T.C.
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas : 2025/1679
Karar : 2025/2323
Tarih : 05.11.2025
İSTEMİN KONUSU:
Danıştay İkinci Dairesinin 14/01/2025 tarih ve E:2018/2122, K:2025/209 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:
Davacının, 30/11/2017 tarihinde yapılan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Denetçi, Uzman, Mütercim ve Destek Personeli Seçme Sınavı'nın sözlü aşamasında başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu sınava ilişkin İlanın "11)Denetçi, Uzman, Mütercim ve Destek Personeli Seçme Sınavının Değerlendirme Esasları" başlıklı kısmının 4. maddesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti:
Danıştay İkinci Dairesinin 114/01/2025 tarih ve E:2018/2122, K:2025/209 sayılı kararıyla; 5648 sayılı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un mülga 14. maddesinin 1., 5. ve 10. fıkralarına, 16/04/2008 tarih ve 26849 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan (mülga) Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Personel Yönetmeliği'nin 7., 10., 13., 14. ve 15. maddelerine yer verilerek;
Dava konusu düzenleyici işlem yönünden;
Kamu idarelerinin yerine getirmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin en iyi biçimde yürütülmesini sağlamak amacıyla gerekli önlemleri almaları gerektiği hususunun idare hukukunun temel ilkelerinden olduğu, bu önlemler arasında, hizmetin bilgi ve deneyim yönünden yetişmiş personel istihdam edilerek gördürülmesi kuralının da yer aldığı, anılan personelin ehliyet ve başarısının tespiti amacıyla mesleğe alınmaları ile meslek içindeki ilerleme ve yükselmelerinde, idarelerin genel düzenleme yetkisine dayanarak birtakım koşullar belirleyebilecekleri hususunda kuşku bulunmamakla birlikte, bu koşulları belirleyen düzenlemelerin üst hukuk normlarına ve hukukun genel ilkelerine aykırılık taşımaması gerektiği,
Dava konusu İlanının "11)Denetçi, Uzman, Mütercim ve Destek Personeli Seçme Sınavının Değerlendirme Esasları" başlıklı kısmının 4. maddesinde; sözlü sınavda başarılı olmak için sözlü sınav puanının en az 70 olması gerektiği düzenlemesinin getirildiği,
16/04/2008 tarih ve 26849 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Personel Yönetmeliği'nin 14 ve 15. maddelerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; dava konusu düzenlemenin, üst hukuk normu niteliğinde olan Yönetmelik'e aykırı bir kural içermediği, bu itibarla, idarenin, düzenleme yapma konusunda sahip olduğu takdir yetkisini, kamu yararı ve hizmet gereklerini gözeterek, üst hukuk normlarına aykırı olmayacak şekilde kullandığı sonucuna varıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmediği,
Davacının seçme sınavının sözlü aşamasında başarısız sayılmasına ilişkin bireysel işlem yönünden;
Yargısal içtihatlarla benimsendiği üzere sözlü sınav öncesinde, sınav kurulu tarafından sözlü sınavda adaylara yöneltilecek soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi, böylece sözlü sınavın nesnel olarak yapılması ve yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirilmesinin sağlanması gerektiği,
Sözlü sınava ilişkin değerlendirme kriterlerinden, adayın çalışacağı alandaki uzmanlık düzeyi, mesleki tecrübe ve bilgi birikimi, yabancı dili kullanabilme düzeyine ilişkin değerlendirmeler dışındaki kriterlerin sınav kurulu üyelerinin gözlemlerine dayalı kanaatlerine ilişkin olduğu,
Bu durumda, yapılan sözlü sınav öncesinde, "adayın çalışacağı alandaki uzmanlık düzeyi, mesleki tecrübe ve bilgi birikimi, yabancı dili kullanabilme düzeyi'' kritelerini değerlendirebilmek için soruların önceden hazırlanmış olması, adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve sorulan sorulara adayın verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmiş olması karşısında, davacının sözlü sınavda 35,00 puan almak suretiyle başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:
