeni parasal limitlerin, icra ilanlarından önemli bir gelir elde eden yerel basın üzerindeki etkilerinin gözlemlenmesi ve bu mecraların kamuoyunu bilgilendirme fonksiyonlarının sürdürülebilirliği üzerine düşünülmesi, yerel demokrasinin geleceği açısından önem arz etmektedir.

Sonuç ve De Lege Ferenda Öneriler

27 Ocak 2026 tarihli Tebliğ ile güncellenen parasal limitler, Türk İcra Hukuku'nun modernleşme vizyonuna uygun, rasyonel ve gerekli bir adımdır. İcra ve İflas Kanunu'nun 114. maddesinin ruhuna uygun olarak, mülkiyet hakkı ile cebri tahsilat arasındaki denge gözetilmiştir. Mesleki olarak uygulamada gözlemlediğim kadarıyla, bu tür enflasyonist dönemlerde limitler güncellenmediği takdirde, sistem işlevselliğini kaybetmektedir.

Ancak sistemin daha adil işlemesi adına, gelecekte dikkate alınması gereken bazı hususlar vardır. Birincisi, dinamik limit sistemidir. Yıllık güncelleme yerine, enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde altı aylık periyotlarla güncellemeler yapılabilir. Bu, hukuki belirliliği sağlarken, ekonomik dalgalanmalara karşı sistemi daha dirençli kılacaktır.

İkincisi, hibrit ilan modelidir. Sadece metin tabanlı ilanlar yerine, internet haber sitelerinde malın videolarını ve 3D görsellerini içeren "zenginleştirilmiş ilan" zorunluluğu getirilmelidir. Bu, rekabeti artıracak ve alıcı kitlesini genişletecektir.

Üçüncüsü, icra müdürü denetimi meselesidir. Takdir yetkisinin kullanıldığı 1.180.000 TL altı satışlarda, müdürün karar gerekçesi UYAP sisteminde zorunlu bir alan haline getirilmelidir. Bu, hukuki belirliliği ve denetlenebilirliği artıracaktır.

Dördüncüsü, büyük veri analizidir. Adalet Bakanlığı, hangi limitlerde yapılan ilanların muhammen bedelin daha üzerinde bir satışla sonuçlandığına dair istatistikleri paylaşarak, kanun koyucuya gelecekteki limit belirlemeleri için bilimsel bir altlık sunmalıdır.

Netice itibarıyla, 2026 yılı için belirlenen yeni parasal limitler, icra sisteminin ekonomik dinamiklere adaptasyonunu sağlayan, alacaklı ve borçlu menfaatlerini uzlaştırma gayesi güden yerinde bir adımdır. Bu düzenlemenin titizlikle uygulanması, ihalenin feshi davalarının azalmasına ve dolayısıyla adalet sisteminin iş yükünün hafiflemesine katkı sunacaktır. Hukuk güvenliği ilkesine hizmet etmek, icra uygulamacısının temel görevidir.

Kaynakça

1. Türk Barolar Birliği Dergisi, "Yargı Kararları Işığında Ticari ve Ekonomik Bütünlük Arz Eden Malların Satışında Değer Takdiri", Erişim: 21 Ocak 2026,https://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/ViewPDF-yargi-kararlari-isiginda-ticari-ve-ekonomik-butunluk-arz-eden-ya-da-bir-butun-halinde-satildigi-takdirde-daha-yuksek-gelir-elde-edilecegi-anlasil-1957

2. Murat Hukuk, "İcra ve İflas Kanunu Uyarınca Satış İlanlarına İlişkin Parasal Limitlerin Güncellenmesi", Erişim: 27 Ocak 2026, https://murathukuk.com/TR,512/icra-ve-iflas-kanunu-uyarinca-satis-ilanlarina-iliskin-parasal-limitlerin-guncellenmesi.html

3. Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, "7343 Sayılı Kanun İle İhalenin Feshi Şikayetinde (İİK m. 134) Yapılan Değişikliklerin Değerlendirilmesi", Erişim: 27 Ocak 2026, https://taad.taa.gov.tr/dergiler/makale/7343-sayili-kanun-ile-ihalenin-feshi-sikayetinde--iik-m134-yapilan-degisikliklerin-degerlendirilmesi

4. Türk Barolar Birliği Dergisi, "7343 Sayılı Kanunla İcra ve İflâs Kanunu'nda Yapılan Değişikliklerin Uygulamadaki Yansımaları", Erişim: 27 Ocak 2026, https://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/ViewPDF-2022-2057

5. LexPera, "7343 İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun - Orijinal Metin", Erişim: 27 Ocak 2026, https://www.lexpera.com.tr/resmi-gazete/metin/icra-ve-iflas-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanun-31675-7343

6. LexPera, "İcra ve İflâs Kanunu Uyarınca Elektronik Ortamda Yapılacak Satışların Usulü Hakkında Yönetmelik - Konsolide Metin", Erişim: 27 Ocak 2026, https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/icra-ve-iflas-kanunu-uyarinca-elektronik-ortamda-yapilacak-satislarin-usulu-hakkinda-yonetmelik

7. Saim İncekâş, "İcra ve İflas Kanunu Madde 114 - Mevzuat Açıklaması", Erişim: 27 Ocak 2026, https://av-saimincekas.com/kanunlar/iik/icra-ve-iflas-kanunu-madde-114/

8. DergiPark, "7418 Sayılı Kanun İle Yapılan Değişikliklerin Çerçevesinde Artırma İlânı", Erişim: 27 Ocak 2026, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/3094687

9. Gün + Partners, "5. Yargı Paketi Kapsamında İcra ve İflas Kanunu'na Getirilen Değişiklikleri", Erişim: 27 Ocak 2026, https://gun.av.tr/tr/goruslerimiz/guncel-yazilar/5-yargi-paketi-kapsaminda-icra-ve-iflas-kanunu-na-getirilen-degisiklikler

10. İletişim Bakanlığı, "Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun", Erişim: 27 Ocak 2026, https://www.iletisim.gov.tr/

11. Resmî Gazete, "İcra ve İflas Kanunu Uyarınca Yapılacak Satışların İlanlarına İlişkin Parasal Limitlerin Güncellenmesi Hakkında Tebliğ", Erişim: 27 Ocak 2026, https://www.hukukihaber.net/icra-ve-iflas-kanunu-uyarinca-yapilacak-satislarin-ilanlarina-iliskin-parasal-limitlerin-guncellenmesi-hakkinda-teblig-2

12. Basın İlan Kurumu, "Resmî İlan Yayınlayan Mecra Listesi", Erişim: 27 Ocak 2026, https://www.bik.gov.tr/