HÜKÜMLÜLER HAKKINDA UYGULANABİLECEK DİSİPLİN CEZALARININ İNFAZI VE KALDIRILMASI

Abone Ol

Genel Olarak

Hükümlülerin ceza infaz kurumunda mevzuat ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranışları kusurlu olarak ihlal etmesi durumunda, yaptığı ihlalin niteliğine ve ağırlığına göre haklarında bir takım disiplin cezaları ve tedbirler uygulanır. Disiplin ceza ve tedbirlerine ilişkin düzenlemeler mevzuatımızda 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile 31083 Resmi Gazete Sayılı Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’te mevcuttur. Ayrıca belirtmek isteriz ki; biz bu çalışmamızda çocuklar haricindeki hükümlüler hakkında uygulanabilecek disiplin cezaları ile ilgili açıklamalarda bulunacağız. Çocuklar hakkında, yetişkin hükümlülerden farklı olarak 5275 sayılı Kanunun 45 ve 46. maddelerinde düzenlenen disiplin cezaları veya tedbirlerinin uygulanacağını da ayrıca belirtmek isteriz.

1-) Disiplin Cezalarının Niteliği ve Uygulama Koşulları

Hükümlü hakkında kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumları, kusurlu olarak ihlâl ettiğinde, eyleminin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır. Hükümlünün duruşma, sağlık, eğitim ve çalışma gibi nedenlerle geçici olarak kurum dışında bulunduğu yerler de bu fıkranın uygulanması bakımından kurum olarak kabul edilir (5275 sayılı CGTİHK m.37/1).

Önemine binaen belirtmek isteriz ki; Hükümlü hakkında kurumda gerçekleştirdiği suç oluşturan eylemleri nedeniyle kamu davası açılmış olsa dahi, bu durum hükümlü hakkında disiplin soruşturması yapılmasını ve cezanın uygulanmasını engellemez (5275 sayılı CGTİHK m.37/2).

2-) Disiplin Cezaları ve Tedbirleri

Çocuklar haricindeki hükümlüler hakkında uygulanabilecek disiplin cezaları ağırlık derecesine göre şunlardır: a) Kınama- b) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma- c) Ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma- d) Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama-e) Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma- f) Hücreye koyma (5275 sayılı CGTİHK m.38/1).

2.a.) Kınama Disiplin Cezası

Kınama cezası, hükümlüye eyleminin kötü niteliğinin ve uygunsuzluğunun açıklanması ve tekrarı durumunda doğuracağı sonuçlara dikkatinin çekilmesidir (5275 sayılı CGTİHK m.39/1). 5275 sayılı CGTİHK m.39/2’ye göre kınama cezasını gerektiren eylemler şunlardır:

-Mektuplarda tehdit, hakaret ve sövme gibi çirkin ifadeler kullanmak.

-Hükümlü ve tutuklulara karşı edep ve nezakete aykırı şekilde konuşmak veya davranışlarda bulunmak.

-İdareden habersiz mektup göndermek.

-Görevlilere hediye vermek veya buna kalkışmak.

-Görevlilere herhangi bir taahhütte bulunmak.

-İdarece belirtilen miktardan fazla para bulundurmak.

-Hükümlü kimliğini yanında bulundurmamak.

-Yatma plânına uymamak.

-Ceza infaz kurumlarının duvarlarına yazı yazmak, resim yapmak veya afiş yapıştırmak.

-İdarece verilen eşya ve benzeri şeyleri kötü kullanmak.

-Kişisel temizliğe veya çevre temizliğine dikkat etmemek.

-İdarece alınan sağlık önlemlerine uymamak.

-Kurumda gereksiz gürültü yapmak.

2.b.) Bazı Etkinliklere Katılmaktan Alıkoyma Disiplin Cezası

Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası, hükümlünün bir aydan üç aya kadar süreyle kurumun kültürel ve spor etkinliklerine katılmaktan yoksun bırakılmasıdır (5275 sayılı CGTİHK m.40/1). 5275 sayılı CGTİHK m.40/2’ye göre; bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezasını gerektiren eylemler şunlardır:

-İdarenin izni olmaksızın yasak yerlere girmek.