Davacı tarafından, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Hayvansal Üretim Lisans Programından mezun olduğu, 11 yıldır fiilen polis memuru olarak görev yaptığı, idarece yapılan sınavın yazılı aşamasında 100 tam puan alarak kendi alanında 1. sırada yer aldığı; dava konusu sözlü sınavda komisyon üyelerince kendisine yöneltilen soruların tutanak altına alınmadığı, sınav komisyonunca adaylara sorulacak sorular dışında ve alanıyla ilgisi bulunmayan sorular yöneltildiği, ayrıca sorulara verilen cevaplar ile verilen puanların gerekçelerine yer verilmediği, komisyon üyelerince takdir edilen ve Yönetmelik'te belirlenen başarı düzeyinin altında kalan puanların hangi gerekçeyle verildiğinin de ortaya konulmadığı, bu nedenle söz konusu sözlü sınavda bilgisinin ve yeterliliğinin objektif bir şekilde değerlendirilmediği; sınava giren adaylara yöneltilen soruların zorluk derecesinin aynı düzeyde olup olmadığının da anlaşılamadığı; dava konusu edilen İlanın ilgili hükmünün Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Personel Yönetmeliği'nin 15. maddesine aykırı olduğu ve ilgili Yönetmelik hükmünde sözlü sınav puanının 70 olması gerektiğine ilişkin bir ibarenin yer almadığı belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:
Davalı idare tarafından, Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ:
Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı, 10/09/2017 tarihinde yapılan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Denetçi, Uzman, Mütercim ve Destek Personeli Seçme Sınavı'nın yazılı sınav kısmında 100 tam puan alarak başarılı olmasının ardından, 30/11/2017 tarihinde gerçekleştirilen sözlü sınavda 35 puan alarak başarısız sayılmıştır. Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu düzenleyici işlem yönünden;
Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak tüzük ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Ancak, bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen tüzük, yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
Nitekim, tebliğ, genelge ve yönerge gibi düzenleyici işlemler; bir yönetmeliğin veya üst hukuk normlarının uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla buralarda gösterilen usul ve yöntemleri "açıklayıcı" hükümler taşıyan, yeni bir yöntem ve usul getirmeyen ve dayanağı mevzuattaki hükümler dışında yeni bir düzenleme içermeyen genel düzenleyici işlemlerdir.
5648 sayılı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 14. maddesinin 1. fıkrasında, Kurumda hizmetlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın istihdam edilen sözleşmeli personel eliyle yürütüleceği belirtilmiş; 10. fıkrasında da, sözleşmeli personelin bu maddede belirlenenler dışında kalan görev ve yetkileri, hizmete alınma, görevlendirme, görevde yükselme ve görevden alınma şekilleri ile sözleşme esasları, unvan ve sayılarının Bakanlar Kurulu Kararı ile çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hükmüne yer verilmiştir.
5648 sayılı Kanun'a dayanılarak çıkarılan ve 16/04/2008 tarih ve 26849 sayılı sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Personel Yönetmeliği'nin 14 ve 15. maddeleri incelendiğinde; Kurum tarafından sözleşmeli personel alımı için yapılan yarışma sınavının, ilanda belirtilmek kaydıyla yazılı, sözlü veya yazılı ve sözlü olarak yapılabileceği; sınavda başarılı sayılabilmek için en az yetmiş puan alınmasının zorunlu olduğu; yazılı sınav yapılması halinde bu sınavda başarılı olan adayların sözlü sınava çağrılacağı; sözlü sınavda Sınav Kurulu üyelerince adayın görev yapacağı alandaki uzmanlık düzeyi, mesleki bilgi ve tecrübesi, yabancı dil yeterliliği, kavrayış, ifade ve temsil kabiliyeti, muhakeme gücü, göreve uygunluk ile mesleğe ilişkin davranış ve tutumlarının dikkate alınarak değerlendirme yapılacağı ve not verileceği; sözlü sınavda kurul üyelerince verilen notların aritmetik ortalamasının esas alınacağı; yazılı sınav yapılmışsa her iki sınavın aritmetik ortalamasının sınav sonucunu teşkil edeceği ve sınav başarı notunun yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu İlanın "11)Denetçi, Uzman, Mütercim ve Destek Personeli Seçme Sınavının Değerlendirme Esasları" başlıklı kısmının 4. maddesinde ise, sözlü sınavda başarılı sayılabilmek için sözlü sınav puanının en az 70 olması gerektiği düzenlenmiştir.
