T.C.
Yargıtay
Ceza Genel Kurulu
2023/104 E., 2026/63 K.
"İçtihat Metni"
KARARI VEREN
YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi
MAHKEMESİ : İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza
SAYISI : 874-1108
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Teşebbüs aşamasında kalan nitelikli cinsel saldırı suçundan sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkin Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 20.12.2017 tarihli ve 39-406 sayılı hükmün, katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince 07.09.2020 tarih ve 1143-1001 sayı ile; CMK'nın 280/2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 102/2, 102/5, 35/2, 53... . maddeleri uyarınca 5 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba; bu hükmün de sanık müdafii ile katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 17.02.2022 tarih ve 17631-1403 sayı ile; ''...Müştekinin soruşturma evresindeki beyanı, savunma, tanık beyanları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın olay gecesi zorla odaya götürdüğü reşit müştekiyi yatağa yatırıp, üzerine çıkarak eliyle taytını indirmeye çalıştığı sırada kendisine direnen müştekinin bağırması üzerine organ sokma eylemini tamamlamasına engel harici neden bulunmaksızın bırakması şeklinde sübuta eren eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 102/1. maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan hüküm kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi ise 16.05.2022 tarih ve 874-1108 sayı ile bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.
Direnme kararına konu bu hükmün de sanık müdafii ile katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.08.2022 tarihli ve 102581 sayılı onama istekli tebliğnamesiyle dosya, kararına direnilen Daireye gönderilmiş, inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 01.12.2022 tarih ve 11619-10878 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
II. UYUŞMAZLIK KONUSU, KAPSAMI VE ÖN SORUN
Direnmenin kapsamına göre inceleme sanık hakkında teşebbüs aşamasında kalan nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmıştır.
Özel Daire ile Bölge Adliye Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın mağdura yönelik eyleminin basit cinsel saldırı suçunu mu yoksa teşebbüs aşamasında kalan nitelikli cinsel saldırı suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 07.09.2020 tarihli ve 1143-1001 sayılı kararına yönelik katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekilinin 19.10.2020 tarihli temyiz talebi incelenmeksizin verilen Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 17.02.2022 tarihli ve 17631-1403 sayılı bozma ilamı ile buna istinaden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 16.05.2022 tarihli ve 874-1108 sayılı direnme kararı üzerine katılan Bakanlık vekilinin 16.05.2022 tarihli temyiz istemi incelenmeksizin Özel Dairece verilen 01.12.2022 tarihli ve 11619-10878 sayılı tevdii kararı ile Ceza Genel Kuruluna gönderilen dosyada; katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekilinin incelenmeyen temyiz taleplerine yönelik Özel Dairece bir inceleme yapılması gerekip gerekmediği değerlendirilecektir.
III. ÖN SORUNA İLİŞKİN BİLGİLER
İncelenen dosya kapsamından;
Sanık hakkında, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca 18.10.2009 tarih ve 8085-5928 sayı ile basit cinsel saldırı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı,
Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesince 12.12.2013 tarih ve 2277-931 sayı ile iddianame anlatımına göre sanığın eyleminin TCK'nın 102/2. maddesinde tanımlanan vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle cinsel saldırı suçuna teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığının tespiti ve delillerin takdiri yolunda görevli mahkemenin ağır ceza mahkemesi olduğu gerekçesiyle, CMK’nın 4 ve 5. maddeleri ile 5235 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilerek, dosyanın TCK’nın 102/2, 35/1-2, 53... . maddeleri kapsamında yargılama yapmak üzere görevli ve yetkili Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği,
Yargılamanın yürütüldüğü Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesince davanın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına ihbar edildiği; 12.07.2017 tarihli duruşmada Bakanlığın davaya katılan ... Bakanlık vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verildiği; yapılan yargılama sonucunda 20.12.2017 tarih ve 39-406 sayı ile sanığın müsnet suçtan beraatine dair hüküm kurulduğu,
Kararın katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince 07.09.2020 tarih ve 1143-1001 sayı ile duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde; ''Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesince'' sanık hakkında cinsel saldırı suçundan verilen hükümlerin kaldırılmasına karar verilerek, sanığın teşebbüs aşamasında kalan nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkûmiyetine hükmedildiği, karar başlığında incelenen kararın ''Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesi'' kararı olduğunun belirtildiği,
Bu hükmün sanık müdafii ile gerekçeli kararı 05.10.2020 tarihinde tebliğ alan ve 19.10.2020 tarihinde temyiz dilekçesi sunan katılan Bakanlık vekili tarafından temyiz edildiği,
İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2020 tarihli müzekkeresi ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinin Bölge Adliye Mahkemesine; Bölge Adliye Mahkemesinin 28.10.2020 tarihli müzekkeresi ile de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, ayrıca temyiz dilekçesinin UYAP Bilişim Sistemi kayıtlarında da yer aldığı,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 18.11.2020 tarih ve 94169 sayı ile sanık müdafiinin temyiz istemlerinin CMK'nın 302/1. maddesi gereğince esastan reddiyle hükmün onanmasının istenildiği; ancak tebliğnamede katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemine ilişkin bir görüşe yer verilmediği,
Yargıtay 9. Ceza Dairesince 17.02.2022 tarih ve 17631-1403 sayı ile sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülerek Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün bozulmasına karar verildiği fakat katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemine ilişkin bir değerlendirmede bulunulmadığı,
Bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 16.05.2022 tarih ve 874-1108 sayı ile bozma ilamına direnilerek sanığın önceki hükümdeki gibi cezalandırılmasına karar verildiği, karar başlığında incelenen kararın ''Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesi'' kararı olduğunun; hükümde ise ''Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesince'' sanık hakkında cinsel saldırı suçundan verilen hükümlerin kaldırılmasına karar verildiğinin belirtildiği,
İş bu hükmün de sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyiz edildiği,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 16.08.2022 tarih ve 102581 sayı ile sanık müdafiinin ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin CMK'nın 302/1. maddesi gereğince esastan reddiyle hükmün onanmasının istenildiği,
Yargıtay 9. Ceza Dairesince 01.12.2022 tarih ve 11619-10878 sayı ile direnme kararının yerinde görülmediğinden dosyanın Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verildiği fakat katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemine ilişkin bir değerlendirmede bulunulmadığı, direnme kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyanın incelendiğinin belirtildiği,
Anlaşılmaktadır.
