İlam Niteliğinde Belgenin İlamsız İcrası

Abone Ol

6100 HMK 301/2 ilamı, tarafların her birine verilen hüküm nüshası olarak tanımlıyor. 2004 İİK 38 ilam mahiyetini haiz belgeleri; mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re’sen tanzim edilen noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler olarak tanımlıyor ve bunların icrası ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir der.

İİK 32 para borcuna dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder der. Tabi orada öyle der de, gerçekte İcra Memuru İcra Emrini Göndermezse[1] yazımızda anlattığımız gibi işliyor hadiseler.

İİK 42 bir paranın ödenmesine dair olan cebri icralar takip talebiyle başlar ve haciz yoliyle cereyan eder der (Türkçe hataları kanuna aittir). İİK 50 para borcu için takip hususunda Hukuk Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur.

HMK 6/1 genel yetkili mahkeme, davalı gerçek kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri olarak gösterir. Oysa ki İİK 34 ilamların icrasını her icra dairesinden talep olunabileceğini gösterir.

HMK 84/1.a Türkiye’de mutad [mutat] meskeni olmayan Türk vatandaşının takip yapması halinde davalı tarafın muhtemel yargılama giderlerini karşılayacak uygun bir teminat göstermesini arar. Oysa ki HMK 85/1.ç ilama bağlı alacak için ilamlı icra takibi yapılmış olması halinde teminat aramaz.

İİK 66 müddeti içerisinde yapılan itiraz ilamsız icra takibini durdurur der. İİK 62 bu müddeti ödeme emrinin tebliğinden yedi gün içinde icra dairesine diye gösterir. Hatta orada sözlü olarak da yapılabilir denir de bu yüzyılın yalanıdır ama önemli değil; oysa ki İİK 33 icranın geri bırakılması hallerini zamanaşımı, imha ve itfa halleriyle sınırlamış ve İİK 22 de şikayeti bile icra mahkemesince karar verilmediği sürece icrayı durdurmak için yeterli görmemiş.

Buraya kadar gördüklerimizden ilam nedir, ilam niteliğindeki belge nedir, ilamsız takip, ilamlı takip nasıldır, anladık ki ilamlı takip alacaklıyı koruyan bir sistemken ilamsız takip de borçluyu (borçlu olunduğu iddiasında olan kişiyi) koruyan bir sistem. İlamlı takip yapabilmek için elimizde ilam ya da ilam niteliğinde bir belge olması lazım; diğer bir tür belgeyle ilamlı takip yapmak mümkün değil.

Ama acaba ilamlı belgeyle ilamsız takip yapabilir miyiz? Yapıp yapamamaktan öte, neden böyle bir şeye ihtiyaç duyalım ki?

Neden olacak, nasıl ki İdareden İcra Vekalet Ücreti Alabilmek[2]’te icra vekalet ücretinin dörtte üçü bile bizi kesmiyordu, tamamını istiyorduk; burada da gözümüz İİK 72 icra inkar tazminatında. İlamlı icra takibi yaparsak borçlunun icra mahkemesine şikayet ya da icranın geri bırakılması imkanı varken burada yapacağımız bir itiraz bize ekstradan bir yüzde yirmi gelir daha olarak dönüyordu. Ama tabi her zaman olduğu gibi, vekillerce de bu konuyu abarttık, en sonunda Yargıtay 26.05.17 Tarih ve 2017/2 Esaslı 2017/3 İBK ile bu hakkın kötüye kullanılmasıdır dedi ve artık ilam ile ilamsız takip yapamıyoruz. Bu sıradan bir Yargıtay ya da genel kurul kararı değil de içtihadı birleştirme kararı yani tüm mahkemeleri bağlıyor aksi yönde bir kanun çıkana kadar.

Bu arada ilgili yazımızdan sonra itirazlar geldi. Senin dediğin gibi değil, vekalet ücretini icraya koyup bir de oradan icra vekalet ücreti istediğimizde idare şikayet yoluna gidiyor, vekalet ücretinin icrasına bir de oradan vekalet ücreti istenemez diye.

Güldüm. E deseydiniz 31.05.1944 Tarih ve 1942/34 Esaslı 1944/21 YİBK gereği vekalet ücreti de icraya vekille konulduğunda bir de onun üzerine de vekalet ücreti hükmedilir.

Nasıl diyeceğiz ki? İcra mahkemesi duruşma açmadan, bizim beyanımızı almadan direkt idareyi haklı buluyor.

Hakikatten öyle olmuş AYM Medeni ALPKAYA Başvurusunda. Ama bunlar 2013 yılına ait. Demek ki o zamandan sonra idarenin kulağı bükülmüş ki şimdi böyle göz göre göre ekstra icra vekalet ücreti de ödemeyi kabul ediyor. Dur bakalım nereye kadar.

Neyse, dönelim biz asıl mes’elemize. İlam varken ilamsız takip yapamıyoruz, tamam da, acaba ilam niteliğinde belgemiz varken de mi yapamayız?

Yargıtay 23 HD 05.02.19 Tarih ve 2016/4052 Esaslı 288 Kararı ile yapabilirsin demiş. Her ne kadar İİK 38 bunlar ilamların icrasındaki hükümlere tabi de olsa, ilgili İBK gereği ilamlar ilamsız takibe konu olamasa da ilam niteliğindeki belgelerin ilamsız takibe konamayacağına dair bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.

-----------

[1] https://www.hukukihaber.net/icra-memuru-icra-emrini-gondermezse-ozgur-turkes

[2] https://www.hukukihaber.net/idareden-icra-vekalet-ucreti-alabilmek-ozgur-turkes