IBAN Mağduru Kesinleşmiş Mahkeme Kararı Olanlar Ne Yapmalı? Yeni Yasal Düzenleme Kapsamında Hukuki Değerlendirme

Abone Ol

Özet

Son yıllarda özellikle internet üzerinden gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılık suçlarında, banka hesaplarının üçüncü kişiler tarafından kullandırılması nedeniyle çok sayıda kişi ceza soruşturması ve kovuşturmasıyla karşı karşıya kalmıştır. Uygulamada "IBAN mağduru" olarak adlandırılan bu kişiler çoğu zaman dolandırıcılık eylemini planlayan veya yöneten kişiler olmayıp, yalnızca banka hesap bilgilerini başkalarına kullandırmaları nedeniyle suçun iştirakçisi olarak yargılanmış ve haklarında mahkûmiyet kararları verilmiştir.

Yargı Paketi ile yapılan düzenlemeler, yalnızca banka hesabını kullandırma eylemiyle sınırlı kalan kişiler bakımından önemli değişiklikler getirmiştir. Özellikle kesinleşmiş mahkûmiyet kararları bulunan hükümlüler açısından etkin pişmanlık, infazın durdurulması ve uyarlama yargılaması gibi kurumlar yeniden önem kazanmıştır.

Bu çalışmada, kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunan IBAN mağdurlarının yeni düzenleme karşısındaki hukuki durumu, hangi şartlarda indirimden yararlanabilecekleri ve izlemeleri gereken hukuki yol ayrıntılı olarak incelenmektedir.

Giriş

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dolandırıcılık suçlarının işlenme yöntemleri de değişmiş, suç örgütleri banka hesaplarını doğrudan kendi adlarına kullanmak yerine üçüncü kişilere ait hesaplardan yararlanmayı tercih etmeye başlamıştır. Sosyal medya ilanları, iş vaadi, komisyon teklifleri veya çeşitli bahanelerle temin edilen banka hesapları, suçtan elde edilen paranın transfer edilmesinde araç olarak kullanılmaktadır.

Bu yöntem nedeniyle birçok kişi yalnızca banka hesabını kullandırdığı gerekçesiyle dolandırıcılık suçuna iştirak etmekten mahkûm edilmiş, bazı dosyalarda ise fiili katkısı ile aldığı ceza arasında ciddi bir orantısızlık ortaya çıkmıştır.

Kanun koyucu da bu durumu dikkate alarak banka hesabını kullandırma eylemini diğer iştirak biçimlerinden ayıran yeni düzenlemeler yapmıştır. Böylece yalnızca IBAN paylaşımıyla sınırlı kalan kişilerin cezalarının yeniden değerlendirilmesi mümkün hâle gelmiştir.

I. IBAN Mağduru Kimdir?

Her banka hesabını kullandıran kişi hukuken "IBAN mağduru" değildir. Uygulamada bu kavram;

- Dolandırıcılık planını hazırlamayan,

- Mağdurlarla görüşmeyen,

- Aldatma fiiline katılmayan,

- Sadece kendi banka hesabını veya IBAN bilgisini kullandıran,

- Çoğu zaman küçük bir komisyon karşılığında hesabını kullandıran

kişileri ifade etmek amacıyla kullanılmaktadır.

Dolandırıcılık suçunu organize eden kişiler ile yalnızca banka hesabını kullandıran kişiler arasında kusur yoğunluğu bakımından önemli farklılık bulunmaktadır.

Yeni düzenlemenin temel amacı da bu ayrımı daha belirgin hâle getirmektir.

II. Yeni Düzenleme Ne Getirdi?

Kanun koyucu, yalnızca zorunlu banka hesap bilgilerinin paylaşılması veya banka hesabının kullandırılması şeklindeki fiiller bakımından ceza politikasını değiştirmiştir.

Buna göre;

- yalnızca banka hesabını kullandıran,

- dolandırıcılık eyleminin planlanmasına katılmayan,

- mağdurları aldatmayan,

- örgütsel faaliyet içerisinde bulunmayan

kişiler yönünden daha düşük ceza uygulanabilmesi mümkün hâle gelmiştir.

Böylece asıl fail ile banka hesabını kullandıran kişinin aynı şekilde cezalandırılmasının önüne geçilmek istenmiştir.

III. Kesinleşmiş Mahkûmiyet Kararı Bulunanlar Ne Yapmalıdır?

En önemli hususlardan biri, mahkûmiyet kararının kesinleşmiş olmasıdır.

Kararın kesinleşmiş olması, yeni kanundan yararlanılamayacağı anlamına gelmez.

Kesinleşmiş dosyalar bakımından başvurulabilecek iki temel yol bulunmaktadır.

1. Uyarlama Yargılaması

Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca suç tarihinden sonra yürürlüğe giren kanun sanık lehine ise yeni kanun uygulanır.

Bu nedenle;

- cezası kesinleşmiş,

- infazı devam eden,

- hatta bazı durumlarda infazı tamamlanmış

kişiler dahi mahkemeden lehe kanunun uygulanmasını talep edebilir.

Uyarlama yargılamasında mahkeme, eski kanun ile yeni kanunu ayrı ayrı uygulayarak hangisinin sanık lehine olduğunu belirler.

Lehe olan hüküm uygulanır.

