KARARLAR

İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi'nin 2021/1125 E., 2021/828 K. sayılı kararı

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 21.06.2021 tarihli, 2021/1125 E., 2021/828 K. sayılı kararı

Abone Ol

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1125
KARAR NO: 2021/828

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/04/2021
NUMARASI: 2020/631 E.2021/301K.

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İlk derece mahkemesince dava dosyası istinaf incelemesi için dairemize gönderilmiş olup, dosyanın incelenmesinde; Dava dosyasının 07.06.2021 tarihinde istinaf incelemesi için dairemize gönderildiği, Dairemizce 2018/1595 Esas- 2019/1415 Karar numarası üzerinden yapılan inceleme sonucunda 07.11.2019 tarihinde HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca davacı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği; bu kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26.10.2020 tarihli 2020/631 Esas- 2020/4444 Karar sayılı kararıyla Dairemizin anılan kararının davacı yararına bozularak, HMK'nın 373/1. maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, ilk derece mahkemesince bozma üzerine dosyanın yeni esası alınıp, iş bu son kanun yolu başvurusuna konu hükmü verdiği anlaşılmaktadır. HMK'nın 373/4. maddesindeki açık düzenleme gereğince "Yargıtay'ın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde bu karara karşı temyiz yoluna başvurulur". Bu nedenle ilk derece mahkemesince Yargıtay'ın bozma kararına uyulup yeniden hüküm verdiğinden, kanun yolu incelemesi temyizdir.

Bu açıklamalar ışığında dosyanın temyiz incelemesi için bozma kararı veren Yargıtay 11. Hukuk Dairesine gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR: Açıklanan bu gerekçeyle; HMK'nın 373/4.maddesi uyarınca, kanun yolu başvurusuna konu karara karşı sadece temyiz yoluna başvurulabileceğinden, temyiz incelemesi için Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere dava dosyasının ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine, HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan yapılan ön inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.21.06.2021

---

T.C.

Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

2020/631 E., 2020/4444 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08/05/2018 tarih ve 2016/1071 E- 2018/500 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 07/11/2019 tarih ve 2018/1595 E- 2019/1415 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin Almanya/Köln şehrinde tanınan, iş hayatında başarılı ve aktif bir iş adamı olduğunu, ticari ve mesleki faaliyetleri kapsamında bir günlüğüne Tükiye’de iş görüşmesi planladığını, bunun için davalı havayolu şirketinden 07.07.2016 tarihinde Köln - İstanbul (Sabiha Gökçen) PC4398 sefer sayılı saat 14.50 uçağı için bilet aldığını, bayram ve tatil nedeniyle havaalının çok yoğun olduğunu, müvekkili ile beraberindeki çalışanı uçağa biniş için 30 numaralı kapıda sırada beklemeye başladıklarını, yaklaşık bir saat bekledikten sonra ve müvekkilinin önünde sadece iki kişi kalmışken kapıda davalının çalışanı kadın memurun, artık bu kapıdan yolcu alınmayacağını, diğer iki sıradan birine geçmelerini sert bir ses tonuyla söylemesi üzerine, yolcularla görevli arasında tartışma yaşandığını, müvekkili ile kalan yolculara diğer sıralarda öncelik tanınmayarak sıranın en sonuna geçmelerinin istendiğini, yaklaşık bir saattir bekleyen müvekkilinin ve diğer yolcuların bunu kabul etmeyerek sırada kalmaya devam ettiklerini, bu arada müvekkilinin davalının çalışanı kadın memurun hakaretlerine maruz kaldığını, uçağa alım başladığında, son kontrol için kuyruğa girdiğini, sıranın kendisine geldiğinde kontrol yapan görevlinin, uçağın pilotu tarafından kendisine uçağa alınmaması yönünde talimat verildiğini, elinde bileti bulunduğu halde uçağa alınmadığını, havalimanında hiçbir şekilde kendisine uçağa alınmama nedenine ilişkin açıklama yapılmadığını, bunun üzerine daha sonradan aynı gün temin ettiği başka bir biletle Türkiye’ye geldiğini, havalimanında davalıya teslim etmiş olduğu bagajını, uçağa alınmaması nedeniyle geri istediğinde, kendisine bilgi verilmediği gibi bagajının bir hafta sonra Sakarya' da bulunduğunu, kendisine teslim edilen bagajının içinde bulunan bir adet saat ile kişisel iPad ile cep telefonunun bagajın içinde olmadığını, ayrıca iş görüşmesi için yanında taşıdığı sözleşme ve evrakın da kayıp olduğunu, bagajın içinde bulunan diğer eşyaların da kasten yırtılmış ve parçalanmış halde olduğunu, kaybedilen bagaj ve evrak nedeniyle iş görüşmesini gerçekleştiremediğini, bu bağlamda kaybolan pahalı saatinin, kişisel tabletinin, cep telefonunun ve uçak bileti ücretinin karşılanması gerektiğini, bu husustaki toplam maddi zararının 20.500,00 TL olduğunu, iş görüşmesini gerçekleştirememesi, itibarının zedelenmesi, kendisinde manen büyük acı, elem ve kedere neden olması nedeniyle 150.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek, bu maddi ve manevi zararların tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının uçuştan önce bilet işlemlerinin yapılması esnasında, görevli yer hizmetleri personeli ile tartıştığını, personeli tehdit ettiğini, kontuarın düzenini bozarak işlemlerin gecikmesine ve işlem yapan diğer yolcuların huzursuz olmasına neden olduğunu, bu nedenle Köln Havalimanı yer hizmetleri personeli tarafından davacının agresif davranışlar sergilediğinin kaptan pilota bildirilmesi üzerine yolcunun “kural tanımaz yolcu” statüsünde uçağa alınmadığını, bu işlemin usul ve mevzuata uygun olduğunu, davacının bagajının daha sonradan davacıya teslim edildiğini, kayıp olduğunu ileri sürdüğü eşyalar için herhangi bir ispat belgesi sunmadığını, kaldı ki IATA’ya göre, talebe konu ettiği eşyaların bagaj içinde taşınması halinde, müvekkili taşıyıcının sorumluluğunun bulunmadığını, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, davacının 07/07/2016 günü saat 14:50 Köln-İstanbul Sabiha Gökçen uçuşuna davalı havalı yolu şirketinden bilet aldığı, ancak davacının uçuştan önce bilet işlemlerinin yapılması sırasında davalı şirketin yer personeli ile yaşamış olduğu tartışma nedeni ile yer personelinin ve kontuarın düzenini bozarak işlemlerin gecikmesine ve diğer işlem yapan yolcuların huzursuz olmasına neden olduğu gerekçesi ile kaptan pilot tarafından uçak emniyetini tehdit etme riski taşıdığından bahisle uçuşa alınmadığı, bunun üzerine davacının Türk Hava yollarına ait uçakla uçuşunu gerçekleştirdiği, davacının Türkiye’ye geldiğinde bagajının kendisine teslim edildiğini kabul ettiği, davacının dava dilekçesinde kaybolan saatinin, tabletinin, cep telefonunun ve uçak bilet ücreti zararından ibaret 20.500,00 TL maddi zarar talep ettiği, ancak Montreal Sözleşmesi'nin 22. maddesi uyarınca davacının davalı ... yolu şirketine beyan ettiğini ve bu nedenle ilave ücret ödediğini iddia ve ispat etmediği saat, tablet ve cep telefonuna ilişkin tazminat talep etmesinin mümkün olmadığı, davacının bagajının kaybolduğu sabit ise de davacı tarafça saat, tablet ve cep telefonu dışında herhangi bir eşyaya ilişkin talepte bulunulmadığı, kaldı ki davacı tarafın saat, tablet ve cep telefonunu seyahat esnasında valizinde taşıdığını ispat edemediği bu nedenle bu istemler yönünden davanın ispatlanamadığı, buna karşın davalı ... yolu şirketi davacının uçağa alınmamasını haklı gösterecek herhangi bir tutanak veya uçuş personeli kararını dosyaya sunmadığı, davacının haklı nedenle uçağa alınmadığı iddiasının ispatlanamadığı bu hali ile davacının uçağa alınmaması nedeni ile Türk Hava Yolları'ndan bilet alınarak seyahat edilmesi nedeni ile oluşan bilet bedeli nispetindeki zarardan davalının sorumlu olduğu, manevi tazminat istemi yönünden ise davacının iddia etmiş olduğu hakaret ve tehdit eylemlerini ispatlayamadığı bu nedenle manevi tazminatın yasal şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne kısmen reddine, uçak bileti bedeli olan 989,00 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, hava yoluyla yolcu taşıma sözleşmesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece davalının kusurlu olduğunun kabulüyle bilet bedelinin maddi tazminat olarak hüküm altına alınması doğru ise de, olayın oluşu dikkate alındığında manevi tazminat şartlarının da gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı yararına uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA,

HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.