-Eğitim yerini terk etmek.

-Eğitimi savsaklamak.

-Olumsuz davranışa yönelik gruplaşmaya neden olmak veya bu amaca yönelik gruba katılmak.

-Kurum görevlilerine karşı uygunsuz söz sarf etmek veya davranışta bulunmak.

-Çıkar sağlamak amacıyla hükümlülere veya kurum görevlilerine eşya vermek veya satmak.

-Açlık grevi yapmak.

2.c.) Ücret Karşılığı Çalışılan İşten Yoksun Bırakma Disiplin Cezası

Ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma cezası, hükümlünün kurum yönetiminde ücret karşılığı çalıştığı işten bir aydan üç aya kadar yoksun bırakılmasıdır (5275 sayılı CGTİHK m.41/1). 5275 sayılı CGTİHK m.41/2’ye göre; ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma cezasını gerektiren eylemler şunlardır:

-İş elbisesini giymemek.

-İş yerini izinsiz terk etmek.

-İş yerindeki çalışma yönergelerine uymamak.

-İşte gerekli özeni göstermemek veya işin gereği olan özeni göstermemek.

-Başkalarının ciddiyetle çalışmalarını engellemek.

-İşte kullanılan aletleri ve gereçleri kasten bozmak.

-İş yerini veya çalışanları dikkatsiz ve tedbirsiz davranışlarıyla tehlikeye düşürmek veya bunlara ağır zarar vermek.

-İşi kasten kötü yapmak veya gerektiği hâlde çalışmamak.

2.d.) Haberleşme veya İletişim Araçlarından Yoksun Bırakma veya Kısıtlama Disiplin Cezası

Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası, hükümlünün bir aydan üç aya kadar mektup, faks ve telgraf almak ve yollamaktan, televizyon izlemekten, radyo dinlemekten, telefon etmekten ve diğer iletişim araçlarından yararlanmaktan tamamen veya kısmen yoksun bırakılmasıdır (5275 sayılı CGTİHK m.42/1). 5275 sayılı CGTİHK m.42/2’ye göre; haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezasını gerektiren eylemler şunlardır:

-Protesto amacıyla idarece verilen yemeği topluca almama eylemine katılmak.

-Kurum işyurdu yönetim kurulunca uygun görülen işte çalışmamak.

-Herhangi bir şeyi protesto amacıyla veya idareye karşı toplu olarak sessiz direnişte bulunmak.

-Odalarda, eklentilerinde ve diğer alanlarda ilâç ve gıda maddesi stoku yapmak.

-Gereksiz olarak marş söylemek veya slogan atmak.

-Kurum idaresine bildirilen telefon numarası aracılığıyla ya da teknik müdahale ile başka bir hatta yönlendirme yapmak suretiyle görüşme hakkı olmayan kişilerle görüşmek.

Bu disiplin cezasında önemine binaen belirtmek isteriz ki; hükümlüye gelen mektup, faks ve telgraflar, disiplin cezasının infazından sonra kendisine verilir. Aynı türden olsa bile sonraki disiplin cezasının infazına bu işlem yapılmadan başlanamaz (5275 sayılı CGTİHK m.42/3). Ayrıca anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerin ölüm veya ağır hastalıkları ile doğal afet hâllerinde yapılması gereken haberleşmeler ve avukat ile ilişkilerde 5275 sayılı CGTİHK m. 42 hükmü uygulanmayacaktır (5275 sayılı CGTİHK m.42/4).

2.e.) Ziyaretçi Kabulünden Yoksun Bırakma Disiplin Cezası

Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası, hükümlünün bir aydan üç aya kadar ziyaretçi görüşüne çıkarılmamasıdır. (5275 sayılı CGTİHK m.43/1). 5275 sayılı CGTİHK m.43/2’ye göre; Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezasını gerektiren eylemler şunlardır:

-Sayım yapılmasına karşı çıkmak.

-Aramaya karşı çıkmak.

-Sevke, nakle veya bunlarla ilgili olarak alınacak tedbirlere karşı çıkmak.

