Cinsel Taciz Suçu

Abone Ol

Cinsel taciz suçu cinsel arzu ve istekleri tatmin etmek üzere bir kimsenin başka bir kimseyi bedensel herhangi bir temasta bulunmadan rahatsız etmesidir. Cinsel içerikli sözlerle sizi rahatsız etme, rızanız olmadan cinsel içerikli görüntü veya videoların gönderilmesi gibi cinsel içerikli hareketler bu suçun yaygın biçimleridir. Halk arasında laf atma, sözlü taciz olarak bilinen cinsel taciz suçu telefonla, sosyal medya üzerinden veya internet yolu ile ya da başka yöntemlerle işlenebilir.

Cinsel taciz suçu da cinsel saldırı suçu gibi mağduru sarsabilecek etkiye sahiptir. Özellikle uzun zamana yayılmış, süreklilik arz eden cinsel taciz eylemleri mağdurların psikolojik durumlarını ve sosyal yaşamlarını olumsuz etkilemektedir.

Cinsel taciz suçu, suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK’nın 105. maddesinin uyuşmazlıkla ilgili 1. fıkrasında; "Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur." şeklinde düzenlenmiştir.

Madde gerekçesinde; "Cinsel yönden, ahlâk temizliğine aykırı olarak mağdurun rahatsız edilmesi" şeklinde tanımlanmış olan cinsel taciz eyleminin ne tür davranışlarla gerçekleştirilebileceği hususunda kanunda bir açıklık bulunmamakla birlikte doktrin ve yargısal kararlarda, mağduru hedef alan, onun vücut dokunulmazlığı ihlal edilmeksizin cinselliğine yönelen davranışlarla cinsel taciz suçunun işlenebileceği kabul edilmektedir.

Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğü'nde taciz; "tedirgin etme, rahatsız etme veya sıkıntı verme" şeklinde tanımlanmıştır. Cinsel taciz eylemlerinin suç olarak kabul edilebilmesi için bu eylemlerin hukuka aykırı olarak, başka bir ifadeyle mağdurun rızası hilafına gerçekleştirilmiş olması zorunludur. Bu yönüyle mağdurun da öncelikle rıza açıklama ehliyetine sahip bulunan bir kişi olması gereklidir.

Cinsel taciz oluşturacak davranışlar, mağdurun vücuduna temasta bulunmamak şartıyla ani olabileceği gibi, devamlı nitelikte de gerçekleşebilir. Cinsel yönden rahatsız edici davranışın, söz, yazı, işaret veya herhangi bir hareketle işlenmesi mümkün olduğundan serbest hareketli bir suç olarak kabul edilmektedir. Suçun oluşabilmesi için, failin cinsel amaç gütmesi ve eylemin belirli kişi ya da kişilere karşı gerçekleştirilmiş olması gerekir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.2015 tarihli ve 669-68 sayılı kararında da belirtildiği üzere; cinsel taciz suçunun maddi unsuru, bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz etmektir. Suçun manevi unsuru ise kast olup failin cinsel amaç gütmesi, başka bir ifadeyle cinsel arzu ve isteklerini tatmin maksadıyla hareket etmesi gerekmektedir. Süreklilik ön koşul değildir. Her cinsel yönelim ve yaştaki insan cinsel tacize uğrayabilir. Cinsel taciz farklı biçimlerde gerçekleşebilir. Tamamen kapsayıcı olmamakla birlikte, bazı cinsel taciz biçimleri, cinsel içerikli tehditler, kişilerin cinsiyetine yönelik taciz, düşmanca ortam tacizi ve istenmeyen cinsel ilgi ve yakınlık şeklinde görülebilir.