Dava konusu düzenleyici işlem, yukarıda temel esasları belirtilen ve sınırları çizilen çerçevede irdelendiğinde, dava konusu düzenleme ile personel alımında sözlü sınavdan en az yetmiş puan alınması gerektiğine yönelik Yönetmelik'te yer almayan bir hususun düzenlendiği anlaşılmakta olup, bu haliyle sözleşmeli personelin hizmete alınmasına ilişkin kural getiren bahse konu düzenlemenin, 5648 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 10. fıkrası uyarınca yönetmelikle düzenlenmesi gerekirken, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Denetçi, Uzman, Mütercim ve Destek Personeli Seçme Sınavı İlanı ile düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Davacının seçme sınavının sözlü aşamasında başarısız sayılmasına yönelik bireysel işlem yönünden;
Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Denetçi, Uzman, Mütercim ve Destek Personeli Seçme Sınavı İlanı'nın "11)Denetçi, Uzman, Mütercim ve Destek Personeli Seçme Sınavının Değerlendirme Esasları" başlıklı kısmının 4. maddesinde yer alan, sözlü sınavda başarılı sayılabilmek için sözlü sınav puanının en az 70 olması gerektiğine ilişkin düzenlemenin hukuka aykırı olması nedeniyle, bu düzenlemeye dayalı olarak tesis edilen davacının sözlü aşamasında başarısız sayılmasına ilişkin işlemde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, kamu görevine girme ve yükselmede liyakat ilkesi çerçevesinde, mevzuatımızda genel olarak yazılı sınavların yanında, sözlü ve/veya mülakat sınavlarına da yer verilmektedir. Görsel, işitsel ve anlık gözlemlere yönelik değerlendirmeler içeren sözlü ve/veya mülakat sınavlarının da objektif nitelikte olması zorunludur.
Diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi, sözlü sınavda başarısız sayılma işlemlerinin de, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygunluğunun denetiminin yapılması gerekmektedir.
Sözlü sınavların yargısal denetimine ilişkin olarak; adayların girdiği sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin, tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi gerektiği, bu durumun sözlü sınavın nesnelliğini ve yargısal denetiminin gerçekleştirilmesini sağlayacağı içtihat olarak benimsenmekte olup, bu prosedürler yerine getirilerek yapılan sözlü sınavların, hukuka uygun olarak gerçekleştirildiğinin kabulü gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; 10/09/2017 tarihli Denetçi, Uzman, Mütercim ve Destek Personeli Seçme Sınavı'nın yazılı sınav kısmında 100,00 puan alarak başarılı olan davacının sözlü sınava çağrıldığı, 30/11/2017 tarihinde yapılan sözlü sınavın mevzuatta öngörüldüğü şekilde oluşturulan komisyon tarafından gerçekleştirildiği, sözlü sınavda komisyon üyelerinin her birinin değerlendirme formunda yer alan dört ölçüt yönünden davacıya ayrı ayrı puan verdikleri; her bir komisyon üyesi tarafından; çalışacağı alandaki uzmanlık düzeyi ölçütünden 10 puan, mesleki tecrübe ve bilgi birikimi ölçütünden 10 puan, kavrayış, ifade ve temsil kabiliyeti ile muhakeme gücü, görevlendirilecek pozisyona yatkınlık, davranış ve tepkilerin mesleğe uygunluğu ölçütünden 10 puan ve yabancı dili kullanabilme düzeyi ölçütünden 5 puan olmak üzere davacıya toplam 35 puan verildiği ve söz konusu puanların aritmetik ortalamasının alınması suretiyle belirlenen sözlü sınav notunun 70 puanın altında olması nedeniyle davacının sözlü sınav aşamasında başarısız sayıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda; sözlü sınavın yargısal denetiminin yapılmasını sağlayacak şekilde davacıya sorulan soruların kayda geçirilmediği anlaşıldığından, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kabulüne;
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 14/01/2025 tarih ve E:2018/2122, K:2025/209 sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
Kesin olarak, 05/11/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
GEREKÇEDE KARŞI OY
X- Davacının seçme sınavının sözlü aşamasında başarısız sayılmasına yönelik bireysel işlem yönünden;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde belirtilen ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel niteliklerinden olan "hukuk devleti" ilkesi; vatandaşların hukuk güvenliğini sağlayan, idarenin hukuka bağlılığını amaç edinen, buna karşılık kamu gücünün sınırsız, ölçüsüz ve keyfi kullanılmasını önleyen en önemli unsurlardan biridir. Nitekim hukuk devleti ilkesinin yaşama geçirilmesini sağlayacak araçlar arasında Anayasa'nın 8. maddesinde, yürütme yetkisi ve görevinin, Anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılacağı ve yerine getirileceği, Anayasa'nın 125. maddesinde de, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu kuralına yer verilmiştir.