IV. GEREKÇE
A. İlgili Mevzuat ve Ön Soruna İlişkin Açıklamalar
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 29.05.2018 tarih ve 91-249; 26.11.2020 tarih ve 624-483; 14.11.2023 tarih ve 193-600; 08.01.2025 tarih ve 368-9 ve 02.07.2025 tarih ve 306-310 sayılı kararları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere;
Temyiz yargılaması, usulüne uygun olarak açılmış bir temyiz davası üzerine icra olunur ve yargılama sonunda hukuki sorun; tarafların tamamı hakkında, bir seferde, def'aten ve nihai olarak çözülür. Bu nedenle temyiz kanun yoluna başvuru hakkı bulunanların tamamının, kararı tefhim veya tebliğ yoluyla öğrenmelerinin sağlanması kanuni bir zorunluluktur. Nitekim CMK’nın "Kararların açıklanması ve tebliği" başlıklı 35. maddesinin ikinci fıkrasında; "Koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç, aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek hâkim veya mahkeme kararları, hazır bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur." hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanun'un "Kanun yollarına başvurma hakkı" başlıklı 260. maddesinin birinci fıkrası ise; "(1) Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ... bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." şeklindedir.
CMK'nın mağdur ... şikâyetçinin haklarını düzenleyen "Mağdur ile şikâyetçinin hakları" başlıklı 234. maddesi ile mağdur ... şikâyetçinin kovuşturma evresinde; duruşmadan haberdar edilme, kamu davasına katılma, tutanak ve belgelerden örnek isteme, tanıkların davetini isteme, vekili bulunmaması hâlinde, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme ve davaya katılmış olmak şartıyla davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yollarına başvurma haklarının bulunduğu hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan Yargıtay Kanunu'nun 28. ve Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 37. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen kararların temyiz yoluyla incelenmesinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, tüm temyiz edenlere ve temyiz edilen tüm hükümlere yönelik hukuki görüşün açıklandığı bir tebliğname düzenlenmesi zorunludur.
B. Ön Soruna İlişkin Hukuki Nitelendirme;
Bölge Adliye Mahkemesince 07.09.2020 tarih ve 1143-1001 sayı ile verilen hükümlerin katılan Bakanlık vekili tarafından da temyiz edilmiş olmasına rağmen, sanık müdafiinin temyiz talebine matuf olarak tanzim olunan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.11.2020 tarihli ve 94169 sayılı tebliğnamesi kapsamında, Özel Dairece 17.02.2022 tarih ve 17631-1403 sayı ile yalnızca sanık müdafiinin temyiz itirazları yönünden inceleme yapılarak bozma kararı verildiği; bozma ilamına direnilerek önceki hükümdeki gibi sanığın mahkûmiyetine dair Bölge Adliye Mahkemesince 16.05.2022 tarih ve 874-1108 sayı ile kurulan hükümlerin ise sanık müdafiinin yanı sıra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.08.2022 tarihli ve 102581 sayılı tebliğnamesinde belirtildiği üzere katılan Bakanlık vekili tarafından da temyiz edilmiş olduğu hâlde, Özel Dairenin 01.12.2022 tarihli ve 11619-10878 sayılı kararıyla yalnızca sanık müdafiinin temyizine hasren inceleme yapılarak tevdii kararı verilmesi karşısında, her ne kadar Özel Dairece 17.02.2022 tarihli ve 17631-1403 sayılı kararda yalnızca sanık müdafiinin temyiz itirazları yönünden inceleme yapılmış ise de bozma sonrasında devam eden yargılama sürecinde katılan Bakanlık vekilinin davaya iştirak ederek verilen direnme hükmünü temyiz etmesine nazaran, yargılamanın ulaştığı safahat itibarıyla anılan eksikliğin yargılamanın ve hükmün hukuki varlığını izale eder bir vasfının kalmadığı da gözetilerek, direnme kararına ilişkin Özel Dairece daha önce karara bağlanmamış bir hususun doğrudan Ceza Genel Kurulunca ele alınması mümkün olmadığından, dosyanın temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.
Bu itibarla, temyiz istemlerinin birlikte ve tek seferde incelenerek temyiz davasının sonuçlandırılması gerektiğinden, ön sorun yönünden gelinen aşama ve usul ekonomisi de dikkate alınarak, Özel Dairece verilen 01.12.2022 tarihli ve 11619-10878 sayılı tevdii kararının kaldırılmasına, katılan Bakanlık vekilinin temyiz talebinin değerlendirilmesi için dosyanın Özel Daireye tevdiine karar verilmesi gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 01.12.2022 tarihli ve 11619-10878 sayılı tevdii kararının KALDIRILMASINA,
2- Dosyanın, hükmü temyiz eden katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının temyiz talebinin de değerlendirilmesi için Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 04.02.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliği ile karar verildi.