Eylemin cinsel amaçla işlenip işlenmediği ya da hangi fiilin cinsel taciz suçunu oluşturacağı belirlenirken sosyal hayatın gerekleri, failin sarf ettiği söz ve davranışların niteliği, gerçekleşme biçimi, tarafların konumları, aralarındaki ilişki ile eylemin gerçekleştiği süreçteki tüm koşullar birlikte değerlendirilmeli, bu kapsamda ahlaki kurallara uygun evlenme teklifi, tanışma isteği veya nazikâne beğeni ifadelerinin cinsel taciz suçunu oluşturmayacağı kabul edilmelidir. Zira bunlar bazen toplumun temelini oluşturan ailenin kurulmasına veya saygın bir arkadaşlığın oluşmasına da vesile olan, insani ilişkiler bağlamında gerçekleştirilen, cinsel özgürlüğü ihlal amacı taşımayan ve esasen buna elverişli de olmayan davranışlardır. Bununla birlikte evlenme veya arkadaşlık isteğinin iç çamaşırı hediye etme veya cinselliğe yönelen sözlerle gerçekleştirilmesi örneklerinde olduğu gibi kaba ve rahatsız edici bir üslupla yapılması, teklifin reddedilmesine karşın eylemin mağduru rahatsız edecek şekilde sürdürülmesi yahut mağdurun Türk Medeni Kanunu'nun hükümlerine göre evlenme imkânı bulunmayan bir çocuk veya taraflardan birinin evli olması örneklerinde olduğu gibi evlilik veya arkadaşlık ilişkisinin önünde kanuni veya ahlaki engellerin bulunması durumlarında cinsel taciz suçunun oluşacağına dair hiçbir tereddüt bulunmamaktadır.

Öte yandan amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adeleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de doktrin ve uygulamada; suçsuzluk ya da masumiyet karinesi olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; in dubio pro reo olarak ifade edilen şüpheden sanık yararlanır ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılabilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Toplanan delillerin bir kısmının gözetilip diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaat üzerinden yüksek de olsa bir ihtimalle sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.

Cinsel Taciz Suçu Nasıl İşlenebilir?

Cinsel taciz oluşturacak davranışlar, mağdurun vücuduna temasta bulunmamak şartıyla ani olabileceği gibi, devamlı nitelikte de gerçekleşebilir. Suçun oluşabilmesi için, failin cinsel amaç gütmesi ve eylemin somut-belirli kişi ya da kişilere karşı gerçekleştirilmiş olması gerekir. Aksi takdirde cinsel taciz değil, hakaret, tehdit ya da kişilerin huzur ve sükununu bozma suçları söz konusu olacaktır.

1. Fail, cinsel taciz suçunu doğrudan doğruya mağdurun görüp duyabileceği söz, davranış veya işaretlerle işleyebilir.

2. Cinsel taciz suçu, cinsel amaçla mağdura telefon etme, mesaj atma, ses kaydı gönderme, faks çekme, mektup gönderme vb. gibi klasik iletişim araçları yoluyla işlenebilir.

3. Cinsel taciz suçu, e-mail atma, internet üzerinden sosyal medya hesaplarına yorum yazma, kapalı veya açık sosyal medya grupları üzerinden sesli, görsel veya yazılı iletiler gönderme yoluyla işlenebilir.

4. İnstagram, facebook, twitter, whatsapp gibi internet üzerinden kullanılan bilişim sistemi uygulamaları aracılığıyla sesli, görsel veya yazılı ileti göndermek yoluyla işlenebilir.

5. Cinsel Taciz Suçu Teşkil Eden Hareket ve Davranışlar Nelerdir?

6. Hangi hareketlerin cinsel taciz suçu teşkil edeceği Yargıtay kararları ile istikrar kazanmıştır. Yargıtay uygulamasına göre, cinsel amaçla işlenen aşağıdaki fiiller cinsel taciz suçunun oluşmasına neden olur (YCGK-K.2015/34):