Hukuk Devleti ilkesi karşısında idarenin yargısal denetim yapılmasını ortadan kaldıracak ya da bu denetimin yapılmasını olanaksız kılacak işlem ve eylemlerde bulunması mümkün değildir.
Bu kapsamda yapılacak olan bir sözlü/mülakat sınavının nesnel olduğundan söz edilebilmesi için kamu hizmetinin önem ve özelliğine göre bütün kriterlerin ne şekilde uygulanacağına ilişkin hususların, kriterlerin ağırlıklarını ve buna göre değerlendirme esaslarını içeren nesnel bir yöntemin düzenlenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, sözlü sınavda her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince hangi notun takdir edildiğinin ve özellikle düşük not takdirinin gerekçesinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi, böylece sözlü sınavın nesnel olarak yapılması ve yargısal denetiminin tüm unsurlarıyla gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır.
Nitekim, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi gereğince iptal davalarında, idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurları yönünden yargısal denetime tabi tutulması zorunlu bulunmaktadır.
Dolayısıyla sözlü sınavda adaylara verilen puanlardan kaynaklanan işlemin yargısal denetimini sağlayacak altyapının tüm unsurlarıyla oluşturulmasını sağlamak hukuka bağlı idarenin görevidir. Yukarıda da belirtildiği üzere hukuk devleti ilkesinin, idarenin yargısal denetim yapmasını ortadan kaldıracak, olanaksız kılacak ya da güçleştirecek şekilde bir idari işlem tesis etmesine izin vermesi mümkün değildir.
Diğer yandan, davacıya ait sözlü sınav puan değerlendirme formu incelendiğinde, sözlü sınavda komisyon üyelerinin her birinin değerlendirme formunda yer alan dört ölçüt yönünden davacıya ayrı ayrı puan verdikleri, her bir komisyon üyesi tarafından çalışacağı alandaki uzmanlık düzeyi (10 puan), mesleki tecrübe ve bilgi birikimi (10 puan), kavrayış, ifade ve temsil kabiliyeti ile muhakeme gücü, görevlendirilecek pozisyona yatkınlık, davranış ve tepkilerin mesleğe uygunluğu (10 puan) ve yabancı dili kullanabilme düzeyi (5 puan) yönlerinden değerlendirme yapıldığı ve nihayetinde ortalama 35 puan verilerek başarısız sayıldığı, başka bir deyişle davacı hakkında komisyon başkanı ve her bir komisyon üyesi tarafından ayrı ayrı değerlendirme yapılmakla birlikte, her bir değerlendirme kriteri bakımından başkan ve üyeler tarafından aynı puanların verildiği görülmektedir.
Olayda, davacı hakkında her bir kriter yönünden yapılan değerlendirmede başkan ve komisyon üyeleri tarafından ayrı ayrı değerlendirme yapılmasına rağmen bütün kriterler için başkan ve komisyon üyelerinin aynı puanı takdir etmesi hayatın olağan akışına aykırı olup, takdir yetkisinin objektif kullanılmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının sözlü aşamada başarısız sayılmasına ilişkin işleme yönelik davanın reddi yolunda verilen temyize konu Daire kararının yukarıda belirtilen gerekçenin de eklenmesi suretiyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
KARŞI OY
XX- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.