-Kurumda korku, kaygı veya panik yaratabilecek biçimde söz söylemek veya davranışta bulunmak.

-Hükümlülerin haberleşmelerini, ziyaretçileriyle görüşmelerini, iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde eğitim ve spor, meslek kazandırma ve işyurdu çalışmaları ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalarını, kurum hekimince muayene ve tedavi edilmelerini, avukat tayin etmelerini, mahkemelere veya Cumhuriyet Başsavcılıklarına gitmelerini, kurum görevlileri ile görüşmelerini, salıverilenlerin kurum dışına çıkmalarını her ne suretle olursa olsun engellemek, hükümlü ve tutukluları bu fiillere teşvik etmek, bu yolda talimat vermek, mevzuatın hükümlü ve tutuklulara tanıdığı sair her türlü görüşme ve temas olanaklarını engellemek.

-Kumar ve benzeri oyunlar oynamak veya oynatmak.

Önemine binaen belirtmek isteriz ki; 5275 sayılı CGTİHK m.43/3’e göre, Resmî ve yetkili merciler ile avukatlar ve yasal temsilcilerle görüşmelerde 5275 sayılı CGTİHK m.43 hükmü uygulanmayacaktır.

2.f.) Hücreye Koyma Disiplin Cezası

Hücreye koyma cezası, hükümlünün eylemlerinin nitelik ve ağırlığına göre bir günden yirmi güne kadar, açık havaya çıkma hakkı saklı kalmak üzere, geceli ve gündüzlü bir hücrede tek başına tutulması ve her türlü temastan yoksun bırakılmasıdır (5275 sayılı CGTİHK m.44/1). 5275 sayılı CGTİHK m.44/2’ye göre; 1 günden 10 güne kadar hücreye koyma cezasını gerektiren eylemler şunlardır:

-Kurum tesislerine, araç ve gereçlerine zarar vermek.

-Tünel kazmaya teşebbüs etmek.

-Firara teşebbüs etmek.

-Hükümlü ve tutukluları idareye karşı kışkırtmak veya isyana kalkışmak.

-Hükümlü ve tutukluları daha az cezayı gerektiren şekilde kasten yaralamak.

-Hükümlü ve tutuklular üzerinde baskı kurarak çıkar sağlamak, özel işleriyle başka işlerde kullanmak, bunlara kalkışmak veya bu amaçları gerçekleştirmek için oluşturulan gruplara katılmak veya bunlarla dayanışma içinde olmak.

-Üçüncü fıkranın (g) bendinde belirtilenler dışında kalıp da Kanuna uygun olarak yasaklanmış bulunan her türlü eşya, araç, gereç veya malzemeyi ceza infaz kurumlarına sokmak, bulundurmak, kullanmak.

-Sayım ve aramalar ile 43 üncü maddenin (e) bendinde belirtilen faaliyetlere şiddet kullanarak engel olmak veya buna kalkışmak.

-Kurum görevlileri ile dış güvenlik görevlilerine rüşvet teklif etmek veya vermeye kalkışmak.

-Kurum görevlilerine hakaret veya tehditte bulunmak.

-Kuruma, kurum görevlilerine veya hükümlü ve tutuklulara ait şeyleri çalmak veya bunlara kasten zarar vermek.

-İzin süresini özürsüz olarak en fazla iki gün geçirmek.

-Hükümlü ve tutukluların beslenmelerini engellemek, açlık grevine ve ölüm orucuna teşvik veya ikna etmek, bu yolda talimat vermek.

-Kuruma alkol sokmak, kurumda alkol bulundurmak veya kullanmak.

5275 sayılı CGTİHK m.44/3’ye göre; 11 günden 20 güne kadar hücreye koyma cezasını gerektiren eylemler şunlardır:

-İsyan çıkartmak.

-Kuruma ağır zarar vermek.

-Kasten yangın çıkarmak.

-Adam öldürmek veya öldürmeye kalkışmak.

-Hükümlü ve tutukluları kasten veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamak ile görevlileri her türlü kasten yaralamak.

-Cinsel saldırıda veya çocuklara karşı cinsel istismarda bulunmak, bu suçlara kalkışmak veya cinsel tacizde bulunmak.