7. Cinsel amaçlı "el hareketi yapma",

8. Cinsel bir hisle "öpücük atma",

9. Cinsel ilişki teklif etme,

10. Cinsel organını gösterme,

11. Mağdura yönelik "sevişelim mi", "sevişmek ister misin" şeklinde sözler sarfetmek,

12. Sokakta yürüyen bir kişiye cinsel amaçla laf atmak, sözlü taciz (fıstık, güzelim, harikasın vs.),

13. Failin mağdurun yaşadığı evin penceresine tırmanarak "seni kaçıracağım, beni içeri al, içeri gireceğim" demesi,

14. Mağdura karşı cinsel arzuyla çiçek koklamak,

15. Telefonla kısa aralıklarla arayıp; "evinin önündeyim, dışarı çık, seni maddi ve manevi tatmin edeceğim," "seni seviyorum, evlenmek istiyorum," şeklinde sözler sarfetmek,

16. "Konuşmak ister misin, numarayı çaldır, istemezsen kimsenin haberi olmaz" içerikli mesajlar göndermek,

17. Mağdurun yüzüne karşı; "seni ve aileni tanıyorum, arabaya bin, gideceğin yere bırakayım, sana kötülük yapmam" şeklinde sözler söylemek,

18. İnternet üzerinden bir kimseye "soyun", "vücudun çok güzel" vb. gibi cinsel amaçlı sözler söylemek,

19. Evlenme teklifinin evli bir kadına yapılması veya evli bir kadına seni seviyorum demek,

20. İç çamaşırı hediye etme veya cinselliğe yönelen sözlerle yapılan evlilik teklifi, cinsel taciz olarak kabul edilmiştir.

Özellikle belirtelim ki, birliktelik teklifi veya tanışma isteği içeren sözler cinsel taciz suçunun oluşmasına neden olmaz :

- "Sanığın olay günü telefonla bir kez aradığı mağdureye "Müsait misin? Tanışabilir miyiz? Konuşabilir miyiz?" şeklinde beyanda bulunması eyleminde cinsel taciz içerikli sözünün bulunmaması nedeniyle cinsel taciz suçunun unsurları oluşmamıştır." (9. CD., 2021/7670 E. , 2022/10670 K.)

- "Kendisine ait cep telefonundan katılana "senle ciddi bir konuşma yapalım gülüm, benim niyetim ciddi, ben Elmadağlı değilim bir; sevmek suç mu iki, facen var mı, müsait misin, inadım inat gülüm, seni sevmek suçsa cezam idam olsun sehpaya isteyerek çıkarım, seninle çıkmak istiyorum" şeklinde gönderdiği mesajlarda cinsel taciz içerikli sözünün bulunmaması nedeniyle olayda atılı suçun kanuni unsurları itibarıyla oluşmayıp, mevcut haliyle sübuta eren eylem 5237 sayılı TCK'nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturur." (9. CD., 2021/8074 E. , 2022/11586 K.)

Cinsel Taciz Suçu Nasıl İspatlanır?

Cinsel taciz suçunun ispatlanması yargılama aşamasında en önemli tartışma konularından biridir. Cinsel tacizin çoğu zaman sadece iki kişi arasında geçmesi, olayın görgü tanıklarının olmayışı, kamera veya video kaydı gibi teknik araçların nadiren suç delili olarak dava dosyalarında yer alması nedenleriyle suçun sübut bulup bulmadığı mahkemelerin en çok tartıştığı konulardan biridir. Cinsel taciz suçunun ispatında şu delillerden yararlanılmaktadır:

1-Mağdur Beyanı: Cinsel suçlarda mağdur beyanı, en önemli delil kaynağıdır. Yargıtay yerleşik kararlarıyla suçun ispatı konusunda mağdur beyanının delil değerine sahip olması için bazı kriterler getirmiştir. Yargıtay'a göre, fail ve mağdur dışında tanığın olmadığı cinsel taciz suçlarında mağdur beyanına dayanılarak suçun ispat edilip edilmediği şu olgular tartışılarak belirlenmelidir:

- Mağdurun sanığı tanıyıp tanımadığı: Suçun mağduru sanığı olaydan önce tanımıyorsa, mağdurun kimliği ve eşgali belirli bir kimseyi cinsel taciz faili gösteren beyanına değer verilmelidir.