2. Etkin Pişmanlık Hükümlerinden Yararlanma

Bazı hükümlüler bakımından yeni düzenleme, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına da imkân tanımaktadır.

Bunun için;

- zararın henüz giderilmemiş olması,

- mahkemenin yapacağı ihtardan sonra belirlenen süre içerisinde zararın karşılanması,

- kişinin fiilinin yalnızca IBAN kullandırma eylemiyle sınırlı bulunması

gerekebilir.

Şartların oluşması hâlinde infazın durdurulması ve cezada önemli indirimler gündeme gelebilecektir.

IV. Kimler Yararlanabilir?

Yeni düzenlemeden yararlanabilecek kişiler bakımından her dosya ayrı değerlendirilmelidir.

Genel olarak;

✓ yalnızca banka hesabını kullandıran,

✓ mağdurlarla iletişime geçmeyen,

✓ dolandırıcılık planını hazırlamayan,

✓ para transferi dışında başka bir rol üstlenmeyen,

kişilerin yeni düzenlemeden yararlanma ihtimali daha yüksektir.

Buna karşılık;

- dolandırıcılığı organize eden,

- mağdurları yönlendiren,

- sahte ilan hazırlayan,

- sahte internet sitesi oluşturan,

- parayı yöneten

kişiler bakımından aynı değerlendirme yapılamaz.

V. Mahkemeye Başvuru Yapılması Gerekir mi?

Kanunda bazı hâllerde mahkemenin resen değerlendirme yapabileceği öngörülmüş olsa da uygulamada mahkemelerin tüm kesinleşmiş dosyaları kendiliğinden incelemesi mümkün değildir.

Bu nedenle hükümlünün veya müdafiinin yazılı başvuruda bulunması önemli avantaj sağlayacaktır.

Başvuruda özellikle;

- fiilin yalnızca IBAN kullandırılmasıyla sınırlı olduğu,

- dolandırıcılık eylemine başka bir katkısının bulunmadığı,

- yeni düzenlemenin lehe hükümler içerdiği,

- uyarlama yargılaması yapılması gerektiği

ayrıntılı şekilde açıklanmalıdır.

VI. İnfazı Devam Edenler Açısından Sonuçları

İnfaz aşamasında bulunan hükümlüler bakımından yeni düzenleme önemli sonuçlar doğurabilir.

Mahkeme;

- infazın durdurulmasına,

- yeni cezanın belirlenmesine,

- gerekiyorsa yeniden infaz hesabı yapılmasına

karar verebilir.

Bazı dosyalarda cezanın yarıya kadar düşmesi mümkündür.

Sonuç cezanın iki yılın altına inmesi hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme gibi kurumların uygulanma ihtimali de doğabilir. Bununla birlikte, bu kurumların uygulanıp uygulanmayacağı somut olayın özelliklerine ve ilgili kanuni şartlara bağlıdır.

VII. İnfazı Tamamlananlar Başvurabilir mi?

Lehe kanunun uygulanması ilkesi gereğince, infazın tamamlanmış olması her durumda uyarlama talebini engellemez.

Özellikle mahkûmiyetin adli sicil, memuriyet, ruhsat, güvenlik soruşturması ve diğer hukuki sonuçları devam ediyorsa, uyarlama yargılamasının sonuç doğurup doğurmayacağı somut dosya özelinde değerlendirilmelidir.

Bu nedenle infazı tamamlanan kişilerin de hukuki durumlarını inceleterek başvuru imkânını değerlendirmeleri faydalı olacaktır.

VIII. Uygulamada En Çok Yapılan Hatalar

Uygulamada en sık karşılaşılan hata, kulaktan dolma bilgiler nedeniyle hiç başvuru yapılmamasıdır.

"Bu düzenleme beni kapsamaz", "Komisyon aldığım için yararlanamam" veya "Dosyam kesinleştiği için artık hiçbir şey yapılamaz" şeklindeki değerlendirmeler her dosya bakımından doğru değildir.

Her olayın kendi maddi vakıaları ve mahkûmiyet gerekçesi farklıdır. Bu nedenle lehe düzenlemeler yönünden somut dosyanın ayrıntılı şekilde incelenmesi gerekir.

Sonuç

Banka hesabını kullandırma eylemi nedeniyle mahkûm edilen kişiler bakımından yapılan yeni yasal düzenleme, ceza adaletinin bireyselleştirilmesi açısından önemli bir adımdır. Kanun koyucu, dolandırıcılık suçunu planlayan ve yöneten kişiler ile yalnızca banka hesabını kullandıran kişilerin aynı ölçüde sorumlu tutulmasının her somut olayda adil sonuç doğurmayacağını dikkate almıştır.

Kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunan kişiler açısından ise yeni düzenleme, uyarlama yargılaması, lehe kanunun uygulanması ve şartları oluştuğunda etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma bakımından önemli imkânlar sunmaktadır. Bununla birlikte, her dosyanın maddi olguları farklı olduğundan, lehe hükümlerin uygulanıp uygulanamayacağı dosya kapsamı ve mahkûmiyet gerekçesi dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

Sonuç olarak, yalnızca banka hesabını kullandırma eylemi nedeniyle mahkûm edilen kişilerin, yeni düzenlemeden yararlanma ihtimallerini somut dosyaları üzerinden inceleterek gerekli hukuki başvuruları zamanında yapmaları hak kaybının önlenmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.