-Her türlü ateşli silâh, mermi, patlayıcı madde, kesici, delici, yaralayıcı, bereleyici alet, yakıcı, aşındırıcı, boğucu, bayıltıcı, kör edici gaz ve ecza, her türlü zehir ve uyuşturucu ilâç ve madde, cep telefonu, telsiz ve sair elektronik haberleşme aracını kuruma sokmak, bulundurmak, kullanmak.

-Görevlileri veya hükümlü ve tutukluları rehin almak.

-Firar etmek veya tünel kazmak.

-Hükümlü ve tutuklular üzerinde baskı kurarak çıkar sağlamak, özel işleriyle başka işlerde kullanmak, bunlara kalkışmak veya bu amaçları gerçekleştirmek için nüfuz kullanarak grup oluşturmak.

-Suç örgütlerine ait her türlü yayın, bez afiş, pankart, resim, sembol, işaret ve benzeri eşyayı kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek.

-Suç örgütlerinin eğitim ve propaganda faaliyetlerini yapmak veya yaptırmak.

-Kurum görevlileri ile dış güvenlik görevlilerine rüşvet vermek.

Önemine binaen belirtmek isteriz ki; Hücre, yaşamsal gereksinmeleri karşılayacak biçimde düzenlenir. Hücreye konulan hükümlünün, resmî ve yetkili merciler ve avukat ile görüşmesine engel olunmaz (5275 sayılı CGTİHK m.44/4-5).

3-) Disiplin Soruşturması Süreci

Hükümlüler hakkında yapılabilecek disiplin soruşturması sürecine ilişkin düzenlemeler 5275 sayılı CGTİHK m.47’de ve 31083 Resmi Gazete Sayılı Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik m.119’da yer almaktadır.

Disiplin cezalarından; uyarma, kınama ve bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezaları kurumun en üst amiri tarafından verilen ve uygulanan disiplin cezalarıdır (5275 sayılı CGTİHK m.47/1 ve Sayılı Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik m.119/1).

3.a.) Disiplin Soruşturmasının Başlatılması

Hükümlülerin uyarma, kınama ve bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma disiplin cezaları dışındaki diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemlerinin öğrenilmesinden itibaren derhâl ve en geç beş gün içinde disiplin soruşturması başlatılır. Disiplin soruşturması kurum en üst amiri tarafından atanan bir görevli tarafından başlatılır (5275 sayılı CGTİHK m.47/2 ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik m.119/2).

Kurumun iç düzenini ve hükümlülerin yaşam ve beden bütünlüklerinin ciddî tehlike altında bulunması nedeniyle derhâl tedbir alınması zorunlu olan hâllerde, kurumun en üst amiri 5275 sayılı CGTİHK m.49’daki yönetim tarafından alınabilecek tedbirleri alarak soruşturmayı başlatabilir. Ancak böyle bir durumda infaz hâkimine bilgi verilmesi gerekmektedir (5275 sayılı CGTİHK m.47/7 ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik m.119/7).

3.b.) Disiplin Soruşturmasının Tamamlanma Süresi

Disiplin soruşturmasının en geç 15 gün içerisinde tamamlanması gerekmektedir. Firar durumunda bu süre hükümlünün yakalandığının öğrenildiği tarihte başlayacaktır. Bu sürede düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulur. Soruşturma süresi eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hâkiminin yazılı onayı ile yedi güne kadar uzatılabilecektir (5275 sayılı CGTİHK m.47/3 ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik m.119/3).

Şayet disiplin soruşturması 15 gün içinde tamamlanmazsa, hükümlüye o soruşturma nedeniyle disiplin cezası da verilemeyecek, verilmesi durumunda emredici hukuk kurallarına aykırılık söz konusu olacak ve söz konusu disiplin cezasının kaldırılması gerekecektir.