- Fail ile mağdur arasında önceye dayalı herhangi bir husumet bulunup bulunmadığı: Fail ile mağdur birbirini tanıyorsa, aralarında olaydan önceye dayalı husumet bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Mağdur ile fail arasında önceye dair husumet varsa mağdurun cinsel tacize maruz kaldığına ilişkin beyanı Yargıtay tarafından ispat için yeterli görülmemektedir. Ancak, taraflar arasında önceye dayalı husumet yoksa mağdurun beyanına itibar etmek gerekir.

- Mağdurun kendi şeref ve onurunu ilgilendiren bir konuda iftira atması için sebep bulunup bulunmadığı: Cinsel taciz suçunun yargılama süreci, özellikle sosyal etkileri mağdur açısından oldukça sıkıntılı bir süreçtir. Mağdurun doğrudan kendi şeref ve onurunu ilgilendiren bir konuda iftira atması için somut bir olgu tespit edilemememişse beyanına itibar edilmelidir.

- Mağdurun beyanlarının tutarlı ve çelişkisiz olması: Yargıtay'a göre mağdurun olayı anlatım biçimi, hikayesi hayatın olağan akışına uygun olmalıdır. Mağdurun beyanı tüm aşamalarda birbiriyle uyum göstermeli, samimi, ısrarlı ve herhangi bir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde olmalıdır. Yargıtay içtihatlarına göre çelişkiler içeren, hayatın olağan akışına açıkça aykırı olan, aşamalarda değişen beyanlara itibar edilemez.

2-Tanık Beyanı : Cinsel taciz suçu tanık beyanı delili ile de ispatlanabilir. Tanık cinsel taciz olayını gördüğünü veya duyduğunu beyan ederek, özellikle olayı mağdur beyanına uygun anlattığında cinsel taciz suçunun ispatında önemli bir işlev görmüş olur. Tanık beyanı, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında tutarlı bir şekilde ortaya konulmalıdır.

3-Telefon İletişim Kayıtları: Cinsel taciz suçu katalog suçlardan olmadığından cinsel taciz suçu nedeniyle telefon dinlemesi yapılmamaktadır. Ancak, telefon HTS kayıtları (arayan-aranan kayıtları) dosyaya getirtilerek ispat açısından diğer delillerle birlikte değerlendirilmektedir.

4- Telefonunun Fiziken İncelenmesi ve SMS Mesajları : CMK m.134'e göre telefonun ve sim kartın incelenerek delillerin ortaya çıkarılması mümkündür. Telefonda bulunan SMS mesajları, videolar, fotoğraflar vb. her türlü dijital içerik incelenerek cinsel taciz suçunun ispatı açısından kullanılabilir. 5271 sayılı CMK’nın 134. maddesi kapsamında şüphelinin cep telefonu incelenip, telefondan ele geçirilen bilgilerin kayıt altına alınabilmesi için hakim kararı veya belirlenen sürelerde hakim onayına sunulmak üzere Cumhuriyet savcısının yazılı emrinin bulunması gerektiği, sanığın rızası bulunsa dahi kolluk görevlileri tarafından şüphelilerin telefonlarının incelenip, telefon içeriğindeki mesaj ve benzeri bilgilerin kayıt altına alınamayacağı ve bu kurallara uyulmadan elde edilen delillerin hukuka aykırı bir biçimde ele geçirildiğinin kabulü gerekir (Y10CD-K.2021/12899).

5- Gizli Ses, Görüntü veya Video Kaydı Almak: Gizli/izinsiz ses veya görüntü kaydı alarak cinsel taciz suçunun ispatlanması bazı hallerde hukuka uygundur. Ani gelişen ve başka türlü ispatlama imkanının bulunmadığı bazı hallerde, örneğin cinsel taciz içeren sözlerin fail ile mağdur dışında kimsenin bulunmadığı bir ortamda söylenmesi halinde mağdurun cinsel taciz içeren sözleri telefon ile sesli veya görüntülü kayıt altına alması halinde, bu kayıtlar hukuka uygun delil olarak kabul edilir. Cinsel taciz suçu işlendiği anda gizlice alınan hukuka uygun ses veya görüntü kaydı ceza yargılamasında delil değerine sahiptir.

