Resmi ve özel okullarda 14 Eylül 2026 günü başlayacak olan yeni öğretim yılında; tüm okul, eğitim ve öğretim kurumlarında uygulanacak esasları belirleyen genelge, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla, 81 İl’imize gönderildi.
Genelge’de, eğitimle ilgili temel kuralların yer almasını beklenirken; son günlerin tartışmalı siyasi gündeminde yer alan “Çerçeve Yasa’ya” atıfda bulunuluyor. Doğrudan “Çözüm Süreci” veya ”Terörsüz Türkiye” denmiyor ama “..Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun ile ortaya konulan milli duruş, Bakanlığın tavizsiz en temel önceliklerinden biri ve eğitim ve öğretim süreçlerinin ana hedeflerinden biri olarak işlenecektir..” deniyor.
Yani artık İlkokul birinci sınıfdan itibaren çocuklarımız; “alfabe ve çarpım tablosu” yerine “Çözüm süreci, terörsüz Türkiye, kardeşlik hukuku, Türk, kürt gibi” benzeri sözcükler üzerinde kafalarını yorup, koşullanacaklardır.
Oysa; her yeni öğretim yılı genelgesinde yer alması gereken değişmez ilkeler; Anayasa’mızda yer alan “Türkiye Cumhuriyeti; Atatürk İlkelerine bağlı, demokratik, laik bir hukuk devleti, ülkesi ve milleti ile bölünmez bir bütündür.” İfadeleri olmalıdır.
Genelge ile düzenlenen bu eğitim sürecinde düşünülmesi gereken bir diğer nokta; terör örgütüne katılmalarına zorlamak için dağa kaçırılan, terör örgütünde çatışmaya zorlanan çocukların annelerinin, belli bir siyasi parti kapısı önünde, açlık grevi yapıp “Diyarbakır Anneleri” adı ile yıllarca nöbet tuttuklarından söz edilip edilmeyeceğidir.
Bu bir eğitim süreci ise; tarihi bir eser olan “Encyclopedia Britannica’nın” dokuzuncu edisyonunda (1875-1889) yer alan kürdistan maddesinde “kürtlerin, Turan soyundan geldikleri” ve ülkemizde hiçbir ayrım yapılmadan, eşit koşullarda yaşadıkları işlenecek midir.
TOPLUMSAL HASSASİYETE UYGUN GİYSİ
Genelgede yer alan maddelerden bir diğeri, öğretmen ve eğitmenlerin giyimleri ile ilgili olup “..öğretmen ve eğitim çalışanları kılık ve kıyafetlerinde mesleğin vakarına, kamu hizmetinin ciddiyetine ve toplumsal hassasiyetlere uygun hareket edecek ve önlük giyecekleridir.” şeklinde düzenlenmiştir. Halen giyilen değişik giysi ve başörtüleri yanında, madde de yer alan “toplumsal hassasiyete uygun giysi’den” ne kasdedildiği ve neyin amaçlandığı açıktır.
Bir süre önce İstanbul Valiliği tarafından, 39 İlçe Başkanlığına gönderilen yazıda “Öğrencilerimizin ve eğitim çalışanlarının temel hak ve özgürlükleri kapsamında yer alan ibadet ihtiyaçlarının giderilmesi için, okullarda mescit açılması ve uygun alanların Cuma Mescidi için düzenlenmesine” ilişkin yazı da nazara alındığında, içinde bulunduğumuz durum daha net ve açık olarak görülecektir.
Cesareti ve vatan sevgisi olan yetkililer için asıl beklenen Genelge; Okullarda her gün “And’ımızın” okunmasıdır.
Av.Ahmet Erdem AKYÜZ
Hukukun Egemenliği Derneği
Kurucu ve Onursal Genel Başkanı