Benzer bir meselede Yargıtay 1. CD’nin 22.11.2024 tarih, 2024/6526 E.-2024/7696 K. sayılı kararı şu şekildedir: “…Hükümlünün disiplin soruşturmasına konu eylemi ile ilgili olarak 15.02.2024 tarihinde kurum görevlileri tarafından tutanak tutulduğu ve kurum müdürü tarafından 16.02.2023 tarihinde disiplin soruşturması yapılmak üzere muhakkik tayin edildiği, muhakkik tarafından aynı gün disiplin soruşturmasına başlandığı, ancak disiplin soruşturmasının kanunda öngörülen 15 günlük yasal süre geçtikten sonra tamamlanarak 03.03.2023 tarihli raporun Disiplin Kurulu Başkanlığına sunulduğu anlaşılmakla, kanunda öngörülen emredici ve hak düşürücü sürelere uyulmadan düzenlenen disiplin soruşturması raporuna dayanılarak verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür…”.

3.c.) Hükümlünün Soruşturmayla İlgili Savunma Hakkı

Hükümlüye savunma hakkı verilmesi gerekmektedir. Hükümlüye savunması alınmadan disiplin cezası uygulanması yasaktır. Haklarında disiplin soruşturması yapılan hükümlülere, yüklenen eylemin niteliği ve sonuçları ile üç gün içinde savunmalarını vermeleri hususları ile savunmalarını belirtilen süre içerisinde vermedikleri durumunda bu haklarından vazgeçmiş sayılacakları yazılı olarak bildirilir. Hükümlü savunmasını yazılı olarak sunulabileceği gibi sözlü olarak da savunma yapabilir. Savunmanın sözlü yapıldığı durumda, sözlü savunma bir tutanakla saptanır. Türkçe bilmeyenlerle, sağır ve dilsizlerin savunmaları tercüman aracılığıyla alınır (5275 sayılı CGTİHK m.47/4 ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik m.119/4).

Savunma alınmadan verilen disiplin cezalarının hiç şüphesiz emredici hukuk kurallarına aykırılık nedeniyle kaldırılması gerekecektir.

3.d.) Disiplin Kurulunun Karar Süreci

Disiplin soruşturması hükümlünün barındırıldığı ceza infaz kurumu disiplin kurulu tarafından yapılır. Hükümlünün ceza infaz kurumu dışındaki eylemleri nedeniyle yapılacak disiplin soruşturması, hükümlünün eylem öncesi en son barındırıldığı ceza infaz kurumu disiplin kurulu tarafından yapılır (5275 sayılı CGTİHK m.47/8 ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik m.119/8).

Disiplin kurulu; kurum müdürünün başkanlığında idare memuru, psiko-sosyal yardım servisinde görevli her meslek grubundan kurum müdürü tarafından seçilen birer temsilci, öğretmen, atölye şefi ile sorumlu infaz ve koruma başmemurundan oluşur. Bu sayılan personelin tamamının kurumda bulunmaması hâlinde disiplin kurulu, mevcut olanlarla oluşturulur (Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik m.24).

Soruşturma tamamlandıktan sonra, disiplin cezaları disiplin kurulunca evrak üzerinden görüşülerek en geç üç gün içinde karara bağlanır. Disiplin kurulu, yasada yazılı disiplin cezası uygulanmasına veya disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verebilir. Disiplin kurulu kararları gerekçeli olarak yazılır ve kararda şikâyet mercii ve süresi açıkça gösterilir. Disiplin kurulu kararı, haklarında soruşturma yapılanlara yönetim tarafından derhâl tebliğ edilir (5275 sayılı CGTİHK m.47/5-6 ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik m.119/5-6).

4-) Disiplin Cezalarının İnfazı

Hücreye koyma cezasının infazına, infaz hâkiminin onayı ile başlanır. Hücreye koyma cezası, hükümlünün eylemlerinin nitelik ve ağırlığına göre bir günden yirmi güne kadar, açık havaya çıkma hakkı saklı kalmak üzere, geceli ve gündüzlü bir hücrede tek başına tutulması ve her türlü temastan yoksun bırakılmasıdır. Hücre, yaşamsal gereksinmeleri karşılayacak şekilde ve özellikle, bel hizasında 100x75 cm ebadında penceresi olan ve en az odanın genişliğinde havalandırması bulunan dokuz veya on metrekare büyüklüğünde, duş ve tuvaleti olacak şekilde düzenlenir. Hücreye konulan hükümlünün, resmi yetkili merciler ve avukatı ile görüşmesine engel olunmaz. Hücreye koyma cezasının infazı sırasında hükümlü, günde bir saat açık havada bulunabilme hakkından mutlaka yararlandırılır ve kitap okumasına izin verilir (5275 sayılı CGTİHK m.48/3 ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik m.120/1-a,b,c,ç).