6- Whatsapp, Telegram vs. Uygulamalar: Whatsapp, telegram vb. uygulamalar üzerinden gönderilen sesli, yazılı ve görsel öğeler cinsel taciz suçunda delil değerine sahiptir. Whatsapp vb. mesajlaşma kayıtlarının, CMK'nın 134. maddesi kapsamında görüşme tarihleri, saatleri belirtilerek, ayrıntılı diyaloglar şeklinde, ekran görüntülerine de yer verilerek denetime olanak verecek şekilde tutanağa bağlanması, bu şekilde düzenlemiş bir tutanak mevcut ise aslı ve denetime olanak verecek şekilde onaylı suretinin dosyaya konulması, söz konusu evrakların duruşmada sanığa okunarak diyeceklerinin sorulması, böylece tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir (Y10CD-K.2021/5922).

7- İnstagram, Twitter, Facebook vb. Sosyal Medya Araçları: Facebook, twitter, instagram gibi sosyal paylaşım siteleri ile ilgili olarak yapılan istinabe taleplerini Amerika Birleşik Devletleri adli makamları cevaplamamaktadır. Bu nedenle cinsel taciz suçuna ilişkin bu ağlar üzerinden failin kimlik bilgilerine ancak yaptığı açık paylaşımlar veya mağdurun hesabı üzerinden yapılan yazışmalar yoluyla ulaşılabilmektedir. İnstagram, facebook veya twitter vb. sosyal ağlarda yer alan yazı, video ve görsel üzerinde kolluğun yaptığı tespitler tutanağa dönüştürülerek yargılamada belge delili mahiyetinde kanıt aracı olarak kullanılmaktadır.

8- E-Tespit Yoluyla İspat : Türkiye Noterler Birliği sunduğu hizmetle 7 gün/24 saat esasına göre internette herhangi bir web sayfası veya sosyal medya hesabı üzerindeki veri veya bilgiyi URL bazlı tarama yaparak tespit etmektedir. E-tespit talep eden kişi, içeriğini tespit etmek istediği URL'yi Noterler Birliği'nin veri tabanına gönderir, kendisine bir e-tespit başvuru numarası verilir, söz konusu başvuru numarasıyla mesai saatleri içinde herhangi bir notere başvurularak online yapılan tespit, kağıda dökülerek noter tarafından onaylanır. E-tespit yöntemiyle internet üzerinden işlenen suçlar kesin bir şekilde tespit edilmiş olur.

Çocukların Cinsel Tacizi Suçunda Mağdurun Rızası

Mağdurun rızası TCK m.26/2’de, “Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez.” şeklinde ifade edilmiştir. 15 yaşını tamamlamamış mağdur çocuklar ceza hukuku bakımından rıza göstermeye ehil kabul edilmemektedirler. 15 yaşını tamamlamamış çocuğa karşı işlenen cinsel taciz eylemleri nedeniyle çocuğun rızası olsa bile rıza geçersiz olduğundan fail cezalandırılacaktır. 15-18 yaş grubu çocukların rızası ise geçerli kabul edilmekte ve bu yaştaki çocuğun rızası cinsel taciz eylemini hukuka uygun hale getirmektedir.Çocuklara karşı cinsel taciz suçu mağdur çocukların yaşları bakımından hukuken iki kategoride ele alınmaktadır:

1. Birinci kategoride yer alan "onbeş yaşını tamamlamamış" çocukların kendi iradeleriyle serbestçe hareket etme hakkı, niteliği itibarıyla üzerinde mutlak surette tasarruf edebilecekleri bir hak olmadığından, bu haklarının ihlaline yönelik olarak gerçekleştirilen eylemlerle ilgili gösterdikleri rıza, cinsel taciz suçu yönünden bir hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilemeyecektir. Yani, 15 yaşını tamamlamamış çocuklara karşı işlenen cinsel taciz suçunda, eyleme çocuğun rızası olsa bile, çocuğun rızası dikkate alınmadan fail TCK m.105 gereği cinsel taciz suçundan cezalandırılacaktır.

