1. GİRİŞ
İcra hukukunda dosya alacağına haciz, alacaklının alacağını güvence altına alan güçlü bir cebri icra aracıdır. Ancak bu aracın yasa koyucunun çizdiği sınırlar dışında ve usul güvenceleri göz ardı edilerek uygulanması;
- borçlu açısından çifte ifa riski,
- üçüncü kişiler açısından hukuki belirsizlik,
- icra müdürlükleri açısından ise tarafsızlık ilkesinin zedelenmesi
gibi ağır sonuçlar doğurmaktadır.
Bu çalışma; Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları, Anayasal güvenceler ve İcra ve İflas Yasası (İİY) hükümleri çerçevesinde, dosya alacağına haciz bulunan hâllerde haricen tahsil, feragat ve vazgeçme işlemlerinin hukuki geçerliliğini, uygulama merkezli ve eleştirel bir bakış açısıyla irdelemektedir.
2. DOSYA ALACAĞINA HACİZ VE TASARRUF YETKİSİNİN SINIRLANMASI
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin;
sayılı kararlarında açıkça vurgulandığı üzere:
“Dosya alacağı üzerine haciz konulmakla birlikte, alacaklının bu alacak üzerindeki tasarruf yetkisi sınırlandırılmış olur. Bu durumda alacaklı veya vekili tarafından haricen tahsil, feragat veya vazgeçme taleplerinde bulunulamaz.”
Bu yerleşik içtihat uyarınca;
- Haciz, icra müdürlüğünce kabul edilip tutanağa geçirildiği anda doğar.
- Haciz müzekkeresinin gönderilmesi veya fiilen uygulanması, haczin geçerlilik şartı değildir.
- Hacizden sonra yapılan feragat, vazgeçme veya dosya kapatma işlemleri, haciz alacaklısı yönünden hukuki sonuç doğurmaz.
Sonuç olarak:
Dosya alacağına haciz varken yapılan haricen tahsil beyanları ve feragat işlemleri hukuken geçersizdir.
3. HARİCEN TAHSİL KAVRAMI VE SINIRLARI
İcra dosyalarının haricen tahsil nedeniyle kapatılması, borcun Türk Borçlar Yasası’nda düzenlenen sona erme hâllerinin gerçekleşmesine bağlıdır.
TBK m. 131–139 uyarınca borç;
- İfa,
- İbra,
- Yenileme,
- Takas,
- Birleşme
yollarıyla sona erebilir.
Ancak burada kritik nokta şudur:
Borçlar hukukunda sona erme, icra hukukunda otomatik sonuç doğurmaz.
Dosya alacağına haciz konulmuş bir takipte;
- Haricen tahsil beyanı,
- Takipten vazgeçme,
- Alacaktan feragat
haciz alacaklısının açık rızası veya yasa tarafından öngörülen usuller işletilmeden hukuki sonuç doğurmaz.
4. İİY m. 89 VE 120: YASA KOYUCUNUN BİLİNÇLİ TERCİHİ
Yasa koyucu, borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczinde keyfiliği önleyen, aşamalı ve güvenceli bir sistem benimsemiştir.
4.1. İİY m. 89 – Haciz İhbarnamesi Sistemi
İİY m. 89;
- Üçüncü kişiyi icra tehdidinden korur,
- Borcun kime ödeneceğini netleştirir,
- Üç aşamalı ihtar sistemi ile itiraz ve savunma hakkını güvence altına alır.
Bu prosedür işletilmeden;
- Borçlunun haricen yaptığı ödeme yok sayılamaz,
- Üçüncü kişi veya borçlu doğrudan sorumlu tutulamaz.
4.2. İİY m. 120 – Alacaklıya Yetki Verilmesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2015/12762 E., 2015/25154 K. sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere:
“Alacaklı, dosya alacağının haczinden itibaren 6 ay içinde İİY m. 120/2 uyarınca yetki talep etmezse, haciz İİY m. 110 gereği düşer.”
Bu düzenleme;
- Pasif hacizlerle borçlu ve üçüncü kişilerin
- süresiz baskı altında tutulmasını önlemek
amacını taşımaktadır.
5. ANAYASAL BOYUT: HAK ARAMA VE HUKUKİ GÜVENLİK
İcra uygulamaları Anayasa’dan bağımsız düşünülemez.
- Anayasa m. 36/1: Hak arama hürriyeti
- Anayasa m. 40/2: Kanun yolları ve sürelerin bildirilmesi zorunluluğu
Bu hükümler karşısında;
- Borçluya muhtıra gönderilmeden,
- İİY m. 89 haciz ihbarnamesi düzenlenmeden,
- Başvuru yolu ve süresi gösterilmeden
haricen yapılan ifanın yok sayılması açık bir hak ihlalidir.
6. İCRA MÜDÜRLÜĞÜNÜN TARAFSIZLIK VE TALEPLE BAĞLILIK YÜKÜMLÜLÜĞÜ
6100 sayılı HMK m. 26 uyarınca icra müdürlüğü;
- Taleple bağlıdır,
- Taraflardan birinin yerine geçerek işlem tesis edemez,
- Borcunu ödemiş borçluyu ikinci kez ifaya zorlayamaz.
Haricen ödeme yapmış borçluya rağmen, dosyanın sırf haciz alacaklısının talebiyle yeniden açılması;
- İcra müdürlüğünün tarafsızlığını zedeler,
- Cebri icra tehdidini hukuka aykırı biçimde genişletir,
- İİY’nın amacına ve Anayasal güvenceye aykırılık oluşturur.
7. SONUÇ VE UYGULAMAYA YÖNELİK ELEŞTİRİ
Dosya alacağına haciz;
Sınırsız, otomatik ve mutlak bir üstünlük aracı değildir.
Yasa koyucu;
- İİY m. 89 ile usul,
- İİY m. 120 ile süre,
- Anayasa ile hak ve güvenlik sınırları çizmiştir.
Bu sınırlar gözetilmeksizin;
- Haricen ifaların yok sayılması,
- Borçlunun ikinci kez ödeme tehdidi altına sokulması,
- İcra müdürlüğünün alacaklı lehine pozisyon alması
hukuk devleti ilkesine açıkça zarar verir.
İcra müdürlüklerinin görevi; yalnızca alacaklıyı değil, borçluyu ve üçüncü kişileri de hukuki güvenlik içinde korumaktır.
Aksi yaklaşım, İİY m. 16 kapsamında kaçınılmaz şikâyet ve iptal sonuçlarını beraberinde getirecektir.
Ali TAT
Hukukçu – Eğitimci İcra Müdürü