Hücreye koyma cezasının infazından önce ve infazı sırasında hükümlü, cezaevi tabibi tarafından muayene edilir. İlgilinin bu cezaya katlanamayacağı anlaşılırsa cezanın infazı sonraya bırakılır veya cezaevi tabibinin belirleyeceği aralıklarla infaz edilir. Koşullu salıverilme tarihine kadar hükümlünün iyileşemeyeceğinin tam teşekküllü Devlet veya üniversite hastanesi sağlık kurulu raporu ile saptanması hâlinde hücreye koyma cezası infaz edilmez; yerine 5275 sayılı Kanunun 44 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulandığı hâllerde iki ay, üçüncü fıkrasının uygulandığı hâllerde dört ay süreyle ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası uygulanır. Raporlar infaz dosyasına konulur (5275 sayılı CGTİHK m.48/3 ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik m.120/1-d).

Önemine binaen belirtmek isteriz ki; hükümlü, hücreye koyma cezasını gerektiren eylemlerde bulunması hâlinde kurum yönetimince hakkında disiplin işlemi yapılır ve kurum en üst amirinin istemi üzerine Bakanlıkça başka kurumlara nakledilebilir. Disiplin cezaları yeni kurumlarda çektirilir (5275 sayılı CGTİHK m.55/1).

Kınama cezası, hükümlüye eyleminin kötü niteliğinin ve uygunsuzluğunun açıklanması ve tekrarı durumunda doğuracağı sonuçlara dikkatinin çekilmesidir (Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik m.120/3).

Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası, hükümlünün bir aydan üç aya kadar süreyle kurumun kültürel ve spor etkinliklerine katılmaktan yoksun bırakılmasıdır (Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik m.120/4).

Ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma cezası, hükümlünün kurum yönetiminde ücret karşılığı çalıştığı işten bir aydan üç aya kadar yoksun bırakılmasıdır (Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik m.120/5).

Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası, hükümlünün bir aydan üç aya kadar mektup, faks ve telgraf almak ve yollamaktan, televizyon izlemekten, radyo dinlemekten, telefon etmekten ve diğer iletişim araçlarından yararlanmaktan tamamen veya kısmen yoksun bırakılmasıdır. Hükümlüye gelen mektup, faks ve telgraflar, disiplin cezasının infazından sonra kendisine verilir. Aynı türden olsa bile sonraki disiplin cezasının infazına bu işlem yapılmadan başlanamaz. Anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerin ölüm veya ağır hastalıkları, doğal afet hâlleri ile resmi ve yetkili mercilerle yapılması gereken haberleşmeler ve avukat ile iletişimde bu fıkra hükmü uygulanmaz (Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik m.120/6).

Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası, hükümlünün bir aydan üç aya kadar ziyaretçi görüşüne çıkarılmamasıdır. Resmi ve yetkili merciler ile avukatlar ve yasal temsilcilerle görüşmelerde bu fıkra hükmü uygulanmaz (Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik m.120/7).

Hücreye koyma ve 5275 sayılı Kanunun 46. maddesinin dokuzuncu fıkrasında düzenlenen disiplin cezasına (odaya kapatma cezası) ilişkin diğer hükümler saklı kalmak üzere, kesinleşen disiplin cezalarının infazına derhal başlanır. Birden fazla disiplin cezası verilmiş olması hâlinde, bu cezalar kesinleşme tarihleri sırasına göre ayrı ayrı infaz edilir. Bir cezanın infazı tamamlanmadan diğerinin infazına başlanmaz (5275 sayılı CGTİHK m.48/3-a ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik m.120/8).

Önemine binaen belirtmek isteriz ki; disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işlemi yapılamayacak, ancak bu süre hakederek salıverme tarihini de geçemeyecektir (5275 sayılı CGTİHK m.48/3-b ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik m.120/9).

5-) Disiplin Cezası Gerektiren Eylemlerin Tekrarı Halinde izlenecek Prosedür ve Disiplin Cezalarının Kaldırılması

Bir eylemden dolayı verilen disiplin cezası kesinleştikten sonra bu cezanın infazı tamamlanıp kaldırılması için yasada belirtilen süreler geçinceye kadar yeniden disiplin cezasını gerektiren bir eylemde bulunan hükümlü hakkında, her defasında bir üst ceza uygulanır (5275 sayılı CGTİHK m.48/2 ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik m.121/1).

İnfaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında aşağıda belirtilen süreler esas alınır;

a) Kınama cezası onbeş gün.

b) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası bir ay.

c) Ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma cezası üç ay.

d) Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası üç ay.

e) Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası üç ay.

f) Hücreye koyma cezası 44 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki hâllerde (1 günden 10 güne kadar cezayı gerektiren haller) altı ay, üçüncü fıkrasındaki hâllerde (11 günden 20 güne kadar cezayı gerektiren haller) bir yıl.

g) Hücre cezasına karşılık ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası, (f) bendinde belirtilen süre.

Bu süreler sonunda disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla kınama ve bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezaları kurum en üst amiri tarafından, Ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma- haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama- ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma- hücreye koyma- hücre cezasına karşılık ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezaları, kurumun en üst amirinin önerisi ve disiplin kurulu kararıyla kaldırılır (5275 sayılı CGTİHK m.48/4 ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik m.121/2).

Önemine binaen belirtmek isteriz ki; henüz kaldırılmamış disiplin cezası bulunan hükümlü hakkında iyi hâl kararı verilemez. Hükümlünün iyi hâline ilişkin değerlendirme, ancak daha önceden verilmiş olup da disiplin cezası infaz edilmiş ve bu cezası kaldırılmış olanlar hakkında yapılabilir (Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik m.110/1).

6-) Açık Ceza İnfaz Kurumundan Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna İade de Disiplin Cezalarının Etkisi

Doğrudan açık ceza infaz kurumuna alınanlar dâhil olmak üzere bu kurumlarda cezası infaz edilmekte olan hükümlülerden; kınamadan başka bir disiplin cezası alıp, bu cezası kesinleşmiş olanlar veya asayiş ve düzenin sağlanması amacıyla disiplin cezası kesinleşmemiş olsa bile eylemi kurum düzeni ya da kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar idare ve gözlem kurulu kararıyla, kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilirler (5275 sayılı CGTİHK m.14/5-b ve Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği m.12/1-c).

Açık kurumda cezası infaz edilmekte iken; firar suçu hariç kınama dışında disiplin cezası verilmek suretiyle kapalı kuruma iade edilenler disiplin cezasının kaldırılma tarihinden itibaren, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği’nde aranan diğer şartlara uyduğu takdirde yeniden açık kuruma ayrılabilir (Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği m.13/1).

Açık kurumda cezası infaz edilmekte iken ilk kez firar edip yakalanan ve hücreye koyma disiplin cezası verilmek suretiyle kapalı kuruma iade edilen hükümlüler, disiplin cezasının kaldırılmasından itibaren, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği’nde aranan diğer şartlara uyduğu ve bir daha firar etmeyeceği değerlendirildiği takdirde açık kuruma ayrılabilir (Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği m.13/2-birinci cümle).

Yine önemine binaen belirtmek isteriz ki; hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması gerekmektedir (5275 sayılı CGTİHK m.54/1-d).

Sonuç olarak belirtmek isteriz ki; hükümlülerin disiplin cezası almasının yukarıda da bahsedildiği üzere koşullu salıverilmeden ve denetimli serbestlik düzenlemelerinden yararlanamama, açık ceza infaz kurumundan kapalı ceza infaz kurumuna gönderilme gibi problemlerle karşılaşması gibi olumsuz sonuçlarının olduğu yasal düzenlemelerle sabittir.