2. İkinci kategoride yer alan "onbeş yaşını bitirmiş olup da onsekiz yaşını tamamlamamış" çocuklara karşı işlenen "cinsel taciz" suçunda çocukların rızalarının fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiş olmaları hâlinde bu suç açısından TCK'nın 26/2. maddesi anlamında hukuka uygunluk nedeni oluşturmakta olup bu yaştaki çocuğun rızası mağdurun cinsel taciz suçu nedeniyle cezalandırılmasını engellemektedir (CGK-K.2024/38).

Cinsel Taciz Suçunun Cezası

Basit Cinsel Taciz Suçunun Cezası: Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adli para cezasına, fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (TCK md.105/1)

Nitelikli Cinsel Taciz Suçunun Cezası (TCK md.105/2): Cinsel taciz suçunun;

- Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle (TCK md.105/2-a),

- Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından (TCK md.105/2-b),

- Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle (TCK md.105/2-c),

- Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle (TCK md.105/2-d),

- Teşhir suretiyle (TCK md.105/2-e),

- İşlenmesi hâlinde yukarıdaki basit cinsel taciz suçunu düzenleyen fıkraya göre (TCK md.105/1) verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz.

Özellikle belirtelim ki, telefon, e-mail, Whatsapp uygulaması veya sosyal medya hesapları üzerinden cinsel taciz eylemleri TCK m.105/2-d gereği suçun nitelikli hali olarak kabul edilmektedir. Cinsel suçlarda ispat meselesi, ceza muhakemesinin en zor faaliyetlerinden biridir çünkü cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar genellikle fail ve mağdur dışında tanık veya somut maddi delil bırakmaz; bu durum delil toplama ve değerlendirme süreçlerini karmaşıklaştırır. Ceza muhakemesi kanunları, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını amaçlasa da delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmesi ve masumiyet karinesi gibi ilkeler yargılamanın çok yönlü değerlendirilmesini gerektirir. Bu bağlamda mağdur beyanlarının güvenilirliği, beyanlardaki çelişkiler, mağdurun şikayette bulunma zamanı, faille mağdur arasındaki önceki iletişim ve olayın “hayatın olağan akışı” kriteri gibi Yargıtay tarafından benimsenen ölçütler delil değerlendirmesinde kritik rol oynar. Ayrıca beden muayenesi ve genetik incelemeler gibi bilimsel deliller, bilirkişi raporları ile birlikte mağdurun beyanını destekleyici delil niteliği kazanabilir. Cinsel suçlar alanında delil stratejisi ve savunma için büyük önem arz eder; Doğurduğu hukuki ve sosyal sonuçlar itibariyle cinsel dokunulmazlığa karşı suçtan mahkumiyet kararı vermek oldukça güçtür. Öte yandan mağdurun durumunu da dikkate almak gerekmektedir.

Cinsel taciz suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinde düzenlenmiş olup, failin cinsel arzu ve isteklerini tatmin amacıyla mağduru bedensel temas olmaksızın rahatsız etmesiyle oluşur. Sözlü taciz, cinsel içerikli mesaj gönderme, sosyal medya veya telefon yoluyla ısrarlı rahatsız etme gibi eylemler bu suç kapsamında değerlendirilir. Cinsel taciz suçunun ispatında mağdur beyanı, mesaj kayıtları, sosyal medya yazışmaları ve hukuka uygun elde edilmiş ses veya görüntü kayıtları önem taşır. Özellikle nitelikli hâllerde ceza artırılırken, masumiyet karinesi ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi yargılamada titizlikle gözetilir. Bu nedenle cinsel taciz suçlarında, soruşturma ve kovuşturma sürecinin bir avukat eşliğinde yürütülmesi